Söyleşi

Prodigital Dijital Baskı Makineleri

2E Reklam Ürünleri’nin Galaxy ve Phaeton çözümlerine yoğun talep

Altay Altın: “Doğru müşteriye, doğru makine ilkemizi koruyoruz. Öncelikle firma ihtiyaçlarını tespit edip onlara katkı sağlayacak, farklılık oluşturacak sistemleri kuruyoruz. Kalite ve servis hizmetimizden ödün vermeden iş birlikteliğimizi sürdüreceğiz”

2E Reklam Ürünleri, Türkiye Distribütörü olduğu GALAXY ve PHAETON markalı ürünlerdeki kampanyalar ve yeni teknolojiler ile SIGN İstanbul Fuarı’na katıldı. Özellikle 3.2m hız ve kaliteyi müşterilerle buluşturan Phaeton 3288X modeli ile çok ilgi gördü. Aynı makine üzerinde 12pl yada 24pl seçeneklerini kullanabiliyor ve Bilboard modunda 2 pass 297metrekare baskı alabiliyor.

Galaxy marka baskı makinesi ile Epson DX5 baskı kafası kullanarak kaliteli baskılar yapmak mümkün. Ayrıca otomatik kafa koruma sisteminin olması, 3mm – 5mm dekota ya baskı yapabilmesiyle de farklılık oluşturuyor.

Fuarla ilgili 2E Reklam Ürünleri Genel Müdürü Altay Altın sorularımızı yanıtladı.

2E Reklam Ürünleri olarak SIGN İstanbul Fuarı’na katılarak sektörle buluştunuz. Öncelikle bu yılki SIGN İstanbul Fuarı’na ilişkin görüş ve düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Nasıl bir fuar oldu? Bu yıl ilk defa 5 gün olarak gerçekleşmesine ilişkin görüşlerinizi alabilir miyiz?

Altay Altın: Bu yıl tanıtımlarının çok iyi yapılması, tanıtım için bütçenin iyi tutulması ile ziyaretçi sayısının artışını sağladığını düşünüyorum. Yatırımcıların ziyaretçi olması sebebiyle gerçek müşteri profilinin fazla olduğu ve satış sözleşmelerinin yapıldığı bir fuar gerçekleşti. Fuarın 5 gün olması katılımcılar için yorucu oldu ancak yararlı olduğunu da söyleyebiliriz. Çünkü genelde fuarlarda ilk gün, alışma hazırlıkların devam ettiği genelde fazla ziyaretçi olmadığı gün olarak geçiyordu. Bu sebeple 1 gün fazla olması bizlere katkı sağladı. Ama gelecek yıl takvimin 4 gün olacağını öğrendik, keşke takvim uygun olsa yine 5 gün olsaydı.

2E Reklam Ürünleri fuarda hangi yeniliklerini ziyaretçilerle buluşturdu? Ziyaretçilerin hangi ürünlere ilgisi daha fazla gerçekleşti?

Altay Altın: Türkiye Distribütörü olduğumuz GALAXY ve PHAETON markalı ürünlerde kampanyalar ve yeni teknolojiler ile ziyaretçileri buluşturduk. Özellikle 3.2m hız ve kaliteyi müşterilerle buluşturan Phaeton 3288X modeli ile çok ilgi gördük. Aynı makine üzerinde 12pl yada 24pl seçeneklerini kullanabiliyoruz ve Bilboard modunda 2 pass 297 metrekare baskı alabiliyoruz. Eco Solvent boya kullanan bu sistem sağlık açısından da fayda sağlıyor. Galaxy marka baskı makinemiz ile Epson DX5 baskı kafası kullanarak kaliteli baskılar yapmak mümkün. Ayrıca otomatik kafa koruma sisteminin olması, 3mm – 5mm dekota ya baskı yapabilmesi ile de farklılık oluşturyor.161LC modeli kampanya olarak 5.900 USD + KDVD olarak değerlendirildi ve hatırı sayılır sözleşmeler yapıldı. GCC plotterlar da oldukça fazla ilgi gördü ve Laser Pro 380X model Lazer ile birlikte müşterilere farklılıkları anlatıldı, demolar yapıldı.

