Category Archives: Makine

Prodigital Dijital Baskı Makineleri

FUTURE GT, dünya baskı piyasasına lanse edildi

FUTURE GT serisi, tam anlamıyla “tek başına bir fabrika” olarak tasarlandı. GT saatte 550 metrekare 24 saat sürdürülebilir üretim yapıyor. Günde 7 bin ila 11 bin metrekare arası baskı ile gerçek anlamda tek başına bir fabrika tanımlamasını hak ediyor.

Future Digital, Fespa Berlin Fuarı’nda kendi üretimi olan FutureGT serisinin lansmanını yaptı. “Tek başına bir fabrika” olarak tasarlanan GT saatte 550 metrekare 24 saat sürdürülebilir üretim imkanı sunuyor. Future GT fuar süresince Brezilya, İtalya, Malezya, Hindistan, Pakistan, Polonya, İran, Mısır, Portekiz, İspanya gibi önemli ülkelerden yoğun ilgisiyle karşılaştı.

Future Digital’den Selim Hazineci konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Almanya’da düzenlenen Fespa Berlin Fuarı’na katılım gösterdiniz. Öncelikle fuara ait genel bir değerlendirmenizi alarak başlayabilir miyiz?

Selim Hazineci: FESPA fuarları özelliği ortalama 25-30 bin tekil ziyaretçi ile gerçekleşen, sektörün en ciddi ve iyi organize olmuş etkinliği olmasıdır. FESPA tüm dünyadan profesyonellerin buluşma noktası olduğunu bu kez de Berlin’de ispatladı. Başarılı bir organizasyon gerçekleşti. Biz de çok verimli ve başarılı bir fuar geçirdik. Future Digital olarak FESPA’yı seviyor ve destekliyoruz. Standımıza olan ilgiden dolayı çok mutluyuz. Fuarda emeği geçen herkese sizlerin vasıtasıyla teşekkür ediyoruz.

Future Digital olarak dünya pazarında çözümlerinizi sergileme fırsatı buldunuz. Fuarda hangi çözümlerinizi sergilediniz? Fuar beklentilerinizi karşıladı mı?

Selim Hazineci: Fuarda FUTURE GT serisini sergiledik. Biliyorsunuz Future Digital, özellikle dijital tekstil konusunda yetkinliğini yıllardır sahip olduğu distrübütörlükler, bayilikler ve sunduğu çözümler ile hem yurt dışında hemde yurt içinde kanıtlamış, oldukça iyi bilinen bir firma ve bunun avantajlarını Berlin FESPA da oldukça hissettik. Dünya tamamen dijitale dönüşüyor. Tekstil sektörü tam bu dönüşüm evresinin başlangıcında artık tekstil için yüksek kapasiteli üretim makinalarına ihtiyaç var. Bu ihtiyacın giderilmesi için  son 4 senedir kendi projemiz olan yüksek üretim hacmine sahip Stampalarla karşılıyorduk.

Ciddi bir karar aldık ve  proje aşamasından tamamen kendi üretimimiz olan çok daha yüksek hacimli, endüstriyel üretim yapan, yüksek çözünürlük ve baskı kalitesini sunan tüm mühendisliği yazılımı kontrolü. Bize ait olan FUTURE GT modelimizi ortaya çıkarttık. Fuarda gördüğü ilgi bizim için gurur vericiydi, profesyoneller, makine üreticileri ve diğer ürünlerin bayileri Future Digital’in standını defalarca ziyaret ettiler ve uzun uzun nasıl işbirliği içinde hareket edebiliriz toplantıları yapıldı. Bu insanlar özellikle dijital tekstilin atağa kalktığı yada köklendiği Brezilya, İtalya, Malezya, Hindistan, Pakistan, Polonya, İran, Mısır, Portekiz, İspanya gibi önemli ülkelerdendi.

Future GT’nin özelliklerinden ve yatırımcısına sağladığı avantajlar hakkında bilgi verir misiniz?

