Category Archives: Söyleşi

Prodigital Dijital Baskı Makineleri

Prodigital Dijital Bask覺 Makineleri

Endüstriyel Reklamcılıkta Başarının Adresi: Hakan Reklam

Hakan Reklam, kurumsal değişim sürecinde olan markaların, dijital baskı, tabela üretimi, mobilya çözümleri, cephe giydirmeleri ve display uygulamalarını kendi tesislerinde üreterek uygulayan bir firma.

1980 yılında 50 metrekarelik küçük bir atölye ile reklamcılık sektörüne giren Hakan Reklam, bugün birçok büyük firmanın kurumsal kimlik projelerini, tasarım, imalat, montaj ve bakım hizmetlerini 24 bin metrekarelik alanda modern tesislerinde sürdüren sektörünün önde gelen firmalarından biridir. Hakan Reklam’ın tecrübesi ve yüksek kalitesi ile hizmet verdiği müşterileri arasında her biri uluslar arası ve kendi sektöründe lider olan birçok firma bulunmaktadır. Hakan Reklam müşteri taleplerini yerine getirmekte “Mutlak Müşteri Memnuniyeti” felsefesi ile hareket ederek, maliyetten çok müşteri memnuniyetini ön plana çıkaran bir anlayışa sahiptir.

Hakan Reklam Genel Müdür Yardımcısı Hakan Bilgiç ve Kalite Güvence Müdürü İhsan Erbay ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Hakan Reklam kuruluşu ve faaliyet alanları hakkında bilgi verir misiniz?

1979 yılında İbrahim Bilgiç tarafından kurulan Hakan Reklam, ticari olarak 1980 yılında İçerenköy Bostancı’da faaliyetlerine başlamıştır. Kurulduğu günden bu yana güzel ve örnek çalışmalara imza atmıştır. İlk kurulduğu tarihten bu yana çözüm odaklı hizmet anlayışını sektöre yansıtmaktadır. 1980 yılında cephe panoları üretimi yapan bir firma konumundaydı. Bugün bu alanda hizmetlerimize devam ediyoruz. Sadece, sektörün gelişmesiyle birlikte şehir mobilyaları, dijital baskı, cephe giydirme sistemleri gibi alanlardaki faaliyetlerimizi genişlettik. Hakan Reklam’ın uzmanlık konusu şube sayısı fazla olan kurumsal firmalara çözüm sunmaktır. Şirketimiz bu alanda Türkiye’nin önde gelen firmalarından biridir. Kurumsal değişim sürecinde olan banka, telekominikasyon, sigortacılık, otomotiv gibi çok sayıda markaya hizmet vermekteyiz. Örneğin, Bank Asya, Ziraat Bankası, Albaraka Türk, Turkcell gibi markaların Türkiye genelindeki projelerine imza attık.

Şu anda bulunduğunuz tesis hakkında bilgi alabilir miyiz?

Hakan Reklam, 50 metrekare bir alanda faaliyetlerine başlamıştır. Bundan önceki fabrika alanımız 4.500 metrekareden oluşmaktaydı. Şu anda Gebze’de 14 bin metrekare açık alan, 10 bin metrekare kapalı alan olmak üzere toplam 24 bin metrekare alanda hizmetlerine devam etmektedir. Türkiye geneline 160 kişilik bir ekiple çözüm sunuyoruz. Bununla birlikte, Türki Cumhuriyetler, Ortadoğu, Balkanlar olmak üzere yurt dışına yönelik ciddi çalışmalarımız var. Ürünlerimizin tamamı TSE ve CE sertifikasına sahiptir. Avrupa standartlarına uygun bir şekilde üretimlerimizi gerçekleştiriyoruz. Üretimlerimizi, sadece kendi uygulamalarımızda kullanmaktayız. Bunun dışında perakende pazara yönelik satış yapmıyoruz. Hakan Reklam, dijital baskı merkezi değildir. Hakan Reklam, endüstriyel reklamcılığı başarı ile uygulan bir firmadır. Kurumsal değişim sürecinde olan markaların, dijital baskı, tabela üretimini, mobilya çözümlerini, cephe giydirmelerini, display uygulamalarını kendi tesislerinde üreterek uygulayan bir firmadır. Faaliyet içinde bulunduğumuz konuyu çok iyi biliyoruz. Bu alanın dışına çıkmıyoruz.