2E Reklam Ürünleri, kurulduğu tarihten bu yana, sektöre her zaman kalite, yenilik ve performans noktasında sunduğu hizmetlerle tanınıyor. Bu bağlamda standınız beş gün boyunca çok yoğundu. Bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz?

Altay Altın: Doğru müşteriye, doğru makine ilkemizi koruyoruz. Öncelikle firma ihtiyaçlarını tespit edip onlara katkı sağlayacak, farklılık oluşturacak sistemleri kuruyoruz. Yine yenilikleri standımızda sergilediğimiz için gerçekten yoğun, ilgili ziyaretçilerin olduğu bir fuar geçirdik. Yenilikleri takip ederek bunu paylaşmaya devam edeceğiz. Kalite ve servis hizmetimizden ödün vermeden iş birlikteliğimizi sürdüreceğiz.

SIGN İstanbul Fuarı’na katılan ve ziyaret eden birçok kişiyle görüşmeleriniz oldu. Bu görüşmelerinize istinaden sektörün yatırım iştahını ve geleceğini nasıl öngörüyorsunuz?

Altay Altın: Geçen sene SIGN İstanbul Fuarı’na katılmamıştık. Fuar programımızı FESPA fuarı ile değerlendirmiştik. Bu yıl her 2 fuarda katılımcı olup yeniliklerimizi sektör ile buluşturacağız. Türkiye’de yaşanan ekonomik yavaşlama, döviz kur hareketliliği, piyasalardaki tahsilat zorluğu ve nakit darlığını aşmak için farklılık yaratmak zorundayız. Müşterilerimize en büyük tavsiyemizin rekabeti fiyat olarak yapmamalarıdır. Farklılıkları yaratarak, işlerini kaliteli ve zamanında ürün teslimi ile son kullanıcıları memnun ederek, yaşanan bu daralmayı aşabileceklerini düşünüyorum. Son kullanıcı da zamanında kaliteli ürün almak istiyorsa bu kurallara uyacak, satın almaları sadece fiyat olarak değerlendirmeyeceklerdir. Bunun anlatılarak uygulanır olması, sektörün gelişmesini para kazanmalarını sağlar. Sorduğumuz herkes işlerin yoğun ama para kazanamadıkları yönünde, bence bu konuda zamanında önlemler alınmalı, rekabet koşulları yeniden değerlendirilmelidir.

Son olarak endüstriyel reklam sektörüne bir mesajınız var mı?

Altay Altın: Yapacakları yatırımları sağlayacak firmaları iyi etüd etmeli, geçmişlerine bakmalı ve yasal olan ürünleri almaya dikkat etmeleri yönünde tavsiyemiz olacaktır. Bu sayede alınan makineler üretici tarafında garanti kapsamında olacak ve olası sorunların çözümü kolaylıkla sağlanabilecektir.

 

 

Selahattin Aygüler: “Oyunun Adı: Daha Büyük Oynayalım”

“Yeni Oyun Başlıyor” sloganı ile çıktık. Bunu da bir tiyatro sahnesi konsepti ile özdeşleştirmek istedik. Bu yeni bir oyun, çünkü artık daha endüstriyel, daha hızlı ve daha yüksek kaliteli makineleri piyasaya süreceğimiz yeni bir kulvardayız”

4-8 Ekim tarihleri arasında SIGN İstanbul Fuarı’na katılan PİMMS Group, bu yıl tiyatro sahnesi konseptiyle hazırladığı fuar standında yakın zamanda Türkiye Distribütörlüğünü aldığı Hanglory Group’un Handtop ve Homer marka baskı makinelerini ziyaretçilerine tanıttı. PİMMS Group’un yeni markaları hem de fuar izlenimleri hakkında bilgi almak üzere PİMMS Group Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Aygüler ile görüştük.

Pimms Group olarak SIGN İstanbul Fuarı’na katılarak sektörle buluştunuz. Öncelikle bu yılki SIGN İstanbul Fuarı’na ilişkin görüş ve düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Nasıl bir fuar oldu?

