Prodigital Dijital Baskı Makineleri

Sektör, Yeni Fırsatlar İçin SIGN İstanbul 2018’e Odaklandı!

Dijital Baskı, Tekstil Baskı, Sign Teknolojisi, Görsel İletişim, Led & Led Ekran, Endüstriyel Baskı ve 3D Baskı sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların yanı sıra bu alanlarla ilgili ürün, makine, malzeme, ekipman ve teknoloji ihtiyacı bulunan satınalma profesyonelleri ile sektörel yatırımcılar, 20-23 Eylül 2018 tarihlerinde 20.’si düzenlenecek olan Uluslararası SIGN İstanbul’a odaklandı.

Dijital Baskı, Tekstil Baskı, Sign Teknolojisi, Görsel İletişim, Led & Led Ekran, Endüstriyel Baskı ve 3D Baskı sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların yanı sıra bu alanlarla ilgili ürün, makine, malzeme, ekipman ve teknoloji ihtiyacı bulunan satınalma profesyonelleri ile sektörel yatırımcılar, 20-23 Eylül 2018 tarihlerinde 20.’si düzenlenecek olan Uluslararası SIGN İstanbul’a odaklandı.

 Bir taraftan fuarın doluluk oranının, diğer yandan online ziyaretçi kayıtlarının her geçen gün tüm hızıyla arttığını, yurt içi ve yurt dışı tanıtım&pazarlama çalışmalarının da aralıksız devam ettiğini vurgulayan İFO Fuarcılık Genel Müdür Yardımcısı Seda Bozkurt, “Gözlemlediğimiz kadarıyla, çeşitli nedenlerle ertelenen sektörel yatırımlar 2017 ortalarında gerçekleşmeye başladı ve bu yıl daha da hareketlenecek. Endüstriyel reklam ve dijital baskı sektörü büyümesini sürdürüyor. Bununla birlikte hemen hemen her görüştüğümüz firmanın fuarda sergilemeyi planladığı yeni bir ürünü var. Sektör daha kaliteli, daha hızlı, daha verimli, daha kullanıcı dostu ve çok amaçlı çözümlere yöneliyor ve tüm bu özellikler satın alma kararlarını hızlandırıyor. Bu yüzden sektör profesyonelleri, pek çok yeni teknolojiyi, alanında Avrasya’nın en büyüğü SIGN İstanbul’da ilk kez görecek. Dolayısıyla SIGN İstanbul, yine yeni işbirliği anlaşmaları ve pazar fırsatlarının en önemli adresi olacak. Ayrıca Türkiye’nin 2019 seçimleri için takvim işlemeye başladı. Seçim dönemlerinde iş yoğunluğu artan özellikle baskı sektörü açısından SIGN İstanbul’un Eylül buluşması daha da önem kazandı” dedi.

Tarsus Group bünyesindeki İFO Fuarcılık tarafından düzenlenen Uluslararası Endüstriyel Reklam ve Dijital Baskı Teknolojileri Fuarı SIGN İstanbul, geride kalan 19 buluşmada olduğu gibi bu yıl da sergilenen ürün çeşitliliği, sunduğu yeni yatırım olanakları ve dört gün boyunca katılımcı firmaları için yarattığı pazar fırsatlarıyla, sektörünün lokomotifi olmayı sürdürecek.

Reklam veren firmalar, reklam ajansları, endüstriyel reklam üreticileri, dijital baskı merkezleri, matbaacılar, tekstil üreticileri, baskı makine ve malzeme tedarikçileri, mimarlar, mühendisler, perakende malzeme satıcıları, promosyoncular ve akademisyenler, Avrasya’nın alanındaki en büyük fuarında dijital baskı teknolojilerinden tekstil baskıya, LED ve LED ekranlardan ürün teşhir standlarına, promosyon ürünlerinden endüstriyel baskı ve 3 boyutlu baskıya kadar yüzlerce ürün ve teknolojiyi bir arada görecek.

Uluslararası SIGN İstanbul 2018’e katılım, online davetiye ve fuar hakkında detaylı bilgi için www.signistanbul.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Pimms Group, tekstil baskı çözümlerini ITM Fuarı’nda sergiliyor

Pimms Group, 14-17 Nisan 2018 tarihleri arasında düzenlenecek olan ITM Fuarı’na katılıyor. Fuarda, Homer firmasına ait kumaşa direkt baskı ve kağıt transfer makinelerini sergileyecek. Bunun yanında Axia markalı çözümlerle tekstil sektörüne alternatif çözümlerini tanıtacak. Konuyla ilgili olarak Pimms Group Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Aygüler sorularımızı yanıtladı.

