Prodigital Dijital Baskı Makineleri

Akpar Makine’den Ekonomik Seri Laminasyon Makinesi

Mevlüt Parlak: “Akpar Makine olarak sürekli yeni bir şeyler üretmenin gayreti içerisindeyiz. Rekabet koşulları ve piyasa ihtiyacını gözeterek hem daha uygun fiyata hem de pratik kullanımlı yeni bir makine dizayn ettik”

 Akpar Makine, rekabet koşulları ve piyasa ihtiyacını dikkate alarak ekonomik seri yeni bir laminasyon makinesi üretti. Makine ile laminasyon kaplamanın yanı sıra, foreks, fotoblok, pleksi gibi malzeme üzerine folyo, film, gibi malzemelerin sıvanma işlemi de kolaylıkla yapılabilmekte. Konuyla ilgili olarak Akpar Makine’den Mevlüt Parlak sorularımızı yanıtladı.

Akpar Makine’de yaşanan gelişmeler ve yenilikler hakkında bilgi verir misiniz?

Akpar Makine olarak sürekli yeni bir şeyler üretmenin gayreti içerisindeyiz. Rekabet koşulları ve piyasa ihtiyacını gözeterek hem daha uygun fiyata hem de pratik kullanımlı yeni bir makine dizayn ettik.

Ekonomik seride çıkardığınız laminasyon makinesinden bahseder misiniz? Hangi amaçlarla böyle bir üretim gerçekleştirdiniz? Ürünün özellikleri ve avantajları hakkında bilgi verir misiniz?

Bu makinada her türlü laminasyon kaplama işlemi yapılabildiği gibi, aynı zamanda foreks,      fotoblok, dekota, pleksi, PVC, sunta, cam vb. malzeme üzerine folyo, çift taraflı bant, film gibi malzemelerin sıvanma işlemi de kolayca uygulanabilmektedir.

Yurt içi ve yurt dışı pazarda satışlarınız nasıl gidiyor? Ürünlere ilgi nasıl?

Yurtiçi satışlarımız normal seyrinde devam etmektedir. Fakat bunu daha da artırmanın gayreti içerisindeyiz. 2018 yılı bu konuda iyi başladı umarım devam eder. Bu konu sadece bizlere bağlı değil. Ülkemizin ekonomik süreçleriyle doğru orantılı malumunuz. Yurtdışı satış konusunu çok başarabilmiş değiliz. Zaman zaman talepler doğrusunda satışımız olmakla birlikte, istenilen seviyede olduğunu söyleyemem.

Önümüzdeki dönem fuarlara katılmayı düşünüyor musunuz?

Biz iki yıldır Akpar Makine Bestlam olarak fuarlara katılmıyoruz. Fakat makinelerimiz fuarlarda bayilerimiz vasıtasıyla bulunmakta. Bu stratejiyi daha da geliştirmek niyetindeyiz.

Son olarak sektöre vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Reklam sektörü Dünya’nın ve ülkemizin içinden geçtiği ekonomik süreçlere rağmen büyüme ve gelişme potansiyeline sahip bir sektör. Dolayısıyla ürünlerimizi geliştirip hizmet etmeye devam edeceğiz. 23 yıldır bu konudan taviz vermeden dürüst ve ilkeli olarak de yol alıyoruz, yol almaya da devam edeceğiz aynı zamanda. Umarım bu süreci geliştirerek uygulama imkanına sahip oluruz.

Fujifilm Acuity select Serisi

Yüksek görüntü kalitesi, mükemmel tutuculuk ve sert-esnek malzemelere baskı imkanı ile Acuity Select serisi ile iç mekan işlerinizde de sorunsuz baskılar elde edersiniz.

Sert, esnek ve rulo malzemelere fotoğraf kalitesinde yaratıcı baskılar için geliştirilmiş benzersiz UV baskı makinası. Acuity Select serisi baskı makinaları yüksek performansın yanında değişik modelleri ile işinize uygun yatırım imkanı sağlar. Yüksek görüntü kalitesi, mükemmel tutuculuk ve sert-esnek malzemelere baskı imkanı ile Acuity Select serisi ile iç mekan işlerinizde de sorunsuz baskılar elde edersiniz. Güçlü bir vakum tablasına sahip olan Acuity select ile geniş bir ürün yelpazesine baskı yapılması mümkün olur.

İşinizi yeni uygulamalar ile geliştirin

Beyaz ve lak basma opsiyonu ve hatasız malzeme pozalama ile üretkenliğinizi maksimuma çıkartın. Light renk opsiyonu ile çok daha pürüzsüz renk geçişleri elde edin. Küçük damla büyüklüğü ve yüksek oranda pigment ihtiva eden mürekkepleri ile Acuity Select ince bir boya tabakası ile baskı imkanına sahip olup, minimum baskı maliyeti sunar. Fujfilm kurulum ve kurulum sonrası dönem için dünya standartlarında servis hizmeti sağlar.

