Prodigital Dijital Baskı Makineleri

Pigment Reklam ve swissQprint’in yeni UV LED modelleri işinizi büyütür

Dijital baskının yenilikçi teknolojisi UV LED, swissQprint ile yeniden tanımlandı. swissQprint geliştirdiği UV LED modellerinde müşteri ve pazar taleplerini dikkate aldı, büyüme çıtasını yukarıya çekti.

Pigment Reklam’ın Türkiye baskı pazarına sunduğu swissQprint’in yenilikçi UV LED teknolojisi öncelikle size daha ekonomik bir baskı prosesi sağlar. Ön, hazırlık işlemini ortadan kaldırın UV LED teknolojisiyle onlarca sert ve esnek medyaya baskı gerçekleştirebilirsiniz. swissQprint’in son nesil UV LED modelleri geçen yıl küresel pazara tanıtıldı. Daha bir yılını doldurmadan giriş seviyesinden endüstriyel boyuta kadar bütün segmentlerden olumlu dönüşler elde edildi. swissQprint’in modüler ve esnek modelleri Oryx LED, Impala LED ve Nyala LED teknik olarak tam da işini büyütmek isterken maliyetini düşürmeyi hedefleyenlere sesleniyor. Bu modeller aynı üstün İsviçre mühendisliği ve teknolojisini paylaşıyor. Aralarında sadece hız ve baskı alanı ölçülerinde fark bulunuyor. Bu da size ve işinize uygun çözümü seçme anlamına geliyor.

Oryx LED: Küçük, verimli ve esnek

Saatte maksimum 65m2 baskı hızına sahip olan Oryx LED modeli, 2,5x2m baskı yatağı ile küçük ve orta ölçekli baskıcılara, az adetli niş ürün üretenlere, numune baskıcılara ve promosyonculara sesleniyor. Baskı işini son derece özenle yürüten, ekonomik ve kullanıcı dostu olan bu yeni model, LED kürleme teknolojisinde kaliteden ödün vermiyor. Oryx LED, 9 adet serbestçe yapılandırılabilen renk kanalı ile baskıda kalitede detaylara kadar götürüyor.

swissQprint’in bu yeni çözümünde LED lambalar ısıtma veya soğutma için bekleme süresi olmadan, daima baskı için hazırdır. Sabah ilk iş veya iş saatlerinde bir moladan sonra direkt baskıya geçebilirsiniz. Bu ise işte verimliliğiniz artışı demektir. Ayrıca lamların ömrü makine ömrü ile aynıdır, yani sürekli LED lamba değiştirme, yedek parça bekleme sıkıntısı yaşamazsanız. Çok yönlü bu makine ise onlarca sert veya esnek malzemeyi işleme özgürlüğü sunuyor.

Impala LED: Büyümenin en avantajlı yolu

Satte 180m2 baskı gücüne çıkabilen Impala LED 2.5x2metre baskı genişliğine sahip. Kompakt bir tasarımla baskı merkezlerinde en az yeri tutarak en yoğun işlerin üstünden gelmeyi başaran Impala LED’in avantajları oldukça fazla; geniş malzeme ve uygulama zenginliği, pratik operatör yardımı, güçlü bir vakum ve yüksek baskı kalitesi.

Daha düşük ısı ile UV LED baskı fırsatı sağlayan Impala LED, ısıya duyarlı malzemelerin yüksek kalite ile işlenmesine de fırsat veriyor. Bunlar arasında tekstil ve kumaş çeşitleri, hassas filmler, kağıt ve oluklu mukavvalar bulunuyor. Orta ölçekli işletmelerin hem seri üretim hem de numune uygulamalarına yanıt veren makine, hem satın alma hem de işletme maliyeti açısından cazip bir seçenektir. Uzun ömürlü LED lambalar, ozonsuz çalışma, zehirli atık oluşturmadan baskı yapabilme gibi özellikler standartlar arasında yer alıyor.

Nyala LED: Endüstriyel üretimde görülmemiş esneklik

Genelde endüstriyel baskı belli standartları karşılarken kişiselleştirilmiş ve farklılaştırılmış baskılara izin vermez. Ancak, swissQprint Nyala LED ile buna son veriyor. 3.2x2m flatbed yapısı ile saatte 206m2 maksimum üretkenlik sunan Nyala LED, serbestçe yapılandırılan 9 adet renk kanalına sahip.

