Category Archives: Söyleşi

Prodigital Dijital Baskı Makineleri

Vira Dijital, doğru yatırımın ipuçlarını paylaştı

Barkın Övünç: “Öncelikle işinize uygun doğru makine seçimini yapmalısınız. Bunu sağlamak için işinizin her detayını tedarikçinizle paylaşınız. Buraya kadar herkes doğru tavrı sergileyebiliyor. Fakat tecrübelerimiz bize gösteriyor ki; hatalar ise buradan sonra başlıyor. O nedenle lütfen herkes bu uyarılara son derece dikkat kesilsin!”

Vira Dijital Genel Müdürü Barkın Övünç, Dijital Teknik Dergisi’nin sektöre yönelik sorularını yanıtladı.

Pandemi koşulları nedeniyle birçok yatırım ertelendi. Bu nedenle 2021 yılının endüstriyel reklam ve dijital baskı teknolojileri açısından daha hareketli geçmesini bekleniyor. Sizin bu anlamda düşünceleriniz nelerdir? Size göre hareketlilik başladı mı?

Vira Dijital: Tarihe tanıklık ettiğimiz bir sürecin içerisindeyiz. Gelecek kuşaklarda kitaplar bizi anlatacak ve tabii ki bizler bu kadar ayrıcalıklı olmak istemezdik. İşte böyle bir zaman diliminde inişleri ve çıkışları ile stabilitesi olmayan piyasa koşullarında hep beraber mücadele ediyoruz. Elbette ki beklentileri hep yukarıda tutmak gerekiyor. Dönemsel çıkışları gözlemlemekle birlikte, beklenen yaygın hareketliliğin tam olarak gerçekleşmediğini ifade edebilirim. Siyasi gündemin kurlar üzerine etkisi ile dövizin üst perdeden sesleniyor olması, özellikle bizim gibi kur endeksli piyasalarda adeta kasırga etkisi oluşturuyor. Bu arada belirtmek isterim ki; yasaklamalar sürecinde sektörümüzün çok da farkında olmadığımız bir gerçeği ile tanıştık. Şöyle ki; hafta sonu yasakları kalkınca neredeyse beklentileri karşılayacak oranda hareketlilik yaşandı. Fakat kısıtlama tekrarlayınca sakinleşme hiç gecikmeden kendini gösteriverdi. Buradan hareketle anlıyoruz ki; Açıkhava Reklamcılık sektörünün hafta sonunu işaret eden derin bir çabası mevcut.

Değişen arz – talep dengeleri çerçevesinde 2021 yılı itibariyle daha çok hangi makine gruplarına ilginin artacağını düşünüyorsunuz? Bu düşüncenizin sebepleri nelerdir?

Vira Dijital: Açıkçası solvent-ecosolvent guruplarını hıza ve aynı anda düşük PL’ye dayalı birkaç teknoloji dışında artık dile getirmiyoruz. Buna karşılık piyasanın henüz doyum noktasına ulaşmadığı baskı teknolojisinin ‘UV Baskı Teknolojisi’ olduğunu da netlikle ifade edebilirim. UV makineler gerek hybrid, gerek flatbad ve gerekse prmosyonel amaçlı olsun, hemen hemen her üreticinin yatırım hedefi haline gelmiş durumda. Bunun nedeni olarak, UV teknolojinin baskıda malzeme ayırımına gitmemesi, materyal üzerinde renklerin en parlak ve net halini sunuyor olması, laminasyon gibi maliyet ve isçiliği arttıran uygulamaları ortadan kaldırması, geleneksel termal kurutma tekniklerini geride bırakarak anında kuruma sağlaması ve tabii ki; sağlık konusunda solvent teknolojiye göre daha masum olmasını sıralayabiliriz. Ayrıca süblimasyon dijital baskı makinelerinin de günümüzde ilgi odağı haline geldiğini ve her geçen gün daha da yaygınlaştığını ifade edebilirim. Bu alandaki hareketliliği fark ederek bizde Vira Dijital olarak Nutec boyalarının süblimasyon gurubuna stoklarımızda yer verdik ve artık gerek transfer baskı yapan gerekse doğrudan kumaş üzerine baskı yapan süblimasyon baskı üreticilerine satışını yapmaya başladık.

