Pazarlamacılar Lojistiğe Nasıl Bakıyor?

ismailhocaProf. Dr. İsmail Kaya*

Pazarlama hem herkesin bildiğini sandığı, hem de bildiğini sananların tam bilmediği bir saha.

Veya şöyle de söylenebilir: Pazarlama, hem herkesin farkında olmadan yaptığı, hem de farkında olup da yapıyorum diyenlerin tam yapamadığı bir iş.

Buradaki iş, genel anlamıyla bir faaliyeti ve aynı zamanda özel anlamıyla “business” karşılığı profesyonel bir faaliyeti ifade ediyor.

Halk arasındaki genel algısı bir yana, pazarlama da, pazarlama eğitimi de, yüksek öğretim düzeyinde hakkettiği saygınlığa, olgunluğa ve ağırlığa henüz kavuşamadı.

Bazı başka yüksek eğitim kurumları bir yana, pazarlama çoğu işletme okullarında bile bir destek fonksiyon olarak algılanıp, bir kaç dersle geçiştirilen bir konu halinde ele alınıyor.

Sevindirici gelişmeler de var elbette… Sınırlı sayıda örneklerden de anlıyoruz ki, pazarlamaya veya yakın alanlara odaklanan lisans sonrası eğitim programları, yüksek lisans ve doktora programlarına doğru bir gidiş de seziliyor. Elbette daha çok sayıda, daha aklı başında pazarlama yöneticisi ve uygulamacılarının yetişmesi için bunlardan daha fazlasına da ihtiyaç var.

Pazarlama alanındaki bu programların içerikleriyle, bunları düzenleyen akademisyen veya yönetim organlarının pazarlama algıları arasında yakın bir ilgi bulunduğunu düşünüyorum.

Bir açıdan, memleketteki pazarlama algısı pazarlama adına yürütülen uygulamaların genel havasına, bu uygulamaların genel havası, uygulayıcıların pazarlamayı algılamalarına ve bu algıyı işlerine ne derece yansıttıkları veya yansıtabildiklerine dayanıyor denilebilir.

Akademisyenlerin, araştırma ve eğitim faaliyetleriyle birlikte bu genel algının oluşumunda bir katkıları olup olmadığını, varsa ne derecede olduğunu akademik camianın incelemesine bırakıyorum.

Ancak, bu yazıda, başka bir hususa işaret etmek istiyorum.

Basit bir gözlem sonucu, gerek akademik gerekse uygulama çevrelerinde, pazarlamanın belli konularının zaman zaman popülerlik kazandığı, bu sıralar, akademisyenlerin sosyal medya, pazarlama iletişimi, müşteri ilişkileri, tüketici davranışı, pazarlama etiği, perakendecilik ve rekabet konularına eğildiği görülmektedir.

Pazarlama alanındaki akademik çalışmalarda ve pazarlamayı konu edinen programlarda lojistik konusunun nisbî olarak ihmal edildiğine dair bir takım kuşkular ortaya çıkıyor.

Buralarda ve akademisyenler arasında, lojistiğin sanki başka bir uzmanlık alanının (üretim veya operasyon yönetimi gibi) kapsamında bir konuymuşçasına görüldüğünden bile söz edilebilir.

Halbuki, biliyoruz ki, yıllardır pazarlama ders kitaplarında da en azından birer bölüm olarak yer alan bu konuyu, pazarlamanın dışına doğru itmek, pazarlamanın da, piyasaların da, müşterilerin de, tüketicilerin de hayrına sonuçlar vermeyecek.

Her ne alanda olursa olsun, iş yapmak demek, müşteri bulmak ve ona hizmet edip para kazanmak demek. Lojistik, hem yeni müşterilere ulaşma, hem de mevcut müşterilerin memnuniyetini gerçekleştirme ve etkileşimi arttırmayı amaçlayan bir işletme fonksiyonu.

Bunun yönetiminin de pazarlamanın elinde bulunmasından daha doğal bir gereklilik olamaz.

Onun için gelin, hep birlikte, pazarlama ve lojistik ilişkilerine daha yakından bakalım.

Belki pazarlama adına çok güzel şeyler görürüz.

***********

Prof. Dr. İsmail Kaya, İ.Ü. İşletme Fakültesi Pazarlama Anabilim Dalı Emekli Öğretim üyesidir. Kendisine ikaya@istanbul.edu.tr veya ismail.kaya@gmail.com üzerinden ulaşılabilir, http://www.pazarola.blogspot.com ve http://www.pazarlamabitanedir.blogspot.comblogları ziyaret edilebilir.

Print Friendly, PDF & Email

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir