Prodigital Dijital Baskı Makineleri

Büyümenin anahtarı SIGN İstanbul’da

SIGN İstanbul, hem katılımcıları hem de ziyaretçileri için, büyümenin anahtarı olan yeni teknolojileri, rekabetçi yenilikleri ve ticari fırsatları bir arada sunuyor.

 Türkiye’nin endüstriyel reklam ve dijital üssü halini almasında önemli katkıları olan SIGN İstanbul, “Avrasya’nın alanında her yıl gerçekleştirilen en büyük organizasyonu” unvanıyla yoluna devam ediyor. 20-23 Eylül tarihleri arasında kapılarına açacak olan SIGN İstanbul Fuarı’nın bu sene sektöre kazandıracakları, yenilikleri ve gelecekle ilgili beklentileriyle ilgili olarak İFO Fuarcılık Genel Müdür Yardımcısı Seda Bozkurt sorularımız yanıtladı.

 Uluslararası Endüstriyel Reklam ve Dijital Baskı Teknolojileri Fuarı SIGN İstanbul, bu yıl 20. yılını kutluyor. SIGN İstanbul yola çıktığı tarihten bu yana sektörümüze çok ciddi değer katmaya devam ediyor. Bu bağlamda dergi okuyucularımız için SIGN İstanbul’un dünden bugüne geçen başarı hikâyesini anlatarak başlamanızı isteriz.

Seda Bozkurt: SIGN İstanbul, Türkiye’de endüstriyel reklam ve dijital baskı sektörünün uluslararası ölçekteki en büyük buluşması. Ülkemizin, dünya fuarcılık sektöründeki önemli markaları arasında yer alıyor. Genelde “tabelacılık” ismiyle adlandırılan iş kolunu, düzenlendiği ilk yıllarda önce çatısı altında birleştiren SIGN İstanbul, ardından kapsamını da genişleterek bu alanın bir sektör haline gelmesine, sektörel bir güç halini almasına eşlik etti. Hem fuar sektörünü, hem de sektör fuarını büyüttü. Bugün gelinen noktada, Türkiye’nin endüstriyel reklam ve dijital üssü halini almasında önemli katkıları olan SIGN İstanbul, “Avrasya’nın alanında her yıl gerçekleştirilen en büyük organizasyonu” unvanıyla yoluna devam ediyor.

 Uzun yılların getirdiği tecrübe, bilgi birikimi ve yenilikle SIGN İstanbul’un 20’ncisi yakın bir zaman sonra kapılarını açacak. Firmalar açısından bakıldığında bir fuar 4 günde biter. Siz organizatör olarak ise bir yıl boyunca ciddi bir emek harcıyorsunuz. Bu noktada geçtiğimiz yıldan bu yana geçen sürede yaptığınız çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?

Seda Bozkurt: Biz SIGN Fuarı’nı açtığımız andan itibaren bir sonraki senenin buluşması için hazırlıklarımıza başlıyoruz. Yani daha fuar bitmeden sonraki yıl için çalışıyoruz. O fuarda, sonraki buluşmanın tarihini lanse ederek işe başlıyoruz. Fuar sırasında yaptığımız katılımcı ve ziyaretçi anketleri, bize bir sonraki organizasyon için yol gösterici oluyor. Katılımcılarımızın birçoğu ile gelecek senin anlaşmalarını yapıyoruz. Reklam ve PR çalışmalarımız sadece fuar döneminde değil, tüm yıla yayılıyor. Pazarlama çalışmaları kapsamında sıklıkla yurt dışı fuarlara katılarak, SIGN İstanbul’u tanıtıyoruz. Düzenli Newsetter’lar ile de sektörümüzle yıl boyu devamlı iletişim halindeyiz. Tüm bunlara ek olarak dijital pazarlama, televizyon, gazete, dergi, internet ve radyo reklamları ile telemarketing gibi pazarlama ve tanıtım çalışmaları da gerçekleştiriyoruz.

Gerçekleştirdiğiniz anketlerde SIGN İstanbul katılımcı ve ziyaretçilerinin büyük bir çoğunluğunun fuardan memnun olarak ayrıldığını görmekteyiz. Bu memnuniyeti nasıl sağlıyorsunuz?

