Category Archives: Manset

Prodigital Dijital Baskı Makineleri

Sektördeki Yenilikler SIGN İstanbul 2021’de Sergilenecek

Endüstriyel reklam ve dijital baskı dünyasını her yıl Avrasya’nın kalbinde bir araya getiren SIGN İstanbul, farklı kıtalardan yüzlerce katılımcı firma ve binlerce satın almacıyı, 9-12 Eylül 2021 tarihlerinde 22. kez bir araya getirmeye hazırlanıyor.  

Endüstriyel reklam ve dijital baskı dünyasını her yıl Avrasya’nın kalbinde bir araya getiren SIGN İstanbul, 9-12 Eylül 2021 tarihlerinde 22’nci kez kapılarını açacak. Dijital baskı makinelerinden serigrafi makinelerine, tekstil baskıdan lazer makinelerine, LED sistemlerinden endüstriyel reklam ürünlerine, 3D baskı teknolojilerinden görsel iletişim ve sergileme ekipmanlarına kadar tüm sektörel yenilikleri SIGN İstanbul’da bir arada sunulacak.

9-12 Eylül 2021 tarihleri arasında Tüyap’ta gerçekleşecek olan SIGN İstanbul’da, endüstriyel reklam ve dijital baskı teknolojileri sektörünün liderleri arasındaki yerinizi almak için şimdi bize ulaşın ve bu önemli etkinliğin sunduğu sayısız iş fırsatlarından yararlanın.

21.’si gerçekleştirilen SIGN İstanbul 2019’un ziyaretçi sayısında rekor düzeyde artış gerçekleşti. 300’e yakın katılımcı firmayı toplam 23.516 satın almacı ile buluşturan fuar, 3.296 yabancı ziyaretçi sayısı ile rekor kırdı.

Endüstriyel reklam ve dijital baskı dünyasını her yıl Avrasya’nın kalbinde bir araya getiren SIGN İstanbul, farklı kıtalardan yüzlerce katılımcı firma ve binlerce satın almacıyı, 9-12 Eylül 2021 tarihlerinde 22. kez bir araya getirmeye hazırlanıyor.  Sektörün üretici, tedarikçi, ihracatçı ve ithalatçılarını, reklam veren firmalar, reklam ajansları, dijital baskı merkezleri, matbaacılar, tekstil üreticileri, mimarlar, mühendisler, perakende malzeme satıcıları, promosyoncular ile yurt içi ve yurt dışından satın almacılarla buluşturacak olan fuar, Tüyap Beylikdüzü’nde gerçekleşecek. Alanında dünyanın sayılı organizasyonları arasında yer alan SIGN İstanbul’da, dijital baskı makinelerinden serigrafi makinelerine, tekstil baskıdan lazer makinelerine, LED sistemlerinden endüstriyel reklam ürünlerine, 3D baskı teknolojilerinden görsel iletişim ve sergileme ekipmanlarına kadar tüm yenilikler bir arada sergilenecek.

Türkiye’den ve dünyadan 25.000 nitelikli alıcıyı bir araya getiren ve her yıl 30 ülkeden 350 katılımcı firmaya sunan SIGN İstanbul, endüstriyel reklamcılık ve dijital baskı dünyasının kalbindedir. 9-12 Eylül 2021 tarihleri arasında kapılarını 22. kez açacak olan SIGN İstanbul’da alıcılar, endüstri akranlarıyla ağ kurup en yeni trendlerle güncel kalırken, dijital baskı, serigrafi ve tekstil baskısının yanı sıra lazer makineleri, LED sistemleri, endüstriyel reklam ürünleri, mürekkepler, 3D baskı teknolojisi ve görsel iletişim ve görüntüleme ekipmanları için uygun maliyetli makine aksamlarını da tedarik edecekler.

SIGN İstanbul Fuarı’na Neden Katılmalısınız?

Avrasya Bölgesi’ndeki heyecan verici yeni pazarlara ulaşın

Mevcut tedarikçi ilişkilerinizi güçlendirin ve yenilerini yaratın

Marka bilinirliğinizi artırın, itibarını yükseltin ve alıcılara olan bağlılığınızı gösterin

Rakiplerinizin önünde olun, en son trendleri ve yenilikleri keşfederek ürünlerinizi ve pazarlama stratejilerinizi geliştirin.

