Category Archives: Makine

Prodigital Dijital Baskı Makineleri

Pimms Group, tekstil baskı çözümlerini ITM Fuarı’nda sergiliyor

Pimms Group, 14-17 Nisan 2018 tarihleri arasında düzenlenecek olan ITM Fuarı’na katılıyor. Fuarda, Homer firmasına ait kumaşa direkt baskı ve kağıt transfer makinelerini sergileyecek. Bunun yanında Axia markalı çözümlerle tekstil sektörüne alternatif çözümlerini tanıtacak. Konuyla ilgili olarak Pimms Group Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Aygüler sorularımızı yanıtladı.

ITM 2018 Fuarı’nda tekstil endüstrisi ile buluşacaksınız. Fuar katılımına ilişkin bir değerlendirmenizi alabilir miyiz? Beklentiniz nedir?

Selahattin Aygüler: ITM Fuarı bizim için yeni bir başlangıç olacak. Bildiğiniz üzere, Mimaki makinelerinin satışını Mimaki Eurasia’ya devrettikten sonra PIMMS Group olarak daha hızlı, daha profesyonel ve çok çeşitli makinelerle tekstil sektörüne de hizmet vermeye başladık. Bunlar Homer firmasına ait kumaşa direkt baskı ve kağıt transfer makineleridir. Bunun yanında daha küçük çaptaki üreticilere de AXIA marka daha hızlı makinelerimiz ile tekstilcileri buluşturup, bu makineleri tanıtmayı hedefliyorum.

Gelişen teknolojiyle birlikte tekstil sektöründe dijital baskıya olan talep her geçen gün artıyor. Dijital baskı tekstil sektörünün hangi talep ve ihtiyaçlarına cevap veriyor?

Selahattin Aygüler: Dijital baskı sektörü olarak tekstil moda, giyim, mayo, eşarp gibi ürünlerin yanı sıra ev tekstili kategorisinde perde, döşemelik, koltuk döşemeliği ve nevresim takımları gibi ürünlerin ihtiyaçlarını karşılamaktadır.

Sektörün artan talebine karşı, siz hangi çözümleri sunuyorsunuz? Fuarda hangi ürünlerinizle yer alacaksınız?

Selahattin Aygüler: Fuarda giyim sektöründe pamuklu üretim için pigment ve reaktif boya kullanan Homer HM1800-K8 baskı makinesiyle katılacağız. Ayrıca diğer moda ve mefruşat kullanımında tercih edilen transfer baskı için saatte 320 metrekare baskı yapan 180cm eninde Homer HM1800-R ile saatte 360 metrekare baskı yapan 320cm eninde HM3200-R makinelerimizin yanı sıra, saatte 100 metrekare ² baskı kapasitesi olan AXIA 1803 gibi modellerimizi ziyaretçilere tanıtacağız.

Tekstil sektörüne sunduğunuz çözümlerin avantajları ve ayrıcalıkları hakkında bilgi verir misiniz?

Selahattin Aygüler: Bizim tekstil sektörüne sunduğumuz ürünler kendi konularında kendini ispatlamış markalar olup, 7 gün 24 saat çalışma performansına sahip, kendi kategorilerinde rakipsiz makinelerdir. PIMMS ’in 39 yıllık iş deneyimi ve teknik alt yapımızla bugüne kadar gösterdiğimiz ayrıcalıklarımızı bu sene de devam ettireceğiz.

Tekstil, daha fazla kalite, dikkat ve hassasiyet isteyen bir sektör. Bu noktada ciddi bir altyapıya ihtiyaç var. Teknik servis hizmetlerinden, boya seçimine, performanstan müşteri memnuniyetine kadar yaptığınız çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?

Selahattin Aygüler: Yukarıda da belirttiğim gibi, yeni yapılanmamızda oluşturduğumuz ürün çeşitliliği ile eskiden sattığımız markaya ait hızı düşük makineleri kullanan müşterilerimize üretim kapasitelerini arttırmak, daha kaliteli ve hızlı makineler sunmak için hedeflerimizi belirledik. Bunun yanı sıra tekstildeki dünya markalarından biri olan tekstil boya üreticisi SPC ile iş birliği yaparak, tekstilde istenen renk ve kalite çizgisini en üst noktaya çıkartmak için daha kaliteli ürünleri hızlı ve aynı kalitede süreklilik sağlayacak bir yapı oluşturduk. Bunu geçmişten gelen deneyimlerimizle birlikte teknik altyapımızla destekliyoruz. Bu misyon ile makinelerimizi alan firmaların makinelerimizi 7 gün 24 saat süre ile 3 vardiyalı olarak kullanarak üretimlerini arttırmasını ve kâr ettiklerini görmek bizleri sevindiriyor.

