Prodigital Dijital Baskı Makineleri

FESPA Eurasia 2-5 Aralık 2021’e ertelendi

Endüstriyel reklam ve dijital baskı dünyasının tüm yeniliklerinin bir arada sergilendiği FESPA Eurasia, Covid-19 pandemisi nedeniyle 2-5 Aralık 2021’e ertelendi. 3-6 Aralık 2020’de, İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) düzenlenmesi planlanan sektörün en büyük buluşması, yeni rekorunu 2021’de kırmaya hazırlanıyor. 2021’de sektörü sekizinci kez bir araya getirecek olan FESPA Eurasia, 2019 yılında 500 markanın temsil edildiği 120 katılımcıyla birlikte 10 bini aşan ziyaretçiye ev sahipliği yaptı.

FESPA Eurasia’nın ortağı olan Açıkhava ve Endüstriyel Reklamcılar Derneği’nin (ARED) Başkanı Ahmet Özdemirel, alınan önlemlere ve hazırlıklara rağmen Covid-19 pandemisinin tüm dünyada olumsuz yönde ilerlemesi nedeniyle katılımcıların sağlığını korumak amacıyla erteleme kararı alındığını belirtti. Özdemirel, “Erteleme kararı yönetim kurulumuz tarafından katılımcılarımızdan gelen talepler doğrultusunda verildi. Bizim için önemli olan katılımcı ve ziyaretçilerimizin sağlığıdır. Sektörün en önemli buluşmasını 2021 yılında tüm coşkusuyla yaşatacağız” dedi.

Homer ile tekstil baskıda hız ve üstün baskı hızı bir arada

PİMMS Group güvencesiyle Türkiye tekstil pazarına sunulan Homer süblimasyon ve direkt tekstil baskı makineleri sektörün ihtiyaç duyduğu hız ve üstün baskı kalitesi özelliklerini uygun yatırım maliyetleri ile sunuyor.

Homer dijital tekstil baskı makineleri Türkiye tekstil endüstrisinin baskı gereksinimlerine yüksek hız ve üstün baskı kalitesi ile yanıt vermeye devam ediyor. Global markaların ve yerli tekstil üreticilerinin öncelikli tercihi haline gelen Homer, hazır giyim, moda, spor giyim, ev tekstili, dekorasyon ve tekstil bazlı reklam uygulamalarında sunduğu yüksek performansı ile öne çıkıyor. Homer’ın baskı netliği ve kalitesi ile öne çıktığını dile getiren kullanıcılar, makinede en ince detaylar, metin ve desenleri ile çok yüksek hassasiyet, keskinlik ve canlılık ile basabildiklerini söylüyor.

Tekstilde yüksek hız gereksinimleriniz için HM32OOR

Homer HM32OOR modeli, 3.2Om ebadındaki baskı süper geniş eni ve tek pass modunda saatte 36Om2 baskı hızı ile özellikle ev tekstili ve döşemelik kumaş üreticilerinin endüstriyel ve yüksek verimlilik gerektiren baskı ihtiyaçlarına uygun tüketim maliyetleri ile benzersiz bir çözüm sunuyor. HM32OOR kağıt transfer baskı makinesi, direkt kumaşlara da baskı yapabilme becerisi, sunduğu kolay kullanım özellikleri, otomatik kağıt besleme sistemi, boya sirkülasyon teknolojisi, sektör lideri Kyocera endüstriyel baskı kafaları, kafa koruma sistemi ve endüstriyel boya tedarik ünitesi gibi stabil ve kesintisiz baskı olanakları ile tekstil sektöründen tam not almaya devam ediyor.