Selahattin Aygüler: Bu yıl SIGN İstanbul Fuarı’nın, Printtek Fuarı ile eşzamanlı düzenlenerek beş günlük bir etkinlik olarak organize edilmesinin fuarın ziyaretçi kitlesini çeşitlendirdiğini düşünüyorum. Ancak her iki fuara da baktığımızda, Sign İstanbul’un Printtek’e kıyasla daha verimli geçtiğini, daha iyi organize edilmiş bir fuar olduğunu ve daha fazla ziyaretçi çektiğini düşünüyorum. Sign İstanbul, bizim için de oldukça verimli sonuçlar aldığımız, güzel satışlar gerçekleştirdiğimiz ve yeni markalarımızın tanıtımını yaptığımız verimli bir fuar oldu. Fuarın genel atmosferine bakacak olursak da, bu kadar kriz söylentilerinin olduğu bir dönemde, katılımcı firmaların ve ziyaretçilerin fuardan mutlu olması bizleri de mutlu etti.

Pimms Group olarak fuarda hangi yeniliklerinizi ziyaretçilerle buluşturdunuz? Ziyaretçilerin hangi ürünlere ilgisi daha fazla gerçekleşti?

Selahattin Aygüler: PİMMS Group olarak bundan böyle portföyümüze yeni eklediğimiz markalarımızı piyasaya sunmaya başladık. SIGN İstanbul Fuarı da bu markalarımızı sektöre lanse ettiğimiz bir fuar oldu. Fuara bir süredir dergi ilanlarımızda da gördüğünüz üzere “Yeni Oyun Başlıyor” sloganı ile çıktık. Bunu da bir tiyatro sahnesi konsepti ile özdeşleştirmek istedik. Bu yeni bir oyun, çünkü artık daha endüstriyel, daha hızlı ve daha yüksek kaliteli makineleri piyasaya süreceğimiz yeni bir kulvardayız. Bu anlamda yeni markalarımızı portföyümüze ekledik.

Fuarda Hanglory Group şirketinin Handtop UV baskı makineleri ve Homer tekstil baskı makineleri grubundan dört yeni modeli ziyaretçilerimizle buluşturduk. Tanıttığımız tüm makineler endüstriyel baskı becerisi ve yüksek hızlı ve yüksek hızlı baskı yeteneği ile sektörde var olan ihtiyaçlara en iyi şekilde yanıt verebilmelerinden ötürü fuar ziyaretçileri tarafından oldukça yüksek bir ilgiyle karşılandı.

Pimms Group sektörde her zaman yenilik ve farklılık katan bir firma olarak tanınıyor. Son olarak temsilciliğini üstlendiğiniz HandTop markası hakkında bilgi verir misiniz?

Selahattin Aygüler: Bir süredir yakından takip ettiğimiz Hanglory Group şirketi, son zamanlarda Çin’in en hızlı yükselen markası haline geldi. Yakın zamana kadar Çin’de Techno Park’ta yer alan firma, bu sayede mevcut tüm yeni teknolojileri en yakından takip ediyor, bu teknolojileri kendi üretimlerine adapte ediyor ve hem kendi markaları ile hem de farklı markalara OEM olarak Avrupa kalitesinde üretim yapıyor. Biz de yeni bir ürün yelpazesi arayışında olduğumuz için, sektörün de daha endüstriyel ve daha yüksek hızlarda üretim yapacak modellere duyulan ihtiyaca çözüm sunabilmek amacıyla Hanglory Group markalarının Türkiye distribütörlüğünü alarak, markanın Türkiye ve bayiliği bulunmayan Avrupa ülkelerine satış ve teknik servis hizmetlerinin sorumluluğunu üstlendik.