ITM 2018 Fuarı’nda tekstil endüstrisi ile buluşacaksınız. Fuar katılımına ilişkin bir değerlendirmenizi alabilir miyiz? Beklentiniz nedir?

Selahattin Aygüler: ITM Fuarı bizim için yeni bir başlangıç olacak. Bildiğiniz üzere, Mimaki makinelerinin satışını Mimaki Eurasia’ya devrettikten sonra PIMMS Group olarak daha hızlı, daha profesyonel ve çok çeşitli makinelerle tekstil sektörüne de hizmet vermeye başladık. Bunlar Homer firmasına ait kumaşa direkt baskı ve kağıt transfer makineleridir. Bunun yanında daha küçük çaptaki üreticilere de AXIA marka daha hızlı makinelerimiz ile tekstilcileri buluşturup, bu makineleri tanıtmayı hedefliyorum.

Gelişen teknolojiyle birlikte tekstil sektöründe dijital baskıya olan talep her geçen gün artıyor. Dijital baskı tekstil sektörünün hangi talep ve ihtiyaçlarına cevap veriyor?

Selahattin Aygüler: Dijital baskı sektörü olarak tekstil moda, giyim, mayo, eşarp gibi ürünlerin yanı sıra ev tekstili kategorisinde perde, döşemelik, koltuk döşemeliği ve nevresim takımları gibi ürünlerin ihtiyaçlarını karşılamaktadır.

Sektörün artan talebine karşı, siz hangi çözümleri sunuyorsunuz? Fuarda hangi ürünlerinizle yer alacaksınız?

Selahattin Aygüler: Fuarda giyim sektöründe pamuklu üretim için pigment ve reaktif boya kullanan Homer HM1800-K8 baskı makinesiyle katılacağız. Ayrıca diğer moda ve mefruşat kullanımında tercih edilen transfer baskı için saatte 320 metrekare baskı yapan 180cm eninde Homer HM1800-R ile saatte 360 metrekare baskı yapan 320cm eninde HM3200-R makinelerimizin yanı sıra, saatte 100 metrekare ² baskı kapasitesi olan AXIA 1803 gibi modellerimizi ziyaretçilere tanıtacağız.

Tekstil sektörüne sunduğunuz çözümlerin avantajları ve ayrıcalıkları hakkında bilgi verir misiniz?

Selahattin Aygüler: Bizim tekstil sektörüne sunduğumuz ürünler kendi konularında kendini ispatlamış markalar olup, 7 gün 24 saat çalışma performansına sahip, kendi kategorilerinde rakipsiz makinelerdir. PIMMS ’in 39 yıllık iş deneyimi ve teknik alt yapımızla bugüne kadar gösterdiğimiz ayrıcalıklarımızı bu sene de devam ettireceğiz.

Tekstil, daha fazla kalite, dikkat ve hassasiyet isteyen bir sektör. Bu noktada ciddi bir altyapıya ihtiyaç var. Teknik servis hizmetlerinden, boya seçimine, performanstan müşteri memnuniyetine kadar yaptığınız çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?

Selahattin Aygüler: Yukarıda da belirttiğim gibi, yeni yapılanmamızda oluşturduğumuz ürün çeşitliliği ile eskiden sattığımız markaya ait hızı düşük makineleri kullanan müşterilerimize üretim kapasitelerini arttırmak, daha kaliteli ve hızlı makineler sunmak için hedeflerimizi belirledik. Bunun yanı sıra tekstildeki dünya markalarından biri olan tekstil boya üreticisi SPC ile iş birliği yaparak, tekstilde istenen renk ve kalite çizgisini en üst noktaya çıkartmak için daha kaliteli ürünleri hızlı ve aynı kalitede süreklilik sağlayacak bir yapı oluşturduk. Bunu geçmişten gelen deneyimlerimizle birlikte teknik altyapımızla destekliyoruz. Bu misyon ile makinelerimizi alan firmaların makinelerimizi 7 gün 24 saat süre ile 3 vardiyalı olarak kullanarak üretimlerini arttırmasını ve kâr ettiklerini görmek bizleri sevindiriyor.

Son olarak tekstil sektörüne vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Selahattin Aygüler: Yeni yapılanma sürecinde tekstil makineleri yatırımı yapacak kişilerin, makine seçimlerini yaparken sürekli aynı kaliteyi alıp alamayacaklarını sorgulamaları gerekir. Dikkat etmeleri gereken en önemli nokta budur. Ayrıca çalışacakları firmanın kendilerine katacağı katkıları da göz ardı etmemeleri gerekir.