Yatırım yapmayı planlayan firmalar hata yapmamak adına daha temkinli hareket ediyor. Bu anlamda yatırım yapmayı düşünen firmalara tavsiyeleriniz neler olur? Size göre makine seçiminde dikkat edilmesi gereken konular neler olmalı?

Vira Dijital: Bu sorunuz çok önemli. Peki neden? Çünkü cevabı son derece hayati!

Öncelikle işinize uygun doğru makine seçimini yapmalısınız. Bunu sağlamak için işinizin her detayını tedarikçinizle paylaşınız. Buraya kadar herkes doğru tavrı sergileyebiliyor. Fakat tecrübelerimiz bize gösteriyor ki; hatalar ise buradan sonra başlıyor. O nedenle lütfen herkes bu uyarılara son derece dikkat kesilsin!

Dijital Baskı Makinesi kullanımında birinci şart; ortam koşullarının doğru bir şekilde ayarlanmasıdır. Bunu için dikkat edilmesi gerekenler; ortam ısısının 22-23 derecelerde nemin ise %50-80 aralığında stabil tutulmasıdır. O nedenle mutlaka bir iklimlendirme cihazı temin edilmelidir. Makinenizi mutlaka bir UPS cihazına bağlamalısınız. UPS kullanımı ile makinenizin en pahalı parçaları olan, baskı kafaları, kafa kartı ve ana kartını güvene alırsınız. Aksi takdirde elektrik akımındaki şiddetli dalgalanmalar bu parçalarda tamiri imkansız arızalara neden olabilir. Bir diğer konu topraklama bağlantısının kesinlikle yapılması ve ölçümlerde toprak değerinin 1’in altında olmasıdır. Böylelikle makinenizin gövdesinde oluşması muhtemel kaçak elektrik nedeni ile ortaya çıkan statik elektrik, kafaların ateşlemesini olumsuz yönde etkilemeyecektir. Bunlar dikkat edilmesi gereken temel hususlardır.

Dijital baskı makinelerinde kafa teknolojisinin önemi nedir? Örneğin, UV veya solvent bir makinede hangi kafa teknolojisi daha yararlı olur? Kafaların makine üzerindeki etkisine yönelik neler söylemek istersiniz?

Vira Dijital: Baskı kafaları baskı kalitesini, dolayısı ile bir makinenin tercih edilebilirliğini belirleyen birinci faktördür. Tarihine baktığımızda evrim geçirdiğini söyleyebiliriz. Kafa teknolojisinde en önemli konu PL ve hızdır. Tabii ki kastettiğimiz düşük PL ve yüksek hız! Bazı makinelerde bazı kafa teknolojileri ile bu konu hayal edilen boyutlara ulaşmış durumda. Fakat teknolojik gelişmelerin neye gebe olduğunu ve baskı kafalarının geldiği bu son noktadan neye evrilebileceğini bilemiyoruz.  Şuan kullanılan baskı kafalarının hemen hepsinin hem solvent makine hem de UV makine üretiminde kullanıldığını söyleyebiliriz. Dijital baskı teknolojisi derken aslında bir sistemden bahsediyoruz. Bu sistemde makinenin mekanik aksamından elektronik aksamına kadar her parçasının ve sisteminin birbiri ile uyumlu olması gerekiyor. Mesela hızlı baskıya uygun bir baskı kafasının kullanıldığı makinede kurutma sisteminin de söz konusu hıza entegre olabilmesi gerekir. Aksi takdirde baskı ilerledikçe kuruma gerçekleşmez. Bu ve benzer nüanslara makine seçiminde mutlaka dikkat edilmesi gerekir.

Bunun dışında Dijital baskı makinesinde kullanılan malzemenin baskıya etkisi nasıl olmaktadır? Bir makine hem folyoya hem de brandaya aynı kalitede baskı yapabiliyor mu?

