Prodigital Dijital Baskı Makineleri

Soletex koronavirüse karşı insan sağlığını koruyan antiviral kumaş üretti

Mehmet Efe: “Soletex Koronavirüse karşı insan sağlığını koruyan kumaşları üretebilmek için uzun bir Ar-Ge maratonundan sonra antiviral kumaşları üretmeyi başarmıştır”

Soletex, koronavirüse karşı insan sağlığını koruyan antiviral kumaş üretti. Ürün, yaklaşık 4 aylık bir Ar-Ge çalışması sonunda ürünler geliştirildi. Tedarikçi firmadan alınan Antiviral kimyasalını, kendi Ar-Ge laboratuvarında dijital baskıya uygun olan Soletex ürünlerine uygun hale getirdi. Konuyla ilgili olarak Soletex’ten Mehmet Efe sorularımızı yanıtladı.

Soletex olarak dünyada bir ilk olarak Koronavirüsü dijital baskı sektöründe etkisiz hale getiren bir kumaş üretimi gerçekleştirdiniz. Dünya çapında da oldukça ses getireceğini düşündüğümüz bu kumaş üretiminin hikayesini sizden öğrenebilir miyiz?

Mehmet Efe: Covid-19’a karşı alınabilecek önlemleri araştırdık ve bu virüse karşı en etkili antiviral kimyasalları denemeler sonrasında tespit ederek mevcut ürünlerimize uygulamaya başladık. Bununla birlikte, medikal sektöründe kullanılan Maske, Koruyucu Giysi, Önlük gibi kumaşlarında üretimine başlayarak ürün yelpazemizi genişlettik.

Kumaşın Ar-Ge çalışmaları sizin tarafınızdan mı yapıldı? Ne kadar sürede üretime başlandı?

Mehmet Efe: Yaklaşık 4 aylık bir Ar-Ge çalışması sonunda ürünler geliştirildi. Tedarikçi firmadan alınan Antiviral kimyasalını, kendi Ar-Ge laboratuvarımızda dijital baskıya uygun olan Soletex ürünlerine uygun hale getirdik.

Dünyanın çare aradığı noktada çok önemli bir hizmet sunuyorsunuz. Ürüne ilişkin ağırlıklı hangi sektörlerle çalışacaksınız? Bu ürünle üretilen maske, tulum benzeri ürünler daha güvenilir bir şekilde kullanılabilir mi?

Mehmet Efe: Doğal olarak hedef kitlemiz hitap ettiğimiz Dijital Baskı sektörü olacaktır. Fakat insan ile temas halinde olabilecek bütün tekstil kumaşlarını antiviral etkili hale getirebiliriz. Farklı tekstil sektöründe faaliyet gösteren üreticilere (özellikle okul, hotel, hastane vb gibi yerlere hizmet veren üreticiler) de ürünlerini antiviral etkili yapmak için talepleri olduğu takdirde destek verebiliriz. Antiviral formülünü uyguladığımız bütün tıbbi maske, tulum, önlük gibi benzeri ürünlerin hepsi %99,99 oranındaki virüse karşı öldürücü etkisinden dolayı çok daha fazla güvenilir olmaktadır.

Türkiye’nin yanı sıra dünya çapından da oldukça talep gelecektir. Bu anlamda üretim kapasiteniz yeterli mi? Bununla birlikte ürüne ait üretim kapasiteniz ne kadar?

Mehmet Efe: Soletex 2019 ve 2020 yıllarında yaptığı yeni makine ve tesis yatırımları ile kapasitesini 2 katından fazla arttırmıştır. Bu yatırımlar ve senelerin verdiği know-how tecrübesinden dolayı beklediğimiz talebi Soletex rahatlıkla karşılayabilecektir. Yurtdışında 4. Seviye uluslararası akredite laboratuvarlarda ürünlerimiz test edilmiştir ve uygulanan antiviral sonrası teste tabi tutulan kumaşlarımızın, 30 yıkamaya kadar özelliğini yitirmediğini, bakteri ve virüsleri %99,99 oranla yok ettiği kanıtlanmıştır. Aynı zamanda geçtiğimiz hafta TSE Standartlarında, COVID- 19 Güvenli Üretim Belgesi almaya hak kazanan sayılı firmalardan biri olduk ve bundan dolayı da gururluyuz.

Son olarak vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Mehmet Efe: Pandemi ile birlikte yeni bir döneme girdiğimiz için antiviral özellikli kumaşlara ihtiyaç doğmuştur ve kısa dönemde de bitecek gibi görünmemektedir. Soletex Koronavirüse karşı insan sağlığını koruyan kumaşları üretebilmek için uzun bir Ar-Ge maratonundan sonra antiviral kumaşları üretmeyi başarmıştır.

Maksa Reklam Malzemeleri şube sayısını artırmayı planlıyor

“Pandemi sürecinden sonra gümrük vergilerindeki değişim ile ithalat yapan firmalara mesaj verilmeye çalışıldı. Türkiye çok şükür birçok reklam malzemesinde kendi üretimini yapacak fabrikalara sahip. İkame ürünlerle bu sorunda ortadan kalkacaktır”

Maksa Reklam Malzemeleri Genel Müdürü Nuh Avcı, pandemi süreci ve sonrasına ilişkin sorularımızı yanıtladı.

Tüm dünyayı etkisi altında alan salgın süreci ve sonrasında yeni bir dünya düzeni ile karşı karşıya olacağız. Her sektör için farklı etkilerin olduğu bu yeni dünya düzeninde endüstriyel reklam sektörünün nasıl bir pozisyon alacağını düşünüyorsunuz? Sektörümüze yansımaları nasıl olacak?

Tüm dünyanın ortak olarak yaşadığı en büyük, en uzun süren, en çok kayıp verdiği bir süreçle karşı karşıyayız. Şuraya gitsek kurtuluruz diye bir plan oluşturulamıyor. Kısaca çaresizce söylenileni yaparak önlem almaktan başka elimizden bir şey gelmiyor. Tabi durum bu derece önemli iken ticaret sonrasında, nasıl ayakta kalacağız ve sorumlusu olduğumuz insanları nasıl ayakta tutacağız oluyor. Bu soru sonrasında ticaret aklımıza geliyor ve çareler aramaya başlıyoruz. İşte şu an içimizde olduğumuz günler bu çarenin arandığı dönemin içindeyiz. Sektörümüz bence bu süreçten en etkilenen sektörlerden olduğunu düşünüyorum. ARED bu anlamda sektörümüzü bazı avantajlar sağlanması için çok mücadele etti, başkanımıza buradan teşekkür ediyorum. En azından reklam sektörünü savunan bir derneğimizin olmasının yararını tüm sektör görmüş oldu. Sektörümüz pandemi sonrasında mevcut işleri biraz daha internet üzerinden satış kanalına doğru yöneldiğini görüyorum. En sürümlü, atölyeleri boş bırakmayacak üretim imkanı bu süreçte online satış kanalında arayarak önlem almaya çalışılıyor.

Firma olarak bu yeni düzende nasıl bir pozisyon almayı planlıyorsunuz? Satış öncesi, satış ve satış sonrası aksiyonlarla ilgili belirlediğiniz bir planlama var mı?

Biz 1 Haziran 2010 itibari ile tam kadro çalışmaya başladık. Tabi sınırlı ziyaretin yanında daha fazla telefonla iletişime geçiyoruz. Malum ithalatla ilgili ciddi vergi değişiklikleri yaşandı, halen yaşanıyor. Piyasanın bu vergilere alışması bizi olumsuz etkiliyor. Masraflarımızı minumuma indirip yapımızı yaymaya çalışıyoruz. Bu anlamda ileriki süreçte bazı illerimizde ufak birkaç şube daha planlayarak daha fazla firmaya daha yakın hizmet vermeyi amaçlıyoruz. Bu gibi krizler çok çalışanlı büyük masrafı ağır firmaları daha çok geriye götürdüğünü düşünüyorum.

Bu dönem içinde müşterilerle olan iletişiminizi nasıl yürüttünüz? Bu anlamda ihtiyaçları karşılayabildiğinizi düşünüyor musunuz?

Sokağa çıkma yasağı olmadığı her çalışma gününde tüm şubelerimiz açıktı. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşıladığımızı düşünüyorum. Stok yapımızın güçlü olması bize bu noktada ciddi fayda sağladı. Ancak tabi yeni vergiler yüzünden yeni ithalatlar durmuş durumda bu anlamda önümüzdeki aylarda özellikle ithal ürünlerde bir sıkıntı yaşanılacağını düşünüyorum.