LED kürleme sayesinde ısı hassasiyeti olan medyalar sorunsuz olarak işleniyor. Isınma ve soğutma için zaman kaybettirmeyen Nyala LED, geniş format baskı alanında erişilebilirliği maksimuma çıkarıyor. NYALA LED ayrıca üretim maliyetlerini aşağıya çeker. Benzerlerine ve önceki versiyonlara göre elektrik tüketimini yarı yarıya düşürür. Makine ile aynı ömre sahip LED lambalar, yedek parça ihtiyacı, ek harcama kalemi oluşturmaz. Ayrıca bu süreçte zararlı atıklar yaratmayarak çevreye saygılı bir üretim imkanı sunuyor.

Nyala LED ve ekipmanları neredeyse fısıldar gibi, sessizce çalışarak, gürültüsüz bir çalışma ortamına katkı sağlar. Ayrıca, Nyala LED’in 4×4 versiyonu daha yüksek hızı garanti ediyor. Baskı ve renk yoğunluğu ve en ince detaylarda bile kaliteyi gözler önüne seriyor.  Diğer UV LED modelleri gibi Nyala LED de, roll to roll baskı için 180 kg ağırlığa ve 360mm çapına kadar ruloları güvenli bir şekilde sarıp açabiliyor.

Türünün efsane modeli: Durst Rho 512

Durst’un geliştirdiği en son rulodan ruloya baskı makinesi eşsiz üretim hızları ve Variodrop teknolojisini sunmaktadır. Sınıfında en hızlı 5 metre rulodan ruloya baskı makinesi ve endüstriyel arka aydınlatmalı veya sanatsal baskılar için yeni bir kalite standardı temin etmekte. 12 pikolitre damla ebadı 900 dpi’ya kadar mükemmel görüntü kalitesini mümkün kılar ve Durst’un kendi Variodrop teknolojisi baskı makinesinin yüksek üretkenliğinden sorumludur. Yüksek hız modunda saatte 350 metrekareye kadar ve POP modunda saatte 180 metrekareye kadar baskı yapma kapasitesine sahiptir. Bağımsız baskı kulvarları vasıtasıyla aynı anda 3 rulo ortamına baskı yapma seçeneği ile üretkenlik daha fazla artırılır.

6 Renkli Baskı

Diğer özellikler arasında 6 renkli baskı işlemi ve farklı mürekkep seçenekleri mevcuttur. Yüksek pigmentasyon mürekkep tüketimini azaltır ve bu nedenle beher metrekarede düşük bir maliyet ve düşük bir maliyet ve çok rekabetçi bir yatırım getirisi temin eder. Mükemmel baskı işlemi ile birlikte eşsiz esneklik ve üretkenlik; yüksek kalitede arka aydınlatmalı ve sanatsal baskılardan POP’a, pankartlara ve hatta duvar kağıdı ve cephe dekorasyonuna kadar her türlü uygulama için mükemmel baskı sonuçları sağlar.

Remifol, bakışı, görüşü ve hedefleriyle farklılığını hissettiriyor

“ince eleyip, sık dokumak” deyiminde hareketle Remifol, geçen süreçte Türkiye pazarının tanınan, aranan ve tercih edilen markalarından biri haline geldi.

Üretim, her anlamda zor bir yolculuktur. Ama bu işi kendisine felsefe edinen bir bakış açısına sahipseniz zor gibi görünenler kolaylaşır. 2006 yılında Bülent Atamer tarafından temeller atılan ardından 2014 yılında Hasan Aktuğ’un ortaklığıyla Remifol ismini alan firma da bunun en güzel örneklerinden birini teşkil ediyor. Tam anlamıyla “ince eleyip, sık dokumak” deyiminde hareketle Remifol, geçen süreçte Türkiye pazarının tanınan, aranan ve tercih edilen markalarından biri haline geldi.

Ürünlerin, hammadde tedariğinden son kullanıcıya ulaşana kadar olan süreci tüm ayrıntıları düşünüp, ihtiyaçlara uygun çözümler geliştirerek bir dünya markası olma hedefiyle hareket eden Remifol ailesiyle bir araya geldik. Geçmişten günümüze geçen süreçle ilgili güzel bir sohbet gerçekleştirdik.

