Prodigital Dijital Baskı Makineleri

Truepress Ajansı Litho İçin Kârlı Bir Yatırım

Truepress 344, 2400 dpi çözünürlükte görseller çıkarıyor, standart mürekkepler ve suyla konvansiyonel ofset işlemi kullanarak baskı yapıyor ve mürekkep ve nem kontrolü, basınç ayarı ve kağıt hazırlaması gibi bir çok otomatik özellikleriyle beraber geliyor.

Önceden baskı tecrübesi olmayan Johannesburg merkezli reklam ajansı, Güney Afrika dağtıcısı Kemtek tarafından kurulan Screen Truepress 344 direk görüntü baskısı sayesinde, Kemtek litografik üretim içinde büyüme ile yüzde 25 civarında cirosunu artırdı. Şirket, House of Advertising isimli bir reklam ajansı işletiyor ve dergi reklamlarının tasarımı, broşürler ve periyodik yayınlar ve kısa süreli dış mekan reklamları ve ticari ve sektörlerin geniş bir yelpazesini kapsayan kurumsal müşteriler için poster baskısında uzmanlaşmış bulunuyor. 1992 yılında kurulan The House of Advertising’i kurmadan önce, Truepress 344 bir serigrafi platesetter üzerine B2  plates görüntüledi ve sonra basılması ve terbiye edilmek üzere bir üçüncü parti tedarikçiye gönderdi.  Şimdi, Epson deneme baskıcı, katlama makinesi, kesici ve bitiriciyi kapsayan en son yatırımı ile Kemtek tarafından satın alındı; şirket işlemleri işletmesine getirerek maliyeti düşürüp ve işini büyüttü. House of Advertising’in müdürü Onika Pretorius görüşlerini şöyle açıkladı: “İş kapasitemizi artırmamıza yardım ettiği gibi, yeni baskı ve bitirme bölümümüz dış kaynaklı tedarik maliyetimizi önemli ölçüde azaltmamıza imkan tanıdı. Sistem şimdiye kadar mevcut beş müşteriden ilave iş çekti ki geniş format baskı hizmetleri ve tasarımımız için orijinal olarak bizi kullandı, bu müşterilerden toplam satışlarımızda gelirimizde yüzde 10 luk bir artışa ulaşmakta.” Sadece yedi çalışanı olan bir şirket olan, House of Advertising ilk olarak baskıyı başarılı yapmak için, operatörün müdahalesini ve uzmanlık miktarını minimuma indirmeyi gerektiren teknoloji olarak ihtiyaçları için doğru makine olacak bir dijital baskı düşündü. The House of Advertising için alışılmış bir baskı işi 1,000 ve 10,000 arasındadır ve böylece offset baskı daha iyi bir seçim sağlayabilmenin kanıtı olmuştur. Ancak, yol testinden bazı geleneksel litografik baskılar sonrasında, şirket, ebat ve en küçük modellerin tasarımını yaptı, bu sayede tecrübeli bir operator işler arasında bir bakım ve temizlik için yarım saate kadar zaman harcayabilmekte. Bu nedenle, yönetici Brett Pretorius ile beraber Bayan Pretorius uzun dönem tedarikçisi olduğu Kemtek’in merkez binasında tanıtımına şahit olduğu Truepress 344’ün bir gösteriden dolayı Kemtek’in tavsiye için başvurdu.

 

 

 

BİRÇOK AVANTAJI BERABERİNDE GETİRİYOR

 

 

