Category Archives: Manset

Prodigital Dijital Baskı Makineleri

Prodigital Dijital Bask覺 Makineleri

Pimms Group dijtal tekstil baskıda farklılık isteyenlerin tercihi oldu

Dijital tekstil baskıda kazandıran çözümler sunan Pimms Group, satışını yürüttüğü markalara ait yenilikleri ITM 2022 Fuarı’nda ziyaretçilerle buluşturdu.

Pimms Group, 14-18 Haziran 2022 tarihleri arasında dünya tekstil teknoloji markalarının yer aldığı ITM 2022 Fuarı’na katıldı. PİMMS Group, fuarda dijital tekstil baskı sektöründeki uzun yıllara dayanan deneyimini ve uzmanlığını gözler önüne serdi. PİMMS Group standında sergilenen teknolojiler, sektörün dijital baskı ihtiyaçlarına yönelik sunduğu gelişmiş ve yüksek performanslı teknolojisiyle farkını ortaya koydu. Fuarla ilgili olarak Pimms Group Genel Müdürü Selçuk Aygüler, sorularımızı yanıtladı.

Selçuk bey, Pimms Group olarak katıldığınız ITM 2022 Fuarı’na ait bir değerlendirmenizi alabilir miyiz?

Selçuk Aygüler: Pimms Group olarak son yıllarda dijitale geçişin hızlandığı tekstil dünyasına yenilikçi çözümlerimizi tanıtma fırsatı bulduk. Bilindiği gibi son yıllarda dijital baskı ile üretilen kumaş miktarı hızla artış gösteriyor. Daha önce geleneksel metotlarla sınırlı kapasitede baskı yapan tekstil sektörü, daha gelişmiş ve son teknoloji dijital baskı makineleri ve gelişmiş kafa teknolojileri sayesinde daha endüstriyel, daha yüksek verimlilik sunan ve daha hızlı üretim modeline geçiş yapmaya başladı. Dijital baskının tekstil sektöründe payının hızla artması, pek çok baskı üreticisinin de tekstile yönelmesini sağladı. Bu geçiş, çok yönlü dijital baskı sistemlerine ihtiyacı artırırken, üreticinin teknoloji gereksinimlerini de şekillendiriyor. Biz de PİMMS Group olarak, Türk tekstil üreticilerinin bu ihtiyaçlarını doğru analiz ediyor ve tüm tekstil baskı gereksinimlerini karşılayacak teknolojileri pazara sunuyoruz. Distribütörlüğünü yaptığımız Homer ve AXIA markamıza ait dijital tekstil baskı makineleri de tekstil sektörü için ne kadar doğru çözümler olduğunu bir kez daha gözler önüne serdik.

Fuarda sergilenen ürünleriniz ve kullanıcıya sağladığı avantajlar hakkında bilgi verir misiniz?

Yeniliklerimizden ilki AXIA SCARF TB-2000R Dijital Baskı Makinesi, aynı anda kumaşın iki tarafına baskı imkanı sunuyor. Yeni teknoloji 2 makineyi 1 makinede birleştirmiş olup, bu teknolojide kumaş farklı bir şekilde makineye dik olarak yükleniyor ve aynı anda kumaşın hem önüne hem de arkasına baskı yapabiliyor. Bu yapılan baskı aynı imajın aynı renklerinde olabileceği gibi, aynı imajın farklı renklerinde de baskı yapma imkanı sağlıyor. Bu kumaşa uygulandığında, kumaşın dışıyla içi farklı renklerde olabiliyor. Bayrak baskılar için, bu makinenin bayrak basan versiyonu bulunmakta olup, transfer yöntemi ile arkaya geçişi sağlanamayan bayraklar için çok iyi bir çözüm sunuyor. TB-2000R modeli, ipek, saten kumaş, bayrak kumaşı, blockout, polyester kumaş ve ışıklı kumaş baskılarında oldukça iddialı baskı kalitesi ve renk doygunluğu sunmaktadır.  Bu makineyi polyester ürünlerde kullanacaklar ise, bu makineyle birlikte fikse ve kesim makinesi de beraber satılmaktadır.