Vira Dijital: Burada doğru malzeme seçiminden bahsetmenin yanı sıra, malzemenin o anki durumunu da vurgulamak gerekir. Özellikle parça baskılarda, kesilmiş bölünmüş malzemelere baskı yaparken dikkat edilmesi gereken bir takım konular var. Örneğin, kesilmiş malzeme vinil ise kenarlarının kıvrılmamasına ve denyelerinin iyi temizlenmiş olmasına dikkat etmek gerekir. Zira malzemenin kıvrılan kenarına baskı kafasının çarpması kafa altındaki zar tabakasında kalıcı hasara yol açabilir. Ayrıca uçuşan denyeler de yine kafa altında topaklanmalara neden olabilir.

Vurgulanması gereken bir diğer husus; malzeme üzerindeki statik elektriğin mutlaka ilgili materyaller ile temizlenmesi gerekir ki; sağlıklı bir baskı gerçekleştirilebilsin. Yüzeydeki statik elektrik çapraz ateşlemeler ve bozuk baskılara neden olabilir. Bunların yanı sıra malzeme tedariğinde, raf ömrünü tamamlamamış malzemelerin alımına dikkat edilmelidir. Zira bayatlamış malzemenin yüzeyi boyanın tutunması için elverişli olmayacaktır.

Baskı makineleri, kendilerine uygun her türlü materyale hemen hemen aynı kalitede baskı yapabilir. Önemli olan her malzemeye uygun ICC profil ayarlarının makineye yüklenmiş olmasıdır. Elbette ki materyalin türüne göre baskının parlaklığı farklılık gösterebilir. Netice itibariyle her malzemenin üzerine püskürtülen boyayı emiş derecesi birbirinden farklıdır.

Diğer taraftan makinelerde kullanılan boyaların baskıya etkisi hakkında neler söylemek istersiniz? Mürekkep seçiminde dikkat edilmesi gereken konular nelerdir?

Vira Dijital: Mürekkepler, baskıda kafa kadar önemlidir. Öyle ki kafanın performansını doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Bir mürekkebin kalitesini ise muhteviyatındaki pigment ve pigmentin yapısı belirler. Mürekkep seçiminde mutlaka nano teknoloji ile parçalanmış pigmentleri içeren boyalar tercih edilmelidir. Pigmentin nano teknoloji ile parçalanması kafalardan boyanın geçişini kolaylaştıracak ve nozıl kanallarında olası tıkanmaların önüne geçecektir.

Kullanılan boyanın her türlü hava şartlarında, zamana bağlı performansı da dikkat edilmesi gereken bir husustur. Günümüz koşullarında Türkiye şartlarında kullanılan boyanın en az 3 yıl solmalara karşı mukavemet gösterebiliyor kapasitede olması gerekir. Bu konu da boya üretiminde kullanılan pigmentin kalitesi ile ilintilidir.  Boya içerisinde pigmentin homojen dağılımı son derece önemlidir. Bazı boyalarda özel bir solüsyon kullanılmaktadır. Böylece boya içerisinde pigmentler bir birine yapışarak topaklanma yapmamaktadır. Bu tarz boyalar nozıl kanallarından geçerken kanal duvarında yıpranmalara ve aşınmalara neden olmaz. Bu durumun en belirgin sonucu da kafa ömrünün uzamasıdır. Ayrıca boyanın yoğunluğuna da dikkat etmek gerekir. Yoğunluğu yüksek veya düşük olan boyalar ateşlemenin sağlıklı gerçekleşmesine engel olurlar. Bu nedenle yoğunluğun mutlaka ideal seviyede olması gerekmektedir.

Fuarların ertelenmesi yatırımcıların birçok konuda bilgiye ulaşmasını engelledi. Bu sene fuarlara daha fazla ilgi olacağı tahmin ediliyor. Sizin bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

Vira Dijital: Fuarlar sektörümüzün buluşma noktası. Her sene heyecan ile bir araya gelmeyi beklerken pandemi koşulları bu heyecanımızın önüne geçti. Sabır ile beklemeyi görev edindiğimiz bu süreçte, fuarlarımızı gerçekleştirme şansı bulabilirsek ben de ilginin yüksek olacağı kanaatindeyim. Tabii ki bu beklentimizin gerçekleşmesi için pandemi konusunda yetkililerin insanlığı nihai çözümle de buluşturmuş olması gerekir. Ayrıca sektörümüz ekonomik anlamda ciddi bir travma sürecinde. Bu travmanın ardından fuar piyasasında ne boyutta bir hareketlilik yaşanacağını önceden kestirmek de pek kolay değil.