Truepress 344, 2400 dpi çözünürlükte görseller çıkarıyor, standart mürekkepler ve suyla konvansiyonel ofset işlemi kullanarak baskı yapıyor ve mürekkep ve nem kontrolü, basınç ayarı ve kağıt hazırlaması gibi bir çok otomatik özellikleriyle beraber geliyor. Pretorius yaptığı açıklamada; “Truepress 344’ü keşfetmek bizim ihtiyaçlarımız için özel olarak yapılmış bir yazıcıyı bulmak gibiydi. Uygun maliyetli ve verimli daha yüksek hacimlere baskı yapabilen dijital çalışan ve kullanımı kolay bir ofset olması avantaj sağlıyor. Otomasyon seviyesi sayesinde, Truepress 344 yaklaşık beş dakika içinde çalışmaya hazır durumda oluyor, çünkü levhalar tek geçiş işleminin parçası olarak görselleniyor ve makineye ilk olarak yüklendikten sonra hareket ettirilmesi veya yönetilmesi gerekmiyor.  Ayrıca, Truepress 344 maksimum hızda çalışmayı sürdürmesi için tek seferde sadece bir operatöre ihtiyaç duyuyor bu da bizim gibi küçük bir şirket için gerçek bir bonus. Üretkenlik minimum miktarda karmaşayla yüksek seviyede tutulabiliyor” şeklinde konuştu. Her zaman tedarikçilerinin modern litografik baksı makinelerinde üretilmiş baskıyı müşterilerine sağlamış olan House of Advertising için, sistem yetenekleri üzerindeki gerçek sınav Bayan Pretorius standart çıktılar hakkındaki düşüncelerini öğrenmek için müşterileriyle temasa geçtiğinde ortaya çıktı. Bayan Pretorius konuşmasını şöyle sürdürdü: “Müşterilerimiz, baskı ve rötuş işimiz için önceden kullandığımız deneyimli litografik baskı tedarikçileri tarafından erişilen standart ile bizim şirket içinde ürettiğimiz işi kıyaslayacak ve inceleyeceklerdi: Truepress 344 ve baskı sağlayıcılar olarak yeteneğimiz için en son kalite testiydi. Endişe etmemize gerek yoktu, ancak, müşterilerimizin şirket bünyesinde gerçekleştirilen işe olacak tepkileriyle kendimize hakim olamadık. Bir çok müşteri Truepress 344’daki çıktının tedarikçilerimiz tarafından sağlanan baskıya rakip olduğunu söyledi ve aldığımız geri dönüşlerin hepsi olumluydu. Müşterilerimiz ayrıca baskı ve rötuşu kendi bünyemizde getirdiğimizden, teslim süremizi yüzde 35 civarında azaltığımızdan dolayı bize övgülerini belirttiler.  Üretimimiz üzerinde tam konrole sahip olmak kendi programıza göre çalışma özgürlüğüne sahip olduğumuz anlamına geliyor, eğer bir işi bitirmek için geç vakte kadar kalmamız gerekiyorsa, artık bunu yapabiliyor ve eğer öncelik gerektiren bir işimiz varsa diğer işlerin önüne koyarak öncelik verebiliyoruz. Artık tesislerimizi genişlettiğimizden sunduğumuz hizmette daha fazla kendimize güvenimiz var.”

ARED, ISA’yı Ağırladı

ISA’nın “Study Mission Turkey” adıyla gerçekleştirdiği ziyaret hem Türkiye hem de Türk Açıkhava reklam sektörünün tanıtımı açısından başarıyla sonuçlandı. ISA Uluslararası Çalışma Komitesi üyeleri Türkiye’den ayrılırken, şimdiye kadar yapılan gezilerden en heyecan vereni olduğunu belirtmeyi ihmal etmediler.

Açıkhava reklam sektörüyle ilgili Dünyadaki gelişmeleri takip etmek ve yakından görmek amacıyla her yıl farklı ülkelere geziler düzenleyen ISA (International Sign Association) Uluslararası Çalışma Komitesi 22 – 26 Mayıs 2006 tarihleri arasında Türkiye turunu gerçekleştirdi. ISA, ARED’in ev sahipliği ve Idee Turizm’in organizasyonuyla gerçekleşen geziye, 12 kişilik bir çalışma komitesiyle katıldı. ISA Çalışma Komitesi farklı profillerdeki (üretici, dijital ve serigrafi baskı, malzeme tedarikçisi, LED, Neon vb) ARED Üyesi 7 firmayı ziyaret etti. Firma ziyaretlerinden arta kalan zamanlarda tarihi ve turistik geziler de gerçekleştiren ISA Çalışma Komitesi, Türk Açıkhava Reklam Sektörüyle birlikte Türkiye’yi de tanıma imkanı buldu. ISA ve ARED üyelerini bir araya getirmek amacıyla 26 Mayıs Cuma akşamı Boğaz’da tekne turu ve akşam yemeği organize edildi. Bu organizasyonda ARED Üyeleriyle de tanışma imkanı bulan ISA Üyeleri keyifli bir Boğaz turu gerçekleştirdi. Türkiye’de hiç ummadıkları insan ve şirket profiliyle karşılaştıklarını ifade eden ISA Uluslararası Çalışma Komitesi üyeleri şimdiye kadar yapılan gezilerden en heyecan vereni olduğunu da belirterek Türkiye ziyaretinden oldukça olumlu izlenimlerle ayrıldılar. ISA’nın “Study Mission Turkey” adıyla gerçekleştirdiği ziyaret hem Türkiye hem de Türk Açıkhava reklam sektörünün tanıtımı açısından başarıyla sonuçlandı. Bu başarılı çalışmanın yakın zamanda ticari işbirlikleri ve yeni faaliyetlerle daha da gelişeceğine inanıyoruz.