Makine parkurunuzdan bahseder misiniz? Son olarak Fleks Media A.Ş.’den Excitech yatırımınız oldu. Bu yatırımda Fleks Media A.Ş.’yi tercih etmenizi sebeplerini öğrenebilir miyiz?

Makine parkurumuzda, 5 metre 8 renk HP Scitex, 260 HP Latex, 4 renk 8 kafa 14 pikolitre 320 Flora makinelerimiz bulunuyor. Son olarak Fleks Media A.Ş.’den Excitech marka CNC Router yatırımı gerçekleştirdik. Hakan Reklam olarak yatırımdan önce makineyi getiren tedarikçiye bakarız. Bizim için makineyi getiren tedarikçi önemlidir. Bu makine yatırımında da makinenin teknik özelliklerini inceledik. Ardından getiren firmaya bakarak karar verdik. Makinelerimizi bünyemize katarken, tedarikçilerin bize verdiği teknik özellikler ve garantiler doğrultusunda yatırımlarımızı gerçekleştiriyoruz. Son yatırımımızı da bu çerçevede gerçekleştirdik.

Personele yönelik eğitim çalışmalarınız var mı?

İhsan Erbay: Çözümlerimizi sunarken, hem çevreye duyarlı hem de müşteri memnuniyeti sağlayan yatırımlar gerçekleştirmekteyiz. Çalışanlarımızın da iş güvenliğini üst seviyede tutan çalışmalar yapmaktayız. Hakan Reklam Tasarım, Proje, AR-GE, Pazarlama, Üretim, Satın alma, Planlama, İnsan Kaynakları, Muhasebe ve Finansman departmanlarından oluşan kadrosu ile hizmet vermektedir. “Mutlak Müşteri Memnuniyeti” hedefi ile vizyonunu belirleyen Hakan Reklam, teknolojiyi kalite ile birleştiren deneyimli ekibi ile sektörde 30. yılını doldurmaktadır. Hakan Reklam kurulduğu günden beri müşterilerine hissettirdiği güven ve inanç ile belirlediği yolda emin adımlarla ilerlemektedir. Sahip olduğu güçlü teknik kapasite ile müşterilerine hızlı ve kaliteli hizmetler sunan; eğitimli, deneyimli, dinamik çalışan topluluğuna sahip bulunan Hakan Reklam, sürekli gelişen organizasyonunda en önemli kaynağın “İnsan” olduğunun bilincindedir.

Fuarları ve yenilikleri takip ediyor musunuz? Türkiye pazarında hangi tedarikçilerle çalışıyorsunuz?

Bülent Bilgiç: Piyasa ürün gamı ve yeterlilik bakımından iyi noktaya doğru ilerliyor. Geçmiş yıllarda yurt dışından gelen ürünlerle çalışmalar yürütülürken, bugün kendine özgü reklam mecralarını oluşturan bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Yurt içi ve yurt dışındaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Son olarak Hannover Makine ve Teknoloji Fuarı’nı takip ettik. Bu fuarda bazı yatırımlarımız oldu. Bununla birlikte FESPA fuarlarını takip ediyoruz. Ancak bugün, dijital baskı fuarlarında sergilenen ürünlere Türkiye pazarında da ulaşabilmekteyiz.

