Category Archives: Manset

Prodigital Dijital Baskı Makineleri

Farklı beklentilerin buluşma platformu: SIGN İstanbul

SIGN İstanbul, arkasındaki global güçten aldığı destekle, her yıl gösterdiği başarılı büyüme performansını artırarak, uluslararası ölçekte öne çıkan fuarlar arasında yer almaya devam ediyor.

Uluslararası Endüstriyel Reklam ve Dijital Baskı Teknolojileri Fuarı SIGN İstanbul, düzenlendiği ilk yıldan bu yana istikrarlı büyümesiyle hem katılımcı firmalarına yeni iş fırsatları, satış kanalları ve ticaret anlaşmalarının kapısını açıyor; hem de ziyaretçilerine yeni iş birliği olanakları sunuyor. 2019 Eylül ayında gerçekleşen fuardaki ticari hareketlilik, 2020 yılı için de sektöre umut oldu.  2020 yılının fuar hazırlıkları ise SIGN İstanbul 2019’un tamamlanmasıyla birlikte başladı. Yürütülen çalışmalarla ilgili olarak Tarsus Turkey Fuar Direktörü Ulaş Kılıç sorularımızı yanıtladı.

SIGN İstanbul Fuarı, endüstriyel reklam sektörüne çok önemli değerler katan sektör için önemli ve özel bir fuardır. Sektörün tüm katmanlarına ulaşan bu fuar her geçen sene büyüme grafiğini sürdürmeyi başarmıştır. SIGN İstanbul Fuarı’nı bu noktada başarılı kılan etkenler nelerdir? SIGN İstanbul her zaman hem katılımcıları hem de ziyaretçileri memnun etmeyi nasıl başarıyor?

Ulaş Kılıç: SIGN İstanbul’un düzenlendiği ilk yıldan bugüne kadar gösterdiği istikrarlı büyüme başarısının altında yatan temel etken, katılımcı firmaların ve ziyaretçilerin fuardan beklentileriyle uyumlu adımlar atıyor olmasıdır. Yıl içerisinde proje ekiplerimizin katılımcı firmalarla yaptığı bire bir görüşmeler sayesinde, her daim sektör dinamiklerine ve beklentilerine uygun olarak hareket ediyoruz. Bunun yanı sıra, mutlaka her fuarda hem katılımcı firmalarla hem de ziyaretçilerle anketler gerçekleştiriyor ve bu sayede bir taraftan düzenlenmekte olan fuarın başarısını, bir taraftan da sonraki buluşmadan beklentileri doğrudan sahadan alabiliyoruz. Elde ettiğimiz bu geri bildirimler ve yıl içerisindeki katılımcı görüşmelerini temel stratejimiz haline getirip, yeni fuarın hazırlıklarını bu doğrultuda yapıyoruz. Sonuçta, katılımcıların hedeflerine uygun, ziyaretçilerin beklentilerini karşılayan bir fuar ortaya çıkıyor.

 SIGN İstanbul 2019 Fuarı hem katılımcılardan hem de ziyaretçilerden eld ettiğimiz bilgiler doğrultusunda son yılların en başarılı fuarı olduğu ifade edildi. 2019 yılındaki fuar neden çok yoğun geçti? Bu seneki ilgiyi siz neye bağlıyorsunuz?

Ulaş Kılıç: Bilindiği üzere 2018 ve 2019 yılları hem küresel hem de ulusal ekonomi ölçeğinde önceki senelere göre daha durağan geçti. Çoğu sektörü etkileyen bu durağanlık endüstriyel reklam ve dijital baskı teknolojileri sektörünü de doğrudan etkiledi. Üreticileri, tedarikçileri, satın almacıları, yatırımcılarıyla sektörümüzün tüm paydaşları, yılın en önemli uluslararası sektör buluşması olan SIGN İstanbul 2019’u bir çıkış noktası olarak gördü. SIGN İstanbul da kendisine duyulan bu haklı güveni boşa çıkarmadı. Hem katılımcı firmalarına yeni iş fırsatları, satış kanalları ve ticaret anlaşmalarının kapısını açtı; hem de ziyaretçilerine yeni iş birliği olanakları oluşturdu. Fuardaki ticari hareketlilik, 2020 yılı için de sektöre umut oldu.  Ayrıca, yıl içerisinde yurt içi ve yurt dışında eş zamanlı olarak yürütülen yoğun pazarlama faaliyetleri fuarın çok daha büyük bir kitleye ulaşmasını sağladı.