Önümüzdeki döneme ilişkin sektöre vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Vira Dijital: Sektörümüzün bütün aktörleri, işimiz gereği mutlaka bir araya geliyor. Çünkü bizim işimiz büyük oranda temas ile gerçekleşiyor. Özellikle bizim gibi teknik hizmet veren firmalar açısından bu şekilde ilerliyor. Bu nedenle kontrollü olmayı önce bireysel düzeye indirgememiz gerekiyor. Ardından toplu şekilde hareket etmenin kurallarını uygulamak geliyor. Lütfen üzerimize düşen görevi yapalım. Herkesin bu zor günleri mümkün olduğunca darbe almadan geçirmesini diliyorum.

Pimms Group Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Aygüler: “Doğru zamanda yapılan yatırım kazandırır”

Selahattin Aygüler: “Salgın tüm dünyada dengeleri değiştirdi. Kazanmanın tek yolu değişimi uygulamaktan geçiyor. Koşullar sizi değiştirmeden, siz değişimi gerçekleştirin. Yatırımlarınızı ertelemeyin, geciken yatırımdan kazanç sağlamak mümkün olmayacaktır”

Pimms Group Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Aygüler, zamanında yapılan yatırımla kazanç sağlamanın mümkün olduğunu, geciken yatırımın şirketlere sadece zaman kaybettireceğini söyledi. Aygüler, pandemi ile başlayan değişen dünyaya ayak uydurmak için mutlaka teknoloji yatırımı yapılması gerektiğinin altını çizdi. Aygüler, sektör değerlendirme sorularımızı yanıtladı.

Pandemi koşulları nedeniyle birçok yatırım ertelendi. Bu nedenle 2021 yılının endüstriyel reklam ve dijital baskı teknolojileri açısından daha hareketli geçmesini bekleniyor. Sizin bu anlamda düşünceleriniz nelerdir? Size göre hareketlilik başladı mı?

Selahattin Aygüler: Pandemiye ait etkilerin yanı sıra, ithal ürünlere uygulanan vergi artışı bu anlamda ticareti oldukça zorlaştırdı. Döviz kurlarında yaşanan yükseliş trendi herkesin gözünü korkuttu, bu korku doğrudan yatırımları baskıladı. Aşı noktasında alınan mesafe piyasalarda güven ortamının daha hızlı oluşmasını sağladı. Son zamanlarda döviz kurlarında yaşanan hareketlilik bir tedirginliğe yol açtı. Özellikle aşı ve dövizle ilgili gelişmeler yatırımcıyı doğrudan etkilemektedir. Bu iki gündemden gelecek olumlu yansımalar, piyasalardaki iyimserliği artırıp, yatırımcıyı cesaretlendirecektir. Dolayısıyla 2021 yılı oluşan yatırım ihtiyacının kapatılması için araştırmalara başlanacağını düşünüyorum. Bu anlamda senenin hem ülkemiz hem de sektörümüz için güzel geçeceğine inanıyorum.

Değişen arz – talep dengeleri çerçevesinde 2021 yılı itibariyle daha çok hangi makine gruplarına ilginin artacağını düşünüyorsunuz? Bu düşüncenizin sebepleri nelerdir?

Selahattin Aygüler: 2020 yılında Pimms Group olarak işini büyütüp, yeni döneme hazırlanan firmaların tercihi olmayı başardık. Özellikle Handtop HT2512UV-1024i yeni Flatbed modeli, Handtop HTL3200UV Roll to Roll ve bazı tekstil firmalarına 3,2 metre baskı enine sahip Homer HM3200R ve Axia modellerine ait yoğun bir satış trafiğimiz ve kurulumlarımız oldu. Pimms Group, endüstriyel reklam ve baskı teknolojileri alanında dünyanın önde gelen markalarından HP, Handtop, Homer ve Axia gibi markaların temsilciliğini yürütmektedir. Bu markaların en önemli avantajı yatırımcısına uzun vadeli yatırımlarda her zaman kazandıran, performans ve kalite noktasında üst düzey çözümler geliştirmesidir.