Homer ile kullanıcı dostu özellikleri keşfedin

Homer grubu tekstil baskı çözümleri arasında öne çıkan bir diğer baskı makinesi ise HM18OOR modeli. Transfer kağıdına süblimasyon baskı için geliştirilen HM18OOR, saatte 32Om2 baskı hızı sunuyor. 1O.OOO metrelik jumbo transfer kağıtlarını destekleyen opsiyonel malzeme yükleme sistemi ile kullanılabilen makine, özellikle ev tekstil üreticilerinin yüksek kapasite ihtiyaçları göz önünde bulundurarak geliştirildi. HM32OOR modelinde olduğu gibi birçok kullanıcı dostu ve otomatik baskı teknolojilerini sunan ve aynı zamanda direkt kumaşa da baskı yapabilme olanağı sunan makine, ev tekstili, hazır giyim, iç mekan dekorasyon ve tekstil bazlı reklam uygulamaları gibi pek çok üretim için ideal. Homer tekstil baskı makineleri içerisinde en çok tercih edilen ve yaygın olarak kullanılan modellerden bir diğeri ise HM18OOP kağıt transfer baskı makinesi. Makine, endüstriyel 4 adet Kyocera baskı kafası ile saatte 21Om2 baskı hızına sahip. Kompakt tasarımı ile daha karlı üretimler ve işlerinde yüksek verimlilik elde etmek isteyen baskı üreticileri için geliştirilmiş olan model, kolay kullanım özelliklerinin yanı sıra, sektörün ihtiyaç duyduğu otomasyon ve uzun süreli kesintisiz baskı ihtiyaçlarını bünyesinde topluyor.

Pamuklu ve ipek kumaşlara baskıda Homer farkı

Süblimasyon transfer baskıda olduğu kadar, direkt kumaşa baskıda da uzmanlığını kanıtlayan Homer, HM18OO-K8 modeliyle de pamuklu ve ipek kumaşlara baskı yapmak isteyen tekstil üreticilerinin tercihi olmaya devam ediyor. Blanketli sistemi ile pek çok kumaş çeşidi üzerine reaktif, asit ve dispers boyalarla direkt baskı yapan HM18OO-K8 modeli, 8 adet endüstriyel baskı kafası ile saatte 18Om2 baskı hızına sahip. Malzeme kırışmasını önleyen ve kafa koruyucu sistemi, stabil blanket ve malzeme yürütme sistemi, otomatik kafa temizleme teknolojisi, kesintisiz baskı için güçlü üretim modu ve kullanıcı dostu yazılım gibi pek çok otomatik ve güçlü teknolojilerle donatılmış makine, geleneksel baskı yöntemlerinden dijital baskıya geçmek isteyen tekstil üreticilerinin daha yüksek performans ihtiyaçlarını karşılıyor.

Homer’ın farklı baskı ihtiyaçlarına göre geliştirdiği farklı makine modelleri hakkında detaylı bilgi almak için PİMMS Group ile irtibata geçebilirsiniz: www.pimms.com

Met Etiket Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kibar: “Her zamankinden daha fazla birlik olmaya ihtiyacımız var”

Tüm dünyayı etkisi altına alan salgın sürecinin içindeyiz. İşin sağlık boyutu olduğu kadar ekonomik boyutu da oldukça riskli düzeylere ulaştı. İçinde bulunduğumuz endüstriyel reklam sektörünün duayen isimlerinden Met Etiket Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kibar ile yaşanan salgın sürecinin sektörümüze olan etkileri ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerin içeren bir söyleşi gerçekleştirdik.

Tüm dünyayı etkisi altında alan salgın süreci ve sonrasında yeni bir dünya düzeni ile karşı karşıyayız. Her sektör için farklı etkilerin olduğu bu yeni dünya düzeninde endüstriyel reklam sektörünün nasıl bir pozisyon alacağını düşünüyorsunuz? Sektörümüze yansımaları nasıl olacak?

Mustafa Kibar: Salgın bütün dünyayı kasıp kavurdu. Her zaman olduğu gibi önce sağlıklı olmalıyız. Bunun için her birey kendini bu anlamda korumalıdır. Sağlık boyutunun dışında çok ciddi bir ekonomik zararı oldu. Özellikle bizim gibi üretimi kısıtlı olan ülkeler çok daha ağır hissetti. Bu anlamda henüz bir tedavisi bulunmadığı için bir bilinmezlik içinde ilerliyoruz. İçinde bulunduğumuz endüstriyel reklam sektörü her yıl katlanarak büyüme göstermekteydi. Ancak salgınla birlikte oldukça geriledik. Sektörel anlamda iş yapılıyor ancak sürekliliği olmadığı için yanıp – sönen alev gibi bir durum söz konusu. İster dünya ister Türkiye ekonomisinde olsun, ekonomik kriz ortaya çıktığında ilk reklam kesintileri başlar. Bu anlamda Açıkhava reklamcılığının da ciddi bir yara aldığını düşünüyorum.