 

Pimms Group Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Aygüler: “Doğru zamanda yapılan yatırım kazandırır”

Selahattin Aygüler: “Salgın tüm dünyada dengeleri değiştirdi. Kazanmanın tek yolu değişimi uygulamaktan geçiyor. Koşullar sizi değiştirmeden, siz değişimi gerçekleştirin. Yatırımlarınızı ertelemeyin, geciken yatırımdan kazanç sağlamak mümkün olmayacaktır”

Pimms Group Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Aygüler, zamanında yapılan yatırımla kazanç sağlamanın mümkün olduğunu, geciken yatırımın şirketlere sadece zaman kaybettireceğini söyledi. Aygüler, pandemi ile başlayan değişen dünyaya ayak uydurmak için mutlaka teknoloji yatırımı yapılması gerektiğinin altını çizdi. Aygüler, sektör değerlendirme sorularımızı yanıtladı.

Pandemi koşulları nedeniyle birçok yatırım ertelendi. Bu nedenle 2021 yılının endüstriyel reklam ve dijital baskı teknolojileri açısından daha hareketli geçmesini bekleniyor. Sizin bu anlamda düşünceleriniz nelerdir? Size göre hareketlilik başladı mı?

Selahattin Aygüler: Pandemiye ait etkilerin yanı sıra, ithal ürünlere uygulanan vergi artışı bu anlamda ticareti oldukça zorlaştırdı. Döviz kurlarında yaşanan yükseliş trendi herkesin gözünü korkuttu, bu korku doğrudan yatırımları baskıladı. Aşı noktasında alınan mesafe piyasalarda güven ortamının daha hızlı oluşmasını sağladı. Son zamanlarda döviz kurlarında yaşanan hareketlilik bir tedirginliğe yol açtı. Özellikle aşı ve dövizle ilgili gelişmeler yatırımcıyı doğrudan etkilemektedir. Bu iki gündemden gelecek olumlu yansımalar, piyasalardaki iyimserliği artırıp, yatırımcıyı cesaretlendirecektir. Dolayısıyla 2021 yılı oluşan yatırım ihtiyacının kapatılması için araştırmalara başlanacağını düşünüyorum. Bu anlamda senenin hem ülkemiz hem de sektörümüz için güzel geçeceğine inanıyorum.

Değişen arz – talep dengeleri çerçevesinde 2021 yılı itibariyle daha çok hangi makine gruplarına ilginin artacağını düşünüyorsunuz? Bu düşüncenizin sebepleri nelerdir?

Selahattin Aygüler: 2020 yılında Pimms Group olarak işini büyütüp, yeni döneme hazırlanan firmaların tercihi olmayı başardık. Özellikle Handtop HT2512UV-1024i yeni Flatbed modeli, Handtop HTL3200UV Roll to Roll ve bazı tekstil firmalarına 3,2 metre baskı enine sahip Homer HM3200R ve Axia modellerine ait yoğun bir satış trafiğimiz ve kurulumlarımız oldu. Pimms Group, endüstriyel reklam ve baskı teknolojileri alanında dünyanın önde gelen markalarından HP, Handtop, Homer ve Axia gibi markaların temsilciliğini yürütmektedir. Bu markaların en önemli avantajı yatırımcısına uzun vadeli yatırımlarda her zaman kazandıran, performans ve kalite noktasında üst düzey çözümler geliştirmesidir.

Yatırım yapmayı planlayan firmalar hata yapmamak adına daha temkinli hareket ediyor. Bu anlamda yatırım yapmayı düşünen firmalara tavsiyeleriniz neler olur? Size göre makine seçiminde dikkat edilmesi gereken konular neler olmalı?

