Prodigital Dijital Baskı Makineleri

Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri sahiplerini buldu

Profesyonel ve amatör tüm fotoğraf tutkunlarının çalışmalarını uluslararası bir platforma taşıyan Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri (Sony World Photography Awards) Cannes’daki Festival Sarayı’nda (Palais des Festivals) düzenlenen ödül töreni ile sonuçlandı.

Sony sponsorluğunda düzenlenen ve fotoğrafçılar için uluslararası bir vitrin konumunda olan Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri (World Photography Awards – WPA), Cannes’daki Festival Sarayı’nda (Palais des Festivals) gerçekleştirildi. Manzaradan müzik fotoğrafçılığına, foto muhabirlikten moda fotoğrafçılığına kadar 11 farklı kategoride eserlerin yarıştığı yarışmada İngiliz sanatçı Vanessa Winship “Yılın fotoğrafçısı” ödülüne layık görüldü. Portre kategorisinde binlerce profesyonel ve amatör eseri geride bırakarak büyük ödüle sahip olan Winship, 25,000$’lık nakit para ödülünü de kazandı. Yarışmaya katılan eserler, aralarında; Tom Stoddart, Mary Ellen Mark, Martin Parr, Elliott Erwitt ve Stephen Cohen gibi isimlerin yer aldığı 11 üyeden oluşan bir ‘Onur Kurulu’ tarafından değerlendirildi. Türkiye’nin doğusunda yaşayan iki küçük kızın fotoğrafı ile ödül kazanan ve ödülünü Onur Kurulu Üyesi Elliott Erwitt’den alan Vanessa Winship: “Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri hayatı yansıtan fotoğrafları bir araya getiren çok önemli bir platform. Bu ödüle layık görüldüğüm için çok mutluyum. Özellikle de Türkiye’nin doğusunda yaşayan bu iki küçük kıza çok teşekkür ederim” dedi.

HAYATI YANSITAN FOTOĞRAFLAR SONY İLE BİR ARAYA GELDİ

Genel klasman amatör kategoride Arup Ghosh’un birinci olduğu yarışmada Phil Stern, geçen on yılda sektöre yaptığı katkıları nedeniyle Legacy ödülünün  sahibi oldu. Phil Stern ödülünü alırken yaptığı konuşmada: “Bu ödül benim için son derece onur verici. Bu kararı veren herkese çok teşekkür ediyorum. Bu organizasyonun uzun yıllar devam etmesini diliyorum” dedi. Cannes’da düzenlenen Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri organisazyonunda küratörlüğünü Magnum Photos’un yaptığı ‘Legacy’ (Miras) temalı etkinlikler gerçekleştirildi. Fotoğrafçılığın geçmişine, bugününe ve geleceğine odaklanılan etkinlikler kapsamında; sektör sorunlarının tartışıldığı Fotoğrafçılık Zirvesi de gerçekleştirildi.  Fotoğrafçılık Zirvesi’nde içinde  öğrenciler tarafından hazırlanan “University Shoot Out”un yer aldığı Sony Legacy Sergisi düzenlendi. Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödüllerinin fotoğrafçılık sektörü için çok önemli bir vitrin görevi üstlendiğini belirten Sony Digital Imaging Europe Pazarlama İletişimleri Genel Müdürü James Kennedy organizasyon hakkında şunları söyledi: “Profesyonel veya amatör birçok yeteneği bir araya getiren bu organizasyonun bir parçası olmak gurur verici.”  Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri Kurucusu Scott Gray de Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödüllerinin birincisi olan bu etkinlikte coşkunun doruk noktada yaşandığını ifade etti. Gray, yarışmaya  katılan ve ikincisini şimdiden beklemeye başlayan herkese teşekkür ettiğini de belirtti. Bu yıl ilkinin gerçekleştirildiği ve dünya çapında büyük ilgi gören Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri’ne 178 ülkeden 12294 fotoğrafçı katıldı. 70286 fotoğrafın yüklendiği yarışmanın web sitesi toplam 68 milyon kez tıklandı.

Türk İşadamlarına Köln’e Yatırım Yapın Çağrısı

“İstanbul-Yatırım Bölgesi Olarak Köln” adlı toplantıda Köln şehrinin ekonomik, sosyal imkanları tanıtılarak Türk işadamlarına Köln’e yatırım yapmaları için çağrı yapıldı. 

