Category Archives: Makine

Prodigital Dijital Baskı Makineleri

Fleksmedia, Flora ile dijital tekstil pazarına giriyor

 

Fleksmedia, uzun yıllardır başarıyla yürüttüğü dijital baskıdaki başarısını tekstil sektörüne taşıyor.

Flora, Şangay Tex Fuarı’nda tekstil alanındaki çözümlerini sergiledi. Flora’nın Türkiye Tek Yetkili Distribütörü Fleksmedia fuar süresince yenilikleri yerinde izledi. Fleksmedia bünyesinde kurduğu Tekstil Departmanı ile tekstil sektörüne giriş yapacak. Konuyla ilgili olarak Fleksmedia Genel Müdürü Ahmet Erben sorularımızı yanıtladı.

Ahmet bey, Flora tekstil alanındaki üst düzey yeniliklerini ziyaretçilerle buluşturdu. Fuardaki yenilikler hakkında bilgi verir misiniz?

Ahmet Erben: Öncelikle Fleksmedia’da yaşanan yenilik ve yapılanmadan bahsederek başlamak istiyorum. Firmamız ağırlıklı olarak reklam sektörüne yönelik dijital baskı çözümlerinde ilerlemeyi tercih etti. Yeni yapılanma ile birlikte Fleksmedia bünyesinde Dijital Tekstil Departmanı oluşturuldu. Bu departman sadece, dijital tekstil makinelerinin satış ve pazarlama faaliyetlerine odaklanacak. Yine burada satışlarımızı 10 yıllık çözüm ortağımız Flora ile yürüteceğiz. Flora ile tekstil konusunda çok hızlı bir ivme yakalayacağımıza inanıyoruz. Bu noktada tekstil için bir bayilik sistemi oluşturmaktayız. Bu amaçla ŞangayTex Fuarı’nı ziyaret ettik. Bu fuarda tekstil alanında 6 adet yeni çözüm sergilendi. Biz ilk etapta 4 model üzerinde çalışmalarımızı yürüteceğiz. Bu makinelerden birincisi T100, 2 mt eninde, Ricoh GEN5 kafa teknolojisi kullanıyor. Pigment boya kullanarak direkt kumaşa baskı yapabilen bir makinedir. Bir diğer model T180S Dijital Tekstil Yazıcısı olacak. 2 passta saatte 450 metrekare baskı hızına sahip bir makinedir. Üçünsü modelimiz LJ200T Yüksek Hızlı Süblimasyon Yazıcısı olacak. Dördüncü olarak TX3200DS Yüksek Hızlı Direkt Süblimasyon Yazıcı portföyümüzde yer alacak. Bu 4 modelle ilgili tekstil departmanı ve bayilik ağımızla birlikte güçlü bir şekilde büyüme hedefindeyiz. Nisan ayında düzenlenecek olan ITM Fuarı’na katılarak tekstil baskı çözümlerimizi ziyaretçilerle buluşturmayı planlıyoruz.

Tekstil sektörü, Fleksmedia için yeni bir pazar olacak. Bu noktada nasıl bir stratejiniz olacak?

Ahmet Erben: Fleksmedia için tekstil yeni bir pazar olacak. Tekstil, daha hassas ve kalitenin ön planda daha fazla ön planda olduğu bir sektördür. Flora teknolojisi ve Fleksmedia tecrübesiyle bu pazarda da doğru ve emin adımlarla bir çalışma stratejimiz olacak. Hızlı satış hedefinden ziyade pazara daha fazla güven odaklı çalışmalarla kendimizi ispat etmeyi amaçlıyoruz. Doğru makineleri doğru müşterilerle buluşturacağız.

Son olarak vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Ahmet Erben: Fleksmedia tekstil yapılanması bizim yeni bir alan olmakla birlikte, reklam sektöründeki başarımızı bu sektörde de yakalayacağımıza inanıyoruz. Reklam sektöründe çok hızlı bir satış trafiğimiz var. Geçtiğimiz SIGN İstanbul Fuarı’nda 19 makine satışı gerçekleştirdik. Buradaki mevcut düzenimiz aynı şekilde devam ederken, yeni bir kadro ile tekstile yoğunlaşacağız. Söylediğim gibi emin adımlarla tekstil pazarına kendimizi ispat öncelikle ispat edip, daha sonra reklam sektöründe gösterdiğimiz başarıyı yakalama hedefinde olacağız.

