Dijitalteknik - Sayfa 3 / 513 - Dijital teknik dergisi web sitesi
Prodigital Dijital Baskı Makineleri

Mimaki Eurasia hedef büyüttü

Reklam, tekstil ve endüstriyel pazardaki gelişimini sürdüren Mimaki Eurasia’nın önümüzdeki dönemdeki hedefleri arasında, isminden de anlaşılacağı üzere Avrasya bölgesinin tamamına hizmet veren bir yapıya bürünecek.

Mimaki Eurasia basın temsilcileriyle buluştu. Farklı sektörlere hitap eden editörler buluşmasında Mimaki yetkilileri, geçmişten günümüze Mimaki kültürü ve geleceğe ait hedeflerini paylaştı. Son derece sıcak ve samimi bir havada gerçekleşen buluşma Mimaki Eurasia Genel Müdürü Arjen Evertse konuşmasıyla başladı. Arjen Evertse, ilk olarak Mimaki’nin kuruluş hikayesinde bahsetti. Evertse, Mimaki Eurasia’nın tamamen Mimaki’nin bir kuruluşu olduğunu ve gelecekte bölgede çok daha etkin bir konuma geleceğini vurguladı. Mimaki Eurasia’nın 2016 yılı Nisan ayında Türkiye ofisini açtığını hatırlatan Evertse, sektörel satış paylarının yüzde 30 reklam, yüzde 33 endüstriyel ve yüzde 37 tekstil olduğunu söyledi.

Hedef Avrasya bölgesi

Mimaki Eurasia’nın geleceğe dair planlarını da paylaşan Arjen Evertse, Mimaki Deneyim Merkezleriyle Türkiye’de bölgesel bir ağ oluşturmak istediklerini bunun ilk adımını da Ankara’da gerçekleştirdiklerini söyledi. Yine Türkiye pazarındaki güçlü pozisyonlarını daha da pekiştirmek istediklerini anlatan Evertse, yine önemli hedeflerinden birinin Avrasya bölgesine verilen hizmetlerin Mimaki Europe’dan devralmak olduğunu açıkladı. Mevcut sektörlere yenilik sunmaya devam edeceklerini söyleyen Evertse, farklı sektörlere de ulaşarak pazarların geliştireceklerini vurguladı.

Mimaki deneyimine katılın

Ardından söz alan Mimaki Eurasia Pazarlama İletişim Direktörü Rana Seyyar “Deneyime Katılın” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Mimaki makinesi almak, sadece makine sahibi olmak anlamına gelmediğini söyleyen Seyyar şunları söyledi: “Aslında biz bu işe Mimaki deneyim yaşamak olarak bakıyoruz. Çünkü Mimaki, doğru makine, doğru boya ve doğru iş entegrasyonuyla yatırımcısına tam destek sağlamaktadır. Mimaki olarak her zaman makine satmak yerine çözüm sunmayı hedefledik. Kullanıcıların yatırım öncesi ve sonrası tüm süreçleri bizler tarafından yakından takip ediliyor. Dolayısıyla Mimaki, kullanıcı odaklı yaklaşımla yeni ürünlerini tasarlamaya ve geliştirmeye devam ediyor. Kullanıcı adaylarının eşsiz Mimaki deneyimini yaşamaları için Deneyim Merkezleri kurma kararı aldık. Deneyim Merkezlerimizin ilki Ankara’da açıldı. Kısa bir süre sonra da İzmir’de açılması planlanıyor. Deneyim Merkezleri, “kullanıcı odaklı” uzman kadrolarıyla yetkili bayiler tarafından bölgesel olarak hizmet verecek. Böylece ihtiyaç belirleme, bilgilendirme ve yönlendirme noktasında daha etkin bir çalışmamız olacak.