Son olarak tekstil sektörüne vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Selahattin Aygüler: Yeni yapılanma sürecinde tekstil makineleri yatırımı yapacak kişilerin, makine seçimlerini yaparken sürekli aynı kaliteyi alıp alamayacaklarını sorgulamaları gerekir. Dikkat etmeleri gereken en önemli nokta budur. Ayrıca çalışacakları firmanın kendilerine katacağı katkıları da göz ardı etmemeleri gerekir.

Met Etiket yeni teknolojilerle piyasayı hareketlendirecek

Met Etiket’ten Ersin Kibar 2018 yılına ilişkin Dijital Teknik dergisine değerlendirmelerde bulundu. 2018 yılında müşterilerin yatırımlara daha fazla ağırlık vereceğini ifade eden Ersin Kibar, Met Etiket firmasının da bu anlamda yeni teknoloji noktasında ciddi bir hazırlık yaptığını vurguladı.

2018 yılının endüstriyel reklam ürünleri açısından nasıl bir yıl olacağını tahmin ediyorsunuz? Türkiye’de dijital baskı hangi noktada? Kullanıcılar dijital baskı hakkında tam bir bilgi birikimine sahip mi? Yenilikler yakından takip ediliyor mu?

Ersin Kibar: 2016, tüm firmalar için oldukça zorlayıcıydı. 2017 yılının da benzer şekilde geçtiğini görüyoruz. Buna rağmen, 2018 yılında müşterilerin ihtiyaçlarını ve beklentilerini karşılama, sektörü geliştirmek adına firmalar yatırımlarına devam edecektir. 2019 yılında yapılacak yerel ve genel seçimlerin 2018 yılında endüstriyel reklam ürünler pazarına olumlu yansımalarının olacağını tahmin ediyoruz. 90’lı yıllardan sonra başlayan dijital teknoloji kavramı 2000’li yıllardan sonra dijital baskı pazarının hızla yükselmesi ile devam etti. Dijital baskı her sene kendini yenileyen ve büyüyen bir sektördür. Türkiye’de kullanıcılar üretim kapasiteleri ve kalite anlamında isteyen seviyeye geldiğini düşünüyorum. Ayrıca artık belirli bir bilgi birikimine sahip olarak makine alımı yapabiliyorlar. Kendi sektörüne göre her kullanıcı değişik model ve markaların karşılaştırmalarını yapabilecek düzeyde. Bizler, her yıl büyüyen ve gelişen dijital baskı sektöründe sürekli olarak yeniliklerin takip edilmesi, kullanıcıların iş yüklerini hafifletici entegre çalışmalar yapmaktayız.

Dijital baskı teknolojisi, folyodan brandaya, ahşaptan cama, seramikten tekstile kadar birçok alanda yeni fırsatlar sunuyor. Bu gelişimi ve değişime yönelik düşünceleriniz nelerdir?

Ersin Kibar: Dijital baskı teknoloji gelişimi ve değişimi inanılmaz ivme göstermekte, makineleşme ile birçok alanda daha kolay ve daha hızlı bir şekilde fırsatlar sunmaktadır. Eğer değişim istiyorsanız, sebeplerini yaratmanız gerekmektedir. Bu yüzden bu gelişimi ve değişimi takip etmemiz gerekmektedir. 2018 yılı itibari ile firmamızın birçok alanda sunacağı fırsatlar bulunmaktadır. Bunları ileriki sayılarda detaylı şekilde paylaşacağız.

Dijital baskıda kullanıcıların doğru yatırımı yaptığını düşünüyor musunuz? Makine seçiminde hangi kriterleri göz önünde bulundurmaları tavsiye edersiniz?

Ersin Kibar: Dijital baskıda kullanıcılar geçmiş yıllara göre daha bilinçli hareket etmektedirler. Makine seçimlerini yaparken teknolojinin geldiği noktayı kesinlikle iyi biliyorlar. Doğru kriterleri düşünerek ihtiyaca ve planlanan işe göre yatırım yapmaktadırlar. Makine seçiminde bizim her zaman belirttiğimiz uzun vadeli bir yatırım yapılması, yüksek kapasiteli üretim yapabilen ve düşük maliyetli makinelere yönelmesi gerektiğidir.