Erke Reklam’ın harf büküm makineleri yoğun ilgiyle karşılaştı

Geniş bir ürün portföyüne sahip olan Erke Reklam, fuarda Dobosen marka harf büküm makinelerini ön plana çıkardı. Sergilenen ürünler ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekti.

Erke Reklam, 7-10 Aralık tarihleri arasında düzenlenen Fespa Eurasia Fuarı’na katılarak yeni çözümleri ziyaretçilerle buluşturdu. Erke Reklam temsilciliğini üstlendiği harf büküm makinesi üreticisi Dobosen ürünlerini ziyaretçilerle buluşturdu. Erke Reklam, fuar süresince en yoğun standlardan biri oldu. Fuar sonrasında Erke Reklam’dan Tezcan Yolcu sorularımızı yanıtladı.

Erke Reklam olarak Fespa Eurasia Fuarı’na katıldınız. Fuara ilişkin bir değerlendirmenizi alabilir miyiz? Katılımcı, ziyaretçi ve ürün çeşitliliği noktasında fuarı nasıl buldunuz? Beklentilerinizi karşılayan bir fuar oldu mu?

Tezcan Yolcu: Fuardan son derece memnun olarak ayrıldık. Standımızı ziyaret eden tüm misafirlerin potansiyel alıcı kitlesi olduğunu gözlemledik. Yani ürünleri tanıyan, bilen ve son karar için standımıza gelen bir ziyaretçi kitlesiyle karşılaştık. Dolayısıyla bilinçli bir müşteri kitlesine hitap ettik. Erke Reklam olarak dijital baskı makinesi, CNC ve lazer satışları yürütmekteyiz. 2017 yılının Mart ayında Çin’de harf büküm makine üreticisi Dobosen firmasıyla distribütörlük anlaşması imzaladık. Fespa Eurasia Fuarı’nda da bu yeniliğimizi ön plana çıkarmak istedik. Bu tercihten dolayı da son derece memnun kaldık. Yine standımızda harf büküm makinesi, krom kaynak makinesi, sarf malzemeler ve boyalar yer aldı.

Fuarı gezme şansınız oldu mu? Genel olarak katılım ve ziyaretçi ilgisini nasıl buldunuz?

Tezcan Yolcu: Fuar süresince Erke Reklam standına ciddi anlamda ziyaretçi geldi. Hem profesyonel hem de potansiyel alıcı noktasında güzel bir kitleyle karşılaştık. Fırsat buldukça fuarı gezmeye çalıştım. Bizim standımızda yoğunluğun fuar genelinde olmadığını gözlemledim. Özellikle geçmiş yıllara göre hem katılım hem de ziyaretçi düzeyinde bir azalma söz konusuydu. Bunlar tabiki benim gözlemlerimdir. Bu noktada en iyi değerlendirmeyi diğer katılımcı firmalar daha doğru yapacaktır. Sonuç itibariyle bizim için güzel ve verimli bir fuar oldu.

Erke Reklam olarak 2018 yılında hangi alanlarda faaliyetlerinizi yoğunlaştırmayı planlıyorsunuz?

Tezcan Yolcu: Şu anda harf büküm makinesine kendimizi odaklamış durumdayız. Buna ilave olarak fiber lazer konusunda bir firma ile anlaşma noktasındayız. Böylece fiber lazerle harf büküm makinelerini destekleyerek daha kapsamlı çözüm sunma hedefindeyiz. Böylece 2018 yılında Erke Reklam olarak dijital baskı, cnc, lazer, harf büküm makinesi, fiber lazer ve sarf malzemeleri noktasında daha kapsamlı bir hizmet yapısına kavuşmuş olacağız. 2018 yılında yine fuar katılımlarımız olacak.

AIT Dijital Baskı Sistemleri İstanbul Ofisini Açmaya Hazırlanıyor

Bursa merkezli faaliyetlerini yürüten AIT Dijital Baskı Sistemleri, pazara daha yakın ve kolay hizmet verebilmek için İstanbul’da ofis açıyor.