Selahattin Aygüler: Bugün piyasa koşulları yatırımcıyı her anlamda birkaç kez düşünmeye yöneltiyor. Yatırımcı, hem mevcut çalışmaları ilerletmek, hem de doğru ve yeni teknolojileri bünyelerine katarak, büyüme ihtiyacı duymaktadır. Yanlış yatırım, hem maddi, hem de geri dönüşü olmaya müşteri kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle öncelikle nasıl bir makineye ihtiyacınızın olduğu doğru tespit edilmelidir. İhtiyaç ve beklentileri en üst düzeyde olan birkaç model odaklanılmalı, tespit edilen modeller mutlaka yerinde görülüp, prova baskılar alınmalıdır. Bununla birlikte müşteri referansları takip edilmeli, referans firmalarla görüşme sağlanmalıdır. Son olarak ve en önemlisi doğru makine doğru tedarikçiden temin edilmelidir.

Dijital baskı makinelerinde kafa teknolojisinin önemi nedir? Örneğin, UV veya solvent bir makinede hangi kafa teknolojisi daha yararlı olur? Kafaların makine üzerindeki etkisine yönelik neler söylemek istersiniz?

Selahattin Aygüler: Tüm dijital baskı makinelerinin en temel noktası baskı kafalarıdır. Baskı kalitesinin en önemli unsurudur. Kafa teknolojisinde dünyada belli başlı üreticiler vardır. Bu üreticiler dijital baskıdan gelen talepler doğrultusunda kafa teknolojisinde sürekli yenilik sunmaktadır. Kafa seçiminde distribütör ve tedarikçi firmanın görüşmeleri önemlidir.  Bu noktada yine kullanıcılardan alınacak müşteri referansları önem taşımaktadır. Her ne olursa olsun, makine yatırımı için iyi bir araştırma yapılmalı, fuarlar ve sektörel yayınlar yakından takip edilmelidir.

Son dönemde dijital baskıda hangi makineler ön plana çıktı?

Selahattin Aygüler: Günümüzde daha çok UV baskı teknolojilerinin ön plana çıktığını görmekteyiz. Bununla birlikte yaşanan salgınla birlikte sağlık konusunda herkes daha hassas hareket ediyor. İnsan sağlığına ve çevreye duyarlı baskılar, mürekkepler ve ürünler daha çok talep görmektedir.

Son olarak içinde bulunduğumuz sektöre vermek istediğiniz bir mesajınız var m?

Selahattin Aygüler: Özellikle pandemi sadece günümüzü geleceğimiz için de bir değişimin başlangıcı oldu. Birçok alışkanlığımızı bu dönemde değiştirmeye başladık. Belki de bundan sonra bu hayat tarzımız olacak. Bu değişim salgın olmasa bile belki gelecek dönemde kendiliğinden gerçekleşecekti. Salgın bu değişim biraz öne çekti. Dünya, ülkemiz ve sektörümüz değişiyor. Değişmeye devam edecek. Bu değişimi iyi takip etmeli, gelecek için daha donanımlı bireyler ve şirketler olmalıyız. Bu dönem para kazanmadık ama çok önemli tecrübeler elde ettik. İyi ve kötü herşeyi yaşamak, gelecekte bize çok büyük kazançlar sağlayacaktır. Geri dönüşü olmayan tek şey zamandır. Zamanı kaybetmeyelim, doğru zamanda doğru işler yapalım.

Remifol Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Utku: “Artan ihracatımızla ülkemize güç katıyoruz”

Mesut Utku: “Yurt içi pazarda sektörün gösterdiği teveccüh ile çok iyi noktalara geldik. Pandemi döneminde ise Avrupa pazarında oluşan boşluk bizim için ciddi bir avantaja dönüştü. Remifol ürünlerinin kullanımı çok hızlı bir şekilde yaygınlaştı”

Türkiye’nin folyo üreticisi Remifol, yurt içi ve yurt dışı pazarlarda aktif olarak çalışmalarını başarılı bir şekilde sürdürüyor. Pandemi sürecini başarılı bir şekilde yöneten Remifol, son dönemde Ar-Ge çalışmalarına ağırlık verdi. Bir yandan yurt içi pazardaki çalışmalar devam ederken, diğer taraftan yurt dışında oluşan boşluğu doldurma noktasında önemli adımlar attı. Remifol Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Utku, şirketin çalışmalarına ilişkin sorularımızı yanıtladı.