Türkiye pazarında reklam malzemeleri tedarik hizmetlerini 5 firma ile yürütmekteyiz. Bu firmaların dışına çıkmamaya özen gösteriyoruz. Ucuz veya ilk defa Türkiye pazarına giren bir ürün bizi çok ilgilendirmiyor. Çalıştığımız tedarikçileri, şirketimizin bir parçası olarak görmekteyiz. Herhangi bir sıkıntı olduğunda oturup konuşarak işi çözmeye gayret ediyoruz. Çok sık tedarikçi değiştiren bir yapımız yok. Ucuz diye bir malı almayız. Ancak, ucuz bir malzeme varsa kendi tedarikçimizden temin ederiz. Yani, piyasada böyle bir ucuz fiyat oluşur ise, ilk önce kendi tedarikçimizle paylaşıyoruz.

Dijital baskı ve reklam sektörünü nasıl görüyorsunuz?

Bülent Bilgiç: Reklam sektörü Türkiye’de ciddi anlamda gelişme gösteriyor. Bu gelişmeye paralel hem tedarikçi hem de uygulamacı firmalar da büyüyor. Bu süreçte, ciddi bir rekabet ortamı ile karşı karşıyayız. Bu ortam, sahadaki işlerin kalitesini düşürmeye başladı. Bu durum sektöre zarar verirken, yeni oyuncuların girmesine imkan veriyor. Doğru yapılmayan maliyet hesaplamaları nedeniyle karlılık oranları ciddi derecede geriledi. Dijital sektördeki rekabet, reklam sektörüne de sıçradı. Yeni giren firmalar kapasitelerini doldurabilmek için maliyetine hatta maliyetin altına işler almaya başladı. Bu şartlar altında ne kadar kalitesiz ürün varsa pazara giriyor ve kaliteyi düşürüyor. Bu rekabet ortamında tedarikçi de kaliteli ürüne Pazar bulamadığı için getirmiyor, bu da bizim gibi firmaların da kaliteli ürün bulmamızı zorlaştırıyor. Kalitenin bir maliyeti vardır. Hakan Reklam, kaliteden ödün vermeden çalışmalarını sürdürmeye devam edecektir. Örneğin, İş Güvenliği konusunda uzman personel bulunduruyoruz. Bu personel, çalışanlarımıza yüksekte çalışma, ağır metal uygulamaları gibi konularda sürekli eğitim vermektedir. Her bölümümüzde çalışan personelimizin mesleki yeterlilik belgeleri bulunmaktadır.

Hakan Reklam’a kurulan makine hakkında bilgi verir misiniz?

Hayri Özerkan: Her şeyden önce konusuna hakim ve deneyimli bir işletme ile çalışmanın gerçekten çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yeni tesislerinin de hayırlı ve bol kazançlı olmasını temenni ediyorum. Böylesine büyük bir tesiste Fleks Media A.Ş.’ye ait bir makinenin tercih edilmesi bizleri ayrıca mutlu etmiştir. Firmanın yöneticileri, kurulumu yapılan Excitech marka, 4×2 özel yapım CNC makinesini geçtiğimiz Sign İstanbul Fuarı’nda inceleme fırsatı buldular. Yapılan anlaşmanın ardından makinenin kurulumunu gerçekleştirdik. Son sisteme sahip olan Excitech CNC, vakum pompalı, toz emmeli, soğutmalı, servo motorlu güçlü bir makinedir. Buradaki makine metal kesimlerinde kullanılıyor. Hakan Reklam’a bu yatırımlar Fleks Media A.Ş.’yi tercih ettikleri için teşekkür ediyoruz.

 

Aristo, Prodigital ile Yeni Pazarlara Açılıyor

Prodigital, Türkiye Distribütörü olduğu Aristo ve Dilli markalarına yönelik 3 gün süren tanıtım günleri düzenledi. Pardus Reklam’da gerçekleştirilen etkinliğe, reklam sektöründen çok sayıda davetli katıldı. Tanıtım günlerinde Aristo Satış ve Pazarlama Direktörü Michael Hock katılarak, misafirlere makine hakkında ayrıntılı bilgi aktardı. Tanıtım günlerinin ardından Michael Hock ve Prodigital Dış İlişkiler Direktörü Şahsen Kazancı ile bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı bulduk.