SIGN İstanbul Tarsus Grup ile birlikte çok daha güçlendi. Tarsus Grup ile SIGN İstanbul’da neler değişti?

Ulaş Kılıç: Bilindiği üzere Tarsus Group, dünyanın farklı kıtalarında 15 farklı ülkeden 150’nin üzerinde etkinlik düzenleyen global bir yapı. Böylesine büyük bir yapı bünyesinde düzenlenen SIGN İstanbul, sektörün en önemli etkinliklerinden Label Expo ve Brand Print ile de aynı çatı altında yer alıyor. Dolayısıyla, Tarsus Group’un sahip olduğu küresel network, SIGN İstanbul’a da yansıyor. Özellikle yurt dışından önemli satın almacıları fuara getirmek konusunda bu networkten faydalanıyoruz. Ayrıca Tarsus Turkey ekibi olarak, Tarsus Group’un sahip olduğu organizasyon gücünün beraberinde getirdiği bilgi, birikim ve tecrübeden de SIGN İstanbul için yararlanıyoruz. Sonuç olarak SIGN İstanbul, arkasındaki global güçten aldığı destekle, her yıl gösterdiği başarılı büyüme performansını artırarak, uluslararası ölçekte öne çıkan fuarlar arasında yer almaya devam ediyor.

Hep daha iyi sunma çabası beklentileri de yükseltiyor. Bu noktada 2020 yılında gerçekleşecek SIGN İstanbul için hazırlıklar da başladı. Bu sene SIGN İstanbul katılımcı ve ziyaretçilerini nasıl bir fuar bekliyor?

Ulaş Kılıç: SIGN İstanbul’un hazırlıklarına, henüz bir önceki fuar bitmeden başlıyoruz. Dolayısıyla, yeni buluşmanın hazırlıkları, katılımcı firmalarımızın ve ziyaretçilerimizin beklentileri doğrultusunda şekilleniyor. 2020’deki büyük buluşmada da yine katılımcı firmalarımızın fuardan beklentilerinin üzerine çıkabilmeyi hedefliyoruz. SIGN İstanbul 2020’de katılımcılarımız özellikle Avrasya bölgesinin yeni pazarlarına ulaşarak, ticaret alanlarını genişletebilecek, yeni iş birlikleri yapabilecek, yeni siparişler alabilecek ve satış hedeflerine daha kolay ulaşabilecekler. Yine fuar sayesinde hem sektörel konumlarını güçlendirip hem de mevcut ilişkilerini kuvvetlendirebilecekler. Ulusal ve uluslararası rakipleriyle bir arada yer alarak stratejilerini ve gelecek vizyonlarını doğru biçimde şekillendirebilecekler. SIGN İstanbul 2020’yi ziyaret eden profesyoneller ise ihtiyaçları olan ürün ve hizmetleri yerinde ve tek çatı altında karşılaştırarak, avantajlı satın almalar yaparken; aynı zamanda sektördeki tüm yenilikleri bir arada bulabilecekler. Tüm bunların yanı sıra network’lerini geliştirip yeni iş birlikleri gerçekleştirebilecekler. Özetle SIGN İstanbul 2020’de katılımcı ve ziyaretçilerimizi, işlerini geleceğe taşıyacak fırsatlar ve avantajlar bekliyor olacak.