Seda Bozkurt: Bu memnuniyetin temelinde aslında Tarsus Turkey/İFO Fuarcılık’ın sektördeki yıllara dayanan deneyimi yatıyor. Sektörü, katılımcı ve ziyaretçi profilini çok iyi tanıyoruz. Sektörümüzle sürekli ve düzenli biçimde iletişim halindeyiz. Tüm adımlarımızı ihtiyaçlar ve beklentiler doğrultusunda atıyoruz.  SIGN İstanbul’u ilk fuardan bu tarafa katılımcıları ve ziyaretçileri için daima eşsiz ticaret fırsatları sunan bir organizasyon olarak kurguladık. Çalışmalarımızı bu temele dayandırdık. Bu da beraberinde yüksek memnuniyeti getiriyor.

SIGN İstanbul’un hem katılımcı hem de ziyaretçi sayısı her geçen yıl artış gösteriyor. Bu noktada beklenti çıtası da her geçen gün yükseliyor. Ülkemizde yaşanan döviz dalgalanmasıyla birlikte bu yıl beklentiniz nedir?

Seda Bozkurt: Yaşanan dalgalanmalar özellikle endüstriyel reklam ve dijital baskı sektörü gibi yurt dışı ağırlıklı sektörlerimiz açısından önemli kırılganlıklar yaratabiliyor. Kurdaki hareketlilikten ötürü, önünü görmekte zorlanan kimi firmalar, yeni yatırımlarını bekletme, mevcut konumunu korumaya çalışma yolunu tercih edebiliyor. Ancak, fuarlar, sektör açısından tam da bu zamanlarda daha çok önem kazanıyor. Çünkü fuarlarla birlikte iç piyasalar canlanırken, dışarıda da yeni pazar kanalları açılıyor. Yeni ihracat kanalları da beraberinde yeni iş fırsatları getiriyor. Dolayısıyla SIGN İstanbul 2018, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu sene de katılımcılarına ve ziyaretçilerine eşsiz ticaret fırsatları sunarak, kur hareketliliğinin yarattığı olumsuzlukları gidermede önemli bir sac ayağı olacak.

SIGN İstanbul, uluslararası boyuta sahip bir fuar. Uluslararası arenada katılımcı ve ziyaretçiye yönelik ne tür çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz? Buna ilave olarak işbirliği yaptığınız ülkeler ve fuarlar var mı?

Seda Bozkurt: Başta Flaar Report dergisi olmak üzere sektörü ilgilendiren uluslararası tüm yayınlarla ve fuarlarla işbirliği içindeyiz. Daha önce de değindiğimiz gibi yurtdışındaki ilgili etkinlikleri bizzat ziyaret ederek veya stand açarak tanıtım faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Ayrıca uluslararası sektörel dergilerde düzenli ilan çıkıyoruz. Sektörel etkinliklere katılımın yanı sıra karşılıklı mail shot, banner, davetiye dağıtımı gibi çalışmalar yapıyoruz. Label Expo ve Gulf Printing and Packaging ile de ortak çalışmalar yürütüyoruz.

 Katılımcılar Bakanlık veya KOSGEB düzeyinde destek alabiliyor mu? SIGN İstanbul’un bu noktada ne gibi avantajları var?

Seda Bozkurt: SIGN İstanbul 2018 hem Ticaret Bakanlığı hem de KOSGEB listelerinde destek kapsamındaki fuarlar arasında yer alıyor. Gerekli koşulları sağlayan katılımcılarımız bu desteklerden belirli oranlarda faydalanabiliyor.


Bağlı bulunduğunuz Tarsus Grup’un organizasyon ve yayınlarından faydalanıyor musunuz?

Seda Bozkurt: TARSUS Group, Dünya genelinde 15 ülkede 130’un üzerinde fuar ve konferans etkinliği gerçekleştiren devasa bir yapı. İFO Fuarcılık olarak bünyesinde yer aldığımız bu yapının uygun olan tüm global mecralarından ve uluslararası gücünden yararlanıyoruz.