Selim Hazineci: FUTURE GT serisini, tam anlamıyla “tek başına bir fabrika” olarak tasarladık. GT saatte 550 metrekare 24 saat sürdürülebilir üretim yapıyor. Bu rakamlar oldukça ciddi rakamlar, günde 7 bin ila 11 bin metrekare arası baskı ile gerçek anlamda tek başına bir fabrika tanımlamasını hak ediyor. FUTURE GT serisi ikinci ve üçüncü jenerasyon giriş seviyesi makinelerle yapılmaya çalışılan üretimin 10 katı üretim kapasitesine sahip bir canavar makine olarak üretildi. İşinde uzman olanlar için FUTURE GT serisinin bu rakamlara ulaşabilmesinin bambaşka bir anlamı var. Günümüzde artık üretim maliyetlerini düşürmek çok zor sebebi ise sarf malzemelerinin (kağıt ve boya) maliyetlerinin inebileceği en dip seviyelere ulaşmış olması, artık bu giderlerde elde edilebilecek  büyük iskontolar bile maliyet yüzdelerinde  çok etkili olmuyor. İşletme giderleri maliyet raporlarında  en yüksek rakamları gösteriyor.

Hacimli işlere çok daha hızlı cevap verebilmek daha fazla üretim ve çok daha düşük maliyet demek. Bunun tek yolu ise yüksek verimli makineler, anlattığım bu etkenler de endüstriyel makinelerin önemini kat kat arttırıyor. Biz fuarda günde ortalama 2,000m tül baskı yaptık. Fuar saatleri dikkate alınırsa, GT’nin fuarda neden en çok ses getiren baskı makinesi olduğu daha iyi anlaşılır.

Bundan sonra da yurt dışı pazarlarda daha aktif olmayı düşünüyor musunuz?

Selim Hazineci: Allah kısmet  ederse  seneye Munih Fespa ve ITMA Barcelona’da hem bizim hemde ülkemizin gururu Future GT serisinin diğer üyelerini de sergilemek için yerlerimizi ayırttık. Hazırlıklarımıza şimdiden başladık.

Son olarak sektöre vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?         

Selim Hazineci: 1999 yılında başlayan dijital baskı tecrübemizi sektöre aktarmak paylaşmak bizim için çok önemli. Dostlarımıza ve konunun ilgililerine dijitalin başladığı noktayı, gideceği yolu ve elde edeceği hacimlerin verilerini aktarıyoruz. Giyim, moda, ev tekstili ve spor giyimde dijitalin gelecekte büyük bir payının olacağını anlatıyoruz. Üreticilerin doğal ve yapay elyafların boyanma işlemlerinden ve geleneksel baskı yöntemlerinden, maliyet, sürdürülebilirlik, verim, kalite, hızlı üretim ve sonuç süreci ve çevresel nedenler sebebiyle dijitale geçmek zorunda olduğunu anlatıyoruz. Şu anda dijital baskının oranın yüzde 8 civarında olduğunu ve bu rakamların çok kısa sürede yüzde 30’lara ulaşacağını anlatıyoruz. Future Digital markasının felsefesi şu: bir işletme için sadece kalitenin, verimliliğin, sürdürülebilirliğin, endüstriyel üretimin, çözümün ve tutarlığının geleceği vardır. Biz dijital tekstil baskı sektörünün Türkiye’nin geleceği için önemini anlıyor, emek veriyor ve bu alandaki herkese de bunu anlatmaya devam ediyoruz. Future Digital olarak hiç hayal satmadık, şov yapmadık ve farkımızı üretim alanında anlattık. 550 metrekare/saat derken bunun gerçek uygulamasını yaptık. Şirket olarak mutluluğumuzun ve gururumuzun kaynağı da Future Digital ile çalışmaktan mutlu olan müşterilerimiz, onlardan aldığımız güven ve yaptığımız işten aldığımız lezzettir.