2017 yılında ağırlıklı olarak hangi model ve hangi ebatlı makineleriniz talep gördü? Bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz? (solvent, eko solvent, UV, lateks vb. ve ebatlar)

Ersin Kibar: 2017 yılından makinalarımızdan en çok talebi şu anda olduğu gibi eko solvent grubunda bulunan EXPADA makinelerimiz görüyor. Uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda sektöre sunduğumuz 160 ve 180 cm’lik ebatları ve Avrupa menşeli kokusuz boyası ile hem maliyetleri düşük hemde baskı kalitesi üst seviyede olduğu müşterilerimiz tarafından onaylanmıştır. Bu konuda tercih edilmemizin en önemli nedeni; sunduğumuz hizmet ve kalite aynı zamanda makineyi besleyecek tüm ürün gurubunu da sağlıyor olmamızdır. Ayrıca bu sene büyük firmalarla anlaşmalarımızı yapmış bulunmaktayız. Yeni tip makinelerle piyasayı hareketlendireceğimizi umuyorum.

Dijital baskı makinesinden daha fazla verim almak için nelere dikkat etmek gerekir? Örneğin kullanılan boya baskı kalitesini etkiler mi? Veya malzemenin kalitesi ne kadar önemlidir?

Ersin Kibar: Dijital baskı makinasından daha fazla verim almak için: makineyi iyi tanımak ve öğrenmek gerekir. Burada makineyi aldığınız yerin vereceği eğitimde önemlidir. Makinenin nasıl kullanılması gerektiğini çok iyi öğrenmeliler. Makineyi temiz kullanmak, bakımlarını yaptırmak, değişmesi gereken sarf parçalarını zamanında değiştirmek makinenin ömrünü arttırmaktadır. Makinaya önerilen boyanın dışında mümkünse boya koymamak gerekir. Boyanın kalitesi her zaman baskının kalitesini ve maliyetini etkiler. Üretimde toplam maliyete bakmak gerekir. Malzemenin kalitesi, doğru boyanın makinede kullanması verimliliği arttırdığı bir gerçektir.

Fuarlara ilişkin düşünceleriniz nelerdir? Bu yıl katılmayı planladığınız fuarlar hangileri olacak?

Ersin Kibar: Fuarlar yenilikleri ve fırsatları yakalama anlamında önemli bir yer kaplamaktadır. Eskiden fuarlar sadece iş bağlantısı kurmayı sağlardı, şimdiler de pazarın geldiği noktayı, piyasanın durumunu ve gidişatını göstermektedir. Fuarların önemine inanan bir firmayız ve 2018 yılında iş alanımızdaki açıkhava reklamcılık, tekstil, ambalaj ve matbaacılık fuarlarına katılmayı düşünüyoruz. Açıkhava reklamcılık sektörümüzle ilgili senede birden fazla fuar olması ve bu fuarın zaman konusunda birbirine yakın olması nedeniyle tercih yapmak zorunda kalmaktayız. Böyle karar vermemizde temel nokta; firmalara ekstra maliyet yükü bindirmesidir. Bunun yerine o şehirde, tüm şehrin sahiplendiği, yerel yönetimin bütünüyle olayı benimsediği ve desteklediği, ufak fuarlar yapılabilir. Uluslararası alandaki fuarlarda bunu görüyoruz. Bütün kent meseleyi sahipleniyor. Türkiye’de henüz böyle bir kültür oluşmadı.

2018 yılında sektörümüzle ilgili öngörüleriniz nelerdir? Firma olarak ne tür adımlarınız olacak? Yenilik noktasında neler sunacaksınız?