Her bir katılımcı firma fuara farklı beklentiler doğrultusunda katılım gösteriyor. Kimi firma yurt içi satış, kimi firma yurt dışı satış hedefiyle fuara katılıyor. Bu durum sizin işinizi zorlaştırıyor olmalı. Yurtiçi ve yurt dışı ziyaretçi noktasında ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Ulaş Kılıç: Biz sürekli katılımcılarımızı ve ziyaretçilerimizi dinliyor, onlardan aldığımız geri bildirimlere büyük önem veriyoruz. Profilleri farklı olsa da katılımcılarımızın ve ziyaretçilerimizin SIGN İstanbul’dan neler beklediklerini çok iyi biliyoruz. Bu bilgi doğrultusunda da onlara beklentilerinin üzerinde bir fuar sunmak için çalışıyoruz. Bir fuar nitelikli ziyaretçisi varsa gerçekten faydalı bir fuardır. Dolayısıyla katılımcıların ihtiyacı olan profesyonel ziyaretçi kitlesini SIGN İstanbul’a çekmek adına yurt içinde ve yurt dışında oldukça yoğun bir mesai harcıyoruz. Bu kapsamda özellikle sektörün yurt dışındaki önemli fuar buluşmalarına standlı katılım sağlayıp, fuarımızın tanıtımı yapıyoruz. Sürekli büyüyen mevcut ve potansiyel ziyaretçi data’mıza düzenli olarak fuar tanıtımları ve duyuruları yapıyoruz. Sosyal medya mecralarını aktif olarak kullanıyoruz. Reklam ve PR çalışmaları ile sektörü ve fuarımızı sürekli gündemde tutmaya gayret ediyoruz. Fuara yakın tarihte, sektörle ilgili tüm paydaşlara özel davetiyeler gönderiyoruz. Ayrıca ticaret odalarının ilgili meslek kuruluşları ve sektör birlikleriyle de iş birliği halindeyiz. Uzun yıllardır Ticaret Bakanlığı, KOSGEB, İZTO gibi kuruluşlar tarafından da desteklenen fuarımız, Ticaret Bakanlığı Alım Heyeti Programı’na da dahil ediliyor. Yurt dışından satın almacıları fuara çekecek olan program katılımcı firmalar için yeni iş fırsatları oluşturuyor.

Günümüzün önemli iletişim araçlarından biri de sosyal medya. Sosyal medyayı nasıl kullanıyorsunuz?

Ulaş Kılıç: Sosyal medyayı mümkün olduğu kadar aktif ve güncel biçimde kullanıyoruz. Fuarla, sektörle, katılımcılarımızla ilgili tüm güncel gelişmeleri ve yenilikleri diğer tüm iletişim araçlarımızla eş zamanlı olarak sosyal medya üzerinden de takipçilerimizle paylaşıyoruz. Tüm platformlar üzerinden potansiyel yurt içi ve yurt dışı katılımcı ve ziyaretçilerimize nitelikli içerikler, özel mesajlar ve duyurular yayınlayarak, fuarımıza olan ilgiyi artırmaya çalışıyoruz.

Fuara erken katılım sağlayarak sözleşme imzalayan firmalar ne gibi avantajlara sahip oluyor?

Ulaş Kılıç: Fuara erken katılım sağlayan firmalar, hem avantajlı satış fiyatlarından faydalanabiliyorlar; hem de istedikleri konumda yer alarak markalarını en efektif şekilde tanıtma fırsatı yakalıyorlar. Ayrıca yıl içerisinde yapılan yoğun pazarlama çalışmalarına en başından dahil olarak, sektörde markalarını ön plana taşıma şansı elde ediyorlar.

 

 

 

Handtop kullanıcıları memnuniyetlerini dile getiriyor

Türkiye pazarında PİMMS Group tarafından temsil edilen Handtop dünya pazarında olduğu gibi Türkiye’deki pazarda da kullanıcıların tarafından tercih ediliyor.

Türkiye pazarında PİMMS Group tarafından temsil edilen Handtop dünya pazarında olduğu gibi Türkiye’deki pazarda da kullanıcıların tarafından tercih ediliyor. Handtop markasına yatırım yapan bazı firmalar ve görüşlerini sizler için derledik:

Gamena Gergi Tavan / Temel Beytekin
“Makine yatırımı yapacağımız zaman hızlı ve uygun maliyetli bir makineye ihtiyacımız vardı. Handtop bu açıdan ihtiyaçlarımızı fazlasıyla karşıladı. Handtop ile üretime başladığımızda eskisine kıyasla kapasitemiz üç katına çıktı. Bu konuda her zaman olduğu gibi PİMMS’e güvendik; PİMMS’in gerçekten kaliteli bir makine getireceğini biliyorduk. Bu yüzden Handtop’ı tercih ettik.”