Mimaki ile öncü ve tamamlayıcı çözümler

Mimaki Eurasia Bölge Satış Müdürü Burak Kaftanoğlu da “Öncü ve Tamamlayıcı Çözümlerimiz” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Mimaki 3DUJ-553 3D yazıcısı ve tekstil çözümlerine ait bilgiler paylaştı. Kaftanoğlu, Mimaki’nin 10 milyondan fazla renkten oluşan tam renk kombinasyonuna sahip olan 3DUJ-553 yazıcı ile 3D alanına da öncülük ettiğini söyledi. Kaftanoğlu, Mimaki teknolojisi ile full renkli 3D baskılar elde etmenin mümkün olduğunu ifade etti. Mimaki’nin direkt ve süblime baskı yöntemleriyle kumaşa baskıda endüstriyel çözümler geliştirdiğini anlatan Kaftanoğlu, bu doğrultuda Mimaki’nin Le Meccanica firmasını satın almasıyla birlikte Tiger 1800B MkII modelinin üretim gamına katıldığı ve Türkiye’deki ilk kurulumun gerçekleştirildiğini söyledi. Kaftanoğlu tekstil baskı çözümlerinin yüksek baskı hızı ve kalitesiyle sektöre öncülük ettiğini vurguladı.

Kullanıcı odaklı teknolojik yaklaşım

Daha sonra söz alan Mimaki Eurasia Teknik Destek Sorumlusu Onur Çalhanoğlu, Mimaki’nin teknik yapılanmasıyla ilgili bilgiler verdi. Çalhanoğlu, 3 farklı segmentte 7 yetkili bayi çalışmaları sürdürdüklerini, Mimaki’nin 3 binden fazla kurulu makinesinin üretim devamlılığının sağlanması için Mimaki Eurasia’ya bağlı görev yapan 37 teknik servis personeliyle kesintisiz hizmet sunduklarını ifade etti.

Mimaki’ye doğrudan bağlı olmanın birçok avantajını yaşadıklarını anlatan Çalhanoğlu, kullanıcı odaklı yaklaşım doğrultusunda müşterilerine de birçok ayrıcalığı yaşatma fırsatı elde ettiklerini söyledi. Makinelere ve yazılıma uyguladıkları Türkçe dil desteğiyle kullanıcıları büyük bir rahatlığa kavuşturduklarını vurgulayan Çalhanoğlu, Mimaki’nin Boya Tedarik Sistemi, Boya Sirkülasyon Sistemi, Waveform Kontrol Teknolojisi, 3 Aşamalı Akıllı Isıtıcı Sistemi gibi konularla kullanıcıların işlerinde sorunsuz baskılar elde etme imkanı yakaladığını anlattı.

Geleceğe yatırım yapanların tercihi LIYU International

LIYU International bakış açısıyla farklılığını hissettiriyor. LIYU yatırımcısının inovatif ve niş pazarlara ulaşmasını sağlayan çözümler geliştirip sektöre sunuyor. Örneğin bir UV makinesi alarak, folyo, duvar kağıdı, cam filmi, perde gibi çok farklı ürünlere baskı yapabilirsiniz.

LIYU International, dünyada ve Türkiye’de çok hızlı bir yapılanma süreci içinde. Dijital Teknik Dergisi olarak LIYU International Organizasyon Sorumlusu Oğuz Dinçer ile bir söyleşi gerçekleştirdik. LIYU International bakış açısıyla farklılığını hissettiriyor. LIYU yatırımcısının inovatif ve niş pazarlara ulaşmasını sağlayan çözümler geliştirip sektöre sunuyor. Örneğin bir UV makinesi alarak, folyo, duvar kağıdı, cam filmi, perde gibi çok farklı ürünlere baskı yapabilirsiniz. Böylece farklı sektöre aynı anda hizmet verme imkanı sağlayarak pazarınızı çok kolay bir şekilde genişletebilirsiniz. Oğuz Dinçer, LIYU International’ın kuruluş hikayesini, bugüne kadar yaptıkları çalışmaları ve geleceğe dair planlarını paylaştı.

LIYU International firmasının kuruluş süreci ve bugün geldiği nokta hakkında bilgi verir misiniz?