Aristo’nın faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz? Bununla birlikte Türkiye pazarından beklentileriniz nelerdir?

Michael Hock: 1862 yılında kurulan Aristo’nun bu yıl 150. yılı kutlandı. 25 yılı aşkın süredir de, masa tipi CNC kesiciler pazarında üretici olarak yer almaktayız. Birçok farklı sektöre hizmet verirken ağırlıklı olarak Açıkhava reklam sektörü ve ambalaj sektörüne yönelik çalışmaktayız. Bütün ürünlerimiz Almanya Hamburg’da üretilmektedir. Dünya genelinde 5 binin üzerinde makinemiz hizmet vermektedir. Aristo 100’ün üzerinde ülkede faaliyet gösteren bir firmadır.

Şirketimiz, masa tipi CNC kesiciler üretim ve gelişim konusunda dünya üzerindeki birçok talebi karşılamaktadır. Aristo, müşterilerinin istediği özel tasarımları; aynı standart seri üretimde olan diğer modellerde olduğu gibi aynı hassasiyet ve kalitede üretmektedir. Aristo’nun ürettiği bütün makineler ister tek başına istenildiğinde diğer makineler ile aynı üretim hattında adapte edilebilme özelliğine sahiptir. Günümüz piyasasında, sayısız ve değişik sektörlerde ihtiyaç duyulan bu tip makineler dijital baskı, finishing, örnek yapma, ambalaj sanayi ve birçok değişik sektörlerde kullanılmaktadır. Akıllı kamera özellikli, sarıcı ve çözgülü ve ya da tek sayfa, tarayıcı ve yazılım özelliklerine sahip olan makinelerimiz üst düzey otomasyona sahip işletmelerde kolayca entegre edilebilir özelliklere sahiptir.

Açıkhava reklam sektörüne yönelik çözümlerinizden bahseder misiniz?

Michael Hock: Aristo, Açıkhava reklam sektörüne 130×100’ cm den 160×250 cm’e kadar farklı ebatlarda makineler sunmaktadır. Bununla birlikte GL serisi makinelerde 200×320 ebatından, 200×700 cm ebada kadar çıkan bir seri yer almaktadır. Genel ürün grubunda 500×500 cm ebatına kadar makineler mevcuttur. Ayrıca uzunluk olarak 200×700 cm’e ebadına kadar makine üretimi yapmaktadır ve dünyaca ünlü havayolu şirketlerinde kullanılmaktadır.

Uzun yıllardır Türkiye pazarında Prodigital ile hizmet veriyorsunuz. Son bir yıldır da sadece Prodigital ile hizmet sunuluyor. Bu iş ortaklığında hangi noktadasınız?

Michael Hock: Aristo olarak Prodigital ile çok güzel bir işbirliğimiz var. Bu işbirliğinden dolayı son derece memnunuz. Uzun yıllardır çalıştığımız Prodigital ile işbirliğimiz oldukça olumlu bir şekilde ilerliyor. Bugüne kadar çok güzel çalışmalar gerçekleştirdik. Bundan sonra da birlikte başarılı çalışmalara imza atacağımıza inanıyorum.

Türkiye pazarından ve Prodigital’den beklentileriniz nelerdir?

Michael Hock: Aristo olarak Türkiye pazarına bütün ürün grubunun sunumunu gerçekleştiriyoruz. Prodigital ile ürünlerimizi diğer sektörlerde de yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Dijital baskı pazarında, solvetten UV’ye geçişle birlikte, dijital kesicilerin önemi bir kat daha arttı. Bu doğrultuda, Aristo’nun çözümleri ve Prodigital’in sektördeki bilgi birikimi ile sektörde iyi bir noktaya ulaşacağımıza inanıyorum.