Ersin Kibar: Genel olarak baktığımızda 2018 yılında yatırım ve ihracat destekli ekonomimizin büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Ekonomik düzenlemeler ve desteklerle birlikte Türkiye’nin yatırımcılar açısından cazibesini koruyacağını, yatırımların devam edeceğini ancak yatırımcı tipinin değişebileceğini düşünüyoruz. Bunun elbette ki sektörümüze etkisi olacağını düşünüyoruz. Ödemeler konusunda bir döngü hızlanırsa sektörün hareket kazanacağına inanıyorum. 20 yılı aşkın süredir faaliyet gösteriyoruz ve içinde bulunduğumuz her sektörde Ar-Ge ve inovasyonda fark oluşturmak, sektör liderliğimizi devam ettirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. 2017 yılında yapmayı planladığımız yatırımları Türkiye pazarında yaşanan dalgalanmalara ve belirsizliklerden dolayı yeni anlaşmalarımızı açıklama konusunda yavaş hareket ettik. Fakat 2018 yılında piyasanın ihtiyaçlarını karşılayacağımız ürünlerle ilgili dört yeni firma ile hem Türkiye hem de Türki Cumhuriyetleri için distribütörlük anlaşmalarını gerçekleştirmiş olduk. Dijital Teknik dergisini takip ettikçe yenilikçi ilanlarımızı haberlerimizi bulacaksınız.

 Son olarak yatırımcılara, kullanıcılara veya sektörümüze vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Ersin Kibar: Öncelikle sektörün paydaşlarına bir göz atmakta yarar var. Sektörün gelişmesi ve büyümesi için yatırımcının, teknolojiye yön verenlerin, tüketicinin, sektör organizasyonlarının yapması gerekenler ayrı ayrı ele alınmalıdır diye düşünüyorum. Tabi ki burada en büyük sorumluluk iyi kaliteyi ve hizmeti verecek olan bizlere düşüyor. Yatırımcıların ve kullanıcıların sektöre kısa vadeli iş gözüyle bakmaması, projelerin getirisini/dönüşünü iyi araştırması gerektiğini, yapacakları teknoloji, makine ve yer seçiminde daha hassas olmasını, kendi finans gücünü iyi analiz etmesi gerektiğini hatırlatmakta yarar var diye düşünüyorum.

PSC Tekstil, Stampa ve Mouvent ile ITM Fuarı’nda olacak

“Amacımız, en düşük maliyetlerle en yüksek üretimleri yapacak dijital baskı makineleri üretmektir. Sublime baskıda Stampa GT ve direkt kumaş baskıda Mouvent firması bu amacımızın en büyük delilleridir”

PSC Tekstil, 14-17 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 34. Uluslararası Tekstil Makineleri Fuarı’na katılıyor. Fuara üretimini gerçekleştirdiği Stampa ve distribütörü olduğu Mouvent markasıyla katılacak olan PSC Tekstil’in çalışmalarıyla ilgili olarak Cenk Elkatip sorularımızı yanıtladı.

ITM 2018 Fuarı’nda tekstil endüstrisi ile buluşacaksınız. Fuar katılımına ilişkin bir değerlendirmenizi alabilir miyiz? Beklentiniz nedir?

Cenk Elkatip: Öncelikle bu röportaj imkanı için sizlere teşekkür ederiz. Bildiğiniz gibi ITM 3 yılda bir buluşulan, Türk Tekstil Sanayi ve civar ülkeler için en önemli fuarlardan birisi. Birçok firma yeniliklerini göstermek için bu fuarı beklemekte ve potensiyel alıcılar da yatırım yapmadan önce bu fuarı bir görmek istiyor. Aslında ITMA fuarlarına yerel bir alternatif olarak ITM oldukça başarılı bir fuar.

Biz de çok önemsediğimiz bu fuara PSC Tekstil olarak 2 büyük yenilikle katılıyoruz. Bunlardan birincisi birkaç yıl evvel süblime kağıt dijital baskı sektörünün endüstriyel makinelere geçme gereğine inandığımızdan dolayı lokal olarak üretmeye başladığımız Stampa  ailesinden Carta’ya bir devrim sayılabilecek ailenin yeni üyesi Stampa GT’yi ilave etmemiz. Şu anda alanında en uygun fiyata, en kaliteli ve 575 m2/saat’e kadar basabilen en hızlı makine olan GT’yi fuarda standımızda sergilemekten gurur duyacağız.

Bunun dışında, dünyada tekstil direkt baskısına yepyeni bir bakış kazandıracak, bugüne kadar var olan ezberleri bozacak ve yakın zamanda teknolojisi ve sürdürebilirliği ile konvansiyonel tekstil baskısının ciddi bir rakibi olabilecek dijital baskı teknolojileri sunan temsilcisi olduğumuz İsviçreli Mouvent firması, Türkiye lansmanını standımızda yapacak. Firma fuara giriş seviyesindeki TX801 modeli ile katılacak ve çok yakında TX802 ve Single Pass’da çığır açacak TX811 modellerini de Türkiye’de müşterilerine sunacak. TX 801 modeli fuardan sonra Bursa’daki showroomumuzda müşterilerimize servis vermeye devam edecek. Bu önemli iki yenilikle fuarda ziyaretçileri tatmin edeceğimizi düşünüyoruz.