Fuarlara her firma farklı beklentilerle katılıyor. Organizatör olarak fuardan daha fazla verim elde etmek için sizin tavsiye ve önerileriniz nelerdir?

Seda Bozkurt: Bizler organizatör firma olarak SIGN İstanbul’u dört gün boyunca kusursuz işleyen bir buluşma haline getirmek, hem katılımcılarımızı hem de ziyaretçilerimizi karşılıklı kazan&kazan felsefesine dayanan uluslararası bir ticaret ortamı altında buluşturmakla mükellefiz. Başarılı bir fuar için bize olduğu kadar katılımcılarımıza da belirli görevler düşüyor. Bunlardan en önemlisi, fuar alanındaki standlarını sundukları ürün, hizmet, uygulama ve teknolojiye uygun biçimde kurgulamak. Bir diğer önemli faktör de fuarın, sadece bir sergileme alanı değil, yeni işbirliği fırsatları, yeni ticaret anlaşmaları ve makine satışı için uluslararası bir pazar olduğu bilincinde olarak SIGN İstanbul’a gelmek. Bir önemli husus da şu. Malum ülke olarak ekonomik yönden zor bir süreçten geçiyoruz. Hepimiz bu ortamdan bir şekilde etkileniyoruz. Ancak, bu durumu bir fırsat olarak görüp daha güçlü bir motivasyonla fuarda yer almak ve SIGN İstanbul’un fırsatlarını sonuna kadar kullanmak gerekiyor.

 SIGN İstanbul’un Ana Basın Sponsoru Dijital Teknik Dergisi ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Seda Bozkurt: Sektördeki tüm firmalar gibi bizde her sayısını heyecanla bekliyoruz. Dijital Teknik dergisi, sektörel gelişmeleri ve gündemi yakından takip etmemizde en önemli yayın kaynaklarından birisi. Uzun yıllardır SIGN Istanbul’a vermiş olduğunuz destek için de ayrıca teşekkür etmek isterim.

 Son olarak sektöre vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Seda Bozkurt: Sektördeki gelişmeler için tüm paydaşlar SIGN Istanbul’u takip ediyor. Bu nedenle ilgili olan herkesi mutlaka fuarımıza bekliyoruz. Genel seçimleri geride bırakan Türkiye’nin önünde şimdi de yerel seçimler var. Yerel seçim hareketliliği, endüstriyel reklam, tekstil baskı ve dijital reklam sektörlerinde önemli bir dönem. Dolayısıyla seçim sürecine rekabette öne geçecek yeniliklerle, yenilenerek girmek isteyen sektör firmaları için önemli bir fırsat SIGN İstanbul.  Firmalar yerel seçimlerin öncesinde sektörün tüm marka ve ürünlerinin hepsini bir arada görme şansı yakalayacaklar, fuar bu özelliği ile ön plana çıkıyor. Son olarak şunu da belirtmek isterim ki, hangi alanda hangi ölçekte olursa olsun tüm şirketlerin ana gündemi sektörlerinde var olmak ve istikrarlı bir biçimde büyümelerini sürdürmek. SIGN İstanbul, hem katılımcıları hem de ziyaretçileri için, büyümenin anahtarı olan yeni teknolojileri, rekabetçi yenilikleri ve ticari fırsatları bir arada sunuyor.

 

SIGN İstanbul deneyimine Mimaki ile katılın

Dijital baskı alanındaki kapsamlı çözümleriyle Sign İstanbul 2018’e katılacak olan Mimaki Eurasia, ziyaretçilerine Mimaki deneyimi yaşatacak. Fuar boyunca birçok endüstriye hitap eden dijital baskı ve kesme çözümleri ziyaretçileri kendisine çekecek.