Bugün kadar Türkiye pazarında, Aristo ürünlerinden kaç adet kurulum gerçekleştirildi?

Michael Hock: Bugüne kadar Türkiye pazarında 100’ün üzerinde makinemizin kurulumu yapıldı ve sorunsuz bir şekilde çalışmaktadır. Açıkhava reklam sektörünün yanı sıra farklı sektörlere yönelik çalışmalara başladık. Bu rakamları Prodigital ile daha da artıracağımızı düşünüyorum.

Prodigital ile önümüzdeki dönem içinde bir üretim düşünceniz var mı?

Michael Hock: Daha öncede belirttiğim gibi Prodigital ile sıkı bir işbirliğimiz var. Şu ana kadar üretim konusunda herhangi
bir anlaşmamız olmadı. Ancak zamanı geldiğinde bu konuyu da düşünebiliriz. Aristo olarak, ileriye yönelik uygulanabilir bir
proje olarak görmekteyiz.

Ziyaretinizde Aristo makinelerinin bulunduğunu tesisleri ziyaret ettiniz mi?

Michael Hock: Bugüne kadar makinelerimizin bulunduğu birçok firmayı ziyaret ettim. Bu ziyaretlerimde firmaların çalışma performansından son derece etkilendim. Makineleri ne kadar doğru ve etkili bir şekilde kullandıklarını gözlemledim. Burada Prodigital’in makineleri müşterilerine ne kadar doğru bir şekilde anlattığını gördük. Yine Tanıtım Günleri’ni de Prodigital’in müşterisi olan Pardus Reklam’da gerçekleştirdik. Bu etkinlikte oldukça başarılı bir şekilde geçti.

Türkiye’deki Açıkhava reklam sektörünü nasıl görüyorsunuz? Sektöre vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Michael Hock: Türkiye’yi gelişen ve büyüyen bir Pazar olarak görmekteyiz. Bu noktada Aristo da Prodigital ile birlikte bu büyüyen pazardan hak ettiği payı alacaktır. Prodigital ile çok güzel bir işbirliğimiz var. Bu güzel işbirliği bize başarıyı getirmektedir. Buraya geldiğimizde kendimizi evimizde gibi hissediyoruz. Türkiye’deki her türlü aktivitede Prodigital ile birlikte yer almaya devam edeceğiz.

Aristo ile Türkiye pazarındaki hedefleriniz nelerdir?

Şahsen Kazancı: Bildiğiniz gibi Aristo ürünlerini uzun yıllardır piyasaya sunuyoruz. Geçtiğimiz yıl yapılan anlaşmanın ardından Türkiye pazarında daha aktif olarak yer alma kararı aldık. Solvent pazarından UV ürünlere geçiş sürecini iyi analiz ettik. Bu süreçte CNC kesiciler son derece önem taşımaktadır. UV alanında güçlü bir markanın distribütörlüğünü yürütüyoruz. Finishing çözümlerinde de Aristo ile Türkiye pazarında daha etkili olacağımızı düşünüyorum. Prodigital teknik servis ekibi, Aristo’nun merkezinde teknik eğitimlerini tamamladı. Bunun yanı sıra Aristo satış ekibi şirketimize gelerek bir eğitim programı düzenledi. Sign sektörüne yoğunlaştığımız için diğer sektörlere yeterli ilgiyi gösteremedik. Bu çerçevede yapılanmamızı gerçekleştirerek, sign sektörü dışındaki endüstriyel sektörlere yöneldik.

Tanıtım Günleri çerçevesinde 3 gün süren bir etkinlik gerçekleştirdiniz. Bu organizasyon nasıl geçti?

