Prodigital Dijital Baskı Makineleri

Sektörel ticaretin kalbi bu yıl da SIGN İstanbul’da atacak!

Tarsus Turkey tarafından bu yıl 21.’si düzenlenecek olan Uluslararası Endüstriyel Reklam ve Dijital Baskı Teknolojileri Fuarı SIGN İstanbul, 19-22 Eylül tarihlerinde kapılarını açıyor. Ticaret Bakanlığı’nın da desteklediği, alanında Avrasya’nın en büyük sektör buluşmasına, çoğunluğu doğrudan alıcı pozisyonundaki 22 bin 500 profesyonelin ziyareti bekleniyor.

Tarsus Turkey tarafından bu yıl 21.’si düzenlenecek olan Uluslararası Endüstriyel Reklam ve Dijital Baskı Teknolojileri Fuarı SIGN İstanbul, 19-22 Eylül tarihlerinde kapılarını açıyor. Ticaret Bakanlığı’nın da desteklediği, alanında Avrasya’nın en büyük sektör buluşmasına, çoğunluğu doğrudan alıcı pozisyonundaki 22 bin 500 profesyonelin ziyareti bekleniyor.

Tarsus Turkey’in katılımcı – satın almacı buluşmalarına getirdiği ezber bozan yeniliği Hosted Buyer programı, SIGN İstanbul 2019 için farklı bir konsept ile hayata geçirilecek. Uygulama ile dijital baskı ve endüstriyel reklam sektörünün Anadolu genelindeki büyük alıcıları özel olarak İstanbul’a davet edilerek, doğrudan firmaların kendi standlarında katılımcılarla buluşması sağlanacak.

Geçtiğimiz yıl özellikle yurt dışından gelen alıcıların sayısındaki artışla dikkat çeken SIGN İstanbul’da yeni hedef; fuara daha fazla alıcı/ziyaretçi çekerek,  endüstriyel reklam ve dijital baskı sektöründeki yerli üreticilerin ihracat potansiyelini geliştirmek, onlara yurt içi ve yurt dışında yeni satış kanalları açmak olacak. Ayrıca, çok sayıda ithalatçı katılımcıya da ev sahipliği yapan SIGN İstanbul, bu firmaları da Anadolu’nun dört bir tarafından gelen profesyonel ziyaretçiyle yine çatısı altında buluşturacak. Tarsus Turkey, bu hedef doğrultusunda diğer tüm fuarlarına uyarlayacağı Hosted Buyer programını daha da genişleterek Anadolu’daki büyük alıcıları da bu programın içerisinde dahil edecek.

Sektör, 2023’e kadarki seçimsiz istikrar döneminden umutlu!

31 Mart yerel seçimleriyle birlikte 2023 yılına kadar geçecek dört yıllık seçimsiz istikrar dönemi ve gerçekleştirilmesi hedeflenen ekonomik reformların da olumlu etkisiyle, endüstriyel reklam ve dijital baskı sektörü geleceğe umutla bakıyor. Katılımcıları ve ziyaretçileri için eşsiz ticaret fırsatları sunan SIGN İstanbul, piyasaların yeniden önemli derecede hareketlenmesinin beklendiği bu dönemde, çoğunluğu doğrudan alıcı pozisyonundaki yurt içi ve yurt dışından binlerce ziyaretçisiyle, sektörüne çok daha fazla katma değer yaratacak.

Eylül ayında Tüyap Beylikdüzü’nde gerçekleştirilecek SIGN İstanbul 2019’da, Dijital Baskı, Tekstil Baskı, Sign Teknolojisi, Görsel İletişim, Led & Led Ekran, Endüstriyel Baskı, 3D Baskı ve Promosyon ana başlıkları altında en yeni ürün, makine, malzeme, ekipman ve teknolojiler sergilenecek. Sunduğu çeşitlilikle fark yaratan ve sektöründe yalnızca Türkiye’de değil Avrasya bölgesinde yılın en önemli fuar organizasyonlarının başında gösterilen SIGN İstanbul’a bu yıl 30 ülkeden 350 firma katılacak.

Uluslararası SIGN İstanbul hakkında detaylı bilgi için www.signistanbul.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Pigment Reklam, swissQprint ile FESPA Global Expo 2019’da

swissQprint’in ilk roll to roll baskı makinesi Karibu ve 3. nesil flatbed modellerindeki geliştirmeleri görmek isteyenler FESPA Global Expo 2019’da swissQprint’in standına yoğun ilgi gösterecek.