Bir diğer yenilik AXIA Direct, fikse dahil, kumaşa doğrudan baskı yapabilme özelliğiyle sahip. Dünyadaki su sıkıntısı sebebiyle, tekstil üretiminde yeni arayışlar ve çözümler içinde olduğu bilinmektedir. AXIA Direct makinemiz bu soruna bir nebze katkı olmak amacıyla üretildi. Makine endüstriyel 3 modelle sunulmaktadır. AXIA Pro Direct modeli profesyonel üretim yapan fabrikalar için uygun olup, kumaşa baskı makinesinin yanı sıra kumaş fikse modülü de üzerine monte edilmiştir. Böylece 320cm baskı eninde Kyocera baskı kafası kullanılarak saatte 120m² ye kadar kumaşa hem baskı yapıp, hem fikse ederek satışa hazır durumda mal üretmektedir. Bu makineyle kumaşın cinsi ve şekline göre, pamuklu kumaş kullanılacaksa (nevresim, perdelik, döşemelik) pigment boya, polyester kumaş kullanılacaksa disperse-sublime boya ile baskı yapma olanağı sağlar. İstenirse transfer için kağıt baskısında da kullanılabilir.

Diğer taraftan temsilciliğini yürüttüğünüz Homer HM1800R-Pro modeli de saatte 445m’ye kadar baskı hızına sahiptir. Daha ekonomik üretim yapmak için 10.000 metreye kadar transfer kağıdı yükleme sistemi mevcuttur. Makine; özellikle ev tekstil üreticilerinin yüksek kapasite ihtiyaçları göz önünde bulundurarak geliştirildi. Endüstriyel yüksek hızlı baskı hizmeti arayanlar için ideal bir çözümdür.

Ayrıca HOMER HM1800P Kumaşa Direkt veya Transfer Kağıdına Baskı Makinesini tanıttık.

Homer HM1800P modeli, saatte 240 metrekareye kadar baskı hızına sahiptir. Makine hem kumaşa direkt baskı hem de kağıda baskı yapma özelliğine sahiptir. Toplam 4 adet Kyocera baskı kafası ile üretim yapabilen bu model, tercihe göre 2 adet baskı kafası ile de kullanılabilir.

Fuardaki firmanıza ve ürünlerinize olan ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Selçuk Aygüler: ITM Fuarı’nı tekstil sektörünün önemli bir buluşma noktası olarak görüyoruz. Pandemi sonrası gerçekleştirilen bu ilk buluşmaya, yerli ve yabancı ziyaretçiler yoğun ilgi gösterdi. Türkiye’nin dört bir yanından ve çevre ülkelerden tekstil üreticilerini standımızda ağırladık. Piyasaların biraz daha istikrara kavuşmasıyla yatırımların hız kazanacağına inanıyorum.

SIGN İstanbul bu senede hem katılımcısına hem de ziyaretçisine kazandıracak

Seda Bozkurt: “Dünyanın dört bir tarafından binlerce doğrudan satın almacı, katılımcı firmalarımızla yeni satın alma, yatırım ve ticari iş birliği anlaşmaları yapacak. SIGN İstanbul’a gösterilen yoğun ilgi üzerine, 11. Salonu da ekledik ve bu yıl fuarı 3 salonda birden açıyoruz”

 

Endüstriyel reklam ve dijital baskı dünyasının en önemli buluşma adresi olan SIGN İstanbul, 8-11 Eylül tarihlerindeki 23. buluşmaya hazırlanıyor. Tüyap Beylikdüzü’nde toplam 30 bin metrekare alanda gerçekleşecek fuar için neredeyse tüm alanlar dolmak üzere. Fuarın gösterdiği performans sebebiyle ulusal ve uluslar arası birçok marka yine tercihini SIGN İstanbul’dan yana kullandı. Fuarın arka planında çok güçlü ve alanında donanımlı bir ekip çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Her yıl daha iyisini sunmayı başaran SIGN İstanbul’un mevcut çalışmalarıyla ilgili olarak Tarsus Türkiye Fuarlar Direktörü Seda Bozkurt ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

SIGN İstanbul Fuarı, endüstriyel reklam sektörüne düzenlendiği ilk tarihten bu yana değerler katan sektör için özel bir fuardır. Sektörün tüm katmanlarına ulaşan bu fuar her geçen sene büyüme grafiğini sürdürmeyi başarmıştır. SIGN İstanbul Fuarı’nı bu noktada başarılı kılan etkenler nelerdir? SIGN İstanbul her zaman hem katılımcıları hem de ziyaretçileri memnun etmeyi nasıl başarıyor?