Yatırım yapmayı planlayan firmalar hata yapmamak adına daha temkinli hareket ediyor. Bu anlamda yatırım yapmayı düşünen firmalara tavsiyeleriniz neler olur? Size göre makine seçiminde dikkat edilmesi gereken konular neler olmalı?

Selahattin Aygüler: Bugün piyasa koşulları yatırımcıyı her anlamda birkaç kez düşünmeye yöneltiyor. Yatırımcı, hem mevcut çalışmaları ilerletmek, hem de doğru ve yeni teknolojileri bünyelerine katarak, büyüme ihtiyacı duymaktadır. Yanlış yatırım, hem maddi, hem de geri dönüşü olmaya müşteri kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle öncelikle nasıl bir makineye ihtiyacınızın olduğu doğru tespit edilmelidir. İhtiyaç ve beklentileri en üst düzeyde olan birkaç model odaklanılmalı, tespit edilen modeller mutlaka yerinde görülüp, prova baskılar alınmalıdır. Bununla birlikte müşteri referansları takip edilmeli, referans firmalarla görüşme sağlanmalıdır. Son olarak ve en önemlisi doğru makine doğru tedarikçiden temin edilmelidir.

Dijital baskı makinelerinde kafa teknolojisinin önemi nedir? Örneğin, UV veya solvent bir makinede hangi kafa teknolojisi daha yararlı olur? Kafaların makine üzerindeki etkisine yönelik neler söylemek istersiniz?

Selahattin Aygüler: Tüm dijital baskı makinelerinin en temel noktası baskı kafalarıdır. Baskı kalitesinin en önemli unsurudur. Kafa teknolojisinde dünyada belli başlı üreticiler vardır. Bu üreticiler dijital baskıdan gelen talepler doğrultusunda kafa teknolojisinde sürekli yenilik sunmaktadır. Kafa seçiminde distribütör ve tedarikçi firmanın görüşmeleri önemlidir.  Bu noktada yine kullanıcılardan alınacak müşteri referansları önem taşımaktadır. Her ne olursa olsun, makine yatırımı için iyi bir araştırma yapılmalı, fuarlar ve sektörel yayınlar yakından takip edilmelidir.

Son dönemde dijital baskıda hangi makineler ön plana çıktı?

Selahattin Aygüler: Günümüzde daha çok UV baskı teknolojilerinin ön plana çıktığını görmekteyiz. Bununla birlikte yaşanan salgınla birlikte sağlık konusunda herkes daha hassas hareket ediyor. İnsan sağlığına ve çevreye duyarlı baskılar, mürekkepler ve ürünler daha çok talep görmektedir.

Son olarak içinde bulunduğumuz sektöre vermek istediğiniz bir mesajınız var m?

Selahattin Aygüler: Özellikle pandemi sadece günümüzü geleceğimiz için de bir değişimin başlangıcı oldu. Birçok alışkanlığımızı bu dönemde değiştirmeye başladık. Belki de bundan sonra bu hayat tarzımız olacak. Bu değişim salgın olmasa bile belki gelecek dönemde kendiliğinden gerçekleşecekti. Salgın bu değişim biraz öne çekti. Dünya, ülkemiz ve sektörümüz değişiyor. Değişmeye devam edecek. Bu değişimi iyi takip etmeli, gelecek için daha donanımlı bireyler ve şirketler olmalıyız. Bu dönem para kazanmadık ama çok önemli tecrübeler elde ettik. İyi ve kötü herşeyi yaşamak, gelecekte bize çok büyük kazançlar sağlayacaktır. Geri dönüşü olmayan tek şey zamandır. Zamanı kaybetmeyelim, doğru zamanda doğru işler yapalım.

Remifol Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Utku: “Artan ihracatımızla ülkemize güç katıyoruz”

Mesut Utku: “Yurt içi pazarda sektörün gösterdiği teveccüh ile çok iyi noktalara geldik. Pandemi döneminde ise Avrupa pazarında oluşan boşluk bizim için ciddi bir avantaja dönüştü. Remifol ürünlerinin kullanımı çok hızlı bir şekilde yaygınlaştı”

Türkiye’nin folyo üreticisi Remifol, yurt içi ve yurt dışı pazarlarda aktif olarak çalışmalarını başarılı bir şekilde sürdürüyor. Pandemi sürecini başarılı bir şekilde yöneten Remifol, son dönemde Ar-Ge çalışmalarına ağırlık verdi. Bir yandan yurt içi pazardaki çalışmalar devam ederken, diğer taraftan yurt dışında oluşan boşluğu doldurma noktasında önemli adımlar attı. Remifol Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Utku, şirketin çalışmalarına ilişkin sorularımızı yanıtladı.