Oğuz Dinçer: LIYU International ile 5 yıldır çok ciddi ve verimli bir işbirliği içindeyiz. LIYU International bizimle işbirliği yapmadan önceki süreçte farklı ülke pazarlarına giriş yapmak için bazı denemeleri olmuş, ancak istenilen başarı yakalanamamıştı. LIYU International Türkiye ofisini açmamızın ardından dünya genelindeki organizasyon yapısında söz sahibi olduk. LIYU Türkiye olarak görevimiz, LIYU International’ın Avrupa ve Amerika pazarında doğru partnerle, doğru işbirlikleri kurarak, mevcut pazarlara uygun ürünler ortaya çıkarmasıdır. Buna ilave olarak fabrika ve distribütör ilişkilerini sağlam temeller üzerine kurmaktır. Bunun yanında mevcut pazar talebinin fabrikaya iletilerek Ar-Ge çalışmalarının yapılması ve pazara her zaman yenilikçi ve ihtiyacı olan ürünlerin sunulmasıdır. Distribütör atamalarının gerçekleştirilmesi, teknik servis ekiplerinin oluşturulması ve eğitilmesi, pazara sunulacak ürünlerin belirlenmesi ve geliştirilmesi gibi çok kapsamlı bir sorumluluğumuz var. Bu çerçevede bugüne kadar Almanya, İngiltere, İtalya, İspanya, Fransa, İsveç, Portekiz, Polonya, Kanada, Amerika ve Meksika’da distribütör atamalarını gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bu ülkelerde yürütülecek satış ve pazarlama ürünlerini belirleyerek sevkiyatlarına başladık.

LIYU International distribütör seçim süreci nasıl ilerliyor?

Oğuz Dinçer: Bunun için öncelikle ülkelerin pazar araştırmaları gerçekleştiriliyor. Dijital baskı ihtiyaç ve beklentileri analiz ediliyor. Ardından hangi firmaların hangi alanlarda uzman olduğunun tespiti belirlenip tercihler yapılıyor. Ardından distribütör firma ile birlikte katılacağımız fuarlar ve sergilenecek ürünler belirleniyor. Ürünlerin tasarım, mekanik, teknolojik altyapılarını ülkelere göre belirleyip planlıyoruz. Çünkü örneğin Macaristan’ın istediği konfigürasyonlarla İtalya’nın istediği konfigürasyonlar aynı olmuyor. Dolayısıyla farklı ülkelere farklı özellik ve nitelikte ürünler üretip sunabiliyoruz.

LIYU International organizasyonunu hangi ülkelerde gerçekleştirdiniz? Bu ülkelere ilaveler olacak mı?

Oğuz Dinçer: LIYU, Türkiye pazarında gerçekleştirdiğimiz lansmanlar, fuar katılımları ve müşteri ziyaretlerimizle birlikte bilinen ve tanınan bir marka haline geldi. Başta Türkiye olmak üzere Almanya, İngiltere, İtalya, İspanya, Portekiz, Polonya, Macaristan, Bulgaristan, İsviçre, Meksika, Kanada, Fransa, ABD, Mısır, BAE gibi ülkelerde organizasyonlarımızı ve distribütör atamalarımızı gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bu ülke sayısını kısa vadede 20 ile sınırlandırmayı planlıyoruz. Orta ve uzun vadede bu ülke sayısı artabilir. Bu ülkelerin makine talepleri, fuar katılımları, yedek parça, teknik servis eğitimi gibi tüm ihtiyaçlar LIYU Türkiye ofisi üzerinden verilmektedir.

LIYU markasına olan bu güvenin nedenleri nelerdir? LIYU neden farklı? Neden tercih ediliyor?

Oğuz Dinçer: LIYU ile işbirliğimiz 12 yıllık bir maziye sahip. LIYU ile bir aile gibiyiz. Biz kendimizi LIYU markasının bir parçası gibi, LIYU da bizi kendisinin bir parçası gibi görmektedir. Her zaman birlik içinde hareket ediyoruz. Tüm LIYU ekibi olarak birbirimize karşı çok bağlıyız. Bu bağlılık bizi her zaman daha ileriye taşıyor. Aslında başarının sırrı da buradadır. Ailenin her bir üyesi LIYU markasının daha iyi olması için 7/24 çalışıyor. Ortaya çıkan tüm fikirler paylaşılıyor ve değerlendiriliyor. Bu sinerji ile birlikte kısa sürede hem dünyada hem de Türkiye pazarında çok daha iyi noktalara geleceğimize inanıyoruz. Son iki senede Almanya 4, İtalya’da 6 fuara katıldık. Bu çalışmalar neticesinde bugün dünyanın sayılı markaları arasında yerimizi aldık, onlarla birlikte değerlendirip kıyaslanmaya başladık. Tüm çalışmalarımız uluslararası bir marka konumuna ulaşmak için planlanmaktadır.