Türk baskı ve reklamcılık endüstrisinin UV baskı teknolojilerindeki güvenilir teknoloji tedarik partneri Pigment Reklam, 14-17 Mayıs 2019 tarihleri arasında Münih’te düzenlenecek olan FESPA Global Expo 2019 fuarında prestijli ana markası swissQprint’i yalnız bırakmayacak. Salon A5 Stant H30’da yer alan swissQprint standında, hem 3. nesil flatbed baskı modellerindeki yeni geliştirmeler sergilenecek hem de markanın ilk roll to roll UV baskı makinesi Karibu’nun lansmanı yapılacak.

FESPA 2019 fuarının kendileri ve sektör için büyük bir öneme sahip olduğunu dile getiren Pigment Reklam Firma Sahibi Serkan Çağlıyan, swissQprint için bir dönüm noktasının yaşanacağını kaydetti. Çağlıyan; “swissQprint UV flatbed modellerden oluşan 3. jenerasyonu ile geçen yıl fuarın ilgi odağı olmuştu. Bu ürün gruplarındaki geliştirmeler bu yıl ki fuarda görülebilecek. Örneğin Impala 3 ve robotik kol Rob’un ne kadar verimli ve başarılı çalıştığı numune baskılarla gösterilecek. Ancak esas vurgu ilk roll to roll baskı makinesi Karibu üzerine olacak. Karibu UV baskı pazarına dönük ürün gamını tamamlayacak son geliştirmedir” dedi.

Karibu 20 yıllık deneyime dayanılarak geliştirildi

Karibu’nun tipik swissQprint hassasiyet, güvenilirlik, uzun ömürlülük gibi özelliklerini taşıdığını belirten Çağlıyan, FESPA 2019 sonrasında en çok bu lansmanın hatırlanacağını söyledi. “Verimliliği ve kaliteyi birleştiren bir roll to roll inovasyonu olan Karibu, firmanın bu alandaki 20 yıllık deneyimine dayanıyor” diyen Çağlıyan, yeni makinanın duyurulan temel özelliklerini şöyle özetledi;

“Dünya lansmanına kadar Karibu’nun önemli özellikleri bir sır gibi saklanıyor. Ancak dikkat çekici detaylar sektörler paylaşıldı. Örneğin kolay rulo taşıma özelliği var. Verimi, güvenilirliği ve hassasiyeti arttıran Karibu kaset sistemi ile birkaç dakika içinde rulolar yerleştirilip, baskı işlemine hazır hale getiriliyor. Arkadan aydınlatmalı baskıların anında, gerçek zamanlı olarak uygulamadaki görünümünün elde edilmesi optimum üretim ve minimum kayıp sağlıyor.

Hassas olarak ayarlanabilen Tip Switch Vakum sistemi sayesinde, zahmetsizce gelişmiş bir medya kontrolü elde ediliyor. Her bir segment sadece bir parmak dokunuşuyla değiştiriliyor. Her türlü roll to roll baskı için geliştirilen Karibu mürekkepleri Greenguard Gold sertifikasına sahip. Yani okullar ve sağlık tesisleri dahil olmak üzere insanların bulunduğu her yerde güvenle kullanılabilir. Zaman kazandıran ve baskı sonrasında temizliğe ihtiyaç duymayan mesh baskı da Karibu ile gerçekleştirilebilir.”

FESPA Global Expo 2019 fuarı boyunca ziyaretçilerle yakından ilgileneceklerini dile getiren Serkan Çağlıyan, hem mevcut hem de lansmanı yapılacak olan Karibu hakkında önemli bilgileri paylaşacaklarını açıkladı

3.Nesil Modeller kullanıcılarına yeni fırsatlar sunuyor

swissQprint 3. nesil UV flatbed baskı modelleriyle üretkenliği ve baskı kalitesini bir adım öteye götürüyor. Farklı baskı ölçü ve hızlarına sahip olan modellerin hepsi swissQprint’in yüksek mühendislik kalitesine ve güvenilirliğine sahip bulunuyor. Kullanıcı profilinin çeşitliliğine yanıt olarak geliştirilen bu modeller yüksek esneklikleri ve özelleştirilebilirlikleri ile müşterilerine yeni pazar fırsatları sunuyor;

Giriş seviyesi için Oryx 3 (2,5 x 2m flatbed, 65 m2/s baskı gücü), orta segment için Impala 3 (2,5 x 2m flatbed, 180m2/s baskı gücü) ve endüstriyel baskı işleri için Nyala 3 (3,2 x 2 m flatbed, 206m2/s baskı gücü) modellerinin yanı sıra, seriye Impala 3S (2,5 x 2m flatbed, 317m2/s baskı gücü) ve Nyala 3S (3,2 x 2m flatbed, 370m2/s baskı gücü) modelleri de eklenmiş bulunuyor.