İçinde bulunduğumuz endüstriyel reklam sektörü bugün bakıldığında birçok sektöre hizmet veriyor. Bu sektörümüz için bir avantaj olabilir mi?

Mustafa Kibar: Salgın sürecinin başlamasıyla birlikte sektörümüzün içindeki bazı ürünlere olan talep daha da artış gösterdi. Dezenfektan standları, yüz koruma siperlikleri, koruma bariyeleri gibi birçok ürün ön plana çıktı. Bu ürünlerin büyük bir bölümü de sektörümüz firmaları tarafından karşılandı. Ancak bu talep tüm piyasaya yansıyan bir konu olmadı. Dijital baskı, folyo, mürekkep gibi ana kalemler oldukça durağanlaştı. Normalleşme adımlarıyla birlikte biraz hareketlenme oldu. Ancak bakıldığında istenilen düzeye henüz ulaşmadık. Şu an okulların açılması ve piyasaların biraz daha hareketlenmesi beklentisi oluştu. Bunun yanında Çin’den gelen ürünlere gelen ek vergiler de firmaları oldukça zora soktu. Bu vergilerin bir an önce kaldırılması gerekiyor.

Eylül ayı ile birlikte fuarların da açılması bekleniyor. Fuarlarla ilgili düşünceniz nedir?

Mustafa Kibar: Özellikle bu yıla özel herhangi bir yenilik olmadığı için fuara katılımın ve ziyaretin sınırlı olacağını düşünüyorum. Eğer bu salgın süreci yaşanmamış olsaydı bu sene belki doğaya zarar vermeyen, doğada kaybolan ürünleri konuşuyor olabilirdik. Eylül ayından itibaren herhangi bir ikinci salgın gündemimize gelmez ise, hem Türkiye ekonomisinde hem de sektörümüzde bir çıkış trendi yaşanabilir.

Met Etiket olarak yaşadığımız bu süreçte neler yaptınız?

Mustafa Kibar: Met Etiket olarak öncelikli amacımız mevcut yapımızı muhafaza etmek oldu. Mart, Nisan ve Mayıs döneminde mümkün olan düzeyde gelen siparişlerimizi teslim ettik. Haziran ayında başlayan normalleşme ile ofis ortamında çalışmaya başladık. Ürün porftöyümüzü ve stoklarımız güncel tuttuk. Gelen talepleri karşılayacak konumdayız. Ancak ürünlere gelen ek vergileri piyasa nasıl karşılayacak, burası tamamen bir soru işareti konumundadır. Bu sadece bize özel değil tüm ithalatı etkileyen bir durum. Temennimiz bu ek vergi en kısa sürede kaldırılır ve piyasa rahatlatılır. Sektörümüzün bir diğer önemli sorunu da vadeli satışlardır. Maliyeti yüksek ürünlerde birkaç aylık vade yapılabilir. Ancak bir seneye ulaşan vadeler hem alıcıya hem de satıcıya zarar verir. Özellikle ekonomik krizlerin oluştuğu bu gibi dönemlerde her iki tarafından başını ağrıtır. Dolayısıyla bu dönemde sağlam firmalar şirketlerini ayakta tutmayı başaracak. Altyapısı güçlü olmayan firmaları ise çok zor günler bekliyor olacak.

Son olarak sektöre vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Mustafa Kibar: Sektörümüzün sivil toplum örgütlerinin bir araya gelerek ticaret odaları ve sanayi odalarına sesimizi daha fazla duyurmaya ihtiyacımız var. Eğer ticaret odası da sesimizi daha yukarıya duyurmayı başarırsa sektörümüz için bir çıkış kapısı açılabilir. Zaten çok sayıda sektöre hizmet sunuyoruz. Bizim sorunumuz ürünlere gelen ek vergilerin kaldırılmasıdır. Bu vergiler kaldırılmadığı müddetçe piyasada iş yapmak oldukça zor.