LIYU International Avrupa pazarındaki gücünü artırıyor

Oğuz Dinçer: “Biz LIYU International olarak üzerimize düşen görevin bilincinde olarak sektöre daha kaliteli ürünler sunmaya uzun yıllar devam etmek istiyoruz. En son çıkan ürünlerimizi tanıtmak ve misafirperverliğimizi göstermek için İstanbul ofisimize bekleriz”

CMYK Reklam’ın hayata geçirdiği LIYU International, Fespa Berlin Fuarı’nda yine sahnedeydi. Platinum serisi çözümlerini Avrupa pazarı ile buluşturan LIYU International, Avrupa’nın dört bir yayından distribütörlük teklifleri aldı. Fuar sonrasında Oğuz Dinçer konuya ilişkin sorularımızı yanıtladı.

Oğuz Bey, CMYK Reklam ve LIYU International olarak Almanya’da düzenlenen Fespa Berlin Fuarı’nı katıldınız. Fuara ait genel izlenimlerinizi öğrenebilir miyiz?

Oğuz Dinçer: Gözlemlediğim kadarıyla Almanya’da yapılan Fespa organizasyonu yıl içerisinde tüm Avrupa’da gerçekleştirilen sektörün en kapsamlı fuarı konumunda. Almanya’da yapılıyor olmasına karşın sadece Alman müşterilere yönelik değil tüm Avrupalı kullanıcılara yönelik bir fuar. Zaten firmamıza gösterilen ilgi ve ziyaretçi profili de bu durumu açıkça gösterdi. Fuar katılım açısında oldukça başarılıydı. Bu sene Berlin gibi bir metropolde yapılması ayrıca bir avantaj oluşturdu. Avrupa’da yapılan hiçbir fuarla kıyaslanamayacak kadar başarılıydı.

Sergilenen ürünler, gelişen teknoloji ve yenilik noktasında fuarı nasıl buldunuz?

Oğuz Dinçer: Bu sene özellikle tekstil malzeme üstüne baskı konusunda yeniliklerimiz vardı. Zaten Liyu firması olarak biz de bu trendi takip ettik. Almanya’da olması sebebiyle hızlı baskıdan ziyade kaliteli baskı yapmak öncelik hedefti gördüğüm kadarıyla.

CMYK Reklam ve LIYU International açısından nasıl bir fuar oldu? Fuar süresince gerçekleştirdiğiniz çalışmalardan bahseder misiniz?

Oğuz Dinçer: Liyu International artık olgunluk dönemine girdi diye düşünüyorum. Zaten mevcut distribütörlerimizle planlı bir görüşme takvimimiz vardı. Bunun dışında yeni distribütörlükler için başvurmuş firmalarla yüz yüze görüşme imkânı bulduk. Bizim açımızdan zaten görüşmelerimiz belli idi ve sadece önceden planladığımız takvime riayet edebildik. Açıkçası iyi bir sene geçirdiğimizi biliyorduk ancak bu kadar ilgi ve sipariş beklemiyorduk. Özellikle Platinum KC Flatbed fuarda çok ilgi gördü. Ayrıca başlangıç seviyesi için tasarladığımız ve bayrak basan müşterilerimizin çok beğenisini kazanan Platinum Light Textile fuarda diğer çok ilgi gören makinamızdı. Fuar için Türkiye’den 6, Liyu firmasından 6 ve Alman distribütörümüzden 7 kişi olmak üzere toplam 21 kişilik bir kadro ile standımızda misafirlerimizi ağırladık. Hiçbir çalışanımızın en ufak bir boş vakit geçirmediğini göz önünde bulundurursak fuarın bizim açımızdan nasıl yoğun geçtiğini daha iyi anlatmış oluruz.

Ürünlerinize dünya pazarındaki ilgiden memnun musunuz? Ziyaretçi sayısı ve ilgi düzeyi nasıldı?