ISA’DAN SIGN İSTANBUL FUARI’NA DESTEK

ISA Uluslararası İlişkiler Müdürü Sapna Budev ile Türkiye ziyaretinde, İFO Fuarcılık ve ARED Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, İFO Fuarcılık’ın organize ettiği ve ARED’in desteklediği Sign İstanbul Fuarı’nın gelecek yıllarda ISA ile birlikte gerçekleştirilmesi değerlendirildi. Türkiye ziyaretindeki firmalardan oldukça etkilendiğini belirten Sapna Budev Haziran 2006’da gerçekleşecek ISA Yönetim Kurulu Toplantısında Sign İstanbul Fuarı’na destek verilmesini gündeme getireceğini ifade etti. Toplantıda, ISA Başkanı, fuardan sorumlu başkan yardımcısı ve Sapna Budev’in Sign İstanbul 2006 Fuarı’na katılması kararlaştırıldı. Türkiye pazarını çok gelişmiş ve avantajlı bulduğunu ifade eden Sapna Budev, Nisan 2007’de Las Vegas’ta gerçekleşecek ISA Fuarı’nda Türkiye ile ilgili bir toplantı organize edeceğini ve Türkiye’den bir ekibin mutlaka bu fuarda olması gerektiğini belirtti. Sapna Budev, Sign İstanbul 2007 Fuarı’na “Trade Mission” adıyla bir tur daha organize edeceğini ve ISA Üyelerinin Sign İstanbul 2008 Fuarı’nda katılımcı olarak yer almak isteyeceklerini belirtti.

ARED, Türkiye Açıkhava Reklam sektörünü yurt dışında temsil etmek, yabancı firmalarla ARED Üyelerini tanıştırmak, karşılıklı bilgi alışverişlerini sağlamak, dostluklar ve ticari işbirliklerinin temelini atmak amacıyla uluslararası dernek ve federasyonlara üye oldu. ARED üye olduğu uluslararası federasyon ve derneklerle iletişimde süreklilik sağladı, yurtdışındaki toplantılara katıldı ve yabancı dernekleri İstanbul’da ağırladı. ISA Uluslararası Çalışma Komitesi Üyeleri, “Study Mission” adıyla gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretinden, gelecekte ticari işbirliğine dönecek çok olumlu izlenimlerle ayrıldı. ARED, Türkiye Açıkhava Reklam Sektörünü yurtdışında en iyi şekilde temsil ettiğini bir kez daha kanıtladı.

Fotokopinin Mucidi 100 Yaşında

Dünyada bir devrim oluşturan kopyalama teknolojisinin mucidi Chester Carlson’un 100. doğum yılı kutlanıyor. 

Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Xerox, doküman kopyalama teknolojisinin mucidi Chester Carlson’un 100. doğum yılını kutluyor. İnsanoğlunun bilgi paylaşım şeklini değiştiren, fotokopinin mucidi Chester Carlson, bundan tam yüz yıl önce, Şubat 1906’da dünyaya geldi. Gelmiş geçmiş en önemli buluşlardan biri kabul edilen fotokopiyi icat eden Chester Carlson aynı zamanda, şu an bir çok büyük firmanın rekabet ettiği, yıllık cirosu 112 milyar dolar olan doküman yönetimi pazarının da oluşturan.
Chester Carlson’un bu önemli buluşu, bugün iş yaşamımızda kullandığımız gelişmiş yazıcı, faks, tarayıcı ve dijital baskı sistemleri gibi ürünlerin de ortaya çıkmasına neden oldu. Tüm bu ürünler aynı çalışma prensibinden hareketle geliştirildi. Konu uzmanları, 2004 yılında ofis makineleri ile 4 trilyon sayfa dokümanın çoğaltıldığını tahmin ediyor.
Chester Carlson fakir bir ailenin çocuğu olarak 1906 yılında Amerika’da dünyaya geldi. Köhne bir barakada büyüyen Chester Carlson, anne ve babasını tüberkülozdan kaybettiğinde, bu yaşantıdan ancak bir şey keşfederek kurtulabileceğini anladı. Küçük yaşlardan itibaren çalışmaya başlayan Chester Carlson, zor koşullara rağmen eğitimini sürdürdü ve Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nde Fizik eğitimi aldı. Okuldan sonra bir tescil ofisinde asistan olarak çalışmaya başlayan Chester Carlson’un kağıt ağırlıklı bir işi vardı ve sürekli olarak belge çoğaltıyordu. O zamanlar bir belgenin çoğaltılması için ya fotoğrafının çekilmesi ya da elle yazılarak kopyalanması gerekiyordu. Bu iki yöntem de, çok pahalı ve zaman alıcıydı. Bu şekilde belge kopyalamanın çok zor olduğunu gören Carlson, kopyalamanın daha kolay bir yolunu bulmaya karar verdi.
New York kütüphanesinde aylarca fotoğrafçılık üzerine yazılmış bilimsel araştırmaları inceledi ve bu konuda deneysel araştırmalar yapmaya başladı. Carlson, fotoiletken özellikli materyaller üzerinde elektrostatik denemeler yaptı ve elektrik ışığına maruz kalan nesnelerin görüntülerini yansıttıklarını keşfetti. Carlson, 22 Ekim 1938 tarihinde ilk Xerografik görüntüyü keşfettiğinde 32 yaşındaydı. Bu buluşa daha sonra eski Yunan’da kuru ve yazma anlamlarına gelen kelimelerin birleşiminden Xerografi adı verildi.
Carlson, Xerografi keşfi için patent başvurusunda bulundu ve buluşunu nihai bir ürün haline getirmek için büyük firmaların kapısını çaldı ve bu firmaları buluşuna yatırım yapmaya ikna etmeye çalıştı. IBM, General Electric, Kodak, RCA gibi büyük firmalar Chester Carlson’u dinlediler ama bu buluşu yatırım yapmaya değecek kadar önemli bir buluş olarak değerlendirmeyerek, Chester Carlson’un teklifini reddettiler. Yıllar süren bu süreç sonunda Haloid adında fotoğraf malzemeleri satan bir firma, Chester Carlson’un buluşunun önemini kavrayarak, bu buluşa yatırım kararı aldı. Bu riskli yatırım kararını alan Haloid şirketi, 1961 yılında ismini “Xerox Corporation” olarak değiştirdi.
Chester Carlson’un keşfinin, kolay ve hızlıca siyah beyaz fotokopi çeken bir ürün haline gelme süreci yıllar aldı. 1949 yılında kamuoyuna tanıtılan ilk ürün denemesinden sonra, 1961 yılında piyasaya sürülen Xerox 914, basitçe ve çabukça siyah beyaz kopyalama yapan ilk otomatik fotokopi makinasıydı. Xerox 914 ürünü o kadar başarılı oldu ki yıllar sonra, Fortune dergisi Xerox 914’ü Amerika’da satışa sunulan gelmiş geçmiş en başarılı ürün seçti. Xerox, 2000’li yıllara gelene kadar Xerox 914’e servis vermeye devam etti.
Chester Carlson 1968 yılında öldüğünde 62 yaşındaydı. Chester Carlson buluşçu kimliğinin ötesinde hayatını başkalarına yardım etmeye adayan bir kişi idi. Ölmeden önce Xerografi keşfi ile elde ettiği 100 milyon doların üzerindeki servetini hayır kurumlarına bağışladı.
Chester Carlson’un yaşamı ve buluşu ile ilgili yüzlerce makale yazıldı ve bilimsel araştırma yapıldı. Chester Carlson ölmeden önce ve hatta öldükten yıllar sonra bile bir çok başarı ödülüne layık görüldü. Araştırmacı yazar David Owen tarafından 2004 yılında kaleme alınan “Saniyeler içinde kopyalama” adlı kitap, tüm detayları ile Chester Carlson’un bu sıradışı buluşunu ve yaşamını ortaya koyan en son eserlerden biridir.
Chester Carlson’un açtığı buluşçu yoldan ilerleyen Xerox, Xerografi buluşunu temel alarak binlerce yeni buluşa imza attı ve dünya üzerinde yenilikçi ve buluşçu kimliği ile bir çok yeni sektör oluşturan ve insanoğlunun günlük yaşamını değiştiren bir firma oldu. Xerox, şu an dünya üzerinde 130 ülkede faaliyet gösteren, üç farklı kıtada yer alan bir çok AR-GE Merkezi, 65.000 çalışanı ve 16 milyar dolar cirosu ile alanında pazar lideri ve teknolojiye yön veren büyük firmalardan biri.