Önümüzdeki süreçte, Hanglory Türkiye Merkezi olarak, firmanın ürünlerini gerek doğu gerek batı ülkelerinde temsil ederek, makinelerin satış ve teknik servis hizmetlerini yürüteceğiz. Çünkü bu ülkelerin çoğunda Çin ile iletişime geçmek konusunda birtakım zorluklar yaşanıyor. Bizim de PİMMS Group olarak amacımız, Türkiye’de bir merkez kurarak makineler ile ilgili Avrupa’da yaşanan aksaklıkların servislerini vermek ve kısa süre içinde kurulumlarını sağlamak. Bizim bu konuda avantajımız, bu markaların hemen hemen tüm makinelerinin stoklarını tutacak olmamız. Bu sayede bir talep geldiğinde anında karşılamayı hedefliyoruz. Şu anda dahi 20 makinenin stoku mevcut.

Fuarda tanıttığınız çözümler hakkında bilgi alabilir miyiz? Bu markanın avantajlarından bahseder misiniz?

Selahattin Aygüler: Bu fuarda ilk kez Kyocera baskı kafalı endüstriyel baskı makinelerimizi tanıttık. Handtop markasının 160cm’lik HT1600 Hibrit LED UV baskı makinesini, 320cm’lik HT3200 Hibrit LED UV hibrit maskı makinesini ve bir de HT2512 Flatbed Led UV baskı makinesini tanıttık. Fuarın tek gerçek hibrit baskı makinesi PİMMS Group standında yer aldı. Ayrıca, Homer’ın da tekstil sektörüne yeni başlayanlar için piyasaya sunduğu, çok yer kaplamayan ve çok yüksek hacimli baskı yapmayan üreticiler için tasarladığı HM1800P süblimasyon baskı makinesini tanıttık. Bu makineyi de 1,000 metrelik rulo kağıt ile tanıttık. Bugüne kadar hiç sergilenmeyen ve ilk kez Türkiye pazarının karşısına çıkan bu çözümler fuarda oldukça ilgi gördü.

Hanglory Group firmasının şu anda hangi markalarının satışını yürütüyorsunuz? Bu anlamda satış noktasında nasıl bir bayi yapılanmanız oldu?

Selahattin Aygüler: Şu anda Hanglory Group firmasının, Handtop ve Homer markalarının satış ve teknik servis faaliyetlerini yürütüyoruz. Bu kapsamda, bu markaların tüm ürün gruplarını portföyümüze ekledik. Ancak önümüzdeki süreçte bu firmanın diğer marka ve ürün grupları da portföyümüze eklenecek.

Handtop markası, bugüne kadar Türkiye’de farklı bayilikler aracılığıyla Türkiye pazarına sunuluyordu. Biz şu anda, mevcut bayileri olan Vira Dijital ve Pigment Reklam firmalarını PİMMS Group bayisi olarak belirledik. Fuar öncesi de lanse ettiğimiz üzere, bundan böyle Handtop markasının ana distribütörü PİMMS Group olarak, mevcut bayiler ile çalışmaya devam edeceğiz. Bu markanın Türkiye’de daha hızlı büyüyebilmesi için, ilk etapta PİMMS Group olarak makine kurulumlarını direkt yapacağız. Kurulumlar tamamlanıp bayiler satış faaliyetlerine başladıkları zaman tüm satış organizasyonunu bayiler yürütecek. Şu anda satış ve pazarlama faaliyetlerimiz bu sistem üzerine kurulu diyebilirim.

İstanbul dışında ise bayi arayışlarımız başladı. Homer tekstil baskı makineler grubu için Bursa’da SY Dijital ve T2 Dijital firmaları satışları sürdürecek. Diğer bölgelerde ise hem Handtop hem Homer ve diğer ürün grupları için, alanında ve bölgesinde yetkin, teknik servisi güçlü ve bize de güç katacak bayiler ile çalışacağız.

En başta belirttiğim gibi, Türkiye dışında da başta İtalya olmak üzere, Estonya, Makedonya, Belarus, Gürcistan ve Azerbaycan gibi Handtop’ın bayiliği bulunmayan ülkelere de satış yapacağız ve bayilikler alacağız.

Satış ve pazarlamasını yürüttüğünüz diğer ürünler ve markalar hakkında bilgi verir misiniz?

Selahattin Aygüler: Hem sektördeki uzun yıllara dayanan deneyimimiz hem de önceki birikimlerimizden dolayı Hanglory Group şirketinin Handtop ve Homer gibi markaları ile çalışmaya başladık ve yakın zamanda da piyasaya kendi markamız altında yeni ürünlerimizi de sunacağız. Bu kapsamda, tişört baskı makineleri, 3D baskı makineleri, süper geniş format tekstil baskı makineleri gibi çözümler kendi markamız ile Türkiye pazarına girecek. Bu makineleri de önümüzdeki süreçte duyuruyor olacağız.

Şu anda ayrıca TechnoJet markasının satışlarını yürütmekteyiz. Piyasada giderek yükselen bir trend haline gelen gergi tavan sistemlerinde, baskı makineleri ile birtakım sıkıntılar yaşanıyordu ve en başta esnek baskı konusunda yaşanan bu sorunlar çoğu makinenin aşamadığı sorunlardı. Biz bu sorunlara Homer ve TechnoJet markamız ile çözüm getirdik.

SIGN İstanbul Fuarı ile eş zamanlı gerçekleştirilen Printtek 2017 Fuarı’nda da standınız vardı. Bu fuarda hangi ürünleriniz sergilendi?

Selahattin Aygüler: SIGN İstanbul Fuarı’ndaki standımızı dijital baskıya ayırırken, Printtek Fuarı’ndaki standımızda Axia memjet baskı makinemizi tanıttık. Axia memjet baskı makinesi, dakikada 18 metre baskı hızı ile Printtek ziyaretçilerinin oldukça ilgisini çekti. Axia, özel Memjet teknolojisi ile çizim kağıdı, poster kağıdı ve fotoğraf kağıdı üzerine hızlı baskı yeteneği ve yüksek çözünürlüğü ile rakipsiz bir makine. Autocad çıktıları ve teknik çizimler için en uygun teknolojiye sahip makine, keskin detaylara sahip ve piyasada olabilecek en yüksek hızda baskı imkanı sunuyor.

Son olarak endüstriyel reklam sektörüne bir mesajınız var mı?

Selahattin Aygüler: Beklentimizin üzerinde talep aldığımız bu fuarda, tüm ziyaretçilerimize ve katılımcı firmalarımıza desteklerinden ötürü teşekkür ediyoruz. Bu fuarda bir kez daha farkımızı gösterdiğimizi düşünüyorum. Oyunun adına “yeni oyun” koyduk, çünkü artık bir üst lige çıkma zamanı geldi. Biz de bundan böyle daha büyük, daha hızlı ve daha endüstriyel, sektörde eksikliğini hissettiğimiz çözümlerle faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Bu konuda tüm yeniliklerimizi de FESPA Eurasia 2017 Fuarı’nda sergilemeyi düşünüyoruz.

Met Etiket, SIGN İstanbul’un en yoğun standlarından biri oldu

Bu yıl standında ağırlıklı olarak branda gruplarını sergileyen Met Etiket, yine her zaman olduğu gibi Megalight, citylight çözümlerin gerçek döner panolarda tanıttı.

Çok geniş bir ürün yelpazesiyle sektöre hizmet veren Met Etiket, 4-8 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen SIGN İstanbul Fuarı’na katıldı. Bu yıl standında ağırlıklı olarak branda gruplarını sergileyen Met Etiket, yine her zaman olduğu gibi Megalight, citylight çözümlerin gerçek döner panolarda tanıttı. Fuarla ilgili olarak Met Etiket Satış Müdürü Ersel Akbaş sorularımızı yanıtladı.

Met Etiket olarak SIGN İstanbul Fuarı’na katılarak sektörle buluştunuz. Öncelikle bu yılki SIGN İstanbul Fuarı’na ilişkin görüş ve düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Nasıl bir fuar oldu? Bu yıl ilk defa 5 gün olarak gerçekleşmesine ilişkin görüşlerinizi alabilir miyiz?