Remifol yöneticilerinden aldığımız en güzel mesaj, emek harcamadan bir şey olmaz. Başarılı bir ekiple, doğru yardımlaşmayla, yerli ve milli ürünler üretip, ülkemize katma değer sağlayan ürünler sunmak herkesin görevi olmalıdır. Ortaya çıkan ürünü kullanan müşterilerden alınan güzel temenniler ise işin en keyif veren yanını oluşturuyor.

Remifol, geniş format baskı piyasası için yenilikçi, yüksek kaliteli, dijital baskı ürünleri geliştirme ve üretme noktasına odaklanmıştır. Remifol müşterilerini tam anlamı ile memnun edecek ve teknolojik gelişmelerden yararlanmalarını sağlayacak şekilde üretim yapma konusuna kendisini adamıştır.

Şimdi sözü Remifol ailesinin başarılı yöneticileri olan Hasan Aktuğ, Bülent Atamer ve Mesut Uktu’ya bırakalım.

Dijital Teknik okuyucuları için Remifol’un kuruluş hikayesini öğrenebilir miyiz? Hangi amaçlarla yola çıktınız? Bugün geldiğiniz nokta hakkında bilgi verir misiniz?

Bülent Atamer: Uzun yıllar bu sektörün içinde faaliyet gösterdikten sonra 2006 yılında firmamızın temellerini attık. Remifol, baskı piyasası için yenilikçi, yüksek kaliteli, dijital baskı ürünleri geliştirme ve üretme noktasına odaklanmıştır. 2014 yılı itibariyle Hasan Aktuğ bey ile gerçekleştirdiğimiz ortaklık bizim için tam anlamıyla bir milat olmuştur. Remifol ailesi olarak hem sermaye gücü hem de tecrübesiyle geçen süreçte başarılı çalışmalara imza atmıştır. Bir taraftan Ar-Ge çalışmalarımızı sürdürürken, diğer taraftan müşterilerin talep ettiği ürünler doğrultusunda makine parkurumuzu güncelledik. Kalite standartları noktasında dünyanın kabul ettiği tüm belgelere sahibiz. 2014 yılından sonraki süreçte sektörümüz Remifol ürünlerini daha yakından tanıma fırsatı bulurken, Remifol ailesi olarak bizlerde gerçekleştirdiğimiz üretimle ülke ekonomisine katkı sağlamanın mutluluğunu yaşamaktayız.

Biraz üretim tesisiniz hakkında bilgi verir misiniz? Ortaklığınızla birlikte neler değişti?

Bülent Atamer: Bugün Remifol, en geniş enlerde üretim yapabilecek bir tesise sahiptir. Coating ve laminasyon hattımızı bu üretime uygun hale getirdik. Yine üretim hızımızı çok yüksek seviyelere çıkardık. Bunları yapabilmek için gerçekten emek vermeniz, teknolojiyi yakından takip etmeniz ve yatırım yapmanız gerekiyor. Hasan beyle oluşturduğumuz sinerji ile Remifol markasını iyi bir noktaya getirmiş bulunuyoruz. Her zaman daha iyiyi sunmak için çalışıyoruz. Hammadde temininden, ürünün ambalaj ve sevkiyatına kadar olan süreçte en iyiyi sunma çabasındayız. İşimizi gerçekten severek yapıyoruz. Severek yaptığımız içinde başarıyı yakalamak daha kolay oluyor. Çok hızlı bir büyüme ivmesi yakaladık. Oluşan sinerjiyi çok iyi değerlendirdik. Dolayısıyla Remifol, üretim, satış ve satış sonrası destek noktasında tam anlamıyla müşteri beklentilerini karşılayan, aranan ve tercih edilen bir marka haline geldi.

Mesut bey, ürün gruplarına ait detayları da sizden öğrenebilir miyiz?