Açıkhava reklam uygulamalarından iç mekan ve dekorasyon baskılarına, tekstilden endüstriyel baskı çözümlerine kadar onlarca çözümün sahibi Mimaki Eurasia, 20-23 Eylül tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan Sign İstanbul 2018 fuarına 12. Salon Stant E-20’de katılacak. Endüstriyel reklam ve dijital baskı teknolojilerinin sergilendiği fuarda, Mimaki Eurasia farklı fuar konseptini kullanıcı taleplerine uyarlayarak misafirlerini ağırlayacak. Fuar ziyaretçileri Mimaki’nin kapsamlı dijital baskı ve kesme çözümlerinin yanı sıra, baskı numunelerini de yakından inceleyebilecek ve deneyimleyecek. Tam donanımlı Mimaki teknik ekibi ve satış ekibi ise, fuar boyunca sektör profesyonellerini detaylı olarak bilgilendirecek.

Mimaki baskı ve kesme teknolojileri üretim hızları, baskı ve kesme kaliteleri ve verimlilikleriyle pazarın en çok talep edilen çözümlerinden biridir. Türk baskı ve reklamcılık endüstrisinin değişen talepleri sebebiyle Mimaki Eurasia standı yeniliklere açık bir konsepte sahip olacak. Endüstri ile buluşmak, mevcut ve potansiyel kullanıcılara ulaşmak için Sign İstanbul fuarına büyük önem veren firma, pazardaki lider ve öncü konumunu vurgulayacak. Açıkhava ve endüstriyel reklamcılara dönük çözümlerin yanı sıra, sürpriz teknolojiler de sergilenecek. Mimaki’nin ürün gamındaki UV, UV LED, lateks, solvent, eko-solvent ve tekstil baskı makinelerinin en son yenilikleri Sign İstanbul’da hazır olacak.

Avrasya Bölgesi’nden ziyaretçiler bekleniyor

Mimaki Eurasia’nın hedef pazarları arasında başta Türkiye olmak üzere Avrasya ve çevre bölgeleri bulunuyor. Giriş, orta ve endüstriyel hacim düzeylerinde üretim gerçekleştiren profesyonellerin tümüne hitap eden firma, pazarlama çalışmalarını tüm bölgeye yaymak için çalışmalarını sürdürüyor. Bu bağlamda, fuarda da özellikle Türkiye pazarının yanı sıra; İran, Avrupa ve Balkan bölgeleri, Suudi Arabistan ve Lübnan’dan yoğun ziyaretçi gelmesi bekleniyor. Ziyaretçilere, küresel çapta bilinen Mimaki markasının sunabileceği üstün teknik destek ve kapsamlı hizmetler anlatılacak.

Mimaki yetkilileri ziyaretçilerle ayrıca yeni iş fikirleri hakkında görüşme fırsatı yaratacak. Çok yönlülükleriyle bilinen Mimaki makineleri, kullanıcılarını katma değerli ve farklı uygulamalar ile rekabette öne geçiriyor. ‘Deneyime Katılın’ sloganı fuarda sık sık tekrarlanacak, çünkü Mimaki kullanıcılarına sadece bir makine değil, küresel bir marka ile işbirliğinin sağlayacağı avantajları sunuyor.

Temel yaklaşım; ‘Kullanıcı odaklı teknolojiler’

Mimaki kullanıcı odaklı teknolojik hizmetler geliştiriyor ve pazara sunuyor. Japonya ve Amsterdam merkezli AR-GE geliştirmelerine Türkiye olarak Mimaki Eurasia da katkı vermeye başladı. Pazardan alınan geri bildirimler ile değişen talepler takip ediliyor ve oluşturulan raporlar AR-GE sürecine dahil ediliyor. Örneğin, Avrupa bölgesinde solvent pazarının neredeyse bittiği dönemde UV teknolojilere ilgi artarken, Mimaki bunun için teknolojileri ile çoktan hazırdı.  Diğer yandan diğer pazarlarda solvent baskı çözümlerine olan talebi karşılamak için, daha çevreci ve üretken yeni modeller geliştirilmeye devam ediyor. Tekstil sektöründeki dijitalleşme her geçen gün artıyor. Mimaki, tekstilcilerin yarın ki ihtiyaçlarını da göz önünde tutarak, yeni modelleri pazara sunmayı sürdürüyor.