Türkiye’nin folyo üreticisi Remifol markasını kısa zamanda hem yurt içinde hem de yurt dışında çok iyi noktalara taşıdınız. Bu başarı hikayesini kısaca sizden dinleyebilir miyiz? Remifol markasının başarısının arkasında neler var?

Mesut Utku: Üretimde mükemmellik felsefesiyle yola çıktığımız günden bu yana kaliteden taviz vermeden Remifol ismini bir dünya markası haline getirmek için yolumuza devam ediyoruz. Bilindiği gibi Remifol olarak kuruluş amaçlarımız doğrultusunda endüstriyel reklam sektörünün ihtiyaç duyduğu baskı folyolarının üretimini yapmaktayız. Bu hedeflerimize bizi ulaştıracak adımları da başarılı bir şekilde atmaktayız. İlk olarak kısıtlı ölçülerde mat, parlak beyaz ve şeffaf dijital baskı folyoları üretime başladık. Kısa bir süre sonra renkli grup üretim portföyümüze giriş yaptı. Bugün için 36 renk çeşidiyle hizmet vermekteyiz. Son olarak 182 ve 204 cm folyo ile dünyanın sayılı markaları arasındaki yerimizi almış bulunuyoruz. Remifol, geniş format baskı piyasası için yenilikçi, yüksek kaliteli, dijital baskı ürünleri geliştirme ve üretme noktasına odaklanmıştır. Remifol müşterilerini tam anlamı ile memnun edecek ve teknolojik gelişmelerden yararlanmalarını sağlayacak şekilde, mükemmel geniş formatlı dijital baskı malzemelerinin tüm çeşitlerini üretme konusuna kendisini adamıştır. Türkiye’de iç ve dış mekan dijital baskı malzemeleri üretimi alanında bir öncü olarak, Remifol müşterilerine her ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir ürün yelpazesini sunmaktadır. Afiş ve posterlerden vitrin düzenlemelerine, sergi ve fuar standlarına kadar Remifol’ün ürün yelpazesi müşterilerinin her türlü uygulamalarına olanak sağlamaktadır. Bizler bu anlamda güzel bir örnek teşkil etmekteyiz. Türkiye’de çok ciddi bir yatırım ve Ar-Ge gerektiren, kolay olmayan bir pazarda üretime girdik. Yurt içi pazarda dünya markası ürünlerle rekabet etmekteyiz. Sektörümüzün bizlere gösterdiği teveccüh sayesinde de pazarda çok hızlı bir şekilde adımızı duyurmayı başardık. Ardından en önemli hedefimiz olan ve ülkemize katma değer sağlamak amacıyla yurt dışı pazarlara açıldık. Yurt dışında katıldığımız fuarlar ve yaptığımız tanıtım çalışmaları neticesinde dünyanın dört bir yanından distribütörler aracılığıyla ürünlerimizi dünya pazarına sunmaktayız. Remifol Avrupa merkezli tedarikçilerinin ürettiği hammaddeleri kullanmayı tercih etmektedir. Bu tercihimiz de bizleri alanında tercih edilen ve aranan bir marka haline getirmiştir. Yine ürünlerimize olan güvenimizin bir eseri olan sektörde %100 İade Garantisi veren tek firma özelliğine sahibiz.

Remifol farklı olma noktasında ne tür çalışmalar yürütmektedir?

Mesut Utku: Remifol olarak her zaman sürdürülebilir bir kalite, kaliteden taviz vermeyen bir üretim hattı, bu üretim hattını destekleyen bir satış ağı ile çalışmalarımızı akıllı fabrika teknolojisi ile sürdürmekteyiz. Barkod sistemine geçiş yaptık. Remifol tesisine giren hammadde, işlenen ürün, sevk edilen yer akıllı sistem sayesinde sürekli takip edilmektedir. Uyguladığımız bu sistem sayesinde maksimum hizmet kalitesini ve sorunsuz bir satış politikası amaçlamaktayız.

Yaşanan pandeminin sizin üretim sürecinize nasıl bir etkisi oldu?