Normalleşmeyle ilgili planlamalar yapıldı. Bu doğrultuda sırayla birçok sektör aktif hale gelmeye başladı. Bu anlamda her hizmete giren sektörün reklam noktasında ihtiyaçları olacak. Temsil ettiğiniz ürünlerin stokları ne durumda? Gelecek ihtiyacı karşılayacak durumda mısınız?

Türkiye çok şükür birçok reklam malzemesinde kendi üretimini yapacak fabrikalara sahip. Bizde birçoğunun bayisiyiz bu anlamda bir sıkıntı yaşanmayacağını ancak bazı ithal ürünler bir süre bulunmayacağını düşünüyorum. Ama ikame ürünlerle bu sorunda ortadan kalkacaktır.

Piyasaların hareketlenmesi noktasında size göre sektörümüzü hareketlendirecek sektörler hangileri olacak?

Kurumsallar yatırımlarına ara vermiş durumdalar. Fuar ve organizasyon sektörü tamam durmuş, bunların açılması bile bir hareket katacaktır diye düşünüyorum.

Her durum kendi içinde bir fırsat sunar. Uzmanlar, Türkiye’nin hem bulunduğu konum hem de genç nüfusu ile yeni dünya düzeninde avantajlı bir konuma sahip olduğu ifade ediyorlar. Sizin ülkemizle ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Hükümet pandemi sürecinden sonra gümrük vergilerindeki değişim ile ithalat yapan firmalara mesaj vermeye çalıştığını düşünüyorum. Üretim yapmamız yönünde, mevcut konjonktürde al-sat çalışmanın yanında illaki bir üretim yaparak büyüyebileceğimizi düşünüyorum. Bu yöndeki teşvikler oldukça fazla.

Endüstriyel reklam sektörüne vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Bu sektörde hizmet veren firmaların yukarıda da bahsettiğim gibi birlik olması diğer sektörler gibi hakkını araması için, sesimizi duyurabilmemiz için derneğin yani ARED’in önemini anlamalarını ve destek vermelerini bekliyorum.

Pass Dijital Diyarbakır Şubesini hizmete açtı

Hüseyin Çetin: “Endüstriyel reklam sektörü firmaları olarak pazarımızı geliştirmek için elimizden geleni yapmalıyız. Yenilikten uzaklaşmamak gerekir. Bu anlamda maske, mesafe ve hijyen tedbirleri çerçevesinde SIGN İstanbul Fuarı’nı mutlaka ziyaret etmelerini tavsiye ediyorum”

Pass Dijital Genel Müdürü Hüseyin Çetin, yaşanan pandemi süreci ve önümüzdeki döneme ilişkin sorularımızı yanıtladı.

Tüm dünyayı etkisi altında alan salgın süreci ve sonrasında yeni bir dünya düzeni ile karşı karşıya olacağız. Sektörümüze yansımaları nasıl olacak? Firma olarak bu yeni düzende nasıl bir pozisyon almayı planlıyorsunuz? Satış öncesi, satış ve satış sonrası aksiyonlarla ilgili belirlediğiniz bir planlama var mı?

Hüseyin Çetin: Çin’de ortaya çıkıp tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi süreci her sektörü olduğu gibi bizim sektörümüzü de derinden etkiledi. Birçok ülke hem sağlık sistemi hem ekonomik açısından oldukça hazırlıksız yakalandı. Sürecin hem sağlık boyutu hem de ekonomik olmak üzere iki boyutta ele almak gerekiyor. Sağlık boyutunda aşı ve ilaç noktasında oldukça mesafe kat edildiğini haberden takip ediyoruz. Ekonomik boyuttaki toparlanmanın ise daha yavaş olacağını düşünüyorum. Bizim açımızdan değerlendirmek gerekirse pandemi sürecinde işlerin yavaşlamasıyla birlikte bizlerde uzaktan çalışma sistemi geçtik. Zorunlu ihtiyaç duyulan teknik servis ve ürün sevkiyatındaki ekiplerimiz dönüşümlü olarak hizmet verdi.

Normalleşmeyle ilgili planlamalar yapıldı. Bu doğrultuda sırayla birçok sektör aktif hale gelmeye başladı. Bu anlamda her hizmete giren sektörün reklam noktasında ihtiyaçları olacak. Temsil ettiğiniz ürünlerin stokları ne durumda? Gelecek ihtiyacı karşılayacak durumda mısınız?