Mimaki Eurasia Türkiye pazarındaki payını ve gücünü her geçen yıl artırıyor ve liderliğini sağlamlaştırıyor. Burada son kullanıcıların talep ve ihtiyaçlarını dinlemenin büyük bir etkisi var. Kullanıcıların temel talepleri, ihtiyaçları ve geri bildirimleri sürekli ve düzenli olarak alınıyor. Böylece son kullanıcılara sürekli geliştirilen, güncellenen dijital baskı ve kesme teknolojileri ile teknik destek sunabiliyor. Mimaki Eurasia, bu nedenle bayileriyle işbirliğine büyük önem veriyor.

Yatırımlar Sign İstanbul 2018 sonrasında realize olabilir

Mimaki Eurasia baskı sektöründe beklemekte olan bir yatırım ihtiyacının ve talebinin altını çiziyor. Sign İstanbul 2018 fuarında bu yatırımların realize olma şansının yüksek gören firma, yatırımcılara en uygun teknolojiyi sunmak için gerekli hazırlıklarını tamamladı. Yılın ilk yarısındaki olumlu gelişmeler, 2018’in geneline ilişkin olumlu beklentileri destekliyor.

 

Met Etiket SIGN İstanbul 2018 Fuarı’nda yerini aldı

Met Etiket yöneticilerinden Ersin Kibar, SIGN İstanbul 2018 Fuarı ve sektöre ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Kibar, “Piyasada yaşanan sıkıntılara rağmen fuara katılım yoğun olacak” dedi.

 20-23 Eylül 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan SIGN İstanbul Fuarı sektörün önde gelen firmalarını bir araya topluyor. Dijital Teknik Dergisinin Ana Basın Sponsoru olduğu bu fuara ilişkin tüm detayları sektörün önde gelen isimlerinden olan Met Etiket Yöneticilerinden Ersin Kibar ile değerlendirdik.

 SIGN İstanbul 2018 Fuarı’nda yerinizi aldınız. Öncelikle fuarla ilgili bu yılki düşünce ve beklentilerinizi öğrenebilir miyiz?

Ersin Kibar: 2000’li yılların başından beri SIGN fuarında yerimizi almaktayız. SIGN İstanbul fuarı gerek konumu gerekse gelişimi ve her yıl yaşanan değişimleri ile firmaların yürüttükleri pazarlama ve tanıtım aktivitelerinde çok önemli bir rolü bulunmaktadır.

Böylesi bir ortamda SIGN İstanbul fuarlarına katılım, firmalara oldukça önemli avantajlar sunmakta ve hem pazarlama hem de tanıtım aktivitelerini bir arada yürütmelerine olanak sağladığını düşünmekteyim.

Ziyaretçi noktasında katılım beklediğiniz ülke ve şehirler nereler olacak?

Ersin Kibar: Türkiye, stratejik konumu ve ticari vizyonu sebebiyle, Asya, Avrupa ve Ortadoğu’nun tam merkezinde üreticileri ve alıcıları kolaylıkla bir araya getirebilme avantajı ile önemli bir buluşma noktasıdır. Şuanda ekonomik olarak piyasada yaşanan sıkıntılara rağmen bu sene fuara Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Balkan Ülkelerinin birçok şehrinden ziyaretçi geleceğini tahmin etmekteyiz.

SIGN İstanbul için ne tür hazırlıklar yapıyorsunuz? Sektöre hangi çözümlerinizi sunacaksınız? Daha fazla ön planda olacak ürün grupları hangileri olacak?

Ersin Kibar: Met Etiket yıllardır distribütörlüğünü yaptığı firmaların bütün ürün yelpazesinin bilgi ve birikimine sahiptir. Bu yüzden her sene standımızda geniş bir ürün yelpazesini sergilemekteyiz. Standımızın her köşesinde tüm ürünlerimizi ayrı ayrı ele alacağız. Bu sene ön planda olacak ürünlerin başında kağıt ve tekstil ürünleri gelmektedir. Dijital baskı makineleri ve tamamlayıcı ürünleri de standımızda sergileme fırsatı bulacağız.