Gelişen teknolojiyle birlikte tekstil sektöründe dijital baskıya olan talep her geçen gün artıyor. Dijital baskı tekstil sektörünün hangi talep ve ihtiyaçlarına cevap veriyor?

Cenk Elkatip: Evet çok doğru söylüyorsunuz. Teknoloji artık tüm konularda katlanarak gelişmekte. İnsanların artık teknoloji sayesinde ölümsüzlüğü konuşmaya başladığı bu teknoloji çağında Tekstil Baskı sektörü de bundan payını alıyor. Yüksek kafa teknolojisi ve muhteşem yazılımlar sayesinde dijital baskı, renkleri bastığı anda kumaş üstünde oluşturarak bizlere yepyeni bir imkan sağlıyor. Ve bunu dakikada 100-120 metre giden bir kumaş üstünde yapabildiğinizi düşünecek olursak, yakın zamanda konvensiyonel baskı sistemlerinin tamamen yok olacağını tahmin etmek zor değil.

Dijital baskı sayesinde sonsuz renklerin kullanılabilmesi, konvensiyonel baskı ile hiç bir zaman ulaşamayacağımız desenlerin gündeme gelmesi ve desen başına 5 metre de üretseniz, 5000 metre de, aynı maliyetlere üretebilir olmanız tekstil modasına bakışı ciddi anlamda değiştirdi. Özellikle önemli tekstil markaları dijital baskıyı çok sevdiler. Bu sayede yılda 2 koleksiyonla çalışırlarken bunu yılda 12 koleksiyona kadar çıkarabilmekteler, tüketiciye sürekli yeni ürünler sunarak satışlarını artırmaktalar ve sürekli dönen tedarik zincirinde sıfır stokla çalışabilmekteler.

Bunların dışında çok yakın zamanda yine dijital baskı sayesinde teknik tekstil konusunda da büyük gelişmeler göreceksiniz. Kondaktif boyalarla yapılan dijital baskı sayesinde akıllı giysiler, akıllı ev tekstili ürünleri yaşamımıza girmeye başlayacak. Ayrıca çok yakın zamanda yine dijital baskı sayesinde geliştirilecek çok yüksek teknolojideki boyalarla yıkama gerektiren reaktif ve dispers baskının yerine sıfır su üretimler başlayacak.

Sektörün artan talebine karşı, siz hangi çözümleri sunuyorsunuz? Fuarda hangi ürünlerinizle yer alacaksınız?

Cenk Elkatip: Bizim artan talebe karşı üzerinde en çok çalıştığımız konu en düşük maliyetlerle en yüksek üretimleri yapacak dijital baskı makineleri üretmek. Sublime baskıda Stampa GT ve direkt kumaş baskıda Mouvent firması bu amacımızın en büyük delilleridir. Bu çözümlerin nasıl en hızlı üretimleri en uygun fiyata sunduklarını göstermek için müşterilerimizi Bursa’daki showroomumuzda ağırlamaktan memnuniyet duyarız.

Tekstil sektörüne sunduğunuz çözümlerin avantajları ve ayrıcalıkları hakkında bilgi verir misiniz?

Mouvent firmasının çözümleri ile 1200 DPI çözünürlükte bir baskı ile şimdiye kadar ulaşılmamış 100 metre/dakika baskı gibi olasılıkları tekstil sektöründeki müşterilerimizle buluşturmak istiyoruz. Stampa GT ile de 575 m2/saat’lere kadar ulaşan çok ekonomik bir baskı modeli ile de süblime baskı alanını endüstriyelleştirmek niyetindeyiz. Bunların dışında yeni teknolojilerle ilgili araştırma ve geliştirme departmanımız çalışmalarına devam etmekteler. Önümüzdeki ITMA için bizim de daha yeni süprizlerimiz olacak.

Tekstil, daha fazla kalite, dikkat ve hassasiyet isteyen bir sektör. Bu noktada ciddi bir altyapıya ihtiyaç var. Teknik servis hizmetlerinden, boya seçimine, performanstan müşteri memnuniyetine kadar yaptığınız çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?