Türkiye’nin folyo üreticisi Remifol markasını kısa zamanda hem yurt içinde hem de yurt dışında çok iyi noktalara taşıdınız. Bu başarı hikayesini kısaca sizden dinleyebilir miyiz? Remifol markasının başarısının arkasında neler var?

Mesut Utku: Üretimde mükemmellik felsefesiyle yola çıktığımız günden bu yana kaliteden taviz vermeden Remifol ismini bir dünya markası haline getirmek için yolumuza devam ediyoruz. Bilindiği gibi Remifol olarak kuruluş amaçlarımız doğrultusunda endüstriyel reklam sektörünün ihtiyaç duyduğu baskı folyolarının üretimini yapmaktayız. Bu hedeflerimize bizi ulaştıracak adımları da başarılı bir şekilde atmaktayız. İlk olarak kısıtlı ölçülerde mat, parlak beyaz ve şeffaf dijital baskı folyoları üretime başladık. Kısa bir süre sonra renkli grup üretim portföyümüze giriş yaptı. Bugün için 36 renk çeşidiyle hizmet vermekteyiz. Son olarak 182 ve 204 cm folyo ile dünyanın sayılı markaları arasındaki yerimizi almış bulunuyoruz. Remifol, geniş format baskı piyasası için yenilikçi, yüksek kaliteli, dijital baskı ürünleri geliştirme ve üretme noktasına odaklanmıştır. Remifol müşterilerini tam anlamı ile memnun edecek ve teknolojik gelişmelerden yararlanmalarını sağlayacak şekilde, mükemmel geniş formatlı dijital baskı malzemelerinin tüm çeşitlerini üretme konusuna kendisini adamıştır. Türkiye’de iç ve dış mekan dijital baskı malzemeleri üretimi alanında bir öncü olarak, Remifol müşterilerine her ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir ürün yelpazesini sunmaktadır. Afiş ve posterlerden vitrin düzenlemelerine, sergi ve fuar standlarına kadar Remifol’ün ürün yelpazesi müşterilerinin her türlü uygulamalarına olanak sağlamaktadır. Bizler bu anlamda güzel bir örnek teşkil etmekteyiz. Türkiye’de çok ciddi bir yatırım ve Ar-Ge gerektiren, kolay olmayan bir pazarda üretime girdik. Yurt içi pazarda dünya markası ürünlerle rekabet etmekteyiz. Sektörümüzün bizlere gösterdiği teveccüh sayesinde de pazarda çok hızlı bir şekilde adımızı duyurmayı başardık. Ardından en önemli hedefimiz olan ve ülkemize katma değer sağlamak amacıyla yurt dışı pazarlara açıldık. Yurt dışında katıldığımız fuarlar ve yaptığımız tanıtım çalışmaları neticesinde dünyanın dört bir yanından distribütörler aracılığıyla ürünlerimizi dünya pazarına sunmaktayız. Remifol Avrupa merkezli tedarikçilerinin ürettiği hammaddeleri kullanmayı tercih etmektedir. Bu tercihimiz de bizleri alanında tercih edilen ve aranan bir marka haline getirmiştir. Yine ürünlerimize olan güvenimizin bir eseri olan sektörde %100 İade Garantisi veren tek firma özelliğine sahibiz.

Remifol farklı olma noktasında ne tür çalışmalar yürütmektedir?

Mesut Utku: Remifol olarak her zaman sürdürülebilir bir kalite, kaliteden taviz vermeyen bir üretim hattı, bu üretim hattını destekleyen bir satış ağı ile çalışmalarımızı akıllı fabrika teknolojisi ile sürdürmekteyiz. Barkod sistemine geçiş yaptık. Remifol tesisine giren hammadde, işlenen ürün, sevk edilen yer akıllı sistem sayesinde sürekli takip edilmektedir. Uyguladığımız bu sistem sayesinde maksimum hizmet kalitesini ve sorunsuz bir satış politikası amaçlamaktayız.