Çok geniş bir yelpazede çözüm sunuyor. Bu çözümleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Ersin Kibar:  Met Etiket, dijital baskı, açık hava reklamcılık alanında lider markaları bünyesinde distribütör kimliğiyle barındırıyor. Kağıt grubu olarak bilindiği üzere, dünyanın tek döner pano kağıt üreticisi olan LahnPaper firmasının Pretex megalight (ışıklı döner pano) kağıdını tek Türkiye distribütörü olaral, Lenzing firmasının Blueback (billboard) kağıdını ve Vilaseca marka Citylight (Raket) kağıdını sektöre sorunsuz stok gücümüzle sunmaktayız. Özellikle belirtmek isterim ki, Megalight kağıdı kullanım alanı ve mecra firmalarının şartları gereği özel üretilen, yerine farklı yada benzer bir materyal kullanılamayan, aksi halde panolara ve kendisine zarar verebilecek hassasiyette üretilen kağıttır. Bu sebeple, kriterlere uyan tek marka Lahnpaper Pretex’tir. 120gr. Kalınlığında, 2,00 m.-2,53m.- 2,55m. X 200m ebatlarında üretilmektedir. Mekanizmaya vereceği zararları, asılmama ve askıdan geri dönme gibi olası ihtimalleri ve bunların vereceği zararları göz önünde bulundurarak, sektör tüketicilerinin bu konuda hassas davranarak, muadil ürünlere yönelmemeleri gerekir.

Sürekli gelişen, değişen ve yenilenen bir sektör içindeyiz. Bu durumda beklentiler de her geçen artıyor. Firma olarak nasıl bir yol izliyorsunuz?

Ersin Kibar: Met Etiket yıllardır fark yaratan, uygun maliyetli ve kaliteli ürünleri ile pazardaki rekabet gücünü arttırıcı bir yol izlemektedir. . Kullanıcılara kaliteli ürünleri zamanında sunma, şirkete ise müşterilerinin ürün tercih alışkanlıklarını ve kullanım kolaylıklarını analiz etme olanağı sağlayarak değişen ve gelişen ürünlerle sürekli güncellenmektedir.

SIGN İstanbul 2018 Fuarı ile birlikte sektörde yatırımların ve satışların artacağını düşünüyor musunuz?

Ersin Kibar:  Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomik istikrar derken, “en önemli ekonomik sorun” olarak da “iç pazarın alım gücünün düşmesini” görüyoruz. Bu da diğer sektörler gibi bizim sektörün küçülmesi anlamına gelmektedir. Fakat yılın son çeyreği her yıl fuar ile birlikte yatırımların ve satışların artabileceği sinyalini vermektedir. Bu sene temennimizde bu yönde fakat bekleyip göreceğiz.

Yıllık bazda değerlendirdiğimizde sektörün performansına ait düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Ersin Kibar:  Genel hatlarıyla baktığımız zaman firmaların pazarlama stratejilerini orta ve uzun vadede oluşturması sektörün gelişmesinde önemli bir nokta olduğunu gösteriyor. Kullanıcıyı yönlendirme ve algı sürecini doğru yürütme noktasında ki stratejiler sektörün yasadığı ağır ekonomik koşullara rağmen ilk altı aydaki durumu olumlu yönde etkilediğini düşünüyoruz. Ama bundan sonra şartların çok zor olduğu bir gerçekle de karsı karsıya olduğumuz aşikâr. Bu konuda ithalatçı firmalara ve kullanıcı firmalara önemli görevler düşüyor.

Son olarak fuar vesilesiyle sektöre vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Ersin Kibar:  Yaşadığımız ekonomik koşullardan her birimiz etkilendik ve etkilenmeye devam edeceğiz. Bu durum bizleri istemeden de olsa şuan ki koşullara uygun hale getirmeye ve netleştirmeye zorunlu kılmaktadır. Bu zorlu süreçte sektörün tüm firmalarının sağduyulu davranacağı ve pazarlama ağının genişletilmesi konusunda daha dikkatli olacağı bir zaman diliminden geçiyoruz. Umarım herkesin dilediği ve kayıpsız atlatacağı bir sene olmasını diliyoruz.