Seda Bozkurt: Bir sektörü güçlü kılan en önemli üç faktör; o sektörün medyası, o sektörün fuarı ve o sektördeki firmalardır. Biz Tarsus Türkiye olarak SIGN İstanbul Fuarı’na sadece bir ticari organizasyon olarak bakmıyoruz. Elbette işin bir ticari boyutu var. Ancak daha da önemlisi ve aslında bu ticareti de şekillendiren tarafı şu ki; SIGN İstanbul, Endüstriyel Reklam ve Dijital Baskı sektörünün uluslararası düzeyde bilgi, birikim, inovasyon ve teknolojilerinin birlikte devasa bir sinerji yarattığı büyük bir buluşma platformu. Bu yönüyle SIGN İstanbul, her yeni buluşmada sektörü birkaç adım daha ileriye taşımayı, sektörün geleceğini şekillendirmeyi başarıyor. Bunu yaparken temel dayanağımız “beklentiler”. Katılımcı firmalarımız ve ziyaretçi kitlelerimiz bir sonraki SIGN İstanbul’dan ne bekliyor, ne istiyor çok iyi biliyoruz. Biz de hazırlıklarımızı ve kurgumuzu buna göre yapıyoruz. Sonuçta ortaya, beklentilerin çok daha ötesinde bir fuar çıkıyor.

SIGN İstanbul 2021 Fuarı’nın hem katılımcılardan hem de ziyaretçilerden elde ettiğimiz bilgiler doğrultusunda son yılların en başarılı fuarı olduğu ifade edildi. 2021 yılındaki fuar neden çok yoğun geçti? Pandemi sonrası ilk fuar olması bir etken olmuştur. Ancak burada sizlerin gösterdiği emek ve üstün çalışma azminizi de dinlemek isteriz?

Seda Bozkurt: SIGN İstanbul 2021, sektörün iki yıl aradan sonraki ilk yüz yüze buluşması oldu. Dünya genelinde fuarsız geçen bu iki yılda, hem yurt içi hem de küresel ölçekli satın alma talepleri hep ileriye ötelendi. SIGN İstanbul 2021, bu satın alma taleplerinin karşılık bulduğu ilk adres olmasıyla ciddi bir yoğunluğa ev sahipliği yaptı. Bizler de pandemi sürecinde kısıtlamalardan ötürü fiziksel fuar açamamış olsak bile SIGN İstanbul’un hem yurt içi hem yurt dışı iletişimini hiç kesmedik. Sanki hemen ertesi gün fuarı açacakmış gibi katılımcı firmalarla ve ziyaretçilerle sürekli irtibat halinde olduk. Dolayısıyla bu süreçte, sektörün tüm paydaşlarının gündeminde hep SIGN İstanbul oldu. Bu gayretlerimizin meyvelerini de 2021 buluşmasında aldık.

SIGN İstanbul, Tarsus Grup ile birlikte çok daha güçlü ve global bir marka haline geldi. Tarsus Grup, SIGN İstanbul Fuarı’na hangi noktalarda daha fazla değer kattı?

Seda Bozkurt: Tarsus Group, küresel bir güç. Dünyanın farklı ülkelerinde, farklı coğrafyalarında pek çoğu sektörünün lideri B2B fuarlar düzenliyor. Dolayısıyla özellikle satın almacı ağı konusunda ciddi bir portföye sahip. Biz de Tarsus Türkiye olarak, bünyesinde yer aldığımız Tarsus Group’un bu global iletişim ağını SIGN İstanbul Fuarı’na yönlendirerek fuarda önemli bir ticari hareketlilik sağlıyor, sektörümüze ivme kazandırıyoruz. Ayrıca, Tarsus Group’un dünya genelinde fuarcılık ve etkinlik alanında da ciddi bir bilgi birikimi ve paylaşımının olması da düzenlediği tüm fuarlarda olduğu gibi, SIGN İstanbul’un marka bilinirliğine de büyük katkı sağlıyor.

Hep daha iyi sunma çabası beklentileri de yükseltiyor. Bu noktada Eylül ayında gerçekleşecek SIGN İstanbul için hazırlıkları uzun zaman önce başladınız. Bu sene SIGN İstanbul katılımcı ve ziyaretçilerini nasıl bir fuar bekliyor?