Baskı Kalitesi

20 serisi güzel sanatlar veya fotoğrafik görüntülerde daha üstün bir baskı kalitesi elde etmek isteyenler için açık camgöbeği rengi ve açık eflatun rengi seçeneklerine sahiptir. Ekli bulunan pnömatik pin kayıt sistemi ile hızlı ve kolay medya yüklemesi gerçekleşmekte ve opsiyonel otomatik yazıcı kafası bakım sistemi verimliliği daha da artırmaktadır. En yeni UV lamba teknolojisi ise daha ince ve daha hassas medyaların basılmasına imkân tanımaktadır.

Vakum sistemi

Bu seri yatağın medya yüklemesini kolaylaştırmak amacıyla maskelenmesi ihtiyacını azaltmak için tasarlanmış gelişmiş bir yüksek basınçlı vakum sistemine sahiptir. Açık renkli mürekkeplerin de eklenmesiyle yeni seriye şimdi fotoğrafik ve güzel sanatlar uygulamaları için gereken göz alıcı baskı kalitesi sunan sekiz yeni model üzerinde üç kanal çeşidi de (4, 6 ve 8 kanal) dâhil olmuştur. Yeni Acuity Select 20 serisi, hem standart (2.5 x 1.25 m) hem de X2 (2.5 x 3.08 m) baskı yatağı boyutlarında ve bunların ikisi için de roll seçeneği mevcut olmak üzere müşterilerini bekliyor olacak.

 

 

“Bugünün dünyasında, daha çok koşarak kazanabiliriz”

Robotlar ve bilgisayarlar, hayatımıza her geçen gün daha çok girmeye devam ediyor. Yapay zeka karşısında insanoğlunun varolabilmesi için “yarı insan-yarı robot” süreci değerlendiriliyor. Gelecekte beyne enjekte edilebilecek nano çipler ile insanoğlunun hafızasında ve algısında artış yaşanması konusunda çalışmalar yapılıyor.

Dijitalleşen dünyayı değerlendiren Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı Rıza Başoğlu, bugünün ve geleceğin dünyasını anlatarak, şu bilgileri paylaştı:

Dünya, dijitalleşiyor. Baskı sektörümüzün de aralarında bulunduğu dijitalleşme süreci, finans, eğitim, sağlık, savunma sanayi dahil her alanda yaşanıyor. Özellikle son yıllarda yoğun olarak gündemlerimize giren “yapay zeka” kavramı, önümüzdeki süreçte insanoğlu ile robotlar arasında farklı bir etkileşimi ve yaşamımızı kolaylaştırmaya dönük işlevlerin robotlara devredileceğini gösteriyor. Bunun anlamı, niteliksiz işlerin robotlarla yapılması ve insanlığın sürekli geliştirme faaliyeti içinde olmasına işaret ediyor.

Yakın gelecekte Amerika’daki işlerin %47’sinin robotlar tarafından yapılacağı açıklanıyor. Çok uzak olmayan bir gelecekte, bugünkü alışılagelen mevcut işlerin %80’nin olmayacağı öngörülüyor. Garsonlar, şoförler, fabrika çalışanları, telepazarlamacıların birçok fonksiyonunu yapay zeka üstlenecek gibi gözüküyor. Ayrıca, doktorlar, hakimler, avukatlar gibi karar süreçleri karmaşık ve değişkenliği fazla olan meslek grupları açısından, karar süreçlerinin içinde daha fazla yer alacak gibi gözüküyorlar.

IBM’in süper bilgisayarı olan Watson, Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’de birçok hastaneyle yaptığı işbirliğiyle, çeşitli kanser vakalarında en iyi tedavileri önerebiliyor. Şirketin ürettiği görüntülü yazılım sayesinde de, örneğin erken seviyedeki cilt kanserlerini hızlıca tespit edilebiliyorlar. Yine, İngiliz Ulusal Sağlık Sistemi bünyesinde bulunan Guy’s and St Thomas hastanesinde, böbrek bağışı ameliyatlarında genellikle robotlar kullanılıyor. Çünkü robotlar, donörlerin böbreği alındıktan sonra, ilgili damarları insanlardan daha hızlı dikebiliyor ve bu da ameliyatların riskini azaltabiliyor.