Şahsen Kazancı: Aristo & Dilli Tanıtım Günleri’ndeki amacımız, farklı sektörlerdeki firmaları bir araya getirerek, yeniliklerimizi paylaşmaktı. Bu çerçevede tanıtım günlerine çok farklı sektörlerden firma yetkilileri ilgi gösterdi. Prodigital olarak reklam sektöründe elde ettiğimiz başarıyı diğer sektörlerde de göstermeyi hedefliyoruz. Bu yolda Aristo da bizlere son derece destek sağlamaktadır. İlerleyen günlerde bu organizasyonlar devam edecek. Prodigitalin pazardaki gelişmesi daha iyi noktalara ulaşacaktır.,

Bu iki markaya yönelik tanıtım günleri düzenlemenizin özel bir nedeni var mı?

Şahsen Kazancı: Türkiye distribütörü olduğumuz Dilli ve Aristo markaları birbirini tamamlayan ürünlerdir. UV makinede Dilli markası ile çalışırken, finishing sistemlerinde tamamlayıcı olarak Aristo ile çalışmaktayız. Birbirini tamamlayan bu iki marka ile pazarda daha iyi noktalara geleceğimizi düşünüyorum. Dilli, 1994 yılından bu yana sadece UV makineler üreten bir firmadır. Kore Borsası’nda işlem gören dijital üreticilerin ilk firmasıdır. Bildiğiniz gibi Dilli ile Sign İstanbul 2011 Fuarı’nda pazara giriş yaptık. O günden bu zamana kadar piyasadan ciddi şekilde ilgi görmekteyiz. Dilli’nin sunduğu makineler, hem sign sektörüne hem de endüstriyel sektörlere hitap etmektedir. Bu nedenle pazar payı her geçen gün artmaktadır. Prodigital yeniden yapılanma çerçevesinde, faaliyetlerini Endüstriyel, Tekstil ve Reklam olmak üzere 3 ana grupta yürütmektedir. Tanıtım günlerine ilk olarak Endüstriyel Çözümler ile başladık. Bu organizasyonun ardından Tekstil ve Reklam sektörlerine yönelik aktivitelerimiz olacak.

Mutoh, Prodigital ile Türkiye Pazarında

Mutoh Avrupa Yönetim Kurulu Başkanı Arthur Vanhoutte, Prodigital firmasının eğitim seminerine katıldı.

Geçtiğimiz aylarda Prodigital firması ile imzaladıkları distribütörlük anlaşmasının ardından Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştiren Mutoh Avrupa Yönetim Kurulu Başkanı Arthur Vanhoutte, Prodigital firmasının 1 Haziran tarihinde satış ekibine yönelik düzenlediği eğitim seminerinde makin parkurları, Mutoh Markası ve dünya piyasasındaki yeri ve Türkiye çıkış stratejileri hakkında bilgi verdi. Seminerin ardından Vanhoutte ile çalışmaları hakkında bir röportaj gerçekleştirdik.

Mutoh’u tanımak istersek nereden başlamamız gerekir?

Arthur Vanhoutte: Mutoh 1953 yılında Japonya’da kurulmuş, işlerine mimari ve mühendislik çizim masaları üretimi yaparak başlamış bir firmadır. O dönem itibariyle de dünyanın bir numaralı mimari ve mühendislik çizim masaları üreticilerinden biri konumunda olmuştur.

1960’lı yılların akabinde, teknolojinin ve bilgisayar sitemlerinin de gelişmesiyle çizim masalarının yerine, bilgisayar destekli sistemler gelmeye başlamış bununla birlikte de Mutoh’un üretimleri bu alana yöneliş göstermiştir. Mutoh ayrıca, dünyadaki ilk bilgisayar bağlantılı çizim plotterı üreten firmadır. Zaman içerisinde teknolojinin de gelişmesiyle birlikte 15 yıl önce dünyada ki ilk geniş format dijital baskı makinelerini üretmeye başlamıştır. Dünyadaki ilk dijital geniş format baskı makinesini de MUTOH üretmiştir. Yine bu gelişmelerle birlikte üretimini dış & iç mekan ve tekstil olarak 2 gruba ayırarak portföyünü oluşturmaya başlamıştır. 1985’den bu yana Japonya’da bu grup içerisinde, Japonya Borsası’nda ilk hareket gören firma olmuştur. Ana ürünlerimiz Japonya’da üretilirken bazı aksesuar ve mekanik parçalar da Belçika’da üretilmektedir. Avrupa ayağında 100’ün üzerinde personelden oluşan bir ekiple çalışmaktayız. Japonya ayağında da üretimde 400 kişilik çalışan grubumuz mevcut.