Bursa merkezli faaliyetlerini yürüten AIT Dijital Baskı Sistemleri, pazara daha yakın ve kolay hizmet verebilmek için İstanbul’da ofis açıyor. 7-10 Aralık tarihleri arasında düzenlenen Fespa Eurasia Fuarı’na da katılan AIT Dijital Baskı Sistemleri Satış ve Pazarlama Müdürü Tuğba Göçer ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

Dergi okuyucularımız için öncelikle AIT Dijital Baskı Sistemleri’nin yürüttüğü çalışmalar ve projeler hakkında bilgi verir misiniz?

Tuğba Göçer: AIT Dijital Baskı Sistemleri, son yıllarda müşterilere kazanç sağlayacak yeni  teknolojiler üzerine yoğunlaşmıştır. Özellikle içinde bulunduğumuz tekstil sektörü mevcut ürünlerine değer katacak yenilik arayışında. AIT, bir taraftan Mimaki ile partnerliğine devam ederken diğer taraftan bilindiği gibi bir yazılım şirketidir. Bu anlamda yazılım noktasında da yoğun bir çalışma programı içindeyiz. Tekstil sektörüne hizmet sadece makine ve malzeme satışından ibaret değildir. Doğru yazılım tercih edilmediği sürece istenilen sonuç hiçbir zaman elde edilemez. Diğer taraftan hizmet verdiğimiz müşteri kitlesinin büyük bir kısmı ihracata yönelik çalışan firmalardan oluşuyor. Bu da kaliteden ödün vermeden daha ileri teknoloji ve yenilik beklentisi içinde olan bir sektör karşımıza çıkarıyor.

Fuarda hangi ürünleriniz sergilendi? Bu anlamda ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tuğba Göçer: AIT olarak yeni teknoloji ve gelişmiş yazılımlarla müşterilerimizi bir adım daha ileri çıkarma hedefindeyiz. Bu doğrultuda Mimaki TIGER 1800B modeli ilk kez bu fuarda sergilendi. Bu yeni teknoloji, 15 bin metrelik kağıt takılarak hızlı üretim imkanı sunuyor. Saatte 300 metretül kapasitesine çıkabilmektedir. Bunun haricinde yoğun ilgi gören Mimaki JV300 modelinin 190 cm ebadı ilk kez sergilendi. Yine pigment baskı teknolojisini ön plana çıkardık. Bu anlamda verimli ve güzel bir fuar oldu.

Tekstil sektörünün beklentileri nelerdir? Bu beklentileri karşılamaya yönelik sizin yürüttüğünüz çalışmalar nelerdir?

Tuğba Göçer: Tekstil sektörü gerçekten çok büyük bir Pazar. Bu anlamda doğru makinenin doğru müşteriyle buluşması çok önemlidir. Bizim AIT olarak en büyük hedefimizde doğru birlikteliği sağlamaktır. Kaliteden ödün vermeden hareket eden firmalar içinde olacağız. Bu anlamda sadece fiyatla rekabet eden firmaların piyasadan kaybolacağını düşünüyorum. İçinde bulunduğumuz sektördeki en önemli konulardan birisi satış sonrası destek hizmetleridir. Bizimle çalışmaya başlayan müşteriler, doğru firma ile çalıştıklarının bilincine varıyor. Bunu hem sözlü olarak hem de firmamıza gösterilen ilgiden anlayabiliyoruz. Makine satmak işin sadece bir aşamasıdır. Önemli olan satış sonrası hizmetle müşteri memnuniyetini yakalamaktır. Bilgi ve tecrübelerimizi aktararak firmanın gelişmesinde büyümesinde katkı sağlayarak gerçek anlamda bir çözüm ortağı olabilirsiniz. Hedefimiz, müşterilere doğru bilgileri aktararak, müşterimizin büyümesi, gelişmesi ve gelecekte daha iyi noktalara gelmesidir. Firmalar büyüdükçe bizim pazarımızda aynı doğrultuda büyüyecektir. Hedefimiz her zaman iyi doğru ürünleri, doğru yatırımcı ile buluşturmaktır.

Önümüzdeki döneme ilişkin plan ve hedefleriniz nelerdir?    