Gerall Gergi Tavan / Arif Atalay
“Gergi tavan baskılarımızda daha hızlı bir makineye ihtiyacımız vardı. Pek çok firma ile görüştük ama daha kurumsal, sektörü iyi tanıyan ve güvenilir bir firma aracılığıyla yatırım yapmak istiyorduk. PİMMS, Handtop Türkiye Distribütörlüğünü üstlenmesiyle beraber bu makineyi bünyemize kattık. Zaten teknolojisine tam güven duyduğumuz ve verimliliğine inandığımız bir makine olan Handtop’ın firmamıza kattığı üstün özelliklerden çok memnunuz.”

Karya Tekstil / Serhat Öztunç
“Parkurumuzda 3.20 ve 5 metrelik iki adet Handtop UV baskı makinesi bulunuyor. Yatırım kararı alırken fiyat ve kalite performansına baktığımızda kararımız Handtop’tan yana oldu. Çünkü Handtop, bizim için güvenilirliğini sağlayan bir marka. Makineler, Avrupalı muadillerine kıyasla baskı kalitesi, baskı hızı ve uygun baskı maliyeti ile çok üstün özellikler sunuyor.”

Odin Reklam / Mustafa Eroğlu
“Handtop bize beklentimizi karşılayan bir baskı kalitesi sunduğu kadar, müşteri açısından da beğenilerin artmasını sağladı. Handtop ile renklerde ve kalitede yakaladığımız stabil sonuçlar, artan baskı hızı ve üretim verimliliği hem çalıştığımız reklamcıların hem de müşterilerimizin memnuniyetini artırmış durumda.”

Nakkaş Cam / Abdurrahman Köksal
“Handtop HT3020 flatbed UV baskı makinesi ile birlikte tüm cam baskı uygulamalarımızda en küçük desenleri bile yüksek çözünürlükle ve yüksek netlikte elde etmeye başladık. Sınıfının en hızlı direkt cam baskı makinesi olan Handtop HT3020 ile üretimlerimiz hızlandı. Müşterilerimiz de kalite ve hızdaki bu farkı takdir ederek memnuniyetlerini dile getirdi. Biz de bugün iyi ki Handtop ile parkurumuzu yenilemişiz diyoruz. PİMMS’e de bizi bu makine ile tanıştırdıkları için çok teşekkür ediyoruz.”

Handtop UV Makineleri çok daha güçlü ve çok daha hassas

Handtop UV baskı makinelerinde gerçekleştirilen önemli güncellemeler sayesinde endüstriyel baskı sektörü artık çok daha hassas ve güçlü makine yapısına kavuşuyor.

Endüstriyel baskıda teknolojinin öncüsü Handtop tarafından, yoğun Ar-Ge çalışmaları neticesinde yakın zamanda gerçekleştirilen önemli güncellemeler ile daha fazla güç ve hassasiyet kazanan geniş format Handtop UV baskı makineleri, endüstriyel sektörün baskıda ihtiyaç duyduğu baskı becerileri göz önünde bulundurularak geliştirildi.

Handtop’ın amiral gemisi çözümlerinden olan HT5000, HT3200, HT2512, HT3116 ve HT3020 UV baskı makineleri modellerinde yapılan güncellemeler önemli iyileştirmeler içeriyor.

Kullanılan endüstriyel Kyocera kafalarda bundan böyle çift sıra simetrik dizilime geçen Handtop, bu sayede saatte 90m2’ye varan baskı hızı sunacak. Maksimum data işleme becerisine sahip kafa sistemi, bu sayede yükse hızlarda bile fotoğraf kalitesinde baskılar yapabiliyor.

Eşsiz donanım özellikleri

Handtop Ar-Ge mühendislerinin geliştirdiği yeni kontrol sistemi, normalde donanım kapasitesinin yetersizliğinden kaynaklanan Kyocera sistem hatalarını ortadan kaldırarak, çok büyük dataların bile kolaylıkla üstesinden gelebiliyor. 20 Kyocera boya kanalı ile verimliliği en üst düzeye çıkaracak olan yeni sistem, baskı hızını da %80 oranında artırıyor. Makineye getirilen bir diğer yenilik ise lineer motor yapısı. Sessiz ve sallanmayan motor yapısı, daha stabil ve kullanıcı dostu bir çözüm sunuyor. Handtop tarafından özel olarak geliştirilen LED sistem ise etkili kürleme imkanı sağlayarak, baskı sonuçlarında daha yüksek kaliteyi garanti ediyor.

Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Öz: “Yatırımlar gerçekleşmeye başladı”

Teknolojisiyle dijital baskı sektörünün dünya devleri arasında yer alan Xerox, Epson ve EFI markalarının Türkiye distribütörü olan Lidya Grup, fuarda kendi markası olan “SUTEC Dijital Baskı Makineleri”nin yoğun katılımlı görkemli lansmanını gerçekleştirdi.  

Lidya Grup, İstanbul Fuar Merkezi (İFM)’de 5- 8 Aralık tarihleri arasında düzenlenen FESPA Eurasia 2019’da, milyon dolarlık dijital baskı makineleri ile gövde gösterisi yaptı. Teknolojisiyle dijital baskı sektörünün dünya devleri arasında yer alan Xerox, Epson ve EFI markalarının Türkiye distribütörü olan Lidya Grup, fuarda kendi markası olan “SUTEC Dijital Baskı Makineleri”nin yoğun katılımlı görkemli lansmanını gerçekleştirdi.

Fuarda, Xerox, Epson, EFI ve SUTEC markalarından 20’ye yakın makineyi sergileyen Lidya Grup, salon 10 stant C40 ve D40’da bulunan iki ayrı standını ziyaret eden müşterilerine ve fuar ziyaretçilerine teknoloji şovu düzenledi. Geçtiğimiz fuarlarda olduğu gibi FESPA Eurasia fuarında da “özel kampanya paketleri” sunan Lidya Grup’un standı, yurtiçi ve yurtdışında yoğun ziyaretçi akınına uğradı. Birçok ülkeden binlerce baskı profesyonelinin buluşma noktası olan fuarda, Lidya Grup sergilediği dijital baskı makineleriyle, yeniliklerin ve sektörel trendlerin vitrini oldu.

Dijital baskı sektörünün “star makinelerini” sergiledi   

Uluslararası bir fuar olan FESPA Eurasia’ya, temsil ettikleri Xerox, Epson, EFI ve SUTEC markaları ile katıldıklarını kaydeden Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Öz, fuarın Türkiye’yi dijital baskı sektöründe dünyada bir merkez haline getirmesi açısından önemli olduğunu açıkladı. Dijital baskı sektörünün lideri olarak, fuarlarda teknoloji şovu yaptıklarının altını çizen Lidya Grup Başkanı Bekir Öz, şunları söyledi: “Dijital baskı sektöründe temsil ettiğimiz 4 markamızın, dünyanın en ileri teknolojisine sahip olan star makinelerini, herkesin görebilmesi ve deneyimlemesi için iki ayrı standımızda sergiledik. Fuardaki iki standımızda, milyon dolarlık makinelerin kurulumunu yaparak, makinelerin teknolojisini ve üretim çıktılarını, standımızı ziyaret eden müşterilerimiz ve fuar ziyaretçileriyle paylaştık. Fuara, merkez ofisimiz, 5 bölge ofisimiz ve 18 bayimiz ile güçlü bir ekiple katıldık. Lidya Grup standları, yurtiçi ve yurtdışından müşterilerimizin ve sektör temsilcilerinin buluşma noktası oldu” dedi.

2020’de, pazarın büyümesi gerçekleşecek 

Fuar sırasındaki değerlendirmesinde, 2019’un son çeyreğinden itibaren yatırımların hızlandığını anlatan Lidya Grup Başkanı Bekir Öz, konuşmasına şöyle devam etti: “Faizlerin yatırım yapmaya elverişli noktaya gelmesi, kurun stabil olması, piyasalardaki yatırım yapma iştahı gibi birçok unsurun neticesinde, 2019 yılının son çeyreğinden itibaren sektörümüzde yeniden bir hareketlenme başladı ve yatırımlar yapılmaya devam ediyor. 2020 yılında, yatırımların artarak sürmesini ve pazarın büyümesini bekliyoruz. Özetle, geçtiğimiz dönemde ötelenen yatırım ihtiyaçları, 2020 yılı itibariyle gerçekleşmeye başlıyor. FESPA Eurasia fuarında ilk kez lansmanını yaptığımız kendi markamız olan SUTEC dijital baskı makineleri için ayrı bir stand kurduk. Promosyon malzemelerine baskı alanında, SUTEC markasının 2020 yılında pazar lideri olmasını hedefliyoruz. Fuardaki diğer standımızda, Türkiye distribütörü olduğumuz Xerox, Epson ve EFI markalarının makinelerini sergiledik. Sektöründe dünya lideri olan Xerox, Epson, EFI global markamıza ve bu fuarda lansmanını yaptığımız SUTEC markamıza, fuar sırasında yoğun bir ilgi ve talep gerçekleşti. Fuara özel yaptığımız kampanyalarımıza, yoğun bir ilgi ve taleple karşılaştık. Bu talep, 2020 yılı boyunca devam ederken, pazarın büyümesi gerçekleşecektir” diye konuştu.

