Prodigital Dijital Baskı Makineleri

Folpa, mevcut koşullardan güçlenerek çıkacak

Display, süblime, direk tekstil baskı, UV, lazer kesim makinelerinin satış ve pazarlama faaliyetlerini yürüten Folpa, SIGN İstanbul Fuarı’ndaki ziyaretçi ilgisinden memnun.

Folpa, 20-23 Eylül 2018 tarihleri arasında düzenlenen SIGN İstanbul Fuarı’na katıldı. Firma fuar süresince display, süblime, direk tekstil baskı, UV, lazer kesim makineleri gibi birçok ürününü ziyaretçilerle buluşturdu. Folpa Genel Müdürü Recep Işığıbol, SIGN İstanbul Fuarı’na ilişkin sorularımızı yanıtladı.

Bu yıl 20’ncisi düzenlenen SIGN İstanbul Fuarı’na katıldınız. İçinde bulunduğumuz piyasa koşulları çerçevesinde fuara ait izlenimlerinizi öğrenebilir miyiz?

Recep Işığıbol: Ekonomideki çalkantılı dönemi ve piyasa da meydana gelen durgunluğu, bu fuar sayesinde lehimize çevirip hareketlenmesini umarak katıldık. Sektörel açıdan meydana gelen teknolojik gelişmeleri ve değişimleri yakından takip etmenin en iyi yolu fuarlardır ve biz bu anlamda istediğimiz hedeflere / kitlelere ulaştığımızı düşünüyoruz.

Fuara gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Ziyaretçi sayısı beklentilerinizi karşıladı mı? Satışa yönelik anlaşmalarınız oldu mu?

Recep Işığıbol: Türkiye’nin her ilinden ziyaretçilerimiz mevcuttu. Yurt dışı ağırlıklı Avrupa ve Balkanlar olmak üzere birçok ziyaretçiyi ağırladık. Katılım beklentilerimizi karşılamasa da, satışa yönelik anlaşmalarımız oldu. Ancak bunda firmamızın bilinirliği de büyük rol oynadı.

Fuar süresince hangi ürünlerinizi ziyaretçilerle buluşturdunuz? İlk kez sergilenen yenilikleriniz oldu mu? Bununla birlikte ziyaretçilerin ilgisini çeken makine veya ürünleriniz hangileri oldu?

Recep Işığıbol: Display, süblime, direk tekstil baskı, UV, lazer kesim makineleri gibi birçok ürünümüzü ziyaretçilerimize sunduk. Ekonomideki olumsuz koşullara rağmen UV ve Lazer kesim makineleri ilgi gördü.

Sektörün ve ziyaretçilerin yatırım talebi sizce yeterli mi? Mevcut piyasa koşullarına yönelik olarak müşterilerinize ve yatırımcılara sunduğunuz özel avantajlar oldu mu?

Recep Işığıbol: Sektörümüzün avantajı belli kesimlere hitap eden bir alan olmamasından kaynaklanıyor aslında. Teknolojide meydana gelen yenilenme, sadece reklam sektörüne değil birçok sektörle iç içe çalışmamıza vesile olmakta. Bu anlamda geleceği çok parlak ve dinamik bir alanda yer almaktayız. Ziyaretçilerimiz ve yatırımcıların bunun bilincinde olduklarından eminiz. Folpa ile çalışmak/iş birliğinde olmak demek zaten özel avantajlarla her zaman karşılaşmak demektir.

Fuardan aldığınız izlenimler doğrultusunda önümüzdeki aylara ilişkin nasıl bir beklenti içindesiniz? Bu anlamda atacağınız yeni adımlar olacak mı?

Recep Işığıbol: Ülkemizde meydana gelen olaylar ve olguları göz önüne alırsak sadece kendi sektörümüzde değil her sektörde boy gösteren bir durağanlık yaşadığımızı söylemek mümkün. Ancak sunduğumuz hizmet kalitesi ve sağladığımız güven ile kendini kanıtlamış bir firma olarak, her geçen gün güçlenerek ilerlediğimizi söylemek mümkün.