Tuğba Göçer: Bildiğiniz üzere Bursa merkezi olarak faaliyetlerimizi yürütüyoruz. İstanbul pazarında çok sayıda müşterimiz var. Yaptığımız görüşmeler neticesinde İstanbul pazarında kalite ve hizmet noktasında bir arayış olduğunu gördük. Bu doğrultuda pazara daha hızlı ve rahat hizmet verebilmek için kısa bir süre içinde İstanbul’da bir ofis açıyoruz.

Fespa Eurasia Fuarı’na ilişkin izlenimlerinizi öğrenebilir miyiz?

Tuğba Göçer: Fespa Eurasia ile ilgili bu seneki görüşmelerimiz pek olumlu değil. Bu anlamda bazı katılımcı arkadaşlarla yaptığımız istişarelerde de bu sonuca vardık. Bu yıl tanıtımın çok iyi yapıldığını düşünmüyoruz. Biz veya diğer katılımcı firmalar müşterilerini fuara davet ediyor. Ama yapılması beklenen organizatör firmanın sektörün geneline ulaşıp, yurt içi ve yurt dışı çalışmalarla ziyaretçiyi buraya getirmesi gerekiyor. Geçen sene de çok iyi değildi ancak su sene daha da düşüş gözlemliyoruz. Fuarlara destek olmak, sektörün gelişimine katkıdan bulunmak son derece önemlidir. AIT olarak hangi noktada olduğumuzu, sektöre neler kattığımızı göstermek amacıyla fuarlara katılım gösteriyoruz. Dolayısıyla bu anlamda ziyareti ve ilgiyi yeterli bulmuyoruz.

Tekstil sektörüne yönelik bir mesajınız var mı? Başarılı olmak için neler yapmalarını tavsiye edersiniz?

Tuğba Göçer: Öncelikle “ben herşeyi yaparım” felsefesiyle yaklaşanlardan uzak durmak gerekir. Çünkü bu cümlenin altının çok kolay dolmayacağını düşünüyorum. Bunu söyleyebilen bir firmanın gerçekten çok ciddi bir tecrübesi, bilgi birikimi ve kaynağı olmalıdır. Öncelikle yaptıklarını, referanslarına ve sunduğu çözümün ve teknolojinin dünya genelindeki kullanımına bakmak gerekir. Bunun yanında şirket içinde yenilikleri takip etmek, yurt içi ve yurt dışındaki trendleri incelemek gerekir. Özellikle tekstilde desen koleksiyonu son derece önemlidir. Yine kumaş üzerinde tekstil teknik yapmak gerekiyor. Çünkü günümüzde tasarım çabuk tüketiliyor. Açık yakalamaya çalışmak, bunun için çaba göstermek lazım. Mevcut yurt içi pazarın yanında mutlaka yurt dışı değerlendirilmeli, bu alanda çalışmalar yapılmalı.

2018 yılı için bir mesajınız var mı?

Tuğba Göçer: 2017 yılı sonlarına doğru döviz kurundaki hareketlilik birçok şeyi etkiliyor. Ben ise şöyle bakıyorum; Hiçbirimizin elinde sinirli bir değnek yok, hiçbirini düzeltemeyiz. Hayat aynı akışla devam ediyor. Bir şeyler olumlu da gitse olumsuz da gitse biz sürekli çalışıyoruz. Birçok şeye rağmen fuarlara katılıyoruz. Önemli olan aynı şekilde çalışmaya devam edebilmektir. Çünkü durduğunuzda da bir şey değişmeyecek. Ne olacak sorusunun yerine ne yapabiliriz sorusunun cevabını düşünürsek daha faydalı olacaktır. Siyaseti siyasetçilere, ekonomiyi ekonomistlere, her şeyi uzmanlarına bırakacağız. Algılarımızı daha fazla açıp, piyasanın içinde daha fazla olup sektörümüzü daha iyi noktalara taşımak için çaba göstermeliyiz. Muhakkak olumsuz şeyler yaşadık, yaşıyoruz. Ama kara kara bunları düşünmek bize hiçbir şey kazandırmayacak. Ne yapabiliriz diye düşündüğümüz zaman en azından bir çıkış yolu mutlaka bulunacaktır.