Mesut Utku: Bugün ürünlerimiz, afiş ve posterlerden vitrin düzenlemelerine, sergi ve fuar standlarından araç kaplamaya kadar çok geniş bir yelpazeye ulaşmıştır. Ürün gruplarımız, renkli kesim folyoları, dijital baskı folyoları, laminasyonlar ve çift taraflı bantlar olmak üzere çeşitli gruplara ayrılmaktadır. Kesim folyolarında 122 cm eninde, 12 parlak 12 mat olmak üzere 24 çeşit renge sahibiz. Ürün portföyümüze son olarak polimerik araç folyosu da eklendi. 154 cm’lik 3 farklı renkte üretim yapıyoruz. Ürünümüz piyasadaki en geniş polimerik folyodur. Bu gruba yeni renk ilavelerimiz olacak.

Yaptığımız bir diğer yatırımla kağıtların arkasına Remifol markasını kendi bünyemizde basabilmekteyiz. Yine kullanıcılar için çok faydalı olacağına inandığımız ürün kenarına metraj bilgisi uygulamaktayız. Böylece kullanıcılar herhangi bir işi bastıktan sonra ne kadar ürün kaldığını görebilecek. Bunun yanında doğru ve tam metrajlı ürün aldığını bilecek. Bunlara ilave olarak ürün ambalajı ve paketleme noktasında birçok yeniliklerimiz ve iyileştirmelerimiz oldu.

Hasan bey, üretime yönelme fikri nasıl oluştu?

Hasan Aktuğ: Öncelikle yaptığımız işin her zaman en iyisini yapmak istiyoruz. Bilindiği gibi sahibi olduğum Küp Reklam ticari hayatını başarıyla sürdürmektedir. Sektöre daha iyi hizmet vermek, daha kalıcı projeler ve hedeflere ulaşmak en büyük hedefimiz olmuştur. Bülent beyle gerçekleştirdiğimiz istişareler doğrultusunda böyle bir ortaklığı gerçekleştirme kararı aldık. 2014 yılında çıktığımız bu yolda bugüne kadar çok güzel bir yol aldık. Üretimin tabiki birçok zorluğu var. Ama hem ülkemiz hem de sektörümüz için bazı sorumluluklar almamız gerekiyor. Bugün geldiğimiz noktada ne kadar doğru bir karar verdiğimizi görmenin mutluluğunu yaşamaktayız.

Bülent bey, Remifol olarak yurt içi fuar katılımlarınızın ardından şimdi Almanya’da düzenlenecek olan Fespa Berlin Fuarı’na katılacaksınız. Remifol bir dünya markası olma yoluna mı giriyor?

Bülent Atamer: Firmaları başarıya götüren en önemli kriter gelişen teknolojiye uyum sağlamalarıyla doğrudan ilişkilidir. Remifol ailesi olarak bizler bu değişim ve gelişimi çok yakından takip ederek firma bünyesinde uygulamaktayız. Remifol geçen süreçte Türkiye pazarında belirli bir noktaya ulaştı. Diğer taraftan çeşitli ülkelere ihracatımız da var. 2018 yılı itibariyle ise ihracata daha fazla ağırlık vermeyi planlıyoruz. Bu anlamda Mayıs ayında düzenlenecek olan Fespa Berlin Fuarı’na katılarak ürünlerimizi dünya piyasasıyla buluşturacağız. Biz Remifol ailesi olarak bir dünya markası olma hedefindeyiz. Çünkü bugüne kadarki tüm yatırımlarımızı bu doğrultuda gerçekleştirdik. Önümüzdeki yıllarda Remifol ailesi olarak çok daha güzel projeler ve yeniliklerle adımızdan söz ettirmeyi amaçlıyoruz. Bu vesileyle tüm misafirlerimizi Fespa Berlin Fuarı’ndaki Remifol standında ağırlamaktan memnuniyet duyacağız.

Türkiye ve dünya pazarına bakıldığı zaman üretimini yaptığınız çözümlerle ilgili genel durum nedir?