İthalat ağırlıklı bir sektör içindeyiz. Döviz kurlarındaki dalgalanma hem firmalara hem de kullanıcılara yansıyor. Bu noktada sizce neler yapılabilir? Sektörümüz bu dalgalanmadan en az etkilenecek hale nasıl gelebilir? Kimler nasıl önlem almalıdır?

Recep Işığıbol: Döviz kurlarındaki dalgalanmalar elbette ki herkesi olduğu gibi bizleri de etkiliyor. Bizler müşterilerimiz mağdur olmasın diye çoğu farkı kendilerine yansıtmamaya çalışsak da bazen bu çok da mümkün olmayabiliyor. Sektörümüz bu dalgalanmalardan en az etkilenecek hale gelebilir mi? Gelmesi için yapılan ithalatların ihracata dönüştürülmesi gerekir. Biz firma olarak bu şekilde yolumuzu aydınlatıyoruz. Sadece ithal ederek yurt içine satışı gerçekleştirmek bir kısır döngüye girmek demektir. Bizlerin kısır döngülerden çıkması gerekir.

Son olarak sektöre vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Recep Işığıbol: Fuarda da görüldüğü üzere çok dinamik bir sektöre sahibiz. Bu yüzden de bizim önerimiz bu dinamiği yakalayabilmek adına teknolojiyi takip etmeleridir.

HKN Dijital Genel Müdürü Hakan Yılmaz: “Kalitesiz makine, boya ve malzemeden kaliteli iş çıkmaz”

Hakan Yılmaz: “Kalitesiz makineden, kalitesiz boyadan, kalitesiz pleksiden kaliteli bir ürün çıkmaz. Kalitesiz işler de, firmaları, sektörü ve ülkemizi bir yere götürmez. Bunun için markalaşmalı, kaliteli ürün ortaya koymalı ve gururla satmalıyız. İçinde bulunduğumuz piyasa koşuları ile baş etmenin formülü de budur”

HKN Dijital, 20-23 Eylül tarihleri arasında düzenlene SIGN İstanbul Fuarı’na katıldı. Firma fuarda satışını yaptığı eko solvent baskı makinesinin 6 kafalı yeni modelini ilk kez ziyaretçilerle buluşturdu. Tam endüstriyel özelliklere sahip olan yeni model saatte 400 metrekare baskı hızı ve kalitesiyle dikkat çekiyor. Fuarın ardından HKN Dijital’den Hakan ve Ebru Yılmaz ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bu yıl 20’ncisi düzenlenen SIGN İstanbul Fuarı’na katıldınız. İçinde bulunduğumuz piyasa koşulları çerçevesinde fuara ait izlenimlerinizi öğrenebilir miyiz?

Hakan Yılmaz: Fuarları doğru mantıkta değerlendirmek gerekir. Fuarlar standlarda alışveriş yapılan alanlar değildir. Fuar yatırımlarını uzun vadeli düşünmeliyiz. Örneğin geçen yılki SIGN İstanbul Fuarı’nda tanıştığımız bir müşterimize bu yılki fuara birkaç gün kala satış gerçekleştirdik. Dolayısıyla sadece fuarlara katılarak makineyi satışı beklemek mümkün değildir. Fuarlara katılarak piyasadaki kurumsallığını ve imajını güçlendirirsiniz. Ziyaretçiler fuarlarda sizi gördükçe güvenleri artar. Bu güvende zamanla yatırıma dönüşür. Dolayısıyla HKN Dijital olarak fuarlara bu beklentilerle katılmaktayız. Ürünlerimizi ve hizmetlerimizi en iyi şekilde tanıtmaya çalıştık. Yurt içi ve yurt dışından gelen misafirlerimizi standımızda ağırladık. Bu anlamda geçen fuarı firmamız için başarılı olduğunu düşünüyorum. Özellikle mevcut piyasa koşuları içinde değerlendirdiğimizde bizim açımızdan oldukça verimli bir fuar geride kaldı.

Fuar süresince hangi ürünlerinizi ziyaretçilerle buluşturdunuz? İlk kez sergilenen yenilikleriniz oldu mu? Bununla birlikte ziyaretçilerin ilgisini çeken makine veya ürünleriniz hangileri oldu?