İstanbul ve Köln’ün kardeş şehir olmalarının 10. Yıl etkinlikleri nedeniyle İstanbul’da Feriye Lokantası’nda düzenlenen “İstanbul-Yatırım Bölgesi Olarak Köln” adlı toplantıda Köln şehrinin ekonomik, sosyal imkanları tanıtılarak Türk işadamlarına Köln’e yatırım yapmaları için çağrı yapıldı. Gaziantep, Adana, İzmir, Eskişehir’den sonra İstanbul’a gelen heyetin katıldığı toplantıda Köln Belediyesi Encümeni Ekonomi Bölümü Başkanı Dr.Norbert Walter-Borjans işadamlarına her türlü kolaylıkları göstereceklerini belirterek “Türkiye ile Almanya arasındaki vize problemlerini çözmeye çalışıyoruz. Vizede 4 hafta bekleme süresini ortadan kaldıracağız” dedi. “İstanbul-Yatırım Bölgesi Olarak Köln” adlı toplantıya Köln Fahri Elçisi, TD-HK Yönetim Kurulu Üyesi  Hayati Önel, Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Teoman Yelkencioğlu, İstanbul Almanya Başkonsolosu MatthiasLudwig Bogislav van Kummer, Köln Belediyesi Encümeni Ekonomi Bölümü Başkanı Dr.Norbert Walter-Borjans, Türk Alman İşverenleri Derneği Başkanı Derman Kanal, Köln Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Genel Sekreteri Victor Vogt, Köln Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası İş Geliştirme müdürü Michael Josipoviç, Sparkasse Köln Bonn Bankası Uluslararası İlişkilerden Sorumlu müdürü Michael Missl, Luther firmasının Mali Müşaviri Dr.Frank Seidel ve çok sayıda Türk işadamının katıldı. Toplantıda iki ülke arasında iş hacminin artırılması imkanları üzerine konuşmalar yapıldı.

 

VİZEDE BEKLEME SÜRESİ ORTADAN KALKACAK

 

Toplantının açış konuşmasını yapan Köln Fahri Elçisi, TD-HK Yönetim Kurulu Üyesi  Hayati Önel, 3 bine yakın Alman firmanını Türkiye’de yatırım yaptığını belirterek, “Türk şirketlerin Köln’de şube açarak işbirliği imkanlarını araştırmalılar” dedi. Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Teoman Yelkencioğlu Almanya’da yatırım yapan önemli şirketlerin isimlerini sıralayarak, “Türkiye’de her yabancı üç firmadan biri Alman sermayelidir” dedi. Köln Belediyesi Encümeni Ekonomi Bölümü Başkanı Dr.Norbert Walter-Borjans, “Made in Germany” markasına sahip çıktıklarını belirterek Türkiye’den yatıım yapacak iyi ve kaliteli şirket sahibi işadamlarına her türlü kolaylıkları göstereceklerini belirterek “Türkiye ile Almanya arasındaki vize problemlerini çözmeye çalışıyoruz. Vizede 4 hafta bekleme süresini ortadan kaldıracağız” dedi. Almanya’da 30 büyük Türk şirketinin merkezinin Köln olduğunu belirten Dr.Norbert Walter-Borjans, Alman-Türk  Ticaret ve  sanayi Odalarının karşılıklı olarak kurulmasıyla iki ülke arasındaki iş hacminin arttığını belirtti. Almanya Başkonsolosu MatthiasLudwig Bogislav van Kummer iyi bir Türkiye uzmanı olduğunu ve ülkeyi sevdiğini belirterek, “Türk ve Alman işadamlarının karşılıklı yatırım ve işbirliği kurmaları ekonomik, siyasi açıdan büyük yarar getiriyor” dedi.

Truepress Ajansı Litho İçin Kârlı Bir Yatırım

Truepress 344, 2400 dpi çözünürlükte görseller çıkarıyor, standart mürekkepler ve suyla konvansiyonel ofset işlemi kullanarak baskı yapıyor ve mürekkep ve nem kontrolü, basınç ayarı ve kağıt hazırlaması gibi bir çok otomatik özellikleriyle beraber geliyor.