Oğuz Dinçer: Bahsettiğim üzere ilgi çok iyiydi. Bundan iki yıl önce Drupa fuarı ile başlattığımız Avrupa pazarına açılma serüvenimiz gerçekten beklentimizin de üzerinde bir düzeye geldi. Liyu artık kendi ziyaretçi kitlesi olan, fuar organizatörleri tarafından her defasında özel teşekkür alan, katılımıyla bulunduğu organizasyonlara renk katan bir firma oldu. Çin’deki yerel bir firma seviyesinden global bir firma hüviyetine büründü. Bu fuara bakan yönüyle hem ziyaretçi sayısı bakımından hem de ziyaretçi profili bakımından çok iyi idi. Hep konuyu bilen ve Liyu’ya aşina ziyaretçilerle karşılaştık, bu da bize ayrı bir haz verdi.

Hangi ülkelerde temas ve görüşmeleriniz oldu? Yeni anlaşmalarınız oldu mu? Mevcut distribütörlerinize ilaveler oldu mu?

Oğuz Dinçer: Mevcutta Avrupa’da Almanya, Hollanda, İngiltere, İtalya, İspanya, Portekiz, Polonya, Macaristan ve Bulgaristan’da distribütörlerimiz var. Belli süredir görüştüğümüz Avrupa’dan Fransa, Slovenya ve Yunanistan’a ilaveten Afrika’dan Fildişi Sahili ve Güney Afrika ile de distribütörlük anlaşmalarını nihayete erdirmek üzereyiz.

Yurtiçi piyasalarda bir süredir döviz kurunda bir dalgalanma yaşanıyor. Bu dalgalanmaya piyasa nasıl tepki veriyor? Bu sorunu aşmaya yönelik çözüm öneriniz veya sizin yaptığınız bir çalışma var mı?

Oğuz Dinçer: Dijital baskı sektörü tabiatı itibariyle ithalata dayalı bir sektördür. Bu tür dalgalanmalar doğal olarak iç piyasayı etkilemekte. Ancak ilginçtir firmamız iç piyasada ciddi bir büyüme trendi içinde. Yıllardır sektöre hizmet verdiğimiz Ankara merkezimizin yanına yakında İstanbul şubemizi de açtık ve ciddi istihdam sağladık. Yani kur ile ilgili negatif etkiyi çok hissetmedik.

Piyasalara ve sektöre vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Oğuz Dinçer: Biz Liyu International olarak üzerimize düşen görevin bilincinde olarak sektöre daha kaliteli ürünler sunmaya uzun yıllar devam etmek istiyoruz. En son çıkan ürünlerimizi tanıtmak ve misafirperverliğimizi göstermek için İstanbul ofisimize bekleriz.

Matset, misafirlerini Agfa ve Massivit yenilikleriyle buluşturdu

“Fespa Berlin Fuarı’nda misafirlerimizi temsilcisi bulunduğumuz Agfa ve Massivit 3D standlarında ağırladık. Türkiye’den teknolojiyi yakından takip eden ve yeni iş fırsatlarını kaçırmak istemeyen misafirlerimiz her iki markamıza da oldukça yoğun ilgi gösterdi. Yan yana bulunan Agfa ve Massivit standlarımızda ziyaretçilerimize Agfa’nın 2D baskıya getirdiği yenilikleri ve Massivit’ in 3D fırsatlarını deneyimleme imkanı sunduk”

Matset’in Türkiye temsilcisi olduğu Agfa ve Massivit, Fespa Berlin Fuarı’na katılarak yeniliklerini sergiledi. Matset firması da Türkiye’den fuara gelen yatırımcılarla görüşme fırsatı buldu. Fuar sonrasında Matset’ten Tuğrul Bey sorularımızı yanıtladı.

Tuğrul Bey, Almanya’da düzenlenen Fespa Berlin Fuarı’nı takip ettiniz. Fuara ait genel izlenimlerinizi öğrenebilir miyiz?