Hakan Yılmaz: Biz HKN Dijital firmasını kurarken çok makine satmaktan ziyade, başarılı işlere imza atmayı hedefledik. Bu hedeflere ulaşmak için müşteri memnuniyetini hep ön planda tuttuk. Yatırımcısına kazandıracağına inandığımız makineleri ve ürünleri getirdik. Bu çalışmalarımızın karşılığını görmek de bizleri ayrıca memnun etmektedir. Gongzheng firmasının Endüstriyel Grubu’nun Türkiye distribütörüyüz. G-Dragon 4 kafalı bir modelimiz halihazırda yoğun bir şekilde talep görmektedir. Bu yılki fuarda ilk defa 6 kafalı modeli sergiledik. Genel olarak fuarı gözlemlediğimde bize göre fuarın tek farklı yeniliği bizim modelimiz oldu. Saatte 400 metrekare stabil şekilde baskı imkanı sağlamaktadır. Dolayısıyla fuarda ziyaretçilerin de oldukça ilgisini çekmeyi başardı.

İthalat ağırlıklı bir sektör içindeyiz. Döviz kurlarındaki dalgalanma hem firmalara hem de kullanıcılara yansıyor. Bu noktada sizce neler yapılabilir? Sektörümüz bu dalgalanmadan en az etkilenecek hale nasıl gelebilir?

Hakan Yılmaz: İçinde bulunduğumuz ekonomik pozisyondan herkes gibi bizlerde etkileniyoruz. Buna rağmen oldukça dinamik ve hareketli bir sektörde hizmet veriyoruz. Kriz ortamını en hızlı ve en az etkilenerek atlatan bir sektördeyiz. Bu anlamda ticari hayatta inişli çıkışlı dönemler her zaman yaşanmıştır. İçinde bulunduğumuz piyasa koşullarının da kısa sürede stabil hale gelerek tekrar yatırımların artacağına inanıyorum. HKN Dijital olarak tanıtımlar, satışlar ve kurulumlar devam ediyor.

Ebru Hanım, net olarak finansal tablonun ortaya çıkmasına bir ay kaldı. Bu noktada 2018 yılı sizin açınızdan nasıl geçti?

Ebru Yılmaz: 2018 yılının ikinci yarısından itibaren genel anlamda yaşanan ekonomik etkileri sektör olarak bizlerde hissettik. Özellikle son dönemde döviz kurlarındaki yükseliş hem sektöre hem de fuara yansıdı. Bu noktada Hakan beyin ifade ettiği gibi biz fuarlara uzun vadeli değerlendirmekteyiz. Fuara katılıp katılmama konusunda hiçbir tereddüt yaşamadık. Bu anlamda doğru yolda olduğumuz bir kez daha gördük. Zaten kalite ve performansı ile hem bizleri hem de yatırımcısını memnun eden bir makine grubunun satışını yapmaktayız. Farklılık noktasında ise yeni 6 kafalı modelimizle ayrıcalığımızı ortaya koymayı başardık. Buna ilave olarak HKN Dijital olarak laminasyon makinesi üreterek fuarda lansmanını gerçekleştirdik. Tasarımı tamamen bize ait olan bu makinemizi sektöre kazandırmanın gururunu yaşamaktayız. Bu laminasyon makinesiyle kendimize bir ihracat kapısı açmış olduk. Bu anlamda dijital baskı makinelerine yurt içi pazardan, laminasyon makinesine yurt dışı pazardan ilgi oldu. Sonuçları itibariyle bizleri memnun eden bir organizasyon oldu. Ayrıca bizlerden daha önceden makine alıp memnuniyetlerini duymak bizleri mutlu etmektedir. Böylece makine satışı yaptığımız müşterilerle olan iş ilişkimiz zamanla dostluğa dönüşmektedir. Biz satışa önce empati yolu ile yaklaşıyoruz. Satışı yapacağınız ürüne önce kendiniz inanmanız gerekir. Bizler inandığımız ve güvendiğimiz ürünlerin satışını yapıyoruz. Kendimizi müşterinin yerine koyarak onlar için maksimum fayda sağlayacak ürünleri sunuyoruz. Buna ilave olarak ödeme noktasında da yapabileceğimiz maksimum indirim ve vade imkanını sağlıyoruz. Hem satış ekiplerimiz hemde teknik ekiplerimiz müşterilerle çok yakından ilgileniyorlar. Bu ilginin karşılığını da müşteri memnuniyeti olarak görmekteyiz. Hiçbir müşterimizi birbirinden ayırmadan aynı kalitede ve standartlarda hizmet sunmaktayız. HKN Dijital etik, ahlaki, insani değerlere sahip olan vizyon sahibi bir firmadır. Bu anlayış ve bakış açısı da bizleri sektör içinde daha güçlü ve başarılı kılmaktadır.