Mesut Utku: Yaşanan pandemi sürecinde satışlarımızda herhangi bir azalma söz konusu olmadı. Mevcut durumumuzu koruduk. İç pazarda bir miktar tahsilat sorunu yaşadık. Bu tahsilat sorunlarına kur artışlarının da ilave olması tüm firmaları oldukça zorladı. Ekonominin sağlıklı ve sürdürülebilir olması için alacak-borç ilişkisinin düzgün yürümesi gerekir. Buradaki aksama birçok firmayı aynı anda etkilemektedir. Finans yapımızın dinamikliği sayesinde ilk oluşan dalgayı çok başarılı bir şekilde yönettik. Diğer taraftan Avrupa pazarının Çin’den gelen ürünlere yönelik uyguladığı kısıtlamalar bizim için çok büyük bir avantaja dönüştü. Pandemi sürecinde Avrupa pazarından ürünlerimize olan talep artış gösterdi. Bu talebi Remifol olarak başarılı bir şekilde karşıladık. Böylece yeni farklı ülkelere hızlı bir şekilde ürünlerimizi ulaştırma fırsatı yakaladık. Şimdi ise bu satışların devamlılığını sağlama noktasında çalışmalar sürdürmekteyiz. Bu noktada farklı ülkelerde distribütörlük ve bayilik anlaşmalarımız oldu. Zorunlu kısıtlamalar haricinde üretim hattımız aralıksız üretime devam etti. Yurt içi ve yurt dışından gelen tüm siparişleri başarılı bir şekilde karşıladık.

Sektörümüzle ilgili fuarların olmaması sizlere nasıl yansıdı?

Mesut Utku: Fuarların her zaman faydalı olduğunu ve önemini bilmekteyiz. Sektörümüzle ilgili yurt içi ve yurt dışı hemen hemen her fuara katılmaya gayret göstermekteyiz. Bu sene katıldığımız fuarlar ertelendi. Bu erteleme neticesinde bizlerde farklı tanıtım mecralarını değerlendirerek bu açığı kapatmaya çalıştık. Sosyal medyayı yoğun bir şekilde kullandık. Bununla birlikte sektörel yayınlarda yer aldık. Tanıtım ve ürün broşürlerimizi sürekli güncelleyerek yeniliklerimizi sektörle hızlı bir şekilde buluşturduk. Bu sene gerçekleştirilmesi planlanan yurt içi ve yurtdışı fuarlarda yer almayı planlıyoruz. SIGN İstanbul ile ilgili anlaşmamız var. Bununla birlikte tarihle ilgili bir değişiklik söz konusu olmaz ise 12-15 Ekim 2021 tarihleri arasında FESPA Amsterdam’da planlanan fuarda da yerimizi alacağız.

Remifol olarak üretim kapasiteniz nedir? Bununla birlikte pandemi sürecinde kadronuzda herhangi bir değişiklik oldu mu?

Mesut Utku: Remifol olarak yıllık 10 milyon metrekare üretim kapasitesine sahibiz. Bizler yola çıkarken gerçekten büyük hedefler belirledik. Özellikle üretimini yaptığımız konunun ne denli önemli olduğunun bilincindeyiz. Rekabet ettiğimiz markaların tamamı uluslararası firmalardan oluşuyor. İşimizin zor olduğunu biliyoruz ancak bunu başaracak bir güce sahip olduğumuzun da farkındayız. Her ne olursa olsun ülkemizi kalkındırmanın en önemli ayağını üretim oluşturuyor. Üreten Türkiye’nin bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. Bizlerin başarısının arkasındaki en önemli sebeplerden biri de ekip arkadaşlarımızın üstün gayretleridir. Pandemi sürecinde tüm kadromuzu koruduk. Bizler ekip arkadaşlarımızı bir ailenin parçası olarak görmekteyiz. Yönetimden çalışanlara kadar bu bilinci tüm ekip arkadaşlarımıza aşıladık. Şartlar ne olursa olsun elimizi taşın altına koyduk, hep birlikte Remifol markasını çok daha iyi noktalara getireceğimize inanıyoruz. Hatta bu dönemde ekibimize yeni arkadaşlarımız da katıldı. Remifol olarak dünya markası olma hedefimize ulaşma noktasındaki çabalarımız devam etmektedir.