Önceden baskı tecrübesi olmayan Johannesburg merkezli reklam ajansı, Güney Afrika dağtıcısı Kemtek tarafından kurulan Screen Truepress 344 direk görüntü baskısı sayesinde, Kemtek litografik üretim içinde büyüme ile yüzde 25 civarında cirosunu artırdı. Şirket, House of Advertising isimli bir reklam ajansı işletiyor ve dergi reklamlarının tasarımı, broşürler ve periyodik yayınlar ve kısa süreli dış mekan reklamları ve ticari ve sektörlerin geniş bir yelpazesini kapsayan kurumsal müşteriler için poster baskısında uzmanlaşmış bulunuyor. 1992 yılında kurulan The House of Advertising’i kurmadan önce, Truepress 344 bir serigrafi platesetter üzerine B2  plates görüntüledi ve sonra basılması ve terbiye edilmek üzere bir üçüncü parti tedarikçiye gönderdi.  Şimdi, Epson deneme baskıcı, katlama makinesi, kesici ve bitiriciyi kapsayan en son yatırımı ile Kemtek tarafından satın alındı; şirket işlemleri işletmesine getirerek maliyeti düşürüp ve işini büyüttü. House of Advertising’in müdürü Onika Pretorius görüşlerini şöyle açıkladı: “İş kapasitemizi artırmamıza yardım ettiği gibi, yeni baskı ve bitirme bölümümüz dış kaynaklı tedarik maliyetimizi önemli ölçüde azaltmamıza imkan tanıdı. Sistem şimdiye kadar mevcut beş müşteriden ilave iş çekti ki geniş format baskı hizmetleri ve tasarımımız için orijinal olarak bizi kullandı, bu müşterilerden toplam satışlarımızda gelirimizde yüzde 10 luk bir artışa ulaşmakta.” Sadece yedi çalışanı olan bir şirket olan, House of Advertising ilk olarak baskıyı başarılı yapmak için, operatörün müdahalesini ve uzmanlık miktarını minimuma indirmeyi gerektiren teknoloji olarak ihtiyaçları için doğru makine olacak bir dijital baskı düşündü. The House of Advertising için alışılmış bir baskı işi 1,000 ve 10,000 arasındadır ve böylece offset baskı daha iyi bir seçim sağlayabilmenin kanıtı olmuştur. Ancak, yol testinden bazı geleneksel litografik baskılar sonrasında, şirket, ebat ve en küçük modellerin tasarımını yaptı, bu sayede tecrübeli bir operator işler arasında bir bakım ve temizlik için yarım saate kadar zaman harcayabilmekte. Bu nedenle, yönetici Brett Pretorius ile beraber Bayan Pretorius uzun dönem tedarikçisi olduğu Kemtek’in merkez binasında tanıtımına şahit olduğu Truepress 344’ün bir gösteriden dolayı Kemtek’in tavsiye için başvurdu.

 

 

 

BİRÇOK AVANTAJI BERABERİNDE GETİRİYOR

 

 

Truepress 344, 2400 dpi çözünürlükte görseller çıkarıyor, standart mürekkepler ve suyla konvansiyonel ofset işlemi kullanarak baskı yapıyor ve mürekkep ve nem kontrolü, basınç ayarı ve kağıt hazırlaması gibi bir çok otomatik özellikleriyle beraber geliyor. Pretorius yaptığı açıklamada; “Truepress 344’ü keşfetmek bizim ihtiyaçlarımız için özel olarak yapılmış bir yazıcıyı bulmak gibiydi. Uygun maliyetli ve verimli daha yüksek hacimlere baskı yapabilen dijital çalışan ve kullanımı kolay bir ofset olması avantaj sağlıyor. Otomasyon seviyesi sayesinde, Truepress 344 yaklaşık beş dakika içinde çalışmaya hazır durumda oluyor, çünkü levhalar tek geçiş işleminin parçası olarak görselleniyor ve makineye ilk olarak yüklendikten sonra hareket ettirilmesi veya yönetilmesi gerekmiyor.  Ayrıca, Truepress 344 maksimum hızda çalışmayı sürdürmesi için tek seferde sadece bir operatöre ihtiyaç duyuyor bu da bizim gibi küçük bir şirket için gerçek bir bonus. Üretkenlik minimum miktarda karmaşayla yüksek seviyede tutulabiliyor” şeklinde konuştu. Her zaman tedarikçilerinin modern litografik baksı makinelerinde üretilmiş baskıyı müşterilerine sağlamış olan House of Advertising için, sistem yetenekleri üzerindeki gerçek sınav Bayan Pretorius standart çıktılar hakkındaki düşüncelerini öğrenmek için müşterileriyle temasa geçtiğinde ortaya çıktı. Bayan Pretorius konuşmasını şöyle sürdürdü: “Müşterilerimiz, baskı ve rötuş işimiz için önceden kullandığımız deneyimli litografik baskı tedarikçileri tarafından erişilen standart ile bizim şirket içinde ürettiğimiz işi kıyaslayacak ve inceleyeceklerdi: Truepress 344 ve baskı sağlayıcılar olarak yeteneğimiz için en son kalite testiydi. Endişe etmemize gerek yoktu, ancak, müşterilerimizin şirket bünyesinde gerçekleştirilen işe olacak tepkileriyle kendimize hakim olamadık. Bir çok müşteri Truepress 344’daki çıktının tedarikçilerimiz tarafından sağlanan baskıya rakip olduğunu söyledi ve aldığımız geri dönüşlerin hepsi olumluydu. Müşterilerimiz ayrıca baskı ve rötuşu kendi bünyemizde getirdiğimizden, teslim süremizi yüzde 35 civarında azaltığımızdan dolayı bize övgülerini belirttiler.  Üretimimiz üzerinde tam konrole sahip olmak kendi programıza göre çalışma özgürlüğüne sahip olduğumuz anlamına geliyor, eğer bir işi bitirmek için geç vakte kadar kalmamız gerekiyorsa, artık bunu yapabiliyor ve eğer öncelik gerektiren bir işimiz varsa diğer işlerin önüne koyarak öncelik verebiliyoruz. Artık tesislerimizi genişlettiğimizden sunduğumuz hizmette daha fazla kendimize güvenimiz var.”