Pazarın dijital baskı teknolojisinden beklentisi nedir?

Oğuz Dinçer: Günümüzde Türkiye ve Avrupa’da kaliteli ürün arayışı içinde olduğunu gözlemliyoruz. Yatırımcılar, yenilikçi, sağlam, makine ömrü, teknolojisi, yatırım maliyetlerinin karşılığını alabileceklerine inandıkları çözümlere yöneliyor. LIYU markası da tüm bu kriterlere uygun hareket etmektedir.

Biraz LIYU Türkiye üzerine konuşalım. LIYU Türkiye kuruluşundan bu yana neler yaptı? Bugün hangi noktada?

Oğuz Dinçer: LIYU Türkiye ofisinin açılmasıyla birlikte çok ciddi bir büyüme ivmesi yakaladık. LIYU markasının yenilikçi teknolojileri Türkiye pazarında yoğun talep görüyor.
Özellikle lansmanı yapılan Platinium serisi böyle bir dönem içinde beklentilerin çok üzerinde bir taleple karşılaştı. Bu dönem içinde solvent, eko solvent UV alanlarına yönelik birçok kurulum gerçekleştirdik. Firmaların yatırımda kaliteyi ön planda tutmasıyla birlikte kurulum adedimiz hızlı bir artış gösteriyor. Bu vesileyle LIYU International çözüm ortaklarımıza LIYU markasını tercih ettikleri için çok teşekkür ederiz.

Oğuz bey, Platinum serisi üzerinde biraz daha konuşalım. Platinium serisi neleri kapsıyor?

Oğuz Dinçer: Platinium serisi üst seviye makineler zincirinden oluşmaktadır. Öncelikle pazarın beklenti ve talebi doğrultusunda üst seviye bir solvent bir makine yaptık. Avrupa standartlarında 6 renge kadar çıkabilen otomatik temizlemeli, bizim de çok beğendiğimiz bir makine ortaya çıktı. Platinium serisine ortaya çıkarırken UV çözümlere yoğunlaştık. Böylece hem roll to roll ve fletbed bir dijital baskı makinesi ürettik. Rulo makinemizi yaparken bir çok şeyi düşündük. Bir makinede neler yapabiliriz? Reklam artık değişti, reklam dediğimizde her şey artık dijital konsept oldu. Platinium LED rol makinesi yaptık. Bu makineyi yaparken hem normal folyo branda basabilen bir makine,  tekstil kumaşı, cam giydirme ve bunun dışında  beş sektöre birden hitap edecek bir makine yaptık. Bu makine özellikle sektördeki tüm yatırımcıların ve kullanıcıların görmesini istediğim bir makinedir. SIGN İstanbul Fuarı’nda bu makine özel bir demo hazırlayacağız, mutlaka herkesi bekliyoruz. Bu makinemiz aynı zamanda LIYU International Türkiye ofisindeki showroomda sergilenmektedir. Tüm kullanıcı ve yatırımcıları showroomdaki makinelerimizin kalitelerini görmeye ve test etmeye davet ediyorum.

Okuyucularımızın daha fazla bilgi sahibi olması için UV makinenizle ilgili bilgi verebilir misiniz? UV dijital baskı makineleri ile yatırımcı neler yapabilir?