Yaşanan pandeminin sizin üretim sürecinize nasıl bir etkisi oldu?

Mesut Utku: Yaşanan pandemi sürecinde satışlarımızda herhangi bir azalma söz konusu olmadı. Mevcut durumumuzu koruduk. İç pazarda bir miktar tahsilat sorunu yaşadık. Bu tahsilat sorunlarına kur artışlarının da ilave olması tüm firmaları oldukça zorladı. Ekonominin sağlıklı ve sürdürülebilir olması için alacak-borç ilişkisinin düzgün yürümesi gerekir. Buradaki aksama birçok firmayı aynı anda etkilemektedir. Finans yapımızın dinamikliği sayesinde ilk oluşan dalgayı çok başarılı bir şekilde yönettik. Diğer taraftan Avrupa pazarının Çin’den gelen ürünlere yönelik uyguladığı kısıtlamalar bizim için çok büyük bir avantaja dönüştü. Pandemi sürecinde Avrupa pazarından ürünlerimize olan talep artış gösterdi. Bu talebi Remifol olarak başarılı bir şekilde karşıladık. Böylece yeni farklı ülkelere hızlı bir şekilde ürünlerimizi ulaştırma fırsatı yakaladık. Şimdi ise bu satışların devamlılığını sağlama noktasında çalışmalar sürdürmekteyiz. Bu noktada farklı ülkelerde distribütörlük ve bayilik anlaşmalarımız oldu. Zorunlu kısıtlamalar haricinde üretim hattımız aralıksız üretime devam etti. Yurt içi ve yurt dışından gelen tüm siparişleri başarılı bir şekilde karşıladık.

Sektörümüzle ilgili fuarların olmaması sizlere nasıl yansıdı?

Mesut Utku: Fuarların her zaman faydalı olduğunu ve önemini bilmekteyiz. Sektörümüzle ilgili yurt içi ve yurt dışı hemen hemen her fuara katılmaya gayret göstermekteyiz. Bu sene katıldığımız fuarlar ertelendi. Bu erteleme neticesinde bizlerde farklı tanıtım mecralarını değerlendirerek bu açığı kapatmaya çalıştık. Sosyal medyayı yoğun bir şekilde kullandık. Bununla birlikte sektörel yayınlarda yer aldık. Tanıtım ve ürün broşürlerimizi sürekli güncelleyerek yeniliklerimizi sektörle hızlı bir şekilde buluşturduk. Bu sene gerçekleştirilmesi planlanan yurt içi ve yurtdışı fuarlarda yer almayı planlıyoruz. SIGN İstanbul ile ilgili anlaşmamız var. Bununla birlikte tarihle ilgili bir değişiklik söz konusu olmaz ise 12-15 Ekim 2021 tarihleri arasında FESPA Amsterdam’da planlanan fuarda da yerimizi alacağız.

Remifol olarak üretim kapasiteniz nedir? Bununla birlikte pandemi sürecinde kadronuzda herhangi bir değişiklik oldu mu?

Mesut Utku: Remifol olarak yıllık 10 milyon metrekare üretim kapasitesine sahibiz. Bizler yola çıkarken gerçekten büyük hedefler belirledik. Özellikle üretimini yaptığımız konunun ne denli önemli olduğunun bilincindeyiz. Rekabet ettiğimiz markaların tamamı uluslararası firmalardan oluşuyor. İşimizin zor olduğunu biliyoruz ancak bunu başaracak bir güce sahip olduğumuzun da farkındayız. Her ne olursa olsun ülkemizi kalkındırmanın en önemli ayağını üretim oluşturuyor. Üreten Türkiye’nin bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz. Bizlerin başarısının arkasındaki en önemli sebeplerden biri de ekip arkadaşlarımızın üstün gayretleridir. Pandemi sürecinde tüm kadromuzu koruduk. Bizler ekip arkadaşlarımızı bir ailenin parçası olarak görmekteyiz. Yönetimden çalışanlara kadar bu bilinci tüm ekip arkadaşlarımıza aşıladık. Şartlar ne olursa olsun elimizi taşın altına koyduk, hep birlikte Remifol markasını çok daha iyi noktalara getireceğimize inanıyoruz. Hatta bu dönemde ekibimize yeni arkadaşlarımız da katıldı. Remifol olarak dünya markası olma hedefimize ulaşma noktasındaki çabalarımız devam etmektedir.