Mutoh’un bundan önceki dönemlerde Türkiye’deki konumu ve bundan sonrası için neleri hedeflediğini öğrenebilir miyiz?

Arthur Vanhoutte: Biz Mutoh olarak direk son kullanıcıya hizmet eden değil, pazarda distrbütör kanalıyla var olan bir firmayız. Aslında 20 yıldır Türkiye’de distrübütörlük anlamında çalışmalarımız var. Tabii bu 20 yıl akabinde bazı değişiklikler yapmak da gerekiyordu. Türkiye pazarı çok büyük ve potansiyeli olan bir pazar, özellikle de kendi ürünlerimiz için. Diğer pazarlarla bir karşılaştırma yaptığımızda Mutoh’un Türkiye pazarında olması gereken yerde olmadığını gördük ve bundan sonrası için Prodigital ile çalışmaya karar verdik. Yaklaşık 3 ay gibi kısa bir süre içerisinde makinelerimiz bizim için rekor satışlar ile piyasaya girdi. Bu süreç içerisindeki satışlardan onlar da ve biz de çok memnunuz. Şu an Türkiye pazarında Prodigital ile iş birliği yapmış olmaktan çok mutluyuz. Önümüzdeki yıllarda da daha iyi bir konuma geleceğimize inanıyoruz.

Bugün burada yapılan eğitim ile neleri amaçladınız? Bu eğitimlerin devamı olacak mı?

Arthur Vanhotte: Prodigital’in düzenlemiş olduğu satış, pazarlama ve teknik satış eğitim günleri seminerinde olmaktan son derece mutluyuz. Çünkü satış konusunda ve teknik detaylar konusunda bu tür eğitimlerin gerekli olduğuna inandığımızı özellikle üzerine basarak belirtmek istiyorum. Bu eğitimi de buradaki eğitimin ilk ayağı olarak düşünebiliriz.

Yani burada verilen eğitim genel manada Mutoh marka değeri, Dünya piyasasındaki yeri ve makine parkurları ile makinelerin teknik detaylarını içeren bir eğitimdi. Zaten bu eğitimlerin ilk ayağı Belçika’da teknik servis ve satış eğitimleri idi ve bu eğitimler çeşitli periyotlarda devam edecektir.

Prodigital ile marka ve ürün tanıtım faaliyetleri ile organizasyonlarda olmayı düşünüyor musunuz?

Arthur Vanhoutte:Açıkçası pazarlama stratejisi olarak biz diğer pazarlarda bunu yapıyoruz. Takdir edersiniz ki çok kısa bir süre önce Prodigital ile birlikte çalışmaya başladık ve dolaysıyla da pazarda çok hızlı hareket ettik. Ama bu tamamen Prodigital firmasının geçmişteki tecrübe ve Pazar payı ile alakalıdır. Mutoh ve Prodigital markasının pazardaki gücünün daha da ivme kazanması için önümüzdeki günlerde bu tarz organizasyonları Prodigital ile birlikte yapmayı planlıyoruz. Planlanan her türlü tanıtım günlerinde de şahsen ve Mutoh Belçika ekibi ile katılması planlıyoruz. Prodigital ekibinin dinamik yapısı ve sinerjisinden etkilenmemek mümkün değil. Bu organizasyonlar içinde olmayı ortaklaşa hareket etmek, birlikteliğimizi ve ortak çalışmalarımızın gücünü gösterecektir.