Fuar, pazarın hareketlendiği bir döneme geldi ve beklentilerimizi karşıladı  

2019 yılının son çeyreğinde pazarın yeniden hareketlendiğini belirten Grafik Sanatlar Satış Direktörü Adem Öz, şunları kaydetti: “Uzun bir durgunluk döneminden sonra, 2019 yılının Eylül ayından itibaren piyasalarda hareketlenme yaşanmaya başladı. FESPA fuarı, pazarın hareketlendiği etkin bir döneme geldiği için fuardan beklentimiz oldukça yüksekti. Fuara, iki ayrı standımız ile iddialı bir şekilde girdik. İlk defa kendi markamız olan SUTEC’in lansmanını gerçekleştirdik. SUTEC, baskı kalitesi ve maliyet faktörü ile özellikle copy shop’lar ve reklamcılar tarafından yoğun bir talep ve ilgi görmektedir. Türkiye distribütörlüğünü yaptığımız EFI, Epson ve Xerox markalarımızda son yeni teknolojik gelişmeleri, yeni ürünleri sergiledik ve ilk kez lansmanını yaptığımız makinelerimiz oldu. Xerox’un A3 renkli primelink C9070 yazıcısının Ocak ayında yapılacak olan satışını öne çekerek burada tanıttık ve satışına başladık. Epson’un yaklaşık 1.5 litre mürekkep hazneli, baskı maliyeti daha düşük yeni eko-solvent baskı makinelerini fuarda ilk kez sergiledik. Standımızda geniş format EFI Pro 32r+ rulodan ruloya makinemizi ziyaretçilerle buluşturduk. Özetle, fuar pazarın hareketlendiği bir döneme geldi, beklentilerimizi karşıladı ve fuara özel yaptığımız kampanyalarımıza yoğun bir ilgi ve talep gerçekleşti” dedi.

Lidya Grup, daima müşterilerinin yanındadır

Şartlar ne olursa olsun daima müşterilerinin yanında olduklarını ifade eden Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı Rıza Başoğlu, şunları anlattı: “Yaşanan olası krizlerin ardından ve sonraki durumlarında, dönemsel kampanyaların ötesinde, süreklilik arz eden satış tekniklerini ve çözümlerini sunmak önemlidir. İş hayatı devamlılık arz ediyor ve iş sürecini de bu bakış açısıyla yönetmek lazımdır. Lidya Grup olarak, daima müşterilerimizin yanındayız, müşterilerimize değer katacak iş çözümlerini ortaya koyarak, başarılı bir iş modelini yönetmeye devam ediyoruz. Her platforma belirttiğim gibi geçtiğimiz durgunluk döneminde, iş dünyası iş yapmayı özlemiştir. Hepimiz biliyoruz ki, “Üretmezseniz, tüketemezsiniz. Tüketmezseniz, üretemez ve büyüyemezsiniz”. Bu bir döngüdür. Özetle, şartlar ne olursa olsun, işletmeler daima üretmek ve büyümek durumundadırlar. 2020 yılının ikinci çeyreğinden itibaren, ekonomide toparlanmanın gerçekleşeceğini öngörüyoruz ve 2020 yılından oldukça umutluyuz. Aynı zamanda, kurum ve kuruluşlar olarak, teknolojinin nereye gittiğini yakından takip etmeliyiz. Teknoloji, geleceğinizi şekillendirecek bir araçtır. Nitekim hedef, en uygun ürün ile en uygun pazarı bir araya getirmektir. Bu nedenle, uzun süreli ve kalite normlarını da kaybetmeyerek, iş hacmini geliştirmeye dönük yatırımların daima yapılması gerekmektedir” şeklinde konuştu.