Seda Bozkurt: SIGN İstanbul ilk kez kapılarını açtığı günden beri sürekli olarak, şartlar ne olursa olsun daima bir sonraki fuarda, bir öncekine göre daha iyisini, daha fazlasını yapma hedefiyle ilerliyor. Bu durum katılımcı firmalarımızda ve ziyaretçilerimizde de hep daha iyisini bulma yönünde bir alışkanlık oluşturdu. Biz de Tarsus Türkiye olarak, her yeni SIGN İstanbul Fuarı’nı, beklentilerin üzerinde bir organizasyon kılmak üzere çalışıyoruz. Eylül ayındaki fuarımızda da sektöre dair tüm yenilikler, en yeni teknolojiler, inovatif ürünler bir arada olacak. Her zaman olduğu gibi pek çok katılımcımız dünya lansmanlarını SIGN İstanbul’da yapacak. Yine dünyanın dört bir tarafından binlerce doğrudan satın almacı, katılımcı firmalarımızla yeni satın alma, yatırım ve ticari iş birliği anlaşmaları yapacak. Özetle endüstriyel reklam ve dijital baskı dünyası, eşsiz ticaret fırsatlarıyla yine SIGN İstanbul’da tanışacak. Tüm bunların yanı sıra, bu yıl fuardaki marka ve ürün çeşitliğimiz arttı. SIGN İstanbul’a gösterilen yoğun ilgi üzerine, 11. Salonu da ekledik ve bu yıl fuarı 3 salonda birden açıyoruz. Ayrıca, katılımcı firmalarımız bazı standlarımızda sürpriz hediye çekilişleri de planlanıyor.

Her bir katılımcı firma fuara farklı beklentiler doğrultusunda katılım gösteriyor. Kimi firma yurt içi satış, kimi firma yurt dışı satış hedefiyle fuara katılıyor. Bu durum sizin işinizi zorlaştırıyor olmalı. Yurt içi ve yurt dışı ziyaretçi noktasında ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Seda Bozkurt: Mutlaka her bir katılımcı ve ziyaretçimizin fuarda yer alma, fuara gelme amacı birbirinden farklı. Sektöre yeni giren firmalar, dünya sahnesine SIGN İstanbul’dan adım atma hedefiyle katılırken, dünya markaları SIGN İstanbul katılımını uluslararası prestij unsuru olarak görebiliyor. Kimi markalar yeni ürünlerinin dünya lansmanı için SIGN İstanbul’u seçerken, kimileri satışlarını artırmayı hedefleyebiliyor. Fuarcılık sektöründe yıllara uzanan bilgi ve birikimimizin yanı sıra sektöre olan hakimiyetimiz, bir fuardan ne beklendiğini çok iyi bilmemizi sağlıyor. Sektörden sürekli geri bildirim alıyoruz. Örneğin fuar sırasında katılımcı firmalarımız ve ziyaretçilerimizle anketler düzenliyoruz. Fuar sonrasında katılımcı firmalarımızla birebir görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Sürekli sektörün nabzını tutuyoruz. Türkiye’nin yanı sıra dünyadaki sektörel gelişmeleri yakından izliyoruz. Yurt dışındaki sektör fuarlarını gidip yerinde takip ediyoruz. Tüm bunları harmanlayarak, birbirinden farklı beklentilerin tamamını hatta çoğu zaman daha fazlasını sunabilen bir organizasyon kurgulayıp hayata geçiriyoruz.

Günümüzün önemli iletişim araçlarından biri de sosyal medya. Sosyal medyayı nasıl kullanıyorsunuz?

Seda Bozkurt: Sosyal medya, anlık, düzenli ve sürekli iletişimin önemli bir unsuru. Popüler sosyal medya uygulamalarının tamamında SIGN İstanbul hesabımız bulunuyor. Ve bu hesaplar üzerinden hem katılımcı firmalara hem de ziyaretçilerimize dönük sürekli güncel mesajlarımızı paylaşıyoruz. Aldığımız geri bildirimleri de mutlaka dikkate alıp değerlendiriyoruz.

Fuara erken katılım sağlayarak sözleşme imzalayan firmalar ne gibi avantajlara sahip oluyor?

Seda Bozkurt: Fuardaki yerini erkenden alan katılımcı firmalar hem mevcut yerlerini korumuş oluyorlar hem de açıkta kalmadan fuarda yer almayı garanti etmiş oluyorlar. Yoğun ilgi gören bir fuar olduğu için gerçekleşmesine aylar kala SIGN İstanbul’da doluluk oranı çok yüksek oluyor. Erkenden yerini alan katılımcıların planlama ve hazırlanma aşamaları için de yeteri kadar vakti kalıyor. Ayrıca, aylar öncesinden başlayan pazarlama faaliyetlerinde de daha fazla yer alarak markasını uluslararası nitelikli satın almacılara tanıtma şansı buluyor.