Met Etiket yeni teknolojilerle piyasayı hareketlendirecek

Met Etiket’ten Ersin Kibar 2018 yılına ilişkin Dijital Teknik dergisine değerlendirmelerde bulundu. 2018 yılında müşterilerin yatırımlara daha fazla ağırlık vereceğini ifade eden Ersin Kibar, Met Etiket firmasının da bu anlamda yeni teknoloji noktasında ciddi bir hazırlık yaptığını vurguladı.

2018 yılının endüstriyel reklam ürünleri açısından nasıl bir yıl olacağını tahmin ediyorsunuz? Türkiye’de dijital baskı hangi noktada? Kullanıcılar dijital baskı hakkında tam bir bilgi birikimine sahip mi? Yenilikler yakından takip ediliyor mu?

Ersin Kibar: 2016, tüm firmalar için oldukça zorlayıcıydı. 2017 yılının da benzer şekilde geçtiğini görüyoruz. Buna rağmen, 2018 yılında müşterilerin ihtiyaçlarını ve beklentilerini karşılama, sektörü geliştirmek adına firmalar yatırımlarına devam edecektir. 2019 yılında yapılacak yerel ve genel seçimlerin 2018 yılında endüstriyel reklam ürünler pazarına olumlu yansımalarının olacağını tahmin ediyoruz. 90’lı yıllardan sonra başlayan dijital teknoloji kavramı 2000’li yıllardan sonra dijital baskı pazarının hızla yükselmesi ile devam etti. Dijital baskı her sene kendini yenileyen ve büyüyen bir sektördür. Türkiye’de kullanıcılar üretim kapasiteleri ve kalite anlamında isteyen seviyeye geldiğini düşünüyorum. Ayrıca artık belirli bir bilgi birikimine sahip olarak makine alımı yapabiliyorlar. Kendi sektörüne göre her kullanıcı değişik model ve markaların karşılaştırmalarını yapabilecek düzeyde. Bizler, her yıl büyüyen ve gelişen dijital baskı sektöründe sürekli olarak yeniliklerin takip edilmesi, kullanıcıların iş yüklerini hafifletici entegre çalışmalar yapmaktayız.

Dijital baskı teknolojisi, folyodan brandaya, ahşaptan cama, seramikten tekstile kadar birçok alanda yeni fırsatlar sunuyor. Bu gelişimi ve değişime yönelik düşünceleriniz nelerdir?

Ersin Kibar: Dijital baskı teknoloji gelişimi ve değişimi inanılmaz ivme göstermekte, makineleşme ile birçok alanda daha kolay ve daha hızlı bir şekilde fırsatlar sunmaktadır. Eğer değişim istiyorsanız, sebeplerini yaratmanız gerekmektedir. Bu yüzden bu gelişimi ve değişimi takip etmemiz gerekmektedir. 2018 yılı itibari ile firmamızın birçok alanda sunacağı fırsatlar bulunmaktadır. Bunları ileriki sayılarda detaylı şekilde paylaşacağız.

Dijital baskıda kullanıcıların doğru yatırımı yaptığını düşünüyor musunuz? Makine seçiminde hangi kriterleri göz önünde bulundurmaları tavsiye edersiniz?

Ersin Kibar: Dijital baskıda kullanıcılar geçmiş yıllara göre daha bilinçli hareket etmektedirler. Makine seçimlerini yaparken teknolojinin geldiği noktayı kesinlikle iyi biliyorlar. Doğru kriterleri düşünerek ihtiyaca ve planlanan işe göre yatırım yapmaktadırlar. Makine seçiminde bizim her zaman belirttiğimiz uzun vadeli bir yatırım yapılması, yüksek kapasiteli üretim yapabilen ve düşük maliyetli makinelere yönelmesi gerektiğidir.

2017 yılında ağırlıklı olarak hangi model ve hangi ebatlı makineleriniz talep gördü? Bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz? (solvent, eko solvent, UV, lateks vb. ve ebatlar)

Ersin Kibar: 2017 yılından makinalarımızdan en çok talebi şu anda olduğu gibi eko solvent grubunda bulunan EXPADA makinelerimiz görüyor. Uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda sektöre sunduğumuz 160 ve 180 cm’lik ebatları ve Avrupa menşeli kokusuz boyası ile hem maliyetleri düşük hemde baskı kalitesi üst seviyede olduğu müşterilerimiz tarafından onaylanmıştır. Bu konuda tercih edilmemizin en önemli nedeni; sunduğumuz hizmet ve kalite aynı zamanda makineyi besleyecek tüm ürün gurubunu da sağlıyor olmamızdır. Ayrıca bu sene büyük firmalarla anlaşmalarımızı yapmış bulunmaktayız. Yeni tip makinelerle piyasayı hareketlendireceğimizi umuyorum.

Dijital baskı makinesinden daha fazla verim almak için nelere dikkat etmek gerekir? Örneğin kullanılan boya baskı kalitesini etkiler mi? Veya malzemenin kalitesi ne kadar önemlidir?