HKN Dijital çok makine satışından ziyade uzun süreli başarılı hedefleyen bir firma konumundadır. Bu anlamda sektörde yenilik beklentisi içinde. Sizin bu noktadaki stratejiniz nasıl?

İçinde bulunduğumuz sektörde teknolojik gelişmeler olacaktır. Örneğin, Gonzheng çok yenilikçi bir firmadır. Yoğun Ar-Ge faaliyetleri göstermektedir. Özellikle tekstil ve eko solvent pazara yönelik yeni ürünler kısa zamanda lanse edilecektir. Bu anlamda Gonzheng’in ortaya çıkaracağı teknolojileri öncelikle bizler test edip pazar için uygun olacağına karar verdiğimizde getirmeyi planlıyoruz. Sadece yenilik olsun diye makine getirme gibi bir düşüncemiz yok. Diğer taraftan HKN markasıyla sıcak-soğuk tam otamatik laminasyon makinesinin üretimine başladık. Bu ürünümüzün ilk tanıtımını da SIGN İstanbul Fuarı’nda gerçekleştirdik. Laminasyonda önce iç pazar daha sonra ihracat pazarını hedeflemekteyiz. 20 yılı aşkın süredir profesyonel olarak içinde bulunduğumuz sektörde yurt dışından çok sayıda firma ile temasımız ve iş bağlantılarımız oldu. Bu bağlantılarımızla üretimini yaptığımız laminasyon makinesinin satışında iyi bir grafik yakalayacağımıza inanıyorum. Her zaman ifade ettiğimiz gibi çok satıştan çok uzun vadeli başarı hedeflemekteyiz. Bütün gücümüzü müşterilerimizden almaktayız. Bu gücü alabilmek içinde müşterilerimize en iyi sunma çabasında olduk. Bundan sonra da müşteri profilimiz için faydalı olacak yenilikleri sunmaya devam edeceğiz.

2019 yılına ilişkin bir öngörünüz nedir?

Hakan Yılmaz: 2018 yılında genel olarak tüm sektörler dip noktalara dokundu. Bu anlamda buradan ciddi bir zirveye tırmanış yaşanacaktır. Dolayısıyla 2019 yılının çok daha güzel ve başarılı geçeceğine inanıyorum. Bugüne kadarki ticari hayatımızda, bundan daha kötü piyasa koşulları yaşadık. Hepsinden bir tecrübe elde ettik. Bu anlamda herkesi daha sükunetli davranmaya davet ediyorum. Panik havası oluşturmanın kimseye bir faydalı yok. Ülkemize, ekonomimize ve kendimize güvenelim. Son bir ay içindeki gözlemlerim doğrultusunda herkes nakit alışveriş yapmaya gayret ediyor. Nakit satın alınan üründe zaten iskontolarla avantajlı konuma geçmiş oluyorsunuz. Dolayısıyla ortada panik ortamı oluşturacak bir durum olduğunu düşünmüyorum. Ülkemizi idare eden yöneticilerin de bu anlamda gerekli önlemleri aldığını görmekteyiz. Piyasanın dalgalanması duruldukça, piyasanın hareketliliği başlayacaktır. Bu yüzden bizler çalışmaya, üretmeye ve ürettiğimiz satmaya devam etmeliyiz.