Son olarak fuara katılmayı düşünen firmalara vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Seda Bozkurt: Ziyaretçi kayıtlarına bakarak, bu yıl da güzel bir fuar bizi bekliyor diyebiliriz. Henüz SIGN İstanbul 2022’de yerini almayan sektör paydaşlarının da yerlerini alıp, fuarın sunduğu eşsiz ticaret fırsatlarından yararlanmalarını tavsiye ederiz. Aynı zamanda, ziyaretçilerimizin de fuar tarihlerini ajandalarına not ettiklerini biliyoruz. Girişte sıra beklememek için online davetiyelerini almalarını ve yoğunluk kaynaklı alternatifler giderek azaldığı için şimdiden konaklamalarını ayarlamalarını öneriyoruz.

Folpa yenilikleri takip etti

Folpa, Türkiye pazarında temsil ettiği Mutoh ve B-Flex markalarında yaşanan gelişmeleri Fespa Global Print Expo Fuarı’na katılarak takip etti.

 

Folpa, 31 Mayıs – 3 Haziran tarihleri arasında düzenlenen Fespa Global Fuarı’nı takip etti. Almanya’da gerçekleştirilen fuarda Türkiye temsilcisi olduğu Mutoh ve B-Flex markalarının yeniliklerini yerinde izleyen Folpa Genel Müdürü Recep Işığıbol, sorularımızı yanıtladı.

 

Yeniden Fespa Global Fuarı’nda dünya pazarı ile buluştunuz. Bu bağlamda fuara ilişkin izlenimlerinizi öğrenebilir miyiz?

Recep Işığıbol: Pandeminin etkilerinin azalmasıyla birlikte, tekrar bir yurtdışı fuarında olmak gerçekten keyifli ve verimliydi. 2 seneyi aşkın bir süredir fuarın yapılamıyor olmasından dolayı, beklentilerin üstünde bir katılımcı ve epey kalabalık ziyaretçi olması Dünya genelinde insanların iş yapma şevkinin pandemiyle arttığını gösteriyor. Yenilikler fazlasıyla göze çarpıyordu.

Uzun aradan sonra sergilenen yenilikler, gelişen teknoloji ve yenilik noktasında fuarı nasıl buldunuz?

Recep Işığıbol: Fuar gerçekten çok büyük ve katılımcı sayısı çok yüksekti (bizim fuarlarımızda da görmeyi özlediğimiz) hem teknolojik açıdan hem malzeme çeşitliliği açısından yenilikler vardı, en önemli göstergelerden biri geleceğin malzemelerinin daha ekolojik olacağı yönünde. Tanıtılan çoğu yenilik daha çevre dostu ürünlerden oluşuyordu. Sektörün gideceği yön konusunda ipuçları veriyor bu ürünler.

Türkiye temsilcisi olduğunuz markalarda yaşanan yenilikler ve gelişmeler hakkında bilgi verir misiniz?

Recep Işığıbol: Temsilcisi olduğumuz Mutoh makinelerde yeni nesil kafalarla tanıtılan eco-solvent ve süblime makinaları yanı sıra yine temsilcisi olduğumuz B-flex tekstil transfer folyolarında önümüzdeki günlerde tanıtımını yapacağımız reflektif serisi ve fluo serisi gibi yenilikler vardı.

Türkiye’deki endüstriyel reklam sektörünün ekonomik gelişmeler ışığında geleceğini nasıl görüyorsunuz? Bu noktada sektörün daha iyi noktaya gelebilmesi için önerileriniz ve tavsiyeleriniz var mı?

Recep Işığıbol: Ülkemizde yaşanan son dönem ekonomik sıkıntılardan dolayı maalesef dünyadaki yenilikleri hemen yakalamamız fiyat açısından zor görünüyor, üzücü olan tarafı ülkemizin hak etmediği düşük kalite ürünleri kullanmak zorunda kalıyoruz, ekonomik sıkıntılar mutlaka aşılacaktır ve aşıldığında ürettiğimiz, sattığımız, kullandığımız ürünlerin kalitesini attırmamız, dünya pazarında varız diyebilmemiz için çok önemli.