Sektör olarak kalifiye eleman konusunda eksikliklerimizin olduğunu biliyoruz. Sizin bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

Mesut Utku: Kalifiye eleman eksikliğimiz olduğu her zaman ifade edilmektedir. Bu anlamda yürütülen çalışmaları son derece isabetli ve yerinde buluyoruz. Remifol olarak bizler üretimini yaptığımız folyoların kullanım klavuzlarında saklama koşullarından, yapıştırma tekniklerine kadar birçok ayrıntıyı açıkça belirtiyoruz. Baskıda yaşanacak sorunlar; kafa problemleri, boya, ortam şartları ve folyo olmak üzere 4 başlıktan oluşur. Sahadaki ekiplerimizde yine bu bilgileri uygulamacı firmalarla paylaşmaktadır. Şartlara uygun üretim yapıldığı sürece hiçbir sorun yaşanmamaktadır. Bizler her şartta ürünlerimizi tercih eden firmalarla tüm bilgilerimizi açık ve şeffaf bir şekilde paylaşmayı tercih ediyoruz. Bu noktada dijital baskı makinesi satıcıları da kullanılan malzemeye yönelik makine ayarları konusunda bilgilendirdiği sürece sorunsuz baskılar alınabilecektir. Remifol olarak hammadde tedariğimizi Avrupa menşeili firmalardan temin etmekteyiz. Dünya markası olarak bilinen markalarda bizlerin kullandığı hammaddeyi kullanmaktadır. Dolayısıyla burada malzeme kalitesi standarttır. Doğru ayarlar yapıldığı sürece tüm folyoların baskıları aynı olur. Buradaki asıl görev baskı operatörlerinin elindedir.

2021 yılında yeni ürün noktasında çalışmalarınız var mı?

Mesut Utku: Remifol kurduğu üretim hattı ile çalışmalarını başarılı bir şekilde sürdürmektedir. Üretimden elde ettiği bilgi birikimi ve tecrübeyi yeni ürün kazandırma noktasında da sürdürmekte kararlıdır. Ar-Ge çalışmaları devam eden bazı faaliyetlerimiz var. Üretim hattımıza yapacağımız yeni ilave yatırımlarla etiket, matbaa ve tekstil sektörlerinin ihtiyacı olan farklı ürünleri portföyümüze katmaya yönelik fizibilite çalışmaları gerçekleştirmekteyiz.

Üretim yapmanın birçok zorluğu vardır. Bu noktada sizlerin beklentileri nelerdir?

Mesut Utku: Türkiye’de üretip ihracat yapan firmaların artış göstermesi ülkemize olan olumlu imaja ciddi katkı sağlamaktadır. Avrupa’da Türk ürünlerine olan kalite algısını daha fazla artırmamız gerekiyor. Bunun için her üretim yapan firmanın bu konuya özen göstermesi gerekiyor. Her sektörde birden fazla üreticinin Avrupa pazarında yer alması diğer sektörlerin bu pazarlara girişine katkı sağladığını düşünüyoruz. Bir üretici olarak bizlerin gayesi bir taraftan şirketimizi büyütmek olduğu gibi diğer taraftan ülkemizin ekonomisine katkı sağlamaktır. Bu sebeple yerli üretim önce iç pazarda desteklenmelidir. Bu desteğin başlangıç noktası da ülkemizdeki uygulamacı firmalardır. Yurt içi pazarda ne kadar çok yerli ürün kullanılırsa, yurt dışına olan talep o derecede azalacaktır. Bu hem iç piyasanın canlı kalmasını sağlayacak, hem de yurt dışına olan çıkışı engelleyecektir. Her firmanın Türkiye’deki üreticilere güvenmesi, hatta üretim yapmak isteyenleri teşvik etmesi önemlidir. İçinde bulunduğumuz bu dönemde iç piyasadaki firmaların birbirine olan desteği ve motivasyonu ile bugünleri atlatacağımıza inanıyorum.