Sektör olarak kalifiye eleman konusunda eksikliklerimizin olduğunu biliyoruz. Sizin bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

Mesut Utku: Kalifiye eleman eksikliğimiz olduğu her zaman ifade edilmektedir. Bu anlamda yürütülen çalışmaları son derece isabetli ve yerinde buluyoruz. Remifol olarak bizler üretimini yaptığımız folyoların kullanım klavuzlarında saklama koşullarından, yapıştırma tekniklerine kadar birçok ayrıntıyı açıkça belirtiyoruz. Baskıda yaşanacak sorunlar; kafa problemleri, boya, ortam şartları ve folyo olmak üzere 4 başlıktan oluşur. Sahadaki ekiplerimizde yine bu bilgileri uygulamacı firmalarla paylaşmaktadır. Şartlara uygun üretim yapıldığı sürece hiçbir sorun yaşanmamaktadır. Bizler her şartta ürünlerimizi tercih eden firmalarla tüm bilgilerimizi açık ve şeffaf bir şekilde paylaşmayı tercih ediyoruz. Bu noktada dijital baskı makinesi satıcıları da kullanılan malzemeye yönelik makine ayarları konusunda bilgilendirdiği sürece sorunsuz baskılar alınabilecektir. Remifol olarak hammadde tedariğimizi Avrupa menşeili firmalardan temin etmekteyiz. Dünya markası olarak bilinen markalarda bizlerin kullandığı hammaddeyi kullanmaktadır. Dolayısıyla burada malzeme kalitesi standarttır. Doğru ayarlar yapıldığı sürece tüm folyoların baskıları aynı olur. Buradaki asıl görev baskı operatörlerinin elindedir.

2021 yılında yeni ürün noktasında çalışmalarınız var mı?

Mesut Utku: Remifol kurduğu üretim hattı ile çalışmalarını başarılı bir şekilde sürdürmektedir. Üretimden elde ettiği bilgi birikimi ve tecrübeyi yeni ürün kazandırma noktasında da sürdürmekte kararlıdır. Ar-Ge çalışmaları devam eden bazı faaliyetlerimiz var. Üretim hattımıza yapacağımız yeni ilave yatırımlarla etiket, matbaa ve tekstil sektörlerinin ihtiyacı olan farklı ürünleri portföyümüze katmaya yönelik fizibilite çalışmaları gerçekleştirmekteyiz.

Üretim yapmanın birçok zorluğu vardır. Bu noktada sizlerin beklentileri nelerdir?

Mesut Utku: Türkiye’de üretip ihracat yapan firmaların artış göstermesi ülkemize olan olumlu imaja ciddi katkı sağlamaktadır. Avrupa’da Türk ürünlerine olan kalite algısını daha fazla artırmamız gerekiyor. Bunun için her üretim yapan firmanın bu konuya özen göstermesi gerekiyor. Her sektörde birden fazla üreticinin Avrupa pazarında yer alması diğer sektörlerin bu pazarlara girişine katkı sağladığını düşünüyoruz. Bir üretici olarak bizlerin gayesi bir taraftan şirketimizi büyütmek olduğu gibi diğer taraftan ülkemizin ekonomisine katkı sağlamaktır. Bu sebeple yerli üretim önce iç pazarda desteklenmelidir. Bu desteğin başlangıç noktası da ülkemizdeki uygulamacı firmalardır. Yurt içi pazarda ne kadar çok yerli ürün kullanılırsa, yurt dışına olan talep o derecede azalacaktır. Bu hem iç piyasanın canlı kalmasını sağlayacak, hem de yurt dışına olan çıkışı engelleyecektir. Her firmanın Türkiye’deki üreticilere güvenmesi, hatta üretim yapmak isteyenleri teşvik etmesi önemlidir. İçinde bulunduğumuz bu dönemde iç piyasadaki firmaların birbirine olan desteği ve motivasyonu ile bugünleri atlatacağımıza inanıyorum.