Ersel Akbaş: Evet, Met Etiket olarak bu yılki SIGN Fuarı’ndan çok memnun kaldığımızı ilk başta belirtmek istiyorum. Fuar bizim için tanışma ve kaynaşma ortamıdır. Bu noktada dolu dolu bir fuar geçirdik.  5 günlük süreç açıkçası başlarda bana gereksiz ve yorucu geldi. Ancak gördüm ki; daha çok müşterimizle görüştük ve aldığımız olumlu yorumlar bizi zaten fuar boyunca motive ederek yorgunluğumuzu aldı.

Met Etiket hangi yeniliklerini ziyaretçilerle buluşturdu? Ziyaretçilerin hangi ürünlere ilgisi daha fazla gerçekleşti?

Ersel Akbaş: Bu yıl, daha fazla branda grubuyla fuardaydık. Artık stoklarımızda sürekli olarak branda grupları olacak. Bu konuda tanıtımlarımız oldu. Megalight (Pretex) ve citylight (Vilaseca) gerçek döner panolarda sergilendi ve müşterimiz kâğıtların kalitesinin farkını ve önemini daha net gördüler. Genel olarak tüm ürünlerimiz ilgi gördü. Ancak şunu fark ettim; Bu sene daha önceki yıllara göre ziyaretçiler akıllarında olan ürüne odaklıydılar. Örneğin: Makina alma niyeti olan bir ziyaretçi sadece makine ile ilgileniyordu. Sarf malzeme için gelen, malzemeler ile ilgilendi. Bu durumda gösteriyor ki; sektör olarak fuarlarımızda, daha bilinçli ve daha verimli bir ziyaretçi kitlesine ulaşmaya başlıyoruz.

Met Etiket, her zaman kalite, yenilik ve performans noktasında sunduğu hizmetlerle tanınıyor. Bu anlamda sunduğunuz ürün gruplarının tamamı hakkında okuyucularımıza bilgi verir misiniz?

Ersel Akbaş: Biz bu anlamda taviz vermemeyi adeta sıradan hale getirmiş bir firmayız. Bu sebeple birçok markayı bünyemizde yıllardır barındırabiliyoruz. Mactac ve Politape ile çalışmalarımız sürmekte. Folyo konusunda en kısa sürede baskı ve kesim folyoları ile tekrar pazardan payımızı alacağız. Branda gruplarında Starflex başta olmak üzere, Uzakdoğu ürünlerinde güçlü stoklarına sahibiz. Kağıt konusunda Megalight (Pretex) Döner pano Kağıtlarında tartışmasız tekiz. Hem kalite hem mümessillik olarak bu durum geçerli. Ayrıca Yine Türkiye mümessili olduğumuz, Vilaseca Skylight Citylight (Işıklı poster kağıtları) kâğıdımız pazarda yerini arttırarak korumaya devam ediyor. Blueback kağıtlarımızda yaptığımız kalite bazlı değişiklikler oldu. Bunu da sektörle paylaşmak istiyorum. En kısa sürede sorunsuz stok ve stoktan satış mantığıyla sektörü kâğıtsız bırakmayacağız.

Satış veya satışa yönelik görüşme noktasında fuarı nasıl buldunuz? Buna ilave olarak ilgi düzeyini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ersel Akbaş: Fuarda ciddi anlamda satışlar gerçekleştirdik. Ancak, daha önce de belirttiğim gibi, biz fuara ürün satmaktan ziyade, ürünlerimizi tanıtmak, müşterilerimizi ve ziyaretçilerimizi en iyi şekilde ağırlamak için katılıyoruz. Müşterilerimiz bizim bu tavrımızı gayet iyi bilirler ve standımızı kendi stantları olarak görerek gelirler. Birçok bayimiz de fuarda bizlerleydi. Bazı bölge bayilerimiz kendi müşterilerini Met Etiket Standında ağırlayarak bizleri oldukça memnun ettiler. Bu fuardan samimi olarak söylemeliyim ki çok keyif aldık. Met Etiket olarak, bizlere güvenen ve ticari olarak bizi tercih eden müşterilerimize, fuarda bizleri ziyaretleriyle onurlandıran tüm ziyaretçilerimize de yürekten teşekkürlerimizi sunarız.