Ersin Kibar: Dijital baskı makinasından daha fazla verim almak için: makineyi iyi tanımak ve öğrenmek gerekir. Burada makineyi aldığınız yerin vereceği eğitimde önemlidir. Makinenin nasıl kullanılması gerektiğini çok iyi öğrenmeliler. Makineyi temiz kullanmak, bakımlarını yaptırmak, değişmesi gereken sarf parçalarını zamanında değiştirmek makinenin ömrünü arttırmaktadır. Makinaya önerilen boyanın dışında mümkünse boya koymamak gerekir. Boyanın kalitesi her zaman baskının kalitesini ve maliyetini etkiler. Üretimde toplam maliyete bakmak gerekir. Malzemenin kalitesi, doğru boyanın makinede kullanması verimliliği arttırdığı bir gerçektir.

Fuarlara ilişkin düşünceleriniz nelerdir? Bu yıl katılmayı planladığınız fuarlar hangileri olacak?

Ersin Kibar: Fuarlar yenilikleri ve fırsatları yakalama anlamında önemli bir yer kaplamaktadır. Eskiden fuarlar sadece iş bağlantısı kurmayı sağlardı, şimdiler de pazarın geldiği noktayı, piyasanın durumunu ve gidişatını göstermektedir. Fuarların önemine inanan bir firmayız ve 2018 yılında iş alanımızdaki açıkhava reklamcılık, tekstil, ambalaj ve matbaacılık fuarlarına katılmayı düşünüyoruz. Açıkhava reklamcılık sektörümüzle ilgili senede birden fazla fuar olması ve bu fuarın zaman konusunda birbirine yakın olması nedeniyle tercih yapmak zorunda kalmaktayız. Böyle karar vermemizde temel nokta; firmalara ekstra maliyet yükü bindirmesidir. Bunun yerine o şehirde, tüm şehrin sahiplendiği, yerel yönetimin bütünüyle olayı benimsediği ve desteklediği, ufak fuarlar yapılabilir. Uluslararası alandaki fuarlarda bunu görüyoruz. Bütün kent meseleyi sahipleniyor. Türkiye’de henüz böyle bir kültür oluşmadı.

2018 yılında sektörümüzle ilgili öngörüleriniz nelerdir? Firma olarak ne tür adımlarınız olacak? Yenilik noktasında neler sunacaksınız?

Ersin Kibar: Genel olarak baktığımızda 2018 yılında yatırım ve ihracat destekli ekonomimizin büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Ekonomik düzenlemeler ve desteklerle birlikte Türkiye’nin yatırımcılar açısından cazibesini koruyacağını, yatırımların devam edeceğini ancak yatırımcı tipinin değişebileceğini düşünüyoruz. Bunun elbette ki sektörümüze etkisi olacağını düşünüyoruz. Ödemeler konusunda bir döngü hızlanırsa sektörün hareket kazanacağına inanıyorum. 20 yılı aşkın süredir faaliyet gösteriyoruz ve içinde bulunduğumuz her sektörde Ar-Ge ve inovasyonda fark oluşturmak, sektör liderliğimizi devam ettirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. 2017 yılında yapmayı planladığımız yatırımları Türkiye pazarında yaşanan dalgalanmalara ve belirsizliklerden dolayı yeni anlaşmalarımızı açıklama konusunda yavaş hareket ettik. Fakat 2018 yılında piyasanın ihtiyaçlarını karşılayacağımız ürünlerle ilgili dört yeni firma ile hem Türkiye hem de Türki Cumhuriyetleri için distribütörlük anlaşmalarını gerçekleştirmiş olduk. Dijital Teknik dergisini takip ettikçe yenilikçi ilanlarımızı haberlerimizi bulacaksınız.

 Son olarak yatırımcılara, kullanıcılara veya sektörümüze vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Ersin Kibar: Öncelikle sektörün paydaşlarına bir göz atmakta yarar var. Sektörün gelişmesi ve büyümesi için yatırımcının, teknolojiye yön verenlerin, tüketicinin, sektör organizasyonlarının yapması gerekenler ayrı ayrı ele alınmalıdır diye düşünüyorum. Tabi ki burada en büyük sorumluluk iyi kaliteyi ve hizmeti verecek olan bizlere düşüyor. Yatırımcıların ve kullanıcıların sektöre kısa vadeli iş gözüyle bakmaması, projelerin getirisini/dönüşünü iyi araştırması gerektiğini, yapacakları teknoloji, makine ve yer seçiminde daha hassas olmasını, kendi finans gücünü iyi analiz etmesi gerektiğini hatırlatmakta yarar var diye düşünüyorum.