Fespa Berlin Fuarı’nda misafirlerimizi temsilcisi bulunduğumuz Agfa ve Massivit 3D standlarında ağırladık. Türkiye’den teknolojiyi yakından takip eden ve yeni iş fırsatlarını kaçırmak istemeyen misafirlerimiz her iki markamıza da oldukça yoğun ilgi gösterdi. Yan yana bulunan Agfa ve Massivit standlarımızda ziyaretçilerimize Agfa’nın 2D baskıya getirdiği yenilikleri ve Massivit’ in 3D fırsatlarını deneyimleme imkanı sunduk. Fuar girişindeki sergi alanı da gösterdi ki bu yıl ilgi çekici, yenilikçi uygulamalar ve tasarımlar fuarın yıldızlarıydı. Ziyaretçiler makinelerin teknik özelliklerinden çok, rekabet şanslarını yükseltecek, yeni müşteri kazanımlarını kolaylaştıracak pek çok uygulama ile karşılaştılar. Fuarda yalnız baskıyı gerçekleştirmenin değil yaratıcı çözümler sunmanın da baskı merkezlerinin işinin gerekliliği olduğunu gördük. Üretici firmaların, baskı teknolojilerinin sunduğu imkanlardan destek alıp, buna yaratıcı çözümlerini de entegre ettiği takdirde rekabet gücü ve karlılığın da artma olasılığı yüksek olacaktır.

Sergilenen ürünler, gelişen teknoloji ve yenilik noktasında fuarı nasıl buldunuz?

Malzeme çeşitliliğindeki sürekli genişleme ve her yıl ilk defa tanıştığımız popüler malzemelerin ortaya çıkışı dijital baskı makinelerinden beklentileri de arttırdı. Malzemede pek çok yeni marka ve alternatif ürün artık piyasada bulunabiliyor ve müşteri her tip malzemede kalite standardını korumak istiyor. Gördüğüm kadarıyla yatırımcılar sonraki yıllarda karşılaşabilecekleri malzemeler ve müşteri talepleri karşısında çaresiz kalmamak için mümkün olan en iyi baskı makineleri ve mürekkepler ile çalışmak istiyorlar.

Fuarda ilgi çeken noktalardan biri de yatırımcının makine mukayeselerinde teknik özelliklerinden çok kullanılan mürekkeplere ilgi göstermesiydi. Agfa standımızı ziyaret gelen pek çok misafirimiz Agfa mürekkeplerimizin sunduğu sağlık koşulları, kullanım alanları ve kimyasal içerikleriyle ilgili bilgi almak istediler. Bu tarz bilgilerin araştırılmasındaki en büyük sebep, kuşkusuz ki kurumsal müşterilerinden gelen taleplerdir. Fuar alanındaki yenilikler, üreticinin karşılaşabileceği bu tip taleplere vakit kaybetmeden hazırlıklı olmaları gerektiğini gösteriyor.

Türkiye temsilcisi olduğunuz markalarda yaşanan yenilikler ve gelişmeler hakkında bilgi verir misiniz?

Inkjet ürün grubumuzda temsilcisi olduğumuz iki markamız var. Bu markalarımız ile müşterilerimizin 2D ve 3D makine ihtiyaçlarına bir arada çözüm sağlayabilecek tek firmayız.