Son olarak sektöre vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Hakan Yılmaz: Sizlerin aracılığıyla bir mesaj vermek istiyorum. Bu söylediklerim de dikkate alınmasını tavsiye ediyorum. Kalitesiz makineden, kalitesiz boyadan, kalitesiz folyodan veya pleksiden kaliteli bir ürün çıkmaz. Kalitesiz işler, firmaları, sektörü ve ülkemizi bir yere götürmez. Kalitesiz ürünle bir Almanya olamayız. Almanya’yı başarılı kılan en önemli etken kalitesidir. Alman malı denildiği zaman ilk akla gelen kalitedir. Bunun için markalaşmalı, kaliteli ürün ortaya koymalı ve gururla satmalıyız. İçinde bulunduğumuz piyasa koşuları ile baş etmenin formülü de budur. Bir malı ucuz almak diye bir şey yoktur, doğru satın alma bedeli vardır. Bu doğru satın alma bedelini hesaplayıp pazarlık yapabilirsiniz. Uluslararası standartlarda hizmet veren bir makine ve firma ile standartlardan uzak hizmet veren firmayı kıyaslamak hata olur. Bu yanlışın içinde olanların hem kendi firmalarına hem de sektöre zarar verdiklerini ifade etmek istiyorum. İçinde bulunduğumuz tüm sektördeki meslektaşlarımıza başarılar diliyorum.

Erke Reklam Dobosen ile kutu harf imalatını kolaylaştırdı

Tezcan Yolcu: “Bu fuar bizler için satış amaçlı değil, var olmak gerekliliği olan bir ortam haline geldi. Çünkü, ülkemizin geçtiği bu zor dönemlerde fuar gibi organizasyonlara destek ve katılım verilmesinden yana olduğumu belirtmek isterim”

Erke Reklam Ürünleri, SIGN İstanbul Fuarı’nda DOBOSEN Harf Bükme makineleri ile birlikte lazer kaynak makinelerinin tanıtımını yaptık. İmalatı kolaylaştıran ve hızlandıran bu sistemler oldukça ilgi gördü. Firma bunun dışında JADE marka Konica 1024i baskı kafasına sahip 320 cm’lik ve Epson baskı kafası kullanan 180 cm’lik Eco Solvent baskı makinesi tanıtımını yaptı. Fuar sonrasında Erke Reklam Ürünleri’nden Tezcan Yolcu sorularımızı yanıtladı.

Bu yıl 20’ncisi düzenlenen SIGN İstanbul Fuarı’na katıldınız. İçinde bulunduğumuz piyasa koşulları çerçevesinde fuara ait izlenimlerinizi öğrenebilir miyiz?

Tezcan Yolcu: Son dönemde ülkemizde ve bulunduğumuz bölgede yaşananlar olumsuz gelişmelerin sonucu olarak ülkeler arasına taşınan “ticari savaşlar“ artık fazlası ile bizleri etkiler oldu. Bunun akabinde zor geçen bir yaz dönemi sonunda yapılan SIGN İstanbul fuarından beklentilerimizi sektör olarak ister istemez daha gerçekçi bir seviyeye çekmemize neden oldu. Bu fuar bizler için satış amaçlı değil, var olmak gerekliliği olan bir ortam haline geldi. Çünkü, ülkemizin geçtiği bu zor dönemlerde fuar gibi organizasyonlara destek ve katılım verilmesinden yana olduğumu belirtmek isterim.

Fuara gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Ziyaretçi sayısı beklentilerinizi karşıladı mı? Satışa yönelik anlaşmalarınız oldu mu?

Tezcan Yolcu: Ziyaretçi sayısı geçen senelere nazaran daha az seviyede olduğu kanısındayım. Yabancı ziyaretçi sayısı oldukça iyiydi. Fuar sonrası satış için geri dönüşler geçen ay içinde tamamlandı ve makine kurulumlarını gerçekleştirmekteyiz.

Fuar süresince hangi ürünlerinizi ziyaretçilerle buluşturdunuz? İlk kez sergilenen yenilikleriniz oldu mu? Bununla birlikte ziyaretçilerin ilgisini çeken makine veya ürünleriniz hangileri oldu?

Tezcan Yolcu: Son dönemde ülkemizde satışı hızlanan kutu harf imalatında işimizi oldukça kolaylaştıran “DOBOSEN Harf Bükme” makineleri ile birlikte lazer kaynak makinelerinin tanıtımını yaptık. İmalatı kolaylaştıran ve hızlandıran bu sistemler oldukça iyi ilgi gördüler. Bunun dışında JADE marka Konica 1024i baskı kafasına sahip 320 cm’lik ve Epson baskı kafası kullanan 180 cm’lik Eco Solvent baskı makinesi tanıtımını yaptık.