Nyala 4. Kez En Çok Satan Model Oldu

Nyala modeli ayrıca Avrupa pazarında ulaştığı başarıyı sürdürüyor. İsviçreli bir pazar araştırma enstitüsü olan Infosource’a göre, Nyala markası, kendi segmentinde üst üste 4. defa Avrupa’nın en çok satılan modeli oldu. Nyala’nın bu başarıyı üst üste 4. defa elde etmesi hem swissQprint hem de Türkiye mümessili Pigment Reklam için motive edici bir gelişme oldu.

Durst, geleceği şekillendiriyor

İnovasyondan yola çıkan Durst yakın bir gelecekte pikselden çıktıya eksiksiz çözümler sunacak. Durst’un yeni merkezinin pikselli cephesi, aynı zamanda şirketin iş alanlarının da bir göstergesidir.

 

Serdar Saatçıoğlu

Durst’un yeni genel merkezi, endüstriyel Bressanone kasabası için adeta bir simge olacak niteliktedir.  Şirket için bu yeni bina, yüksek nitelikli bir makine mühendisliği işinden, yine aynı şekilde yüksek derecede entegre bir süreç servis sağlayıcısına gerçekleştirdiği dönüşümünde, tam anlamı ile bir dönüm noktası olacak özelliklere sahiptir. İnovasyon mantrasından yola çıkan Durst yakın bir gelecekte pikselden çıktıya eksiksiz çözümler sunacak. 80 yıldan daha eski bir tarihe sahip olan Durst, şu an itibarı ile üçüncü nesil temsiliyette olan Oberrauch ailesi ile yakından ilişkilidir.

Yönetim Kurulu ise kısa süre önce Christof Oberrauch ve Harald Oberrauch arasında gerçekleşen ve nesiller boyu devam ettiği şekilde yeni bir değişim görmüştür. Aynı zamanda, Christoph Gamper CEO olarak atanmış ve pürüzsüz ama sürekli bir yeniden yapılanma süreci başlatılmıştır. Şirketin bu entegre bir süreç servis sağlayıcısına geçişinde ise, Christoph Gamper’e, ortak mülkiyette uzun süredir devam eden işlerin daha güçlü bir şekilde büyümesi için önemli görevler tevdi edilmiştir. Bu, yeni bir yönetim yapısı ve yeni bir iş felsefesi ile sonuçlanmıştır; teknolojilerin geliştirilmesi ve pazarlara duyulan tutku, amiral gemisi olarak yenilikçiliğin devamı ve her alanda aktif işbirliği ve katılım bu felsefenin mihenk taşlarını oluşturmaktadır. Şirketin açılan bu yeni merkezi, her anlamda gerçekleştirilen dönüşümün güçlü bir simgesini ve yüksek uzmanlık gerektiren bu yüksek teknoloji işletmesinin küresel varlığa sahip olmasının mükemmelliğini temsil etmektedir.

Burada ana amaç bir görüntü oluşturmaktan ziyade, bir nitelik ortaya koymaktır. Aynı zamanda oluşacak yeni fikirlerin dış dünyaya aktarılmasıdır, inovasyon için korumalı bir alan yaratılması ve kendilerini ortak bir vizyona adayan çok özel insanların bir araya getirilmesidir. Tüm bunlara ilave olarak ana amaç,  yeni bir şey yaratmak, sektöre ilham vermek ve her zaman bir sonraki soruyu sorarak gelişebilmektir. Estetik ise, tüm bu çalışmaların merkezinde tabii ki önemli bir rol oynamaktadır. Tıpkı, yeni Durst Kampüsü için ‘koruyucu aziz’ seçimi ile ifade edildiği gibi… 1842’de bilgisayar programlamayı ilk keşfeden ve onun koduyla bilinen şiiri olan Ada Lovelace da yer olan matematiğin şiirle bütünleşmesi gibi… Durst’un yeni merkezinin pikselli cephesi, aynı zamanda şirketin iş alanlarının da bir göstergesidir.

Çünkü Durst, yüksek performanslı dijital baskı sistemlerinde dünya lideridir. Görüntü veri işlemeden ve baskıdan, son ürün işlemesine kadar hepsi tek bir kaynaktan gerçekleştirilmektedir. Entegre konsept, yeni idari bloğu mevcut üretim tesisleriyle birleştirerek toplantılar ve iletişim için alan yaratarak binanın mimarisine dahil edilmiştir. Gelecekte Durst, ticari fuarlara katılmak yerine, yeni oluşturmuş olduğu “Müşteri Deneyim Merkezi’ni” ziyaret etmek üzere uluslararası müşterilerini davet ederek kendi merkezinde ağırlayacaktır. Bu merkez tam anlamı ile Durst’un yaratmış olduğu sanayi gelişimi ile tabiatın ve o muhteşem dağ ortamının bir araya getirilmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Bu yaklaşımın ardındaki gerçek ise, sadece makinelere değil aynı zamanda onların arkasındaki insanlara odaklanmanın bir yansımasıdır.