Oğuz Dinçer: Platinium serisi UV dijital baskı makineleri ile folyo ve branda baskıları iç mekan kalitesinde gerçekleştirilebiliyor. Bunun yanında fotoğraf kağıdı, duratrans, şeffaf film gibi malzemeler üzerine çok kaliteli baskılar elde edebilirsiniz. Şeffaf filme özellikle değinmek istiyorum. Artık mağazalar vitrin camlarını beyaz folyoyla kaplamak istemiyor. Çünkü herkes ürününü teşhir etmek istiyor. Buna bağlı olarak uluslar arası bir firma cam dekor filmleri üretiyor. Ama artık cam dekor filmlerine istenilen baskıyı yapabilecek bir makine var. Beyaz, gri, buzlu, baskes gibi işlemleri yapabiliyoruz. Bu anlamda yatırımcısına sınırsız tasarım seçeneğini basma imkanı tanıyor. Buna ilave olarak zebra perde, stor perde basabildiği gibi iç mekan dekorasyonda duvar kağıdı basabilmekte. Yine ışıklı tekstil kasalarının baskılarında da çok başarılı sonuçlarla yatırımcının gözdesi olmaktadır. Diğer taraftan dekorasyon sektörünün trend ürünü tavan gergi (barisol) malzemelere de çok şık baskılar yapabiliyor. Dolayısıyla ben şahsen adına işletmem olsa, alacağım ilk makine bu olurdu. Çünkü bir ürünle birçok sektöre hitap edebiliyorsunuz. Bu makine aslında geleceğe yatırımdır. Bu makine ile mevcut işlerinizin kalitesi artıyor ve bunun yanında müşterilerinize değişik ürünler sunabiliyorsunuz. Bu noktada her işletmede olması gereken bir makinedir.

Müşteri her zaman en iyiyi en ucuza temin etmek ister. Peki bu mümkün müdür? Veya kalitenin bir bedeli var mıdır?

Oğuz Dinçer: Öncelikle her ne olursa olsun bir ürün alacağımız zaman mutlaka alternatiflerini inceleriz. Bu ürünler içinden hangisinin kendimiz için faydalı olacağını özelliklerini, avantajlarını ve farklılıklarını değerlendiririz. Bu noktada kaliteli ürünün de bir bedeli vardır. Geri getiremeyeceğimiz tek şey zamandır. Satın alamayacağınız tek şeyde zamandır. Dolayısıyla zaman kaybetmek ile para kaybetmek anlamına gelmektedir. Hele günümüz ticaret hayatında hata ve zaman kaybına tahammülümüz yok, tabiri uygunsa “12’den vurmak zorundayız”

İşte LIYU Platinium serisi hedefi tam 12’den vurulacak yatırımlardır. Alıcı artık eskisi gibi değil, herkes alacağı ürünü detaylı inceleyip buna göre yatırım yapıyor. LIYU markası da yatırımcısına kazandırmak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan teknolojinin son yeniliklerinden yararlanarak ürünler geliştiriyor. Biz yine de alternatiflerine göre fiyatlarımız gayet makul düzeyde tutuyoruz. Yaptığı yatırımdan sonuç almak isteyen, sorunsuz makine isteyen, uzun vadeli çalışmak isteyen yatırımcıların hepsi LIYU markasını tercih etmeye başladı. LIYU markasının çok makine satmak gibi bir hedefi yok. Hem yurt içinde hem de yurtdışında satışlarımız referans yoluyla ilerliyor. Müşteriler makineyi bir yerde görüp beğenip bize ulaşıyor. Bunun yanında mevcut kullanıcıların verdiği olumlu görüşlerle yeni yatırımcılar bize ulaşıyor. Bu noktada ürünlerimizi kullanan, memnuniyetlerini bildiren tüm müşterilerimize sizlerin aracılığıyla bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

Oğuz bey, LIYU International Türkiye hedeflerinden bahseder misiniz? 2018 beklentilerinizi karşıladı mı?

Oğuz Dinçer: 2018 yılı beklentilerimizin çok üstünde geçiyor. Oluşan kriz havasından memnun değiliz ama firmamıza olan talepten çok memnunuz. Yıllık hedef satış rakamlarımızın üzerindeyiz. Eylül ayında SIGN İstanbul Fuarı’nda çok görkemli bir standımız olacak. Şimdiden fuardaki standımıza tüm sektörümüzü bekliyoruz. Bu fuarda yeni Platinium serisinin devamı olan ürünleri sergileyeceğiz. 2018’in son çeyreği ile birlikte sektörümüzün değişik bir yapıya dönüşeceğini düşünüyorum. Başta dekorasyon, mağazacılık, tekstil, hazır giyim gibi her alanda bir değişim yaşanıyor. Bu değişimin temelinde dijital baskı teknolojileri yer alıyor. Bu sebeple çok farklı sektörlerden dijital baskı konusuna yatırım olacağını düşünüyorum. Bu nedenle Eylül ayında gerçekleştirilecek olan SIGN İstanbul Fuarı’na bu yıl her zamankinden daha fazla ilgi gösterileceğini tahmin ediyorum. Bu vesileyle bir kez daha tüm sektörümüzü fuardaki standımıza davet ediyoruz.