Cenk Elkatip: Müşterilerimiz için yeni çözümler sunarken bunun sürdürebilir olması bizim için en önemli konulardan birisidir. Türkiye için yeni bir teknoloji olan dijital baskı konusu ilk çıktığı günden beri çoğunlukla kullanıcıları, hatta bazen bizim gibi temsilcileri bile üzdüğü durumlar olmuştur. Bunun ana sebebi eğitim ve servis eksiliği idi. Yeni gelişmekte olan bir teknolojide,  üreticiler de dahil olmak üzere kimse yeteri kadar bilgiye sahip değildi. Tabii ki hepimiz bundan kendimize dersler çıkardık. Ama sanırım en çok biz bu yaşananların tekrarlanmaması için gerekli önlemleri aldık. Öncelikle makinelerimiz henüz yeni olmasına rağmen gerekli yatırımları yapıp Bursa’da 3 bin metrekare kapalı alanı olan bir mekanda hem Stampa ürünleri hem de Mouvent için bir Showroom ve eğitim salonu açtık. Mouvent firması henüz bir adet makine bile satmamışken önce eğitim için bir Demo makinesini ve eğitim yapacak teknisyenleri İsviçre’de eğiterek işe başlıyor. Bunca yıldır ben böyle bir hamleyi başka hiç bir üreticide görmedim.

Bunun dışında Future Digital olarak zaten alanda en az 10 elemanla teknik servis vermekteyiz. Mouvent’ın bünyemize katılması ile bu sayıyı 15’e çıkartacağız. Bursa’daki merkezimizde sürekli yurtiçi ve yurtdışı eğitmenlerle seminerler vererek tekstil dijital baskısına elemanlar, operatörler yetiştirmeye devam edeceğiz. Kendi ürünlerimizi zaten Bursa’daki fabrikamızda ürettiğimiz için her türlü yedek parça elimizde bulunmakta. Bununla birlikte Mouvent firması için de ciddi bir yedek parça stoğu oluşturmaya başladık.

Dijital Baskının önemli ayaklarından olan boya konusunda da çok dikkatli hareket etmekteyiz. Öncelikle kafa ve makine üreticilerinin onay verdiği boyaları sunmakta ve boyalarla ilgili kendi konusunda uzman teknisyenlerimizle sadece boyaya yönelik teknik servis vermekteyiz. Boyanın kalitesinin yanında dijital baskı sisteminin sürdürebilir olması için boya maliyetleri  de çok önemli. Burada sunduğumuz çözümlerle rakibimiz olan konvensiyonel baskı sistemlerinin maliyetlerini yakalayan bir durumdayız.

Tüm kurduğumuz makineler için müşterimizle yıllık bakım anlaşmaları imzalamaktayız. Buradaki amacımız problem çıkmadan önlem almak ve makinenin herhangi bir problemden dolayı durmasını engellemek. Tüm bu servisi verebilecek alt yapıyı şimdiden oluşturduk.

2017 yılı tekstil sektörü açısından nasıl geçti? 2018 yılına ilişkin beklenti ve görüşleriniz nelerdir?

Cenk Elkatip: Tekstil sektörü açısından 2017 çok parlak geçmedi. Her ne kadar ihracatçı çok etkilenmemiş olsa da iç pazarda ve dış pazarda bazı ülkelerde satışlar nerede ise durdu. Fakat 2018 herkese umut vermekte. Sonuçta bizler elimizden geleni yapacağız ve Türk markasını dünyaya tanıtacağız. Tekstil için Türkiye her zaman vazgeçilmez bir ülke olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Türk tekstilcisi müşteri memnuniyetini ve servisi ön plana çıkardıkça kazanmaya devam edecektir.

Bizim açımızdan ise 2017 beklentilerimizin üzerinde geçti. Ama bundan çok bizi sevindiren 2017’nin bizlere Stampa GT gibi yeni üyeler ve Mouvent gibi yeni partnerler sunmuş olması. 2018 bizim çıkış yılımız olacak. Ve planlarımızda artık 2019’da bir dünya markası olmak, dijital baskıda dünyada konuşulan ilk 3 firmadan biri olmak var.

Son olarak tekstil sektörüne vermek istediğiniz bir mesajınız varmı?

Cenk Elkatip: Tekstil sektörüne vermek istediğim mesaj; teknoloji çağında teknolojiyi yakından takip eden, daha çevreci ve sürdürülebilir üretimlerle, müşteri memnuniyetini ön planda tutan politikalar uygulamaları gerektiği olabilir.