Sektörün ve ziyaretçilerin yatırım talebi sizce yeterli mi? Mevcut piyasa koşullarına yönelik olarak müşterilerinize ve yatırımcılara sunduğunuz özel avantajlar oldu mu?

Tezcan Yolcu: Fuar esnasında misafirlerimiz ile yaptığımız görüşmelerde piyasa şartlarından dolayı yatırım konusunda tedirginlik olduğu görülmekte. Erke Reklam olarak yatırımların durdurulması ve bu tedirgin bekleyişin piyasalara daha kötü bir etki bırakacağını anlatmaya çalıştık. Fakat sonuçta genel olarak riske girmeyen müşteri profiline sahibiz. Kurdaki hareketliliğin durağan hale gelmesinin ve sonrasında bu durumun geçici olmayacağına inandıktan sonra yatırımların devam edeceğinin kanısındayım. Bizler fuar esnasında yaptığımız görüşmelerde döviz kuru ile ilgili Ağustos ayı içerisinde yaşanan krizden önceki kuru baz adlımızı ve satışlarımızı bu yönde yapacağımızı müşterilerimiz ile paylaştık ve bu şekilde avantaj sağlayacağımızı bildirdik.

Fuardan aldığınız izlenimler doğrultusunda önümüzdeki aylara ilişkin nasıl bir beklenti içindesiniz? Bu anlamda atacağınız yeni adımlar olacak mı?

Tezcan Yolcu: Kabul etmek lazım ki fuar tarihi olarak Ağustos ayı içerisinde Amerika ile yaşanan siyasi krizin sonucu olan dolar kuru artışı ve hareketliliği nedeni ile talihsiz bir döneme denk geldi. Şu günlerde dolar kurunun düşmesine rağmen piyasalarda tedirginlik hakim. Bu süreçte bizlerin atacağı adımlardan ziyade devlet yönetim kademesinden atılacak adımların ve düzenlemelerin çok daha önemli olduğu kanısındayım. Sadece şunu söyleyebilirim ki bu süreci fırsat bilip sadece kendi menfaatleri doğrultusunda ülke ve halk çıkarlarını düşünmeden fiyat ve satış politikası belirleyen firmaların yapmış oldukları hamleler bu krizin daha büyük hasar vermesine neden olmuştur. Bu konuda sadece sektör olarak değil tüm Türkiye için krizleri fırsat bilmeden orta noktayı bulup gereken ekonomik tedbirlerin alınmasında fayda olduğunu düşünmekteyim.

İthalat ağırlıklı bir sektör içindeyiz. Döviz kurlarındaki dalgalanma hem firmalara hem de kullanıcılara yansıyor. Bu noktada sizce neler yapılabilir? Sektörümüz bu dalgalanmadan en az etkilenecek hale nasıl gelebilir? Kimler nasıl önlem almalıdır?

Tezcan Yolcu: Üzülerek söyleyebilirim ki sadece sektör olarak değil ülkemiz ekonomisi ve ticaretinin temeli dövize bağlı olarak sürdürülmektedir. Ve tabii ki sektör olarak yerli üretimin olmamasından kaynaklı dışa bağımlı durumdayız. Yine yönetim kademesinin alacağı tedbirler ve verilecek ekonomik ayrıcalıklar doğrultusunda sektörümüzde yerli üretimi artırma yoluna gidilmesi gerektiğini düşünmekteyim. Bu da özellikle makine üretimi konusunda teknolojinin, eğitimin gelişmesi ile mümkün olacaktır. Hazırdan ziyade üretmek ile sektörün ve ülkenin geleceği teminat altına alınacaktır. Bu yolda da eğitim, bilim ve teknolojiye ihtiyacımız bulunmaktadır.

Son olarak sektöre vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Tezcan Yolcu: Öncelikle aynı gemide bulunduğumuzu, aynı dalgalarla mücadele ettiğimizi bilmeliğimiz. Bunun ışığında sabırla, anlayışla ve empati ile ticaretimize devam etmek zorundayız. Yatırımları durdurmanın krizi körükleyeceğinin ve bizleri daha zorlayacağının bilinmesi gerekmektedir. Kavganın, sürtüşmenin ve rakibe faul yapmanın vakti değil.