İnsanoğlu, “yarı insan-yarı robot” sürecine doğru gidiyor

Dünyanın, dijitalleşme sürecinde geldiği tablo buraya doğru ilerliyor. Robotlar ve bilgisayarlar, hayatımıza her geçen gün daha çok girmeye devam edecek. Yapay zeka karşısında insanoğlunun varolabilmesi için “yarı insan-yarı robot” süreci değerlendiriliyor. Bu gerçekleşir veya gerçekleşemez, ama doğru olan bir şey var, Dünya eski Dünya değil. Dijital teknolojiler insan hayatına; güvenlikten haberleşmeye, sağlıktan hizmet sektörüne, eğitimden üretime kadar her konuda sınırsızlıklar getirdi. Yakın gelecekte beyne enjekte edilebilecek nano çipler ile insanoğlunun hafızasında ve algısında artış yaşanması konusunda çalışmalar yapılıyor. Çok yakın gelecekte, veri bilimci, yapay zeka donanım uzmanı, makine öğrenmesi mühendisi,  gibi yeni iş kollarını görmemiz mümkün olacak. Bugünden geleceği öngörerek, yeni nesillerin yeni iş kollarına uyum sağlayacak eğitimleri almalarına dair, eğitim programlarının yapılması gerekiyor. Özetle, “yapay zeka” hepimizin alışkanlıklarını değiştirmesi konusunda bir takım zorlukları beraberinde getirirken, umutsuzluğa kapılmadan fırsatların olabileceğini de öngörmemiz gerekiyor. Bu romanı, çok iyi okumamız lazım.

Ceo’ların ajandasında; “liderlik ve yetenek yönetimi” konuları var 

Liderler; inovatif, açık görüşlü, vizyon sahibi ve değişime açık olmalıdırlar. Üst yönetimlerin ajandasında şuan, hem liderlik, hem insan kaynaklarındaki yetenek yönetimleri bulunuyor. Çünkü geleceği şekillendirmede, insan kaynağının rolü büyük. Bu nedenle şirketlerin en değerli varlıklarının arasında; insan kaynağı, markası, finansal yapısı ilk sıralarda yer alıyor.  Aslında bizler, alışkanlıklarımız doğrultusunda iş yapma eğilimindeyiz ve zaman zaman yeniliklere kapalı da olabiliyoruz. Oysa çağımızın insan kaynakları yönetiminde, neleri iyi biliyorsun konusunun ötesinde, sahip olduklarının yerine yeni neleri hızlı olarak adapte edip, o güne kadar elde ettiğin tecrübelerle nasıl hızlı ve doğru kararı zamanında verip, uygulayabiliyorsun tanımı önem kazanmaya başladı. Çünkü şirketlerin yaşaması için istikrarlı ve sürdürülebilir büyümeleri şarttır ve aksi halde ligden düşerler. Bu nedenle de, insan kaynakları değişime ve dönüşüme adapte olmalıdır. Başarı için de değişmeyen kuralları benimsemelidirler. Başarı için öncelikle hırslı olmak gerekir. Mantık ölçüsü ile sınırlı hırs başarının yakıtıdır. Diğer konu inanmaktır. İnancınız yoksa, hangi özelliklere sahip olursanız olun başarıya ulaşamazsınız. Hayatın her evresi için ( özel, iş, sosyal hayatlar ) değerler bütününe sahip olmanız gerekir. Ve enerji… Enerjiniz sadece size değil, çevrenizi de olumlu etkileyerek tüm değerleri harekete geçirir. Bedensel, ruhsal ve manevi enerjiye daima ihtiyacımız var. Tüm bu değerleri de stratejik bakış açısı ile yönetebilmeliyiz.

Her fırsatta altını çizdiğim gibi bisikletin pedalını daima çok çevirmeliyiz. Çevirmeyi bırakırsak bir daha ayağa kalkıp toparlanmak uzun süreli ve maliyetli olacaktır. Özetle şirketler, ekipleriyle birlikte aynı hedeflere birlikte yürüyebilirlerse; başarı kaçınılmaz olur. Doğru zamanda, doğru yerde, doğru kadroları oluşturabiliyorsanız, büyüme fırsatını daima yakalayabilirsiniz. Dünyadaki rekabetin geldiği nokta ve ölçek, günlük başarıları ve kazançları anlamsızlaştırmıştır. Bugünün dünyasında, sadece olanları değil, olabilecekleri de öngören ve yarınlar için alt yapıyı oluşturacak ön çalışmalar zorunlu hale gelmiştir. Kısaca, olayların arkasından giden değil, geleceği şekillendiren olmalıyız. Yapay zeka sürecini iyi okumalıyız ve yeni nesilleri bu sürecin parçası olabilecek şekilde yetiştirmeliyiz. Ülke olarak da, şirketler olarak da; bu gerçeği daha çok koşarak, daha çok çalışarak kazanabileceğimizi unutmamalıyız.” diye konuştu.