Hüseyin Çetin: Pandemi süreci herkese bir şeyler öğretti. Uzun süre evden çalışma düzeninden çıkıp tekrar ofis hayatına geçilmesiyle birlikte işimizin kıymeti ortaya çıktı. Ofis çalışmalarına geçişle birlikte hareketlilik yaşanıyor. Hem makine hem de malzeme noktasında görüşme talepleri gelmeye başladı. Uzun süre kapalı kalan oteller, restaurant, cafe, AVM gibi yerler yenilik olarak ortaya birşeyler sunma gerekliliği hissediyor. Bu ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri birinci adresde endüstriyel reklam sektörü olmaktadır. Hizmet verdiğimiz birçok müşterimiz, özellikle AVM grubundaki mağazaların reklam ihtiyaçlarını karşılama noktasında yoğun tempoda çalışmaktadır. Önümüzdeki SIGN İstanbul Fuarı’na kadar bu yoğunluğun yaşanacağını ve fuarla birlikte sektörde bir zirve yaşanacağına inanıyorum. Pandemi süreci öncesinde yoğun talep gören ürünlerle ilgili zaten ciddi bir stok sayısına sahiptik. Süreçte stoklarımızın güçlü olmasının çok faydasını gördük. Stoklarımızın azalmasıyla birlikte yeni siparişlerimizi verdik. Hem makine hem de mürekkep noktasında hiçbir stok sıkıntımız yok. Dolayısıyla gelecek talepleri karşılayacak stoğa sahip olduğumuzu söyleyebilirim.

Pass Dijital olarak ülke genelinde şubeleşme planlamanız var. Bu şubelerle ilgili ilk adımınızı attınız. Bu çalışmanın detaylarını öğrenebilir miyiz?

Hüseyin Çetin: 2020 yılının başında Pass Dijital olarak şube ve bayi noktasında adım atma kararı aldık. Diyarbakır’da ilk şubemizin açılışını gerçekleştirdik. Şube müdürü, 2 teknik personel ve bir depo sorumlusu olarak 4 kişilik bir ekiple ilk şubemiz faaliyetlerine başladı. Diyarbakır şubemizle hedefimiz Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesine daha yakın olup, bölgedeki pazar payımızı artırmaktır. Bu senenin sonuna doğru bir şehirde daha şube açmayı planlıyoruz. Bununla birlikte Denizli’de bir firmayla bayilik anlaşma imzaladık. Bu bayimiz aracılığıyla da Denizli ve çevresine daha yakından hizmet vererek Pass Dijital ürünlerinin daha fazla tanıtılmasını ve tercih edilmesini sağlamayı planlıyoruz. Bu yıl yurt dışı fuar katılımımız olmayacak. Önümüzdeki sene ise yurt dışında Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya gibi nokta atışı yapabileceğimiz ülkelerdeki fuarlarda yer almayı planlıyoruz.

2021 yılında makine grubuna yönelik yeni planlarınız var mı?

Hüseyin Çetin: Pass Dijital olarak kendimize ait Aleron isimli markamızı oluşturduk. Aleron bizim belirlediğimiz standart ve kalitede üretilmektedir. Aleron markasının tescilleri de alınmıştır. Aleron çatısı altında UV dijital baskı makineleri yer almaktadır. SIGN İstanbul 2020 Fuarı’na Aleron markasına ait yenilikler standımızda olacak. Bunun yanı sıra Docan firmasının Avrupa bölgesindeki en çok makinesini satan distribütörüyüz. Docan bu anlamda kendisini ve kalitesini ispatlamış bir firma olması nedeniyle oldukça tercih edilen bir markadır. SIGN İstanbul’da Docan’ın 3 modeli yer alacak.

Son olarak sektöre vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Hüseyin Çetin: Endüstriyel reklam sektörü firmaları olarak pazarımızı geliştirmek için elimizden geleni yapmalıyız. Yaşadığımız bu pandemi süreci de inanıyorum ki son bulacaktır. Bu sebeple yenilikten uzaklaşmamak gerekir. Bu anlamda maske, mesafe ve hijyen tedbirleri çerçevesinde SIGN İstanbul Fuarı’nı mutlaka ziyaret etmelerini tavsiye ediyorum. Herkese sağlıklı ve güzel günler diliyorum.