Kullanıcı ve yatırımcılara bir mesajınız var mı?

Oğuz Dinçer: 2018 yılında sektörde genel anlamda bir durağanlık oldu. Bununla birlikte gerçekleştirdiğim ziyaretlerde sektörde motivasyon kaybı olduğunu gözlemledim. Kimse unutmamalıdır ki, bizim işimiz reklam, bizim enerjimiz yüksek olacakki yatırımcının da enerjisi yüksek olsun. Bu anlamda herkesin motivasyonunu üst düzey noktaya çıkarmasını rica ediyorum. O yüzden herkesin enerjisi yüksek olan firmalarla çalışmaya davet ediyorum. 2019 yılının daha enerjik, daha verimli bir yıl olmasını temenni ediyorum. Yüksek enerjimizle misafirlerimizi LIYU International demo merkezimize ve yaklaşan SIGN İstanbul Fuarı’ndaki standımızda bekliyoruz.

Kağıdın yeni adresi Yek Kağıt

Kendi piyasasına hızla giriş yapan YEK Kağıt ve Reklam ürünleri,  sektörde emin adımlarla ilerliyor. Önümüzdeki dönemlerde adından sıkça bahsettirecek olan YEK Kağıt ve Reklam Ürünleri şirketinin sahibi Ersel Akbaş ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Akbaş, sektöre iddialı giren bu şirketin kuruluş hikâyesini, bugüne kadar yaptıkları çalışmaları ve geleceğe dair planlarını bizimle paylaştı.

YEK Kağıt Reklam Ürünleri şirketinin kuruluş sürecinden bahseder misiniz?

Ersel Akbaş: Belli bir süredir bu sektörün içerisindeyiz. Piyasanın zorlamasıyla kendi işimizi yapmaya karar verdik. Bu noktada da ana kalem olarak kağıdı seçtik. Sektörün kullandığı 3 çeşit kağıt açık hava reklam kağıdı, blueback, citylight döner panolarda kullanılan megalight kağıtları olacak. Bizim için esas olan devamlılık ve kalitedir.  Müşterilerin yaşadığı sorunları biz daha iyi biliyoruz bu sorunların yaşanmamasına özen göstereceğiz. Sektörde kağıt tedariğini sağlamak ve kağıt denildiğinde ilk akla gelenin ise kendi şirketimizin olmasını istiyoruz.

Belli bir müşteri kitleniz var. Önümüzdeki dönemde YEK kağıt nerede olur?

Ersel Akbaş: Herkesin gönül rahatlığıyla korkmadan kullanabileceği sorun yaşamayacağı ürünler olacak. Şuan satışlarımız başladı. Güzel tepkiler alıyoruz ve şimdilik iyi gidiyor. Piyasanın bu zorlu sürecinin bizi etkileyeceğini düşünmüyorum. Çünkü daha çok yeniyiz.

Şirketinizin ismini  YEK Kağıt ve Reklam Ürünleri olarak belirlediniz. Peki neden farklı reklam ürünlerini  iç piyasada alıp satıyorsunuz?

Ersel Akbaş: Talepler doğrultusunda yapıyoruz. Belli bir müşteri portföyümüz var zaten onlardan alıp satarak aradaki geçişi sağlıyoruz. Ama hedefimiz kağıt ürünlerinde daha güçlü olmak. Biz piyasada “Kağıtçı” olarak anılmak isteriz.

Müşterilerine bir mesajınız var mı?

Ersel Akbaş: Özellikle şunu belirtmek istiyorum kağıt konusu sektörde maalesef kısır kalmış bir konu. Aslında sektörün önemli bir noktasında. Ancak kağıt denilince akla gelen birkaç isim var. Biraz araştırmacı olsunlar, biz de artık bu işin içindeyiz. Bizimle muhakkak iletişime geçsinler.