Hasan Aktuğ: Her ülkenin ve pazarın kendine has dinamikleri vardır. Önemli olan bu dinamikleri yakalayabilmektir. Ürünlerimizi üretirken bir tek dünya standartlarını benimsedik. Zaten bu alanda üretim yapan tüm uluslararası markalar da bu standartları kullanıyor. Biz Remifol ailesi olarak hem yurt içinde hem de yurt dışında müşteri taleplerini en iyi şekilde karşılayacak çözümler geliştiriyoruz. Yurt içi piyasada Remifol markasının 50’nin üzerinde bayisi bulunmaktadır. Bayi noktasında da sektörün en tecrübeli ve iyi markalarıyla yolumuza devam ediyoruz. Bu vesileyle bir konuya açıklık getirmek isterim. Sahibi olduğum Küp Reklam’da, Remifol’ün 50 bayisinden birisidir. Remifol’den bayilerimiz hangi şartlarda ürün temin ediyorsa Küp Reklam’da aynı şartlarda tedarik etmektedir. Bu konuya oldukça hassas ve dikkatli yaklaşmaktayız. Öte yandan Mayıs ayında katılacağımız Fespa Berlin Fuarı’da bizim dünya piyasalarına açılmak için güzel bir fırsat olacak.

Üretim gerçekten zorlu bir süreçtir. İçinde olanlar bunu çok daha iyi bilir. Üretimle ilgili hedeflerini nelerdir?

Bülent Atamer: Yurt dışında birçok ülkede farklı fuarları ziyaret ediyoruz. Hangi sektörde olursa olsun yurt dışında Türk markasını görmek bizleri gerçekten mutlu etmektedir. Türkiye olarak ağırlıklı tüketen bir ülke olmak yerine ağırlıklı olarak üreten bir ülke olmalıyız. Ülkemiz bulunduğu lokasyon, iş gücü hacmi ve potansiyeliyle üretim anlamında tüm ihtiyaçları karşılayacak niteliklere sahiptir. Bu noktada daha fazla üretime yönelmeli, belli noktadan sonra da yurt dışına açılmayı hedeflemeliyiz. Bu hem günümüz hem de geleceğimiz için önemlidir. Her sektörde üretim yapan dünya markalarımız olmalı ve sayıları da artmalıdır. Bakıldığı zaman Hasan Bey kendi firmasıyla güzel ve başarılı işler yapıyordu. Ama üreten bir firma ile dünya pazarına açılma hedefindeydi. Bu fikirle Remifol ortaya çıktı. Bu noktada bakış açısı ve felsefeyi iyi belirlemek gerekir. Biz Remifol ailesi olarak ülkemize güveniyoruz. Ekonomide zaman zaman inişli-çıkışlı grafikler yaşanmaktadır. Ama bütüne bakıldığı zaman Türkiye çok ciddi mesafe kat etti. Mümkün olduğu kadar dışa bağımlılığı azaltacak projeler üzerinde çalışmaya ihtiyacımız var. Üretimi yapılan ürünleri de zamanı geldiğinde yurt dışına sunarak ekonomiye katkı sağlamalıyız. Kendimize, sektörümüze ve ülkemize fayda sağlayacak işler yapmalıyız. Bunu yaparken de yerli ve milli kaynaklardan istifa ederek katma değer sağlamalıyız.

Mesut Utku: Biz Remifol’den önceki ticari hayatımızda bu ürünleri yurt dışından ithal ederek satışını yapıyorduk. Remifol’ün üretime başlamasıyla dışa bağımlılığımızı azalttık. Yine hammadde noktasında da Türkiye’de üretim olursa hammaddeyi de yurt içinde temin etmek arzusundayız. Dolayısıyla ülkemizi seviyoruz, ülkemize bağlıyız. Ülkemizin gelişmesi bizi her anlamda sevindirmektedir. Bu büyümede bizimde katkı sağlıyor olması ayrıca keyif vericidir. Hep birlikte üretip, hep birlikte dünya pazarlarına açılmalıyız. Üretim anlayışını ülkemizin geneline yaymalıyız. Örneğin sosyal sorumluluk projesi kapsamında amatör bir spor kulübüne sponsorluk yapmaktayız. Hiçbir karşılık beklemeden yaptığımız bu destek, sadece gelecek nesillerin ülkemize ve milletimize faydalı bireyler yetişmesi içindir.

Son olarak vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Hasan Aktuğ: Remifol ailesi olarak çıktığımız bu yolda öncelikle tüm çalışanlarımıza, bize destek veren tüm üretici ve tedarikçilere, bize inanan ve güvenen yurt içi ve yurtdışında çalıştığımız tüm bayilerimize ve ürünlerimizi tercih eden son kullanıcılara sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.