Agfa Graphics, yalnızca inkjet baskı alanında değil, baskı öncesi sistemler, film ve kalıp gibi matbaa malzemeleri konusunda da dünyanın en büyük üreticilerinden biri olduğu için 150 yılı aşkın zamandır sağlanan bilgi ve tecrübe, aynı zamanda renk, malzeme ve baskıya yönelik aralıksız devam eden bir ar-ge çalışması bulunuyor. Inkjet UV baskı makinelerinde ise 14 farklı model ile çok geniş bir ürün yelpazesine sahip. Bu ürün grubuna 1.60 m genişliğinde hybrid Anapurna 1650 modelini ve saatte 453 metrekare hıza ve full otomasyona sahip yeni Jeti Tauro 3300 modelini de ekledi. Agfa, geniş ürün yelpazesi ve üstün makine özellikleri ile dikkat çektiği gibi bu yıl en büyük ilgiyi farklı baskı modlarında koruyabildiği renk ve baskı kalitesi ile sağladı. Yazılım, mürekkep ve makine geliştirmelerini tek çatıda sürdürebilme kabiliyeti, Agfa mühendislerinin Inkjet UV teknolojilerine müthiş avantajlar kazandırmasına olanak tanıyor. Hızlı kürlenebilen Agfa mürekkepleri ve geliştirilmiş kafa ateşleme yazılımları sayesinde üretimimiz hızlandıkça kalitemizin aynı oranda düşmediğini görüyoruz. Bu özellikle makine yatırımında sıkça karşılaştığımız ve üretim esnasında baskı modları seçimimizde karşımıza çıkan Hız mı? Kalite mi? olgusunu ortadan kaldırıyor. Agfa makineleri ile yüksek hız modlarında da baskı kalitenizden ödün vermeden üretim yapabiliyorsunuz.

Açıkhava ve endüstriyel reklam pazarının fuardaki ilgi odağı ise Massivit 3D oldu. 2D dijital baskı pazarında yaşanan sert rekabet ve düşük karlılıklar, yatırımcıları farklı iş arayışlarına yönlendiriyor. Massivit 3D burada üreticiye müthiş imkanlar sunuyor. 3D baskı ile reklam pazarına girme arzusu uzun zamandır vardı ancak 3D makinelerindeki düşük hızlar ve küçük ebatlar bunun için yeterli değildi. 2016 Drupa’da ilk defa tanıtılan ve günümüze kadar dünyanın çeşitli bölgelerinde 70’in üzerinde makine kurulumunu başaran Massivit teknolojisi, diğer 3D makinelerinden farklı çalışıyor ve kullandığı özel Dimengel malzemesi sayesinde hızlı, dayanıklı, hafif ve büyük objeler üretmenize imkan sağlıyor. Çok basit son işlemler ile de üretim kabiliyetinizi ve çeşitliliğinizi arttırabiliyorsunuz. Massivit 3D size dijital ortamda üç boyutlu hazırlanmış bir görseli istediğiniz ebatlarda üretmenize olanak sunuyor. Kullandığı malzeme sayesinde objelerin içerisini boş olarak üretiyor, bu da hafiflik, kolay taşınabilirlik ve düşük maliyet sağlıyor. Malzemenin ışık geçirgen özelliği sayesinde ise ürettiğiniz objeleri ışıklandırabiliyor ve dikkat çekiciliğini daha fazla arttırabiliyorsunuz. 2D baskılar ile entegre edilen 3D görseller ise stantta büyük ilgi topladı. Bu yıl Massivit 1800 modelimizin yanında, daha düşük bir bütçe ile 3D fırsatlarından yararlanmak isteyen üreticiler için aynı kalite ve hıza sahip Massivit 1500 modeli de yer aldı.

Yurtiçi piyasalarda bir süredir döviz kurunda bir dalgalanma yaşanıyor. Bu dalgalanmaya piyasa nasıl tepki veriyor? Bu sorunu aşmaya yönelik çözüm öneriniz veya sizin yaptığınız bir çalışma var mı?

Piyasalardaki değişimden zarar görmemek adına alınabilecek tedbirler ve uygulanabilecek pek çok yöntem finans kuruluşları veya danışmanlar aracılığı ile zaten iletiliyor. Üretim tarafında ise uygulanabilecek ilk yöntem ürün çeşitliliğini arttırmak ve potansiyel yeni müşteriler oluşturmak olmalıdır. İhtiyaç duyulan yeni müşteri ve pazar arayışında ise, yatırımları durdurmanın aksine güvenilir ve yenilikçi teknoloji yatırımları gerçekleştirerek pazar